Amerika
ABD, kuantum hesaplama şirketlerine 2 milyar dolar yatıracak

ABD hükümetinin bu alanda faaliyet gösteren dokuz şirkete 2 milyar dolarlık hibe vereceğini açıklaması üzerine, perşembe günü kuantum bilişim hisseleri değer kazandı.
Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), yaptığı açıklamada niyet mektuplarının imzalandığını duyurarak, her şirkette azınlık hisselerine sahip olacağını ve kontrol hakkını elinde bulundurmayacağını belirtti.
ABD Ticaret Bakanlığı’nın şirkete 1 milyar dolar vermeyi kabul etmesiyle, IBM bu paketin en büyük yararlanıcısı oldu. IBM hisseleri perşembe günü %12 değer kazandı.
Şirket, geliştiricilerin mevcut bilgisayarların çözemediği karmaşık problemleri çözebileceğini söyledikleri kuantum teknolojisini kullanarak süper bilgisayarlar inşa etme hareketinin öncülerinden biri.
Çip üreticisi GlobalFoundries 375 milyon dolar alırken, diğer hibe alıcıları D-Wave Quantum, Rigetti Computing ve Infleqtion’a 100 milyon dolar verilecek.
Startup Diraq, anlaşma kapsamında 38 milyon dolarlık hibe alacak ve PsiQuantum ise 100 milyon dolar alacak.
D-Wave hisseleri %33 değer kazandı, Rigetti %30 yükseldi ve Infleqtion yaklaşık %31 fırladı.
Duyuruda yer almayan diğer kuantum şirketleri de haberin ardından yükselişe geçti. Arqit %25, IonQ %12 ve Quantum Computing %19 değer kazandı.
Anlaşmaların resmi olarak tamamlanması gerekiyor. Finansman, 2022 Yılı Çip ve Bilim Yasası’ndan sağlanacak.
IBM, önerilen 1 milyar dolarlık hibe desteğiyle Amerika’nın ilk özel amaçlı kuantum çip fabrikasını geliştirmek üzere ABD hükümetiyle işbirliği yapacağını doğruladı.
Şirket, bu girişimin “Amerikan kuantum inovasyonunu hızlandıracağını ve çok çeşitli şirketler için gelişmiş kuantum yonga üretimini mümkün kılacağını” söyledi.
IBM, Ticaret Bakanlığından gelen bu teşvikin, Anderon adlı yeni bir IBM şirketinin araştırma ve geliştirme çabalarını destekleyeceğini ve IBM’in hükümetin hibesine eşdeğer olarak bu şirkete 1 milyar dolarlık bir yatırım yapacağını belirtti.
IBM, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“New York’un Albany kentinde bağımsız bir şirket olarak genel merkezi bulunan Anderon, son teknoloji ürünü bir 300 milimetrelik kuantum çip fabrikası olarak faaliyet gösterecek. Bu, ülkenin 2040 yılına kadar 850 milyar dolara kadar ekonomik değer yaratacağı tahmin edilen ve Amerikan iktisadi büyümesini teşvik ederken aynı zamanda ulusal güvenliği de güçlendirecek olan, gelişen yeni kuantum endüstrisinin merkezinde liderliğini sağlamlaştırmasına yardımcı olacak.”
Trump yönetiminin kuantum bilişim alanına girişi, ulusal güvenlik açısından kritik gördüğü sektörlere yönelik, alışılmışın dışında ve federal bütçeden finanse edilen yatırım portföyünü genişletiyor.
Geçen yıl Intel’in hisselerinin %10’unu satın alan yönetim, o zamandan beri kritik minerallerin çıkarımıyla uğraşan birçok şirkete yatırım yaptı.
Tüm bilgisayarlar, bilgileri bit adı verilen birimlerde depolar. Bitlerin 1 veya 0 değerini aldığı klasik bilgisayarların aksine, kuantum bilgisayarlar kubitlerle çalışır; bu birimler aynı anda hem 1 hem de 0 değerini alabilir.
Başka bir deyişle, bu özellik onları sıradan bilgisayarlardan çok daha güçlü hale getirebilir ve siber güvenlik, mühendislik, ilaç geliştirme ve savunma alanlarında yenilikçiliği hızlandırmaya yardımcı olabilir.
McKinsey, kuantum bilişimin 2035 yılına kadar küresel ekonomiye 2,7 trilyon dolarlık bir katkı sağlayabileceğini tahmin ediyor.
Eeştirmenler, Trump yönetiminin kanıtlanmamış bir teknolojiye yatırım yaparak vergi mükelleflerinin parasıyla haksız yere riskli bir kumar oynadığını söylüyor.
Şirketler, kuantum bilgisayarların hata yapma eğilimini düzeltmeye çalışıyor; bu durum, şu anda bu bilgisayarları ticari kullanım için pratik olmaktan çıkarıyor.
Ayrıca Nvidia CEO’su Jensen Huang, kuantum bilgisayarların pratik uygulamalarının muhtemelen yaklaşık 20 yıl sonra gerçekleşeceğini söyledi.
Fakat Bill Gates, bunların üç yıl gibi kısa bir sürede ortaya çıkabileceğini düşündüğünü belirtiyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor












