Avrupa
AB’nin dört büyük ekonomisi Çin’e karşı ortak tutum aldı

Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda ve Litvanya, Çin’in AB’ye yönelik ticaret kısıtlamalarına karşı daha sert önlemler alınması çağrısıyla ortak girişimde bulundu. Financial Times’ın elde ettiği belgeye göre ülkeler, AB’nin mevcut ticaret savunma araçlarının yavaş işlediğini ve şirketler tarafından kolayca aşılabildiğini belirtti.
Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda’nın, Avrupa Komisyonu’nun 22 Mayıs’ta Çin ile ilişkileri ele alacağı toplantı öncesinde, adı belirtilmeyen ülkelerin AB’ye gönderilen ürünlere yönelik ticaret engellerini aşmaya dönük yöntemlere ilişkin ortak belge hazırladığı bildirildi. Girişime Litvanya da katıldı.
Gazete, Avrupa Komisyonu üyelerinin Pekin’i düzenli olarak aşırı üretim yapmakla ve ticareti korumaya yönelik sert önlemler uygulamakla suçladığını yazdı.
Haberde özellikle yarı iletkenler dahil olmak üzere AB’ye gönderilen ürünlerin bu tartışmanın merkezinde yer aldığı belirtildi.
Financial Times’ın aktardığına göre Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda, AB içinde ticaret politikaları konusunda “tarihsel olarak görüş ayrılığı yaşayan” ülkeler arasında yer alıyordu.
Buna rağmen söz konusu ülkeler, Litvanya ile birlikte ortak tutum alarak ithalata yönelik daha yüksek tarifelerin uygulanmasının kolaylaştırılmasını ve mevcut önlemlerin aşılmasına karşı mücadele edilmesini önerdi.
Gazetenin gördüğü belgede, AB’nin mevcut önlemlerinin hem çok uzun sürdüğü hem de kapsamının dar kaldığı ifade edildi. Belgede, şirketler ile ülkelerin bu önlemleri “üçüncü ülkeleri kullanarak veya AB içinde kayıt yaptırarak” kolaylıkla aşabildiği kaydedildi.
Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda’nın Avrupa Komisyonu’na sunduğu öneriler arasında, yalnızca ürünler ve ülkeler yerine şirketleri hedef alan ek gümrük vergilerinin değerlendirilmesi de yer aldı. Amaç olarak, ticaret önlemlerinin etrafından dolanılmasının engellenmesi gösterildi.
Aynı ülkeler, sanayi temsilcilerinden gelen ve birikmiş durumda olduğu belirtilen şikayetlerin değerlendirilmesi için daha fazla personel istihdam edilmesini de istedi. Avrupa ülkeleri ayrıca koruyucu ticaret araçlarının daha aktif kullanılmasını talep etti.
Financial Times, Çin’in kritik mineraller ve yarı iletkenlere yönelik kısıtlamaları nedeniyle Avrupalı üreticilerin tedarik kesintileriyle karşı karşıya kaldığını yazdı.
Fransa Ticaret Bakanı Nicolas Forissier gazeteye yaptığı açıklamada, Pekin ile ticari ilişkilerin müzakereler yoluyla yeniden ele alınmasından yana olduğunu söyledi.
Forissier, “Çin sanayisinin aşırı üretim yaptığını, bu fazla kapasitenin büyük ölçüde devlet tarafından sübvanse edildiğini ve ihracata yönlendirildiğini çok iyi anlıyoruz. Bu büyük bir sorun” dedi.
Pekin daha önce, Avrupalı üreticileri desteklemeyi amaçlayan yeni “Made in Europe” yasası nedeniyle Çinli şirketlerin zarar görmesi halinde AB’ye karşı önlem alabileceği uyarısında bulunmuştu.
Çin tarafı, yeni düzenlemenin yabancı yatırımcılara karşı ayrımcılığa yol açabileceğini, AB’nin yeşil dönüşümünü yavaşlatabileceğini ve Avrupa pazarındaki adil rekabeti zedeleyebileceğini belirtiyor.
Pekin, görüşlerinin dikkate alınmaması halinde “karşı önlemler almak zorunda kalacağını” ifade etti ancak bu önlemlerin niteliğine ilişkin ayrıntı vermedi.
“Made in Europe” yasa tasarısı, otomotiv, temiz teknoloji ve metalurji dahil stratejik sektörlerde kamu finansmanına erişmek isteyen şirketlere yönelik asgari AB menşeli bileşen şartı getiriyor.
Bloomberg geçen sonbaharda, Avrupa Birliği’nin Çinli şirketleri AB içinde faaliyetlerini sürdürmenin koşulu olarak teknoloji transferine zorlamayı değerlendirdiğini yazmıştı. Ajansa göre bu adımın amacı Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmak.
Söz konusu önlemlerin, otomotiv ve batarya sektörü gibi kritik dijital ve üretim pazarlarına erişmek isteyen şirketlere uygulanmasının planlandığı belirtilmişti.
Avrupa
Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.
Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.
Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.
Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.
Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.
Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor












