Bizi Takip Edin

Avrupa

Alman çiftçiler, hükümetle müzakere için eylemleri geçici olarak durdurdu

Yayınlanma

Almanya’daki çiftçilerin protestoları, planlanan sübvansiyon kesintileri nedeniyle ülkeyi haftalarca sarstıktan sonra geçici olarak durdu.

Çiftçiler Birliği Başkanı Joachim Rukwied, federal hükümetle müzakereler için bu kararı aldıklarını söyledi, fakat 18 Ocak Perşembe akşamına kadar sonuç istediklerinin de altını çizdi.

Yeni yılın başından bu yana yolları kapatan protestocular, pazartesi günü (15 Ocak) Berlin’deki Brandenburger Kapısı önünde doruğa ulaştı. Berlin’deki eyleme tahminen 30.000 protestocu ve 5.000’den fazla traktör katıldı.

Rukwied, Almanya’nın üçlü koalisyon hükümetinin parlamento gruplarıyla yaptığı görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, ‘müzakere zamanının geldiğini’ söyledi.

Rukwied, en azından önümüzdeki günlerde protestoları sona erdirmenin, ‘milletvekillerine yaklaşmanın’ ve ‘çözüm odaklı görüşmeler’ yapmanın zamanı olduğunu söyledi ve çiftçilerin artık konuşmaya istekli olduklarını belirtmek için ‘düşük profilli kalacaklarını’ da sözlerine ekledi.

Yakıtta vergi indirimi konusunda henüz anlaşma yok

Noel’den hemen önce, Alman hükümeti, Anayasa Mahkemesi’nin önerilen bütçeyi anayasaya aykırı ilan etmesinin ardından bütçedeki 17 milyar avroluk açığı kapatmak için kesintilere gitmişti. Giderleri kısmak için hükümet, çiftçiler için bazı sübvansiyonları da kesmeye karar vermişti.

Bununla birlikte, bu protestolarla karşılandığı için, hükümet, geri çektiği motorlu taşıtlar vergisi muafiyetinin iptali ve tarımsal yakıt sübvansiyonu gibi açıklanan önlemlerin bazılarında geri adım attı ve devlet yardımlarını hemen değil, kademeli olarak azaltacağını söyledi.

Fakat bu çiftçiler için yeterli olmadı ve bu nedenle Alman Çiftçiler Birliği (DBV), Berlin’de doruk noktasına ulaşan ve ilan edilmiş protesto takvimine bağlı kaldı.

Çiftçi temsilcileri ile parlamento gruplarının temsilciler arasında yapılan müzakerelerin ardından, çiftçi dernekleri iyi teklifler geldiğini, fakat tarımsal yakıt sübvansiyonu konusunda bir anlaşma olmadığını açıkladı.

Hükümet, yakıt sübvansiyonunu kaldırmaktan vazgeçmiyor

Bununla birlikte, FDP’li Maliye Bakanı Christian Lindner’in Brandenburg Kapısı önünde, eyleme konuk olarak yaptığı konuşmada belirttiği gibi, hükümet çiftçiler için dizel yakıtta vergi indirimleri konusunda çok az manevra alanı görüyor.

Konuşmaya başlar başlamaz yuhalanan Lindner, sübvansiyon kesintilerinden geri dönemeyeceklerini çünkü ‘herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini’ savundu.

Lindner, “Tarım, Brüksel ve Berlin tarafından yıllık 9 milyar avro ile finanse ediliyor. […] Bu nedenle maliye bakanı olarak her zaman şunu sormak zorundayım: Hangi fonlar gerekli ve hangi alternatifler var?” diye konuştu. Bakan, sübvansiyon yerine bürokrasiyi azaltmak gibi diğer alanlara odaklandıklarını söyledi.

Cem Özdemir’den ‘et vergisi’ önerisi

Bir başka öneri de Tarım Bakanı Cem Özdemir’den (Yeşiller) geldi ve bunun ahırların ‘hayvan dostu’ dönüşümü için çiftçilere fayda sağlayabileceğini söyleyerek et ve hayvansal ürünlere vergi getirilmesini önerdi.

Bununla birlikte, Rukwied’e göre, çiftçiler için yakıt sübvansiyonları mevcut tartışmanın özü olmaya devam ediyor.

Gazetecilere verdiği demeçte Rukwied, “Şimdi asıl mesele bu vergi artışı [tarımsal yakıt sübvansiyonunun kaldırılması]. Düşürülmesi gerekiyor,” dedi.

Fakat pazartesi günü protestocuların önündeki konuşmasında Lindner, konunun daha geniş kapsamlı olduğunu öne sürdü ve “Bana tarımsal yakıt [meselesi] yüzünden burada olduğunuzu söyleyemezsiniz. Yıllardır ve on yıllardır bir şeyler birikiyor,” dedi.

Rukwied ise hükümete bir ültimatom verdi. Çiftçi lideri, “Perşembe akşamına kadar bir sonuca ihtiyacımız var,” dedi. Alman hükümetinin tasarruf teklifini onaylamak için bütçe düzenleme toplantısı perşembe günü yapılacak.

Avrupa

Daimler: Savunma yatırımları olumlu yan etkiler yaratacak

Yayınlanma

Daimler Truck’ın CEO’su, savunma sektörüne daha fazla yatırım yapmanın şirketin faaliyetleri için olumlu yan etkiler yaratacağını belirtti.

CEO Karin Rådström, Financial Times’a (FT) verdiği mülakatta, otonom sürüş alanındaki yenilikler ve daha hızlı geliştirme döngüleri gibi konularda kamyon üreticisinin savunma sektöründeki ortaklarından ders alabileceğini söyledi:

“Savunma sektöründe şu anda pek çok yenilik yaşandığını görüyoruz ve bunların sivil sektöre de fayda sağlayacağına inanıyoruz.”

Alman otomotiv şirketleri, büyüme sağlamak ve bazı durumlarda araçlarına olan talebin düşmesi nedeniyle atıl kalan fabrikalarını doldurmak için giderek daha fazla silah sektörüne yöneliyor.

Daimler Truck, haziran ayında savunma ürün yelpazesini genişletmek, daha geniş bir askeri araç yelpazesi geliştirmek ve Avrupa dışına açılmak için yüzlerce milyon avro düzeyinde bir yatırım yaptığını açıklamıştı.

Şirket ayrıca, savunma sektöründen elde ettiği geliri 2028 yılına kadar 1 milyar avroya çıkarma hedefini açıkladı.

Bu, 2025 olarak belirlenen önceki hedeften iki yıl daha erken bir tarih.

Daimler Truck, geçen yıl endüstriyel faaliyetlerinde 45,9 milyar avro satış gerçekleştirdi ama ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve Kuzey Amerika pazarındaki yavaşlama nedeniyle kârında düşüş yaşadı.

Rådström, şirketin savunma iş kolunun “beklediğimizden daha hızlı” geliştiğini ve savunma sektörünün geleneksel iş kollarından daha hızlı büyüdüğünü söyledi.

CEO, Daimler Truck’ın, daha küçük hacimlerde üretime alışkın geleneksel savunma sektöründeki oyuncularından daha hızlı bir şekilde üretimi ölçeklendirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti:

“Gerçek anlamda endüstriyelleşme kapasitemiz var çünkü, bildiğiniz gibi, şu anda tüm savunma bakanlıklarının ihtiyacı olan şey daha fazla kapasite ve bunu oldukça hızlı bir şekilde elde etmek.”

Ordular, savaş alanında güvenliği artırmak için otonom kamyonları kullanmayı planlıyor.

Rådström, otonom teknolojiye sahip kamyonların çalıştırılması için daha az askeri personele ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İşgücü talebinin azalması, yeni asker bulmanın zor olduğu uzun süren çatışmalarda da bir avantaj oluşturuyor ve işgücünün diğer alanlarda görevlendirilmesine olanak tanıyor.

Rådström, yüksek riskli çatışma bölgelerinde araçları kullanma ihtiyacının, uzaktan kumandalı sürüşün benimsenmesini ve birkaç kamyonun sürücüsü olan bir öncü aracın arkasında otonom olarak ilerlediği “konvoy sürüşü” gibi yeni özelliklerin geliştirilmesini teşvik ettiğini belirtti.

Aynı teknolojiler sivil alanda da farklı kullanım senaryolarıyla uygulanabilir. CEO, “Savunma amaçlı otonom projelerimizden edindiğimiz deneyimlerin bir kısmı, sivil alanda da geçerli,” dedi.

Kamyon taşımacılığı şirketlerinin maliyetlerinin yüzde 40’ını işgücü oluşturduğundan, otonom teknolojinin lojistik sektörünün kârlılığına katkı sağlayacağını belirtti.

“Maliyetin yüzde 40’ını ortadan kaldırabilir ve kamyonları bütün gece, 24 saat boyunca çalıştırmaya başlayabilirseniz, bu çok büyük bir avantajdır,” diyen Rådström, otonom yeteneklerin eklenmesinin sektörün karşı karşıya olduğu “en büyük değişim” olduğunu da ekledi.

Rådström’e göre şirket, önümüzdeki yıl ABD’deki belirli bölgelerde otonom sürüş yapabilen kamyonların teslimatına başlamayı hedefliyor ve “büyük çaplı piyasaya sürülme” ise 2028 için planlanıyor.

Alman kamyon grubu, otomotiv sektöründeki daha uzun geliştirme sürecine kıyasla, savunma alanındaki startup’ların yeni teknolojileri uygulamaya koyma hızından da ders alabilir.

Savaş alanı, yeni otonom teknolojiler için bir test ortamı oluşturuyor ve bu da yazılım ve donanımın hızlı bir şekilde geliştirilmesine olanak tanıyor, dedi.

Rådström, “Bu döngü, savunma sektöründe şu anda bizim normal iş yapma şeklimize kıyasla çok daha hızlı ilerliyor,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Romanya, nükleer santral soğutması için Tuna’da kontrollü patlama düzenledi

Yayınlanma

Romanya Deniz Kuvvetleri, soğutma işlemine yardımcı olmak amacıyla büyük miktarda suyu Eski Tuna Nehrine ve Cernavodă nükleer santraline yönlendirmek için kontrollü bir patlama gerçekleştirdi.

Adevărul gazetesi, bugün su akışını engelleyen büyük bir kayayı yerinden kaldırmak için yaklaşık 180 kg patlayıcı kullanıldığını bildirdi.

Savunma Bakanı Vekili Radu Miruță, operasyonu bir başarı olarak nitelendirerek, bunun santralin soğutulmasına ve nehirdeki su taşınmasına yardımcı olacağını söyledi.

Aşırı hava koşullarının devam etmesi nedeniyle Cernavodă santralinin bir noktada faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalabileceğini ancak santralin bir gün daha çalışmasının, patlatma maliyetinden daha değerli olduğunu belirtti.

Romanya ve Macaristan’ın karşı karşıya olduğu zorluk hakkında bir fikir vermek gerekirse, Tuna Nehri’nin su debisi Romanya’da saniyede 1.500 metreküpe düştü.

Bu rakam, temmuz ayı ortalamasının üçte birinden daha az.

Reuters’ın haberine göre, Avrupa’nın başlıca nehirlerinde kaydedilen rekor düzeyde düşük su seviyeleri, mal taşımacılığını kısıtladı, elektrik üretimini düşürdü ve şirket kârlarını azalttı.

Bu durum, kavurucu sıcaklıkların ve düzensiz yağışların iktsadi ilişkin endişeleri artırdı.

Rotterdam’ın hareketli limanından Sırbistan’daki hidroelektrik santrallerine kadar, su yolları tahıl ve petrol gibi malların taşınmasında ya da milyonlarca insanın evlerini serinletmeye çalıştığı bu dönemde çok ihtiyaç duyulan elektriğin üretilmesinde giderek daha az güvenilir bir yol haline geldi.

Emtia veri ve analiz şirketi Kpler’de enerji analisti olarak görev yapan Alessandro Armenia şunları söyledi:

“Bu durum, geçmişte gördüğümüz gibi tek bir bölgeyi değil, tüm Avrupa’yı etkiliyor. Mevcut dinamikler göz önüne alındığında, bu durum ya elektrik kesintileriyle karşılaşacağımız ya da çok daha fazla yatırım yapmamız gerektiği anlamına geliyor.”

Sırbistan’ın en büyük hidroelektrik santrali olan Djerdap 1’de üretim kapasitenin %20’sine düştü, santralin üretim müdürü Davor Maljoković, bir zamanlar geniş olan yanındaki nakliye kanalının daralarak kum ve çakıl yataklarını ortaya çıkardığını belirtti.

Su eksikliği ayrıca Sırbistan’ın Kostolac kömür santrallerindeki soğutma sistemlerini de aksattı, bu da santralleri üretimi azaltmaya zorladı.

Romanya’nın devlet nükleer enerji üreticisi Nuclearelectrica da aynı nedenden ötürü bu hafta başında iki reaktöründen birini kapatmak zorunda kaldı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, ABD teknolojisinin yerine başka bir teknoloji kullanabilir

Yayınlanma

Personelin gizlilik konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından, AB yürütme organı yeni bir dijital işe alım aracı için Avrupa menşeli bulut ve yapay zeka alternatiflerini değerlendiriyor.

“İş Eşleştirme Uygulaması” olarak bilinen bu araç, geliştirme sürecinin son aşamalarında bulunuyor.

Euractiv daha önce, uygulamanın Amazon Web Services (AWS) üzerinde barındırılacağını ve ABD merkezli Anthropic şirketinin Claude büyük dil modelini (LLM) kullanacağını bildirmişti.

Bu karar, Euractiv tarafından görülen Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU) personel komitesinin hazırladığı bir iç memoranduma, adayların hassas kişisel verilerinin işlenmesinde ABD’li bir bulut sağlayıcısının kullanılmasının sorgulanmasının ardından geldi.

Euractiv’in sorusu üzerine bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, yürütme organının temel ABD dijital hizmetlerini Avrupa alternatifleriyle değiştirmeyi değerlendirdiğini doğruladı.

Sözcü, “Egemen bulut ihale sürecinin sonucu şimdi yeni fırsatlar sunuyor,” diyerek, AB kurum ve organlarının egemen Avrupa bulut hizmetleri satın almasını desteklemek üzere nisan ayında ihale edilen Komisyon’un 180 milyon avroluk bulut çerçevesine atıfta bulundu.

Sözcü, bunun İş Eşleştirme Uygulaması’nın “dört Avrupa egemen alternatifinden birine” taşınması anlamına gelebileceğini de ekledi.

Çerçeve kapsamında ihaleyi kazanan dört tedarikçi, Almanya’dan StackIT ile Fransa’dan OVHcloud, Scaleway ve S3NS.

Euractiv, dört tedarikçiye da Komisyon’un İş Eşleştirme Uygulaması’nı barındırma konusunda kendileriyle iletişime geçip geçmediğini sordu ama şirketler yorum yapmaktan kaçındı.

Komisyon ayrıca Anthropic’in yapay zeka modelini Avrupa menşeli bir alternatifle değiştirmeyi de değerlendiriyor.

Sözcü şunları söyledi:

“Şu anda Anthropic Claude, kullanılan büyük dil modeli (LLM) konumunda. Fakat Komisyon, Avrupa menşeli LLM alternatiflerini test etmeyi planlıyor… Önümüzdeki aylarda mevcut LLM’nin daha egemen bir çözümle değiştirilmesi mümkün olabilir.”

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English