Amerika
Anglo American ile Tesk, madencilik sektörünü şekillendirecek birleşmeye gidiyor

Birleşik Krallık ve Güney Afrika merkezli Anglo American, en büyük madencilik anlaşmalarından biri olmaya aday şekilde, Kanadalı Teck Resources ile birleşme konusunda anlaşmaya vardı.
Salı günü yapılan açıklamaya göre, sıfır prim anlaşması kapsamında Anglo hissedarları birleşik şirketin %62,4’üne sahip olurken, Teck hissedarları %37,6’sını kontrol edecek.
Anglo, birleşmeden önce yatırımcılarına 4,5 milyar dolarlık özel temettü ödeyecek.
Bu birleşme, madencilik sektöründe şimdiye kadarki en büyük birleşmeler arasında yer alıyor ve en büyük oyuncular arasında birkaç yıldır yeniden canlanan anlaşma sürecinin doruk noktası olarak görülüyor.
Düzenleyici kurumlar tarafından onaylanması halinde, satın almanın 12 ila 18 ay içinde tamamlanması bekleniyor.
Geçtiğimiz yıl boyunca Toronto borsasında yaklaşık %20 değer kaybeden Teck’in piyasa değeri yaklaşık 17,2 milyar dolar.
Bloomberg’in görüşmeleri haber yapmasının ardından, hisse senedi işlem saatleri dışında %20’nin üzerinde değer kazandı. Anglo American hisseleri aynı dönemde %15 değer kazanarak 36,5 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı.
Her iki şirket de son yıllarda daha büyük madencilik şirketleri tarafından satın alınmak istendi: Anglo, geçen yıl BHP Group’un 49 milyar dolarlık teklifini geri çevirdi. Glencore ise 2023’te Teck’i satın almayı denedi ama başarısız oldu.
Bu başarısız teklifler, sektördeki yöneticilerin son iki yılın büyük bir bölümünü rakiplerinin rakamlarını inceleyerek potansiyel işlemleri değerlendirmekle geçirmelerine neden olan bir anlaşma çılgınlığını başlattı.
Bu artan faaliyet, büyük ölçüde küresel enerji geçişi için gerekli olan bir metal olan bakır üretimini genişletme arzusu ve BHP’nin Anglo’ya yaptığı teklifin sektörde şok dalgaları yaratmasının ardından bu fırsatı kaçırma korkusundan kaynaklanıyor.
Teck-Anglo birleşmesi uzun süredir perde arkasında tartışılıyordu. Her iki şirket de işlerini basitleştirmek istiyordu: Teck kömür işindeki çoğunluk hisselerini Glencore’a sattı, Anglo ise platin madenciliğinden çıktı ve kendi kömür madenlerini satmaya ve De Beers elmas birimini elinden çıkarmaya çalışıyor.
Her iki şirketin yönetim kurulları da anlaşmayı oybirliğiyle tavsiye ediyor. Anglo İcra Kurulu Başkanı Duncan Wanblad yeni şirketin başına geçecek, Teck’ten Jonathan Price ise başkan yardımcısı olacak.
Birleşik madencilik şirketi Vancouver’da yerleşik olacak ve Londra ile Johannesburg’da şirket ofisleri bulunacak.
Anlaşmanın duyurulması, Teck veya Anglo için yeni tekliflerin gelmesine yol açabilir. Açıklamaya göre, anlaşma, her iki şirketin de istenmeyen teklifleri değerlendirmesine ve daha iyi bir teklif olması durumunda anlaşmanın feshedilmesine izin veren hükümler içeriyor.
Teck’in amiral gemisi madeni, Şili’deki Quebrada Blanca 2 bakır projesi. Anglo, komşu Collahuasi madeninde hisseye sahiptir ve bu maden, iki işletmeyi birleştirerek üretim ve kârı artırma fırsatları sunabilir.
Anglo için, Teck’i başarıyla satın almak, başka bir potansiyel devralma teklifine karşı daha az savunmasız hale gelmesine yardımcı olabilir, fakat teklifi, “davetsiz misafirleri” çekebilir.
Bu haber, diğer rakipleri de harekete geçirebilir. Bloomberg’in daha önce bildirdiği gibi, kurucu Keevil ailesinin kontrolündeki Teck, cazip bakır varlıkları nedeniyle sektörün en büyük oyuncularından birçoğunun hedefi.
Aile, “süper oy hakkı” olan A sınıfı hisselerle Teck’i kontrol ederken, en büyük hissedarı ise Çinli varlık fonu China Investment. Keevil ailesi anlaşmayı destekliyor.
Anlaşma, bakır ve diğer kritik minerallerin dünya çapında hükümetler tarafından giderek daha stratejik olarak görülmeye başlandığı bir dönemde Kanada hükümetinin onayını gerektirecek.
Kanada geçen yıl, kritik mineral üretiminde faaliyet gösteren büyük Kanadalı madencilik şirketlerinin yabancı şirketler tarafından devralınmasını “en istisnai durumlarda” onaylayacağını açıklamıştı.
Anlaşma, her iki şirket için de bir dizi aksiliklerin ardından geldi. Teck, yıllardır aksiliklerle boğuşmasının ardından geçen hafta QB2 operasyonunu gözden geçirmeye başladı.
Anglo ise kısa süre önce kömür madenlerini satma planlarının suya düşmesini gördü ve şimdi yeni bir alıcı bulma zorluğuyla karşı karşıya. Ayrıca, elmas endüstrisinin şimdiye kadarki en derin krizlerinden birini yaşarken De Beers’i satmaya çalışıyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor











