Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin durdurulmasını yasal olarak garanti edebilir mi?

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Keith Kellogg, Washington’un Rusya’nın NATO’nun doğuya doğru genişlemesine ilişkin endişelerini haklı bulduğunu ve Ukrayna’nın ittifaka katılımının söz konusu olmadığını belirtti. Kremlin bu açıklamayı olumlu karşılarken, uzmanlar böyle bir güvencenin hayata geçirilmesinin önünde ciddi uluslararası hukuk ve siyasi engeller bulunduğuna dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Keith Kellogg, 30 Mayıs gecesi ABC News‘e verdiği mülakatta, Washington’un Rusya’nın NATO’nun Sovyet sonrası ülkeler, özellikle de Ukrayna üzerinden doğuya doğru genişlemesine ilişkin endişelerini haklı bulduğunu ifade etti.

Kellogg, “Bu meşru bir endişe. Ukrayna’nın NATO’ya katılımı konusunun tartışılmadığını defalarca söyledik,” diyerek, en az dört NATO üyesi ülkenin daha Kiev’in ittifaka üyeliği konusunda benzer bir tutum sergilediğini belirtti.

Bu, Kellogg’un konuyla ilgili ilk açıklaması değil. Nisan ayı ortasında da Kiev’in Kuzey Atlantik İttifakı’na üyeliğini “tartışma dışı” olarak nitelendirmiş ve bunun 2008’den beri vurgulandığını ifade etmişti. ABD Başkanı Donald Trump da şubat ayından itibaren benzer yönde açıklamalarda bulunmuştu.

Kremlin ise Kellogg’un açıklamasına yanıt olarak, “Başkan’ın açıklamalarının Washington dahil olmak üzere anlayışla karşılanmasından memnunuz,” ifadelerini kullandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Ve elbette bu, Washington’un sürdürdüğü arabuluculuk rolü açısından bize oldukça cazip geliyor,” dedi.

Ancak, Washington’un Moskova’nın Ukrayna’daki silahlı çatışmanın “temel nedenleri” olarak adlandırdığı durumu ortadan kaldırmaya yönelik imaları ve hatta isteği ile bu iradenin hayata geçirilmesi arasında önemli bir mesafe bulunuyor.

Uzmanlara göre, Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerin kendine özgü yapısı nedeniyle bu yolda iç içe geçmiş uluslararası hukuk ve siyasi engeller yatıyor ve Washington’un Rus tarafının endişelerini anlaması yeterli olmayabilir; standart dışı çözümler gerekebilir.

Kellogg: ABD, NATO’nun Rusya sınırlarına doğru genişlemesini durdurmaya hazır

NATO’daki oybirliği sorunu

NATO’nun işleyiş ilkelerini belirleyen temel belge, 1949 tarihli Washington Antlaşması. Bu antlaşma, tüzükteki herhangi bir değişikliğin yalnızca kolektif düzeyde ve oybirliğiyle onaylanmasını öngörüyor.

Moskova Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Kürsüsü’nden Profesör Dr. Petr Kremnev’in belirttiği üzere, bu durum yeni üyelerin kabulü meselesi için de geçerli: Antlaşmanın 10. maddesine göre, üyeler, “herhangi bir Avrupa devletine”, antlaşmanın koşullarını yerine getirebilecek ve ilkelerini geliştirebilecek durumda olmaları halinde, “tüm üyelerin ortak rızasıyla” ittifaka katılmayı teklif edebilirler.

Vedomosti‘ye konuşan uzmanlar, ABD’nin askeri bloktaki temel mali ve teknik rolüne rağmen, Ukrayna’nın üyeliğini dışlayan değişikliklerin NATO’nun doktrinsel belgelerine dahil edilmesinin pek olası olmadığı konusunda hemfikir.

ABD ve Avrupa’nın NATO harcamaları

NATO’nun Nisan 2025 verilerine göre, ABD’nin ittifakın organizasyon yapısı (sivil, askeri ve yatırım fonları) kapsamındaki 4 milyar avroluk ortak harcamalara katkısı yüzde 15’in üzerinde olup en büyük paya sahip.

Diğer yandan, NATO üyesi ülkelerin ulusal bütçelerindeki askeri tahsisatların toplamı, GSYİH’nin yüzde 2’si olarak belirlenen normda.

2024 yılında ittifakın 32 ülkesinden 23’ü bu eşiğe ulaşmış veya bu eşiği aştı. Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya, “Amerikalı olmayan” üyelerin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturuyor. En büyük askeri yük Doğu Avrupa’da.

Rekor ise Ukrayna’daki çatışma bölgesiyle sınırı olan ve savunmaya GSYİH’nin yüzde 4,1’ini ayıran Polonya’da.

Avrupa ve Kanada’nın 2024 yılı için toplam askeri harcamaları 430 milyar dolar olup, bu rakam ittifak verilerine göre tüm üyelerin harcamalarının yüzde 17’sini teşkil ediyor.

ABD ise 2024’te savunmaya 755 milyar dolar harcadı; bu da tüm NATO ülkelerinin askeri harcamalarının yarısından fazlası.

Genişlemeden dolaylı vazgeçme senaryoları

İttifak düzeyinde genişlemeden dolaylı olarak vazgeçilmesi bir seçenek olabilir. Profesör Kremnev’e göre, Ukrayna’da bir ateşkes anlaşması yapılması ve bu anlaşmada tarafsızlık statüsüne atıfta bulunulması durumunda, ateşkes sonrası düzenlenecek hipotetik bir NATO liderleri veya dışişleri bakanları zirvesinin bildirisinde Kiev’in “tercihine saygı” duyulduğuna dair ifadelere yer verilebilir.

Ulusal Araştırma Üniversitesi Yüksek Ekonomi Okulu (NIU VŞE) Dünya Askeri Ekonomi Araştırmaları Merkezi Direktörü Prohor Tebin, NATO’nun genişlemesi veya “Ukrayna’nın ittifaka katılma girişimlerine geri dönmesi” kararının alınmasının, Rusya için savaş sebebi (casus belli) sayılarak çatışmaların yeniden başlaması için bir koşul olarak tanımlanabileceğini belirtiyor. Ek olarak, bu konuda Rusya-NATO hattında bir anlaşma imzalanabilir.

Rusya Bilimler Akademisi ABD ve Kanada Çalışmaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Pavel Koşkin, Trump’ın Avrupa’yı Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmeye zorlamak için mali şantaja başvurarak finansmanı kısma söylemini yeniden gündeme getirebileceğini, ancak bunun durumu kökten değiştirmesinin pek olası olmadığını ekliyor: “Bu, Avrupa’yı kendisine karşı kışkırtacak ve Trump’ın muhaliflerine onu Putin’e sempati duymakla suçlama fırsatı verecektir.”

Koşkin, söz konusu olanın devlet tahsisatlarının ayrılması veya azaltılması olduğundan, ABD Başkanı’nın bu noktada iç siyasi engellerle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor; Kongre’nin müdahale etmesi gerekecek.

Bütçe ve ilgili konular, 1921 tarihli Bütçe ve Muhasebe Yasası (Budget and Accounting Act) ile 1974 tarihli Kongre Bütçe ve El Koyma Kontrol Yasası (Congressional Budget and Impoundment Control Act) uyarınca yasama organının yetkisinde ve Kongre’ye denetim hakkı tanıyor.

Ukrayna’nın NATO’dan dışlanması Rusya’nın ana talebi

İttifakın Doğu Avrupa, Orta Asya ve Güney Kafkasya’daki Sovyet sonrası ülkeler pahasına genişletilmesinden vazgeçilmesi talebi, Rusya’nın Aralık 2021’de NATO’ya verdiği ültimatomda yer alıyordu.

Ukrayna’da çatışmaların başlamasının ardından, Mart 2022’de İstanbul’da yapılan müzakereler sırasında paraflanan belgelerde Kiev’e verilecek güvenlik garantilerinin koşullarından biri olarak ülkenin tarafsız ve blok dışı statüsü belirtilmişti.

Geçen yılın haziran ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ateşkes koşullarından biri olarak Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesinin güvence altına alınmasını göstermişti.

Geçen ayın ortasında İstanbul’da müzakerelerin yeniden başlamasının ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın Kiev’in blok dışı statüsünde ısrarcı olduğunu teyit etti.

Koşkin, Trump’ın Rusya’ya taviz verme yönündeki her türlü girişiminin, Avrupa’yı yeniden ve daha ciddi bir şekilde kendine yeterliliği artırma ve NATO bütçesine katkıda bulunma konuları üzerinde düşünmeye sevk edeceğini belirtiyor.

Bu durum 2022’den beri zaten yaşanıyor. 2023’ten itibaren ise AB’nin askeri sanayisinin modernizasyonu ve bunun için finansman bulunmasına yönelik çeşitli programlar geliştiriyor.

Bu süreçler 2024’ten itibaren yoğunlaşmış ve Mayıs 2025’te AB temelinde yeniden silahlanma için 150 milyar avroluk (önümüzdeki yıllarda 800 milyar avroya kadar harcama planlarıyla birlikte) bir fon oluşturulmasının onaylanmasıyla sonuçlanmıştı.

Ancak Tebin, Trump’ın Avrupa’daki askeri birliklerini ve kıtanın güvenliğini sağlama konusundaki mali yükümlülüklerini en azından azaltma konusunda ısrar etmeye devam etmesiyle, NATO’nun “Avrupalılaşması” ve AB’nin “ABD’siz NATO”ya dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.

ABD ve Rusya için belirsiz yasal boşluklar

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Uluslararası Güvenlik Merkezi araştırmacısı Dmitriy Stefanoviç’e göre, NATO’da oybirliği gerekliliği bu bağlamda bir sorun değil, bir avantaj haline gelebilir: ABD’nin Ukrayna’nın üyeliğine veya genel olarak daha fazla genişlemeye karşı olduğunu teyit etmesi yeterli olacak ve konu fiilen kapanacak.

Uzman, pratikte NATO üyelerinin ABD’nin belirli kararlarına yönelik olumsuz tutumlarının bile sonuçta ABD tarafından kabul ettirildiğini gösterdiğini söylüyor.

Stefanoviç, “Örneğin, Avrupalı NATO müttefikleri arasında ABD’nin Orta ve Daha Kısa Menzilli Füzeler Anlaşması’ndan (INF Anlaşması) çekilmesine karşı çıkan çok sayıda ülke vardı, ancak sonunda herkes durumu kabullendi,” diye hatırlatıyor.

Bunun yanı sıra Profesör Kremnev, Amerikalıların en üst düzeyde veya dışişleri bakanı düzeyinde Rusya ile Ukrayna, Gürcistan ve Moldova’nın NATO’ya katılımına onay vermeyeceklerine dair bir anlaşma imzalamaları durumunda, bunun yazılı bir taahhüt olacağını düşünüyor: “Ukrayna’nın ittifaka resmi entegrasyonu konusunun NATO düzeyinde ele alınması sırasında Amerikalılar aleyhte oy kullanmakla yükümlü olacaklardır.”

Tebin ise ABD ile NATO’nun genişlemesini engelleme konusunda ikili bir anlaşma yapmanın pek mümkün olmadığı görüşünde: Kongre’nin bunu onaylaması pek olası değil, Trump’a muhalif Demokratlar ve Ukrayna’yı destekleyen Cumhuriyetçiler arasında bir mücadele başlayacak.

Koşkin de buna katılarak, alternatifin Trump’ın ABD adına Kiev’in ittifaka katılmasına karşı çıkacağı bir deklarasyon veya bildiri olabileceğini belirtiyor: “Ancak bu tür belgeler kesinlikle Kremlin’in talep ettiği yasal garantileri sağlamayacaktır.”

Tebin’e göre, ABD’yi bağlayıcı bir anlaşmanın “peşinden koşmak anlamsız” ve liderler düzeyinde bir deklarasyonla yetinmek gerekecek.

Fakat dikkate alınması gereken en önemli hususun, Amerikalıların “kurucu babalar” döneminden Trump’a kadar uluslararası siyasette anlaşmalarla “ellerini bağlamaktan” sürekli olarak kaçındıkları ve kendi açılarından cazibesini ve faydasını yitirmiş anlaşmalardan kolayca çıktıkları olduğunu sözlerine ekliyor.

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English