Avrupa
AB yangınlarla boğuşurken itfaiyeye ayrılan bütçenin kısılması eleştiriliyor

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri yaz aylarını devasa yangınlarla geçirirken, itfaiyeye ayrılan bütçenin küçültülmesi sert tepkiyle karşılanıyor.
EUobserver’da yer alan habere göre itfaiyeciler, politikacılar tarafından “kahraman” olarak anılmaktan bıktılar.
Fransız itfaiyecilerin sendikası Spasdis-CFTC’nin temsilcisi Ludovic Goblet, “Kahraman olarak anılmak istemiyoruz; bize kaynak sağlanmasını istiyoruz,” dedi.
Bu açıklamayı, yeni AB verilerinin, orman yangınları açısından kayıtlara geçen en kötü yılda Avrupa’daki profesyonel itfaiyeci sayısının 18.000 azaldığını göstermesinden birkaç gün sonra yaptı.
Bu rakamın içinde Fransa’daki 4.000’den fazla kişilik azalma da yer alıyordu.
Fransız itfaiyecilerden üç acil talep
Fransa’nın itfaiye ve kurtarma hizmetlerini temsil eden sendikalar koalisyonu, geçen perşembe İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ile yaklaşık iki saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.
Koalisyon, üç ana talebini dile getirdi: Acil durum çağrılarındaki artışla başa çıkmak için daha fazla kaynak, profesyonel itfaiyecilerin toplu olarak işe alınması ve sivil koruma hizmetlerini modernize edecek yeni bir yasa.
Sendika sözcüsü Xavier Boy, “Bakan beklentilerimizi karşılayamadı; somut bir yanıt alamadık. Finansman, finansman stratejisi veya mevzuatın içeriği konusunda hiçbir güvenceye sahip değiliz,” dedi.
Boy, itfaiye hizmetlerine ayrılan kaynakların, artan müdahale sayısı ve çoğalan krizlerle aynı hızda artmadığını belirtti.
Kaynak yetersizliği bardağı taşırdı: Eylülde grev geliyor
Sendikalar, kamu sektörü çalışanlarının da greve çıkmayı planladığı 29 Eylül’de “yoğun bir seferberlik” çağrısında bulundu.
İtfaiyeciler sendikası UNSA’dan David Saquet, AFP’ye yaptığı açıklamada, profesyonel itfaiyecilerin de bundan üç gün önce Paris’teki Cumhuriyet Meydanı’nda protesto düzenlemeyi planladıklarını söyledi.
İtfaiyeciler, geçici tahminlere göre yaz başından bu yana en az 120.000 hektarın yandığı, Fransa tarihinin en kötü orman yangını sezonlarından birinin ardından yorgun düştüklerini belirtiyorlar.
Fransız İçişleri Bakanlığı’nın kayıtlarında yer alan 256.400 itfaiyeciden sadece 44.000’i –yani yaklaşık yüzde 17’si– ya profesyonel ya da askeri personel.
Son haftalarda, bazı illerde gönüllü itfaiyeci olmak için yapılan başvurular iki katına, hatta bazı yerlerde üç katına çıktı.
İtfaiye yetkilileri, halkın minnettarlığı dalgasının da etkisiyle, son altı ayda aldıkları kadar başvuruyu birkaç hafta içinde almak zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.
Fransa İçişleri Bakanı top çeviriyor
Nuñez perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkenin sivil koruma hizmetlerini yeniden düzenlemeye yönelik uzun süredir beklenen yasa tasarısının 8 Eylül’de sunulacağını belirtti.
2024 yılının ortalarında başlatılan bu girişim, ek finansman desteği de sağlanarak çöküş eşiğinde olduğu düşünülen sistemi modernize etmeyi amaçlıyordu. Fakat o zamandan beri süreç durma noktasına gelmişti.
İçişleri Bakanı, perşembe günü sendikalarla yapılan “oldukça samimi görüşmeleri” olumlu karşıladı.
Bakan, Eylül ayında sunulan önerinin, “şu anda afetlere veya yangınlara müdahale ettikleri sıklıkta kişisel tıbbi acil durumlara da müdahale etmek zorunda kalan” Fransız itfaiyecilerin “görevlerini daha net bir şekilde tanımlayacağını” belirtti.
Sosyal medya platformu X’te yayınlanan bir açıklamada Nuñez, itfaiye teşkilatının finansmanı konusunda görüşmelerin sürdüğünü ve 2027 bütçesinde ek kaynakların ayrılmasının beklendiğini de ekledi.
Avrupa Komisyonu kemer sıkmayı dayatıyor
Avrupa Komisyonu, bu yaz öncesinde üye ülkelere “uygun büyüklükte ve iyi hazırlanmış” bir itfaiye teşkilatına sahip olmalarını sağlamaları gerektiğini söyledi.
Fakat Komisyon aynı zamanda, itfaiye hizmetleri de dahil olmak üzere kamu hizmetlerine yönelik harcamalarda kesintilere yol açan AB’nin katı mali kurallarını da uyguluyor.
Örneğin Polonya, geçen yıl itfaiyeci sayısında en büyük azalmayı yaşadı. Fransa ile birlikte, 2024 yılında Aşırı Bütçe Açığı Prosedürü kapsamına alınmıştı.
Belçika da aynı duruma düştü: Ülkedeki itfaiye teşkilatı, 2024 yılında yüzde 10 oranında ve 2025 yılında 200 itfaiyeci daha az bir kadroyla orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
Bu durum sadece halk ve itfaiyeciler için tehlikeli olmakla kalmıyor. Bu yaz orman yangınlarının yol açtığı hasar şimdiden 3 milyar avroyu aştı.
Öte yandan aynı mantık silahlanma konusunda uygulanmıyor ve askeri teçhizata devasa yatırımlar yapılıyor.
EUobserver’a göre giderek artan ve daha karmaşık tehditler karşısında, kemer sıkma politikaları Avrupa’yı daha zayıf, daha bölünmüş ve neredeyse her açıdan karşı karşıya olduğu zorluklara daha az hazırlıklı bir hale getirmiş durumda.
Avrupa
Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.
Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.
The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.
Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.
Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.
Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.
“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.
Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.
Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.
Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.
Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.
17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.
BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.
Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.
Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.
Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.
Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.
Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.
Bu kapsamda iki soru sorulacak:
- Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
- Beklentileriniz nelerdir?
Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.
Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Avrupa
Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.
Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.
Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.
Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.
Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.
İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).
Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.
BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.
Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.
Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.
Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.
Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.
Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.
Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.
Avrupa
AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.
Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.
Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.
Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.
Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.
Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.
Diplomasi6 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor










