Bizi Takip Edin

Avrupa

Angela Merkel, AB’yi Rusya ile diyalog kurmadığı için eleştirdi

Yayınlanma

Eski Almanya Şansölyesi Angela Merkel, AB’yi, Ukrayna savaşını sona erdirmeye yardımcı olmak için diplomatik nüfuzunu kullanmadığı gerekçesiyle eleştirdi.

Merkel, kamu yayıncısı WDR’ye verdiği röportajda, Donald Trump’ın Rusya ile temas halinde kalmasının yeterli olmadığını savundu.

Eski şansölye şöyle devam etti:

“Şu ana kadar sağladığımız askeri desteğin kesinlikle doğru bir adım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, Ukrayna’ya sağladığımız desteğin ötesinde caydırıcı bir etki yaratmak için çok daha fazlasını yapmamızın doğru olduğunu düşünüyorum. Benim için üzücü olan, Avrupa’nın diplomatik potansiyelini yeterince kullanmaması.”

Avrupa üzerinde, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri için özel bir elçi ataması yönünde baskı artıyor.

Trump’ın müzakere ekibi, İran savaşına odaklanmışken, hem Moskova hem de Kiev böyle bir arabulucuya açık olduklarını belirtti.

Merkel, Ukrayna savaşından Polonya ve Baltık ülkelerini sorumlu tuttu

Merkel gibi merkez sağ Hıristiyan Demokratlar (CDU) üyesi olan Şansölye Friedrich Merz, pazartesi günü yaptığı açıklamada, tüm bloğu temsil edecek tek bir müzakerecinin atanmasının “şu anda planlanmadığını” belirtirken, konuyla ilgili tartışmaların hem Avrupa düzeyinde hem de Fransa ve Britanya ile daha küçük bir formatta sürdüğünü ekledi.

Merz ayrıca “boş umutlara” karşı uyarıda bulundu.

Şansölye, Berlin’de Bulgar mevkidaşıyla düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin sorusuna yanıt olarak, “Her şeyden önce, Moskova’nın müzakere masasına oturma istekliliğini güçlendirebilmeyi umuyoruz. Rus hükümeti müzakereye hazır olana kadar, temsilcilik konusunda kendi tarafımızdan herhangi bir karar almamız gerekmiyor,” diye konuştu.

2005’ten 2021’e kadar Almanya Şansölyesi olarak görev yapan Merkel, görev süresinin sonunda, Ekim 2021’deki son Avrupa Konseyi toplantısı sırasında, AB ile Rusya arasında diplomatik bir format kurulmasını önerdiğini söyledi.

Fakat Moskova ile en iyi nasıl başa çıkılacağı konusunda blok içindeki farklı görüşler nedeniyle bunun başarısız olduğunu da ekledi.

Merkel: Rusya’nın çıkarları tartışılmalı

Bu farklılıklar hakkında konuşan Merkel, “Ortak bir tutuma ulaşana kadar bu konuda çalışmaya devam etmelisiniz. Diplomasi her zaman madalyonun diğer yüzü olmuştur, Soğuk Savaş sırasında da öyleydi,” dedi.

Merkel’in mirası, görev süresi boyunca Almanya’nın Rus gazına artan bağımlılığı nedeniyle son yıllarda mercek altına alınmıştı.

Öte yandan hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile geçmişteki müzakere deneyimi, Merkel’in adının çatışmanın çözülmesine yardımcı olmak üzere AB’nin barış elçisi olabilecek olası adaylardan biri olarak gündeme gelmesine yol açtı.

Ne var ki Merkel, ofisine bu konuda herhangi bir resmi talep gelmediğini söyledi. CDU’lu politikacı, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinden sonraki deneyimlerine atıfta bulunarak, yalnızca iktidarda olanların güvenilir müzakereciler olduğuna inandığını vurguladı.

Merkel şöyle devam etti:

“Başkan Putin ile bu [müzakereleri] ancak siyasi gücümüz olduğu için, hükümet başkanları olduğumuz için yapabildik. O güce ihtiyacınız var. Ve ben şahsen, bir arabulucudan benim adıma Minsk’e gidip Putin ile konuşmasını istemeyi asla düşünmezdim… Bunu kendi elinize almanız gerekir.”

Doğu Ukrayna’daki çatışmaları durdurmak için 2014 ve 2015 yıllarında Merkel ve Fransız mevkidaşı tarafından aracılık edilen Minsk anlaşmaları, kalıcı bir ateşkes sağlamada başarısız olmuştu.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English