Bizi Takip Edin

Avrupa

Avrupa Parlamentosu’ndan Sırbistan’a Rusya yaptırımları şartı

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosu (AP), Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) katılabilmesi için dış politikasını Birlik ile tamamen uyumlu hale getirmesini ve bu kapsamda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmasını talep eden kararı kabul etti.

Strazburg’da 22 Ekim’de düzenlenen Genel Kurul oturumunda onaylanan belgeye 457 milletvekili “evet”, 103 milletvekili “hayır” oyu verirken 72 milletvekili çekimser kaldı.

AP kararında, Sırbistan’ın AB üyelik perspektifine “sarsılmaz destek” verildiği teyit edildi. Bununla birlikte, üyelik sürecinin ancak demokrasi, hukuk devleti, temel insan haklarının korunması ve AB’nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla “tam uyum” sağlanması halinde ilerleyebileceği ifade edildi.

Karar metninde, bu uyumun Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılımı da kapsadığı açıkça belirtildi.

Sırbistan’daki siyasi atmosfer ve yargı süreçleri de gündemde

Kararın gerekçeleri arasında, Novi Sad’da yaşanan trajedinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen “ülkede süregelen siyasi kutuplaşma ve devlet baskıları” gösterildi.

Parlamenterler, Sırbistan yönetiminin “artan baskılardan, şiddetin normalleşmesinden ve demokratik kurumların zayıflamasından siyasi olarak sorumlu olduğunu” iddia etti.

Ayrıca kararda, bir tren istasyonunda çatının çökmesi sonucu can kayıplarına yol açan olaya ilişkin yargı sürecinin şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısı yapıldı.

Milletvekilleri, Belgrad yönetiminden AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu’nun (ODIHR) seçim gözlem raporundaki tavsiyeleri eksiksiz uygulamasını da istedi. Bu adımın, ülkede adil ve özgür seçimlerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu savunuldu.

Parlamento, durumu yerinde incelemek üzere Avrupa Parlamentosu üyelerinin de dahil olacağı bir AB heyetinin Sırbistan’a gönderilmesi fikrini destekledi.

Heyetin, ülkedeki “demokratik süreci” ve devam eden protestoları değerlendirmesi öngörülüyor.

Von der Leyen: Yaptırımlar olmadan üyelik yolu kapalı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 15 Ekim’de Belgrad’a yaptığı ziyaret sırasında, Rusya’ya yaptırım uygulanmadığı sürece Sırbistan’ın AB üyeliği yolunun kapalı olacağını vurgulamıştı.

Von der Leyen, “Dış politikamızla daha yüksek düzeyde bir uyum görmemiz gerekiyor, buna Rusya’ya yönelik yaptırımlar da dahil. Aksi halde, Sırbistan’ı güvenilir bir ortak olarak göremeyiz” diye konuşmuştu.

Sırbistan, 2009’da AB üyeliği için başvurmuş, 2012’de aday ülke statüsü almış ve 2013’te katılım müzakerelerine başlamıştı. AB kriterlerine göre aday ülkelerin, dış politikalarını Brüksel’in kararlarıyla uyumlu hale getirmesi ve Kopenhag kriterlerini yerine getirmesi gerekiyor.

Bu kriterler arasında demokrasinin istikrarı, hukuk devleti, insan hakları ve Birliğin siyasi-ekonomik yükümlülüklerini üstlenme taahhüdü bulunuyor.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Von der Leyen ile yaptığı görüşmede AB üyeliğinin ülkesinin “stratejik tercihi” ve dış politikasının “öncelikli hedefi” olduğunu söylemişti.

Vucic, “Bu yaklaşım, en azından bir sonraki seçimlere kadar, hatta inandığım üzere ondan sonra da değişmeyecek” demişti.

Cumhurbaşkanı, müzakerelerde yaşanan zorluklara rağmen Belgrad’ın Avrupa entegrasyonu yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü belirtmişti.

Öte yandan Sırbistan’ın Avrupa İşleri Bakanı Nemanja Starovic, temmuz ayında yaptığı bir açıklamada, ülkesinin AB üyeliği perspektifi “açık şekilde somutlaştığında” Rusya’ya yaptırım uygulayabileceğini söylemişti.

Vucic: Sokakları holiganlardan temizleyeceğiz

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English