Bizi Takip Edin

Rusya

Anket: Ruslar yaptırımları sorun olarak görmüyor

Yayınlanma

Rusya’da yapılan bir ankete göre halkın büyük çoğunluğu Batı yaptırımlarının kendilerine doğrudan bir zarar vermediğini düşünüyor. Levada Merkezi tarafından yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 86’sı yaptırımların kendileri veya aileleri için bir sorun teşkil etmediğini belirtti. Ancak, muhalif görüşlü ve ekonomik durumu kötüleşen kesimlerde yaptırımlardan şikayet edenlerin oranı daha yüksek.

Rusya halkı, Batı ülkelerinin uyguladığı yaptırımların ne ülkeye ne de kendilerine ciddi bir zarar verdiğine inanıyor.

Levada Merkezi tarafından yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 86’sı yaptırımların kendileri veya aileleri için herhangi bir sorun oluşturmadığını ifade etti.

Yaptırımlar nedeniyle maddi sıkıntı yaşadığını belirtenlerin oranı ise yalnızca yüzde 12 olarak ölçüldü.

Yaptırımların genel etkilerine ilişkin görüşler de büyük ölçüde olumsuz değil. Anket verilerine göre, yaptırımlar konusunda endişe duyanların oranı yüzde 26 ile en düşük seviyeye inerken, yaptırımları pek umursamayan veya hiç önemsemeyenlerin oranı yüzde 72’ye yükseldi.

Özellikle maddi durumu kötü olan bireyler (geliri yalnızca temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya yetenlerin yüzde 15’i) ve Moskova’da yaşayanlar (yüzde 16) yaptırımların etkisini daha fazla hissettiklerini dile getirdi.

Ancak, en çok muhalif görüşlü bireyler yaptırımlardan şikayet etti. Anket sonuçlarına göre, ülkenin yanlış yönde ilerlediğini düşünenlerin yüzde 25’i, YouTube gibi alternatif medya kaynaklarına güvenenlerin yüzde 31’i ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in politikalarını onaylamayanların yüzde 33’ü yaptırımlar nedeniyle sıkıntı yaşadığını belirtti.

Öte yandan, ekonomik olarak daha iyi durumda olanlar (dayanıklı tüketim mallarına rahatlıkla ulaşabilenler), kırsal kesimde yaşayanlar, Putin’in politikalarını destekleyenler ve televizyon haberlerine güvenenler için yaptırımlar neredeyse bir sorun teşkil etmiyor.

Bu grupta yer alanların yüzde 87-90’ı yaptırımlardan etkilenmediklerini söylüyor.

En büyük sorun: Enflasyon

Diğer anketlerde ise halk, son bir yıl içinde ekonomik durumlarının daha çok kötüleştiğini ifade ediyor.

Katılımcıların yüzde 38’i maddi durumlarının geçen yıla göre kötüleştiğini belirtirken, sadece yüzde 18’i iyileştiğini söyledi.

En büyük ekonomik sorun olarak ise yaptırımlar değil, hızla artan fiyatlar gösterildi. Hatta, fiyat artışı ve enflasyon, halkın gözünde savaşın kendisinden bile daha büyük bir sorun olarak öne çıkıyor.

İktisatçı Sergey Aleksaşenko’ya göre enflasyon, savaşın halka yüklediği en büyük maliyetlerden biri.

Düşük gelirli kesimler bu durumdan en fazla etkilenen grup olarak öne çıkıyor. Gelirlerinin büyük bölümünü gıda harcamalarına ayıran bu kişiler, fiyatların yükselmesinden en fazla zarar gören kesim oluyor.

3 Mart itibarıyla son bir yıl içinde genel enflasyon oranı yüzde 10,1’e, gıda enflasyonu ise yüzde 11,7’ye ulaştı.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi’nin (TsMAKP) hesaplamalarına göre, düşük gelirli bireylerin hissettiği enflasyon oranı resmi rakamların yaklaşık 1,5 katı seviyesinde.

2022-2023 yıllarında Rusya’ya yapılan ihracat sevkiyatlarında, diğer ülkelere kıyasla yüzde 2,5 ila 7,5 arasında bir fiyat artışı yaşandığı tespit edildi.

Ekonomist Aleksandr Firançuk’a göre, Rusya’nın yaptırımlar nedeniyle ithalat maliyetlerindeki artıştan kaynaklanan kaybı yalnızca 2023 yılında 20 milyar doları buldu.

Ancak, halkın büyük bir bölümü bu ekonomik bağlantıları görmezden geliyor.

Levada Merkezi araştırma direktörü Lev Gudkov, “Halkın büyük kısmı Batı yaptırımları, Ukrayna’daki askeri müdahale, enflasyon ve fiyat artışları arasında bir ilişki kuramıyor. Bunun nedeni, bu tür ekonomik bağlantıları kavrayacak entelektüel veya dilsel araçlardan yoksun olmaları ve onları bu konuda ikna edecek güvenilir otoritelerin eksikliği,” değerlendirmesini yaptı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English