Bizi Takip Edin

Avrupa

AfD, Saksonya-Anhalt’ta büyük bir farkla kazandı

Yayınlanma

Almanya için Alternatif (AfD), pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde ezici bir zafer elde etti.

Öte yandan parti, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkedeki ilk “aşırı sağcı” eyalet hükümetini kurma hedefinde çoğunluğu elde etmekten yüzde 43,8 ile biraz geride kaldı. Eyalette 2,1 milyon kişi yaşıyor.

Alman Şansölyesi Friedrich Merz’in partisi CDU, yüzde 17,2 ile doğu eyaletinde kötü bir sonuç aldı. CDU’yu, koalisyon ortağı SPD yüzde 9,3 ile takip etti. Yeşiller yüzde 8,9; Die Linke (Sol Parti) yüzde 8,6; Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise yüzde 5,3 ile eyalet meclisine girmeyi başardı.

Seçime katılım %77,8 ile oldukça yüksek oldu. AfD, beş yıl önce hiç oy kullanmayan pek çok kişiyi kendi safına çekmiş görünüyor.

Tüm seçmenler arasında sosyal güvenlik konusu yüzde 25 ile en büyük rol oynadı. İç güvenlik ve göç konuları ise toplamda sadece yüzde 22’ye ulaştı.

Aynı zamanda, AfD, maddi durumlarını kötü olarak değerlendirenler arasında yüzde 65’e ulaştı.

Saksonya-Anhalt’ta kişi başına GSYİH 38.452 avro iken federal ortalamada 53.516 avro. İşsizlik oranı Saksonya-Anhalt’ta yüzde 8,0 iken federal ortalamada yüzde 6,3. Erkekler için emeklilik maaşı Saksonya-Anhalt’ta 1.676 avro iken ülke ortalaması 1.892 avro.

Saksonya-Anhalt’ta AfD adım adım iktidara yürüyor

Emekliler kategorisinde CDU (yüzde 27)  ile AfD (yüzde 38) birbirine yakın destekler elde ederken işçiler, memurlar ve kendi hesabına çalışanlar kategorilerinde AfD açık ara birinciydi:: Sırasıyla yüzde 61, yüzde 46, yüzde 52.

AfD’nin eyalet başkanı adayı, “tarih yazdık” dedi ve partinin yönetmek için net bir yetki aldığını belirtti.

35 yaşındaki Ulrich Siegmund, kamu yayıncısı ARD’ye yaptığı açıklamada, seçmenlerin “işler böyle devam edemez” mesajını verdiklerini söyledi.

Siegmund, “Bu seçim kampanyasında bizim için çok iyi bir kampanya yürütücüsü Friedrich Merz oldu,” dedi.

AfD’nin federal eş başkanı Alice Weidel, sonucu “sansasyonel” olarak nitelendirdi ve partisinin “Saksonya-Anhalt’ı daha iyi hale getirmek ve Almanya’yı ileriye taşımak isteyen herkese elini uzattığını” söyledi.

AfD, tek başına iktidara gelmek ve ana akım partilerin AfD ile işbirliği yapmayı reddetmesinden kaynaklanan “güvenlik duvarını” aşmak için eyalet meclisinde mutlak çoğunluk peşindeydi.

Nihai sonuçlara göre, AfD’nin 83 sandalyeli parlamentoda 39 milletvekili ile 3 sandalye eksik kaldığı ortaya çıktı.

Siegmund, azınlık hükümeti gibi “oyunlara” girmeyeceklerini söyledi fakat bölünmüş muhalefetin AfD olmadan nasıl istikrarlı bir hükümet kurabileceği belirsiz.

Ne Siegmund’u ne de görevdeki CDU’lu Sven Schulze’yi eyalet başkanı olarak desteklemeyeceğini açıklayan BSW, bununla birlikte AfD’ye karşı oluşturulan “güvenlik duvarını” eleştiriyor. BSW eyalet meclisinde beş sandalye aldı.

Schulze, AfD’nin eyaletin en güçlü siyasi gücü haline gelmesinden dolayı partiyi tebrik etti ve “CDU olarak biz de bu sonuçla yüzleşmek zorunda kalacağız” dedi.

Merz’in partisinin federal genel sekreteri Franziska Hoppermann, AfD ile ilişki kurmama konusundaki kararlılığından geri adım atmayı reddetti.

Hopermann şunları söyledi:

“AfD, aşırı sağcı bir parti. Avrodan çıkmak istiyor; bu, iktisadi çöküş anlamına gelir… Rusya ile yakın işbirliği içinde çalışıyor ve tamamen farklı bir sosyal model istiyor. Onlarla işbirliği yapmayacağız.”

AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki bölgesel şubesi, iç güvenlik teşkilatı tarafından “aşırı sağcı grup” olarak sınıflandırılan birkaç gruptan biri. 

Parti, seçim programında göçmenlerin sınır dışı edilmesini ifade eden “tersine göç”ten söz ediyor. 

AfD daha önce Thüringen eyalet seçimini kazanmış fakat iktidara gelememişti. Orada bir CDU lideri azınlık hükümeti kurarak iktidara gelmişti.

Schulze’nin AfD’ye karşı bir ittifak kurma girişimi, hassas bir konu olacak çünkü bu, CDU’nun koalisyon kurmayı reddettiği “aşırı sol” Sol Parti’den en azından bir miktar zımni destek gerektirecek.

Almanya’nın 16 eyaleti, örneğin güvenlik konularını denetleme ve eğitim sistemini yönetme gibi alanlarda geniş yetkilere sahip.

Siegmund, en önemli öncelikleri arasında “sınır dışı etme hamlesi”ni ve insanların Almanya’ya gelip “sosyal sistemimizi sömürmelerini” teşvik eden unsurların ortadan kaldırılmasını saymıştı. “Dezenformasyon” konusundaki endişelerini gerekçe göstererek, Saksonya-Anhalt’ı bölgesel kamu yayıncısından çıkarmak için uzun soluklu bir süreç başlatmak istiyor.

Saksonya-Anhalt’taki AfD, Almanya’da şu ana kadar izin verilmeyen evde eğitim uygulamasını da serbest bırakmak istiyor.

Parti, “ailenin değerini düşürdüğünü” iddia ettiği gökkuşağı bayrağının okullarda resmi olarak dalgalanmasını yasaklayacağını ve okulların ulusal bayrağı dalgalandırmasını sağlayacağını taahhüt ediyor.

Parti, vergi mükelleflerinin parasının Ukrayna’ya “hediye edilmesi”ne karşı çıkıyor ve Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılması için baskı yapacağını belirtiyor. Fakat bu, eyalet hükümetlerinin karar verebileceği bir konu değil.

16 eyalet hükümeti, bazı hükümet yasa tasarılarının onaylanması gereken Almanya’nın üst meclisinde (Bundesrat) de temsil ediliyor. 83,5 milyonluk bir ulusun en küçük eyaletlerinden biri olan Saksonya-Anhalt’ın buradaki etkisi sınırlı: 69 oydan dördüne sahip.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English