Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de Garcia’nın ‘hatalı deportasyonu’ nedeniyle başlayan çatışma büyüyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kilmar Abrego Garcia isimli kişiyi haksız yere El Salvador’a sınır dışı etmesiyle ilgili olarak tırmanan hukuki açmaz, Capitol Hill’de (ABD Kongresi) siyasi bir gerilim haline geldi.

Geçen ay sınır dışı edilmeden önce Maryland’de yaşayan Salvadorlu Garcia’nın davasını sahiplenen Demokratların sayısı giderek artıyor. Bazıları serbest bırakılması için baskı yapmak üzere El Salvador’a seyahatler düzenliyor. Çarşamba günü Demokrat Senatör Chris Van Hollen ülkenin başkan yardımcısıyla bir araya geldi.

Demokratlar mevcut mücadeleyi, bir kişinin sınır dışı edilmesine ilişkin “münferit” bir savaştan öte, Yüksek Mahkeme’nin yönetimin Abrego Garcia’nın dönüşünü “kolaylaştırması” gerektiğine hükmetmesinin ardından “anayasal kriz” olarak görüyorlar.

Trump yönetimi ise sınır dışı edilmesinin hatalı olduğunu kabul etmesine rağmen yasal olarak geri dönüşünü sağlamakla yükümlü olmadığını savunuyor.

Van Hollen El Salvador’da düzenlediği basın toplantısında, “Trump yönetimi Amerikan mahkeme kararlarını açıkça ihlal ediyor,” dedi ve ABD büyükelçiliğinin kendisine “Trump yönetiminden serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için hiçbir talimat almadıklarını” söylediğini ekledi.

Bu arada Kongre’deki Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin arkasında saf tutuyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir kişinin POLITICO’ya aktardığına göre, Beyaz Saray göçmenlik odaklı bir mücadelede avantaj görüyor ve Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin “geri adım atmasını yoğun bir şekilde teşvik ediyor.”

Abrego Garcia 2011 yılı civarında ABD’ye yasadışı yollardan girmiş; 2019 yılında tutuklanmış ama hakkında herhangi bir suçlama yapılmamış ve daha sonra bir göçmenlik hakimi “zulüm korkusu” nedeniyle ülkesine gönderilemeyeceğine karar vererek ABD’de yasal olarak yaşamasına ve çalışmasına izin vermişti.

ABD’den Arjantin ve El Salvador yönetimlerine destek

Trump yönetimi bu ayın başlarında onu yanlışlıkla sınır dışı ettiğini kabul etmişti.

ABD Bölge Yargıcı Paula Xinis salı günü yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Abrego Garcia’nın iadesini reddetmesine ilişkin iki hafta sürecek “yoğun” bir soruşturma emri verdiğini söyledi.

Beyaz Saray yetkilileri ve Kongre’deki Cumhuriyetçiler Abrego Garcia’nın Salvadorlu MS-13 çetesinin bir üyesi olduğunu iddia ediyordu. Kendisi hiçbir zaman çeteyle bağlantılı faaliyetlerde bulunmakla suçlanmadı ve sınır dışı edilme davasına bakan federal yargıç kanıtların zayıf olduğunu söyledi.

Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri bu hafta El Salvador’a giderek Abrego Garcia’nın tutulduğu ve CECOT olarak bilinen hapishaneyi gezdiler. Bazıları sosyal medyada arka planda mahkumların yer aldığı fotoğraflar paylaştı.

Yollar ve Araçlar Komitesi Başkanı Jason Smith kendisinin önderlik ettiği geziyle ilgili olarak X’te yazdığı bir yazıda, “Kongre’deki Demokratların daha fazla yabancı suçlunun ülkemize geri gönderilmesini teşvik etmesi vicdansızlıktır,” dedi.

Van Hollen, basın toplantısı sırasında Salvador Başkan Yardımcısı Félix Ulloa ile birlikte ABD ve El Salvador’un “MS-13 gibi ulus ötesi çeteleri çökertmek için birlikte çalışması” gerektiği konusunda hemfikir olduklarını söyleyerek Cumhuriyetçilerin eleştirilerini çürütmeye çalıştı.

Van Hollen ayrıca Maryland’de “MS-13’ü çökertmek” için daha önce yaptığı çalışmaları da övdü.

El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ise, Trump’ın “demir yumruk” taktiklerini suçlu olduğu iddia edilen sınır dışı edilenlere karşı para karşılığında kullanmayı teklif eden koyu bir destekçisi.

Trump, bir gün ABD vatandaşlarını bile insan hakları şikayetlerine konu olan CECOT’a göndermeyi isteyebileceğini öne sürdü.

Ne var ki tüm Demokratlar sert yaklaşımı benimsemiyor. İki partili Kongre El Salvador Grubu’nun eş başkanlığını yürüten ve Bukele’nin son yemin törenine katılan Demokrat Temsilci Vicente Gonzalez, çarşamba günü yaptığı açıklamada Bukele’ye Abrego Garcia’yı serbest bırakması çağrısında bulundu.

Gonzalez Bukele’nin “uzun vadeli oynaması” gerektiğini söyledi ve yakında onu ziyaret etmeyi umduğunu belirtti. Temsilci, “O hâlâ genç ve başkanlığından sonra dünyaya sunacağı çok şey var. Elde ettiklerini heba ettiğini görmek gerçek bir utanç olur. Dünya onu izliyor,” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English