Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD Hazine Bakanı: Rusya’ya karşı tüm seçenekler mümkün

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Bessent, Washington’un bu hafta Rusya’ya karşı tüm eylem seçeneklerini “çok yakından inceleyeceğini” söyledi. Bessent, Putin-Trump görüşmesi sonrası Ukrayna’ya yönelik saldırıların artması nedeniyle adımların yeniden değerlendirildiğini belirtirken, Hindistan’ı da Rus petrolü aldığı için eleştirdi.

ABD Hazine Bakanı Bessent, Washington yönetiminin bu hafta, Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle Rusya’ya karşı tüm olası eylem seçeneklerini “çok yakından incelemeyi” planladığını bildirdi.

Fox News’e konuşan Bessent, tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Alaska’daki görüşmesinin ardından Ukrayna topraklarına yönelik saldırıların sıklaşmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Bessent, “Başkan Trump ile tüm seçenekler mümkündür,” diye vurguladı.

Rusya ve ABD başkanları, 15 Ağustos’ta Alaska’nın Anchorage kentinde düzenlenen zirvede Ukrayna’daki savaşın barışçıl çözümünü ele almıştı.

Trump, tarafların “ilerleme kaydettiğini” ve birçok noktada anlaşmaya vardığını ancak Ukrayna konusunda nihai bir uzlaşıya varılamadığını söylemişti.

ABD, daha önce pek çok kez Rusya’ya yaptırım uygulamış ve özellikle Ukrayna’daki durumla bağlantılı olarak düzenli olarak yeni kısıtlamalar getirme tehdidinde bulunmuştu.

Yeni kısıtlamalara yönelik ana senaryo, ekonomik ve ticari baskının artırılmasının yanı sıra finans ve enerji sektörlerine karşı engelleyici tedbirleri içeriyor.

Son aylarda ABD, Rusya’nın gölge filosuna ve bir dizi büyük şirkete yönelik yaptırımların genişletilmesini değerlendiriyordu.

Senatörler Lindsey Graham ve Richard Blumenthal tarafından hazırlanan ana yasa tasarısı paketi, “ezici” olarak nitelendirilen önlemler içeriyor.

Bu önlemler arasında Rus petrolü, gazı, uranyumu ve petrol ürünlerine yüzde 500’lük gümrük vergileri ile bu kaynakları Rusya’dan satın alan ülkelere yönelik benzer ikincil vergiler bulunuyor.

The Hill gazetesi daha önce, ABD Senatosunun yaza sonuna kadar Rusya’ya karşı yaptırımların sıkılaştırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etmeyeceğini bildirmişti.

Trump’ın danışmanı Navarro, Hindistan’ı Rus petrolünü “aklamakla” suçladı

“ŞİÖ zirvesi gösterişten ibaret”

Bessent, mülakatında Trump yönetiminin Rus petrolü alımları nedeniyle uygulamaya koyduğu son gümrük vergileri ışığında ABD ile Hindistan arasındaki ilişkilere de değindi.

ABD Hazine Bakanı, 31 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında Tiencin’de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinin “büyük ölçüde gösteriş amaçlı” olduğunu söyledi.

Bessent, “Nihayetinde Hindistan, dünyanın en kalabalık demokrasisidir. Değerleri, Rusya’dan çok bize ve Çin’e yakındır,” dedi.

Bessent, buna karşın Yeni Delhi’nin Rus petrolü satın alarak ve Ukrayna’daki savaşı finanse ederek “pek de iyi bir oyuncu olmadığını gösterdiğini” vurguladı.

Ağustos sonunda ABD, Rus petrolü satın alması nedeniyle Hindistan’a yüzde 25’lik gümrük vergisi uygulamaya başlamıştı.

Bu adımla, Hindistan’dan ABD’ye ihraç edilen ürünlere uygulanan toplam gümrük vergisi yüzde 50’ye ulaştı.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Randhir Caysval, Washington’un eylemlerini “haksız ve yersiz” olarak nitelendirdi.

Hindistan Petrol Bakanı Puri, ‘Rus petrolünü aklama’ iddialarına yanıt verdi

Diplomasi

Ermenistan AB üyeliği için resmi başvuru sürecini başlatıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin Avrupa Birliği’ne üyelik için resmi başvuru sürecini yakında başlatacağını açıkladı. Paşinyan, reform takviminin belirlenmesinin ardından AB üyeliği ile Avrasya Ekonomik Birliği’nde kalma tercihi konusunda referanduma gidilmesinin anlam kazanacağını belirtti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, parlamentoda yaptığı konuşmada, Erivan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) resmi üyelik başvurusu yapma sürecini yakın gelecekte başlatacağını açıkladı.

Başbakan Paşinyan, atılacak bu adımın Ermenistan’ın olası AB üyeliğiyle bağlantılı sorulara yanıt bulmak ve zorunlu reformların takvimini netleştirmek adına gerekli olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında sürecin kapsamına değinen Paşinyan, “Bu soruların yanıtları üzerinde çalışabilmek için Ermenistan’ın öncelikle Avrupa Birliği üyeliği için resmi başvuruda bulunması gerekiyor. Bu da kapsamlı bir çalışma gerektiren bir süreç ve özellikle Avrasya Ekonomik Birliği’ndeki (AEB) ortaklarımızın ısrarlı talepleri de göz önüne alındığında, bu süreci muhtemelen yakın gelecekte başlatacağız” dedi.

Paşinyan, gerekli reformların takvimi kesinleştikten sonra AB’ye katılım veya AEB üyeliğini sürdürme konusunda bir referandum düzenlenmesinin pratik bir anlam kazanacağını ifade etti.

Ermenistan yönetimi, Avrupa entegrasyonu sürecini başlatma niyetini ilk olarak Mart 2024’te duyurmuştu.

Aynı yılın eylül ayında, parlamento dışı bir oluşum olan Demokratik Güçler Platformu, AB’ye katılım sürecinin başlatılmasına ilişkin yasa tasarısını Ulusal Meclis’e sundu. Tasarının mecliste ele alınabilmesi için gereken 50 bin imzaya karşılık girişim 52 bin kişinin desteğini topladı.

Ermenistan Parlamentosu ilgili yasayı 26 Mart 2025’te ikinci ve nihai oturumda kabul etti. Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ise ilgili belgeyi 4 Nisan’da imzalayarak onayladı.

Erivan’ın Avrupa entegrasyonuna yönelmesi üzerine Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri, mayıs ayında Ermenistan’a bir referandum düzenleme ve AB’ye katılım ile AEB üyeliğini sürdürme arasında bir tercih yapma çağrısında bulundu.

Aynı ay içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Erivan’ın AB ile AEB arasında en kısa sürede bir karar vermesi gerektiğini belirterek böyle bir durumda “yumuşak ve medeni bir ayrılığın” mümkün olabileceğini kaydetti.

Paşinyan ise Erivan yönetimi AB’ye resmi üyelik başvurusunda bulunmadan ve aday ülke statüsü almadan herhangi bir referandumun organize edilmeyeceğinin altını çizdi.

Ermeni tarafının açıklamalarıyla eş zamanlı olarak Rusya Federal Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi (Rosselhoznadzor), Ermenistan menşeli bazı ürünlere yönelik kısıtlamalar getirmeye başladı.

Alınan önlemler özellikle çiçek, bazı sebzeler, meyve ve orman meyveleri, kuru meyveler ile alkollü içecek ve süt ürünleri sevkiyatını etkiledi.

Söz konusu tedbirleri değerlendiren Paşinyan, Ermenistan’dan yapılan ihracata yönelik kısıtlama sorununun hızlı bir şekilde çözülmemesi durumunda, bu tablonun tüm birliği etkilemesi nedeniyle AEB’nin “sonunun başlangıcı” olacağını söyledi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB içinde Ruslara yönelik vize yasağı konusunda bölünme yaşanıyor

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Marie-Agnes Strack-Zimmermann, Rus vatandaşlarına yönelik vize yasağı konusunda Avrupa Birliği ülkeleri arasında görüş ayrılığı yaşandığını açıkladı. Bazı üye ülkelerin kapsamlı kısıtlamaları savunduğunu belirten Strack-Zimmermann, Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin ise sertleşmeye şüpheyle yaklaştığını bildirdi.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında Rus vatandaşlarına yönelik kapsamlı bir vize yasağı getirilmesi konusunda görüş birliği yok.

Açıklama, Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı ve Almanya’daki Hür Demokrat Parti’nin (FDP) önde gelen isimlerinden Marie-Agnes Strack-Zimmermann tarafından yapıldı.

Frankfurter Rundschau gazetesine mülakat veren Strack-Zimmermann, AB ile Rusya arasındaki vize kolaylığı anlaşmasının 2022 yılından bu yana tamamen askıya alındığını hatırlattı.

Strack-Zimmermann, Avrupa’nın yaptırım listelerinde yer almayan Rus vatandaşlarının vize başvurusunda bulunma imkanının ise halen sürdüğünü kaydetti.

Avrupa’nın bu başlıkta siyasi bir bölünme yaşadığını belirten Strack-Zimmermann, “Ne yazık ki Avrupa, Rus vatandaşlarına yönelik genel bir giriş yasağı konusunda siyasi olarak bölünmüş durumda. Fransa, İtalya ve İspanya genel bir sertleşmeye şüpheyle yaklaşırken; İskandinav ve Baltık ülkelerinin yanı sıra Hollanda daha katı ve her şeyden önce AB düzeyinde ortak bir kararda ısrar ediyor” ifadelerini kullandı.

Strack-Zimmermann, Almanya’nın da Rus vatandaşlarına yönelik bir ülkeye giriş yasağı uygulamamasından üzüntü duyduğunu belirterek AB’nin planlanan yeni yaptırımlarını desteklediğini dile getirdi.

Haziran ayı başında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin 21’inci yaptırım paketine, Ukrayna’daki çatışmalara katılan veya savaşın başlangıcından bu yana orduda görev yapan tüm Rus vatandaşlarına yönelik AB ülkelerine giriş yasağının dahil edilmesi gerektiğini belirtmişti.

Bu açıklamadan birkaç gün sonra Avrupa Parlamentosundaki Alman iktidar bloku CDU/CSU temsilcileri, Rusya vatandaşlarına Schengen turist vizesi verilmesinin tamamen durdurulması çağrısında bulunmuştu.

Avrupa Komisyonu Basın Servisi ise Ruslara yönelik turist vizelerinin tamamen yasaklanmasının söz konusu olmadığını vurgulamıştı.

Yaptırımları hukuka aykırı bulan Moskova yönetimi ise kısıtlamalara tepki gösteriyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kasım 2025’te Rus vatandaşlarına yönelik çok girişli vize kısıtlamalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, AB’nin Rusya’yı aleyhine olacak karşı adımlara yöneltmeye çalıştığını ancak Rusya’nın kendi çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Budanov’un adı Ukrayna’daki yolsuzluk soruşturmasında geçiyor

Yayınlanma

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un adı, yolsuzlukla suçlanan eski Enerji Bakanı German Galuşçenko için toplanan kefalet parasıyla ilgili soruşturma dosyasına girdi. Ukrayinska Pravda’nın haberine göre Budanov, görevden alınan yardımcısı İrina Mudraya’ya yöneltilen suçlama belgesinde yer alıyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı İrina Mudraya’ya tebliğ edilen suçlama belgesinde, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un adı yer aldı.

Ukrayinska Pravda gazetesinin cumhurbaşkanlığı ofisindeki kaynaklara ve iş çevrelerine dayandırdığı habere göre Budanov’un, yolsuzlukla suçlanan eski Enerji Bakanı German Galuşçenko için kefalet parası toplanması sürecini yönettiği öne sürülüyor.

Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığının (SAP) “Forrest Gump” adlı operasyonu kapsamında yapılan telefon dinleme kayıtlarına göre Mudraya, Galuşçenko için kefalet toplanması ve bu paranın aklanması süreçlerinde sürekli “yönetim”e atıfta bulunuyor.

Gazete, söz konusu yönetimin Budanov mu yoksa doğrudan Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy mi olduğunun henüz netleşmediğini kaydetti.

Haberde, Mudraya’nın Budanov’a eski ofis başkanı Andriy Yermak’tan “miras kaldığı”, ancak ceza soruşturmasında adı geçen diğer bir isim olan milletvekili Vadim Stolar’ı ofise doğrudan Budanov’un getirdiği belirtildi.

Kaynaklar, Budanov’un yeni görevine atanmadan önce de sonra da Stolar ile sürekli temas halinde olduğunu aktardı.

Budanov’un ayrıca NABU ve SAP soruşturmasında adı geçen eski milletvekili Maksim Mikitas ile de iletişim kurduğu bildirildi.

Budanov, Yermak’ın görevden alınmasının ardından ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Zelenskiy tarafından ofis başkanlığına atanmıştı.

Budanov bu görevden önce beş yılı aşkın süre Ukrayna Askeri İstihbarat İdaresinin (GUR) başkanlığını yürütmüştü.

Gazeteye konuşan bir kaynak, ses kayıtlarının yayımlanmasının ardından Budanov’un durumunu “Kayıtlar yayımlandıktan sonra yüzü bembeyaz dolaşıyor, yabancı kimseyle görüşmüyor” sözleriyle anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanının çevresindeki kaynaklar ise Budanov’un iddialarla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:

“Budanov, her yerde ses kayıtlarına atıf yapıldığını ancak kayıtlarda herkesin her şeyi söyleyebileceğini ifade ediyor. İş dünyasındaki herkesle temas halinde; tüm büyük sermaye temsilcileri kendisiyle iletişim kuruyor.”

Ukrayna iş çevrelerindeki kaynaklar, Budanov’un şu anda Mudraya için kefalet parası toplanmasını organize ettiğini ve söz konusu paranın tamamen yasal kaynaklardan temin edilmesi gerektiğini öne sürdü.

Ofis başkanının çevresinden yapılan açıklamada ise “Mudraya’ya parayla değil avukat desteğiyle yardım ediyor.

Kefalet konusunda ona yardım edecek başkaları zaten var. Şu an kulağa ne kadar garip gelse de herkes kesinlikle yürürlükteki mevzuata uygun hareket ediyor” denildi.

Zelenskiy, 19 Ağustos’ta Mudraya’yı görevden almış ve eski yetkilinin adreslerinde arama yapılmıştı. Aynı gün NABU ve SAP, görevdeki bir milletvekili ile eski bir milletvekilinin yönettiği bir suç örgütünün çökertildiğini içeren “Forrest Gump” operasyonunu duyurmuştu.

Ukrayna’da Zelenskiy’e uzanan Forrest Gump operasyonu başladı

Yetkililer, bu örgütün faaliyetlerinde cumhurbaşkanlığı ofisi ve adalet bakanlığı bürokratları ile devlete ait Sense Bank temsilcilerinin, bu kapsamda Mudraya’nın da yer almış olabileceğini bildirdi.

NABU ve SAP, operasyon kapsamında kamuya ait Sense Bank’ta arama gerçekleştirdi. Parlamento milletvekili Yaroslav Jeleznyak, bu aramaların Timur Mindiç’in yolsuzluk dosyasıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.

Dava dosyasında, Galuşçenko’nun kefaletinin bir kısmının transfer edilmesi sürecinde bankanın da kullanıldığı iddia edildi. Jeleznyak’a göre söz konusu tutar 150 milyon grivna seviyesinde bulunuyor.

Suspilne portalı, Ukrayna Merkez Bankası Başkanı Andriy Pışnıy’ın konuyla ilgili ifade vermek üzere parlamentoya çağrıldığını duyurdu.

Eski Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Yermak’ın adreslerinde geçen sonbaharda Mindiç davası kapsamında aramalar yapılmış, Yermak bu sürecin ardından istifasını açıklamıştı. Bu soruşturma, Ukrayna’daki nükleer santrallerin işletmecisi olan devlet kuruluşu Energoatom etrafındaki yolsuzluk planıyla bağlantılı olarak yürütülüyor.

Soruşturmada, Zelenskiy’ye yakınlığıyla bilinen ve Kvartal 95 stüdyosunun ortaklarından olan Timur Mindiç, bu organizasyonu yönetmekle suçlanmıştı.

Soruşturma makamlarına göre örgüt üyeleri, şirketin yüklenicilerinden sözleşme bedellerinin yüzde 10 ila 15’i oranında rüşvet talep ediyordu.

NABU ve SAP, mayıs ayında Yermak’a 460 milyon grivna, yani 10,4 milyon dolardan fazla parayı akladığı şüphesiyle suçlama yöneltmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English