Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Dışişleri’nden Ukrayna’ya özel muafiyet girişimi

Yayınlanma

ABD’li diplomatlar, Dışişleri Bakanı Marko Rubio’nun uygulamaya koyduğu 90 günlük dış yardım dondurma talimatından Ukrayna ile ilgili programların muaf tutulması için acil talepte bulundu. Financial Times’ın görmüş olduğu belgelere göre, üst düzey diplomatlar ulusal güvenlik gerekçesiyle USAID’in Ukrayna’daki çalışmalarının bu kapsamlı direktiften muaf tutulmasını istiyor.

Financial Times‘ın elde ettiği belgelere ve konuya aşina kaynaklara göre, ABD’li diplomatlar, Dışişleri Bakanı Marko Rubio’nun dış yardımlarla ilgili yayımladığı 90 günlük dondurma talimatından Ukrayna programlarının acilen muaf tutulmasını talep etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu’ndaki üst düzey diplomatlar, Rubio’dan ulusal güvenlik gerekçesiyle, cuma günü yürürlüğe giren kapsamlı direktiften ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) Ukrayna’daki çalışmalarının tamamen muaf tutulmasını talep etti.

Financial Times‘ın incelediği, cumartesi günü USAID personeline gönderilen e-postada şu ifadeler yer aldı: “Bu talebin tamamının veya bir kısmının onaylanıp onaylanmayacağını şu anda bilmiyoruz, ancak Washington’dan gelen olumlu sinyaller var.”

USAID’in Ukrayna ofisi yetkilileri ve partner kuruluşların yetkililerinin aktardığına göre, muafiyet talebi değerlendirilirken “işi durdurma” talimatlarının yayımlanması geçici olarak askıya alındı.

Ajans ayrıca personelinden, “programları değerlendirmelerini ve ABD’yi daha güvenli, güçlü ve müreffeh kılma yönündeki Dışişleri Bakanı direktifini daha net destekleyecek yollar bulmalarını” istedi.

Ancak cumartesi akşamı Kiev saatiyle bazı kuruluşlar “işi durdurma” talimatları almaya başladı. Gazeteye ulaşan bir talimatta, “yüklenicinin USAID/Ukrayna sözleşmesi/görev emri kapsamındaki çalışmayı derhal durdurması” istendi.

Talimatta ayrıca, “sözleşme yetkilisinden bu talimatın iptal edildiğine dair yazılı bildirim alınana kadar yüklenicinin çalışmaya devam etmemesi gerektiği” belirtildi.

Financial Times‘ın elde ettiği, cuma günü Dışişleri Bakanlığı ve USAID’e gönderilen iç yazışmada Rubio, tüm yeni dış yardım ödemelerinin askıya alınması talimatını verdi. Sözleşme ve hibe yetkililerine, “Bakan’ın inceleme sonrası belirleyeceği zamana kadar derhal işi durdurma emirleri yayımlamaları” talimatı verildi.

85 güne kadar sürmesi beklenen inceleme, 2022 mali yılında değeri 70 milyar doları aşan yüzlerce ABD dış yardım sözleşmesinin akıbetini belirsiz bırakıyor.

Gelecek ay Rusya’nın askeri müdahalesinin dördüncü yılına girecek olan Ukrayna’daki yetkililer ve STK personeli, Başkan Donald Trump’ın yeni dışişleri bakanından muafiyet alınamaması durumunda, okullar ve hastanelere destek ile ekonomik ve enerji altyapısı geliştirme çalışmaları gibi programların tehlikeye gireceği konusunda uyarıda bulundu.

Kiev’de faaliyet gösteren bir STK’nın program direktörü, gazeteye yaptığı açıklamada fon dondurma kararının kuruluşları ve Ukrayna için “felaket” olabileceğini söyledi.

Rubio’nun talimatında, İsrail ve Mısır’a yönelik askeri finansman ve acil dış gıda yardımı için “onaylı muafiyetler” dahil bazı istisnalar bulunuyor. Ancak yazışmada, Rusya ile savaşmak için Washington’a askeri yardım konusunda bağımlı olan Ukrayna için böyle bir muafiyet belirtilmiyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve ABD’nin Kiev Büyükelçiliği, Rubio’nun direktifinin Ukrayna’ya yönelik yeni askeri yardımları nasıl etkileyeceğine ilişkin açıklama taleplerini yanıtsız bıraktı.

Ancak konuya ilişkin bilgi sahibi bir Ukraynalı hükümet yetkilisi, Financial Times‘a ABD’nin askeri yardımının dondurma kararı kapsamında olmadığını doğruladı.

Yetkili, “Ukrayna’ya askeri yardım devam ediyor. En azından şu an için ve kesinlikle bu 90 günlük dondurmanın parçası değil,” dedi.

Cumartesi günü Kiev’de konuk Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, Amerikan silahlarının ülkesine akışının durmadığını teyit etti.

Zelenskiy, “Ben askeri yardıma odaklanıyorum; Allah’a şükür durdurulmadı,” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı istatistiklerine göre Wasshington, Şubat 2022’den bu yana Kiev’e 65,9 milyar dolar askeri yardım sağladı.

Trump bu hafta Kiev ile Moskova arasında savaşı sona erdirmek için bir “anlaşma” yapmak istediğini söyledi.

Zelenskiy’in “yeterince mücadele ettiğini” belirten Trump, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ateşkes müzakerelerine yanaşmaması durumunda daha fazla yaptırımla tehdit etti.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English