Avrupa
Avusturya, Rusya’ya dönük yeni yeni AB yaptırımlarını veto edebilir

Avusturya, Raiffeisen Bank’ın taraf olduğu 2 milyar avroyu aşan bir tazminat anlaşmazlığı nedeniyle Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı hazırladığı 19. yaptırım paketini geciktiriyor.
Avusturya, Raiffeisen Bank’ı merkezine alan ve 2 milyar avroyu aşan tazminat anlaşmazlığı nedeniyle Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya karşı hazırladığı 19. yaptırım paketinin kabulünü geciktiriyor.
Bloomberg‘e konuşan kaynaklara göre Viyana yönetimi, yaptırım listesindeki Rus iş insanı Oleg Deripaska ile bağlantılı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını talep ediyor.
Bu adımın, Raiffeisen Bank’ın, Deripaska ve yine yaptırım listesinde bulunan Dmitriy Beloglazov’a ait Avusturyalı inşaat şirketi Strabag’daki hisseleri devralmasını sağlaması hedefleniyor.
Söz konusu hisselerin güncel piyasa değeri 2,3 milyar avro seviyesinde bulunuyor.
Daha önce bu hisselerle ilgili yaşanan anlaşmazlık sonucunda Rusya’daki bir mahkeme, bankanın 2 milyar avrodan fazla tazminat ödemesine karar vermişti.
Davayı açan şirketlerden biri olan Rasperia Trading, mevcut durumda hem Strabag hisselerini hem de Rusya’da kendisine ödenen 2,1 milyar avroluk tazminatı elinde tutuyor.
Raiffeisen Bank Genel Müdürü Johann Strobl, çarşamba günü yaptığı açıklamada, önerilen planı “bu durumu değiştirmenin bir yolu” olarak tanımladı.
AB üyeleri emsal teşkil etmesinden endişeli
Financial Times‘ın yedi Avrupalı yetkiliye dayandırdığı habere göre, varlıkların çözülmesine ilişkin hüküm, Rusya’ya yönelik son yaptırım öneri paketine dahil edildi.
Fakat Bloomberg‘in haberine göre, çarşamba günü AB üyesi ülkelerin büyükelçileri arasında yapılan toplantıda Avusturya bu talebinde yalnız kaldı. Pek çok ülke, bu adımın yaptırım listesindeki diğer kişi ve şirketler için emsal oluşturmasından endişe duyuyor.
EUobserver‘ın ulaştığı öneri taslağına göre Avusturya, mevcut yaptırımlara bir istisna eklenmesini teklif etti.
Bu istisna, “AB üyesi devletlerin yetkili makamlarının, gerekli gördükleri koşullar altında, üç Rus şirketi ve kara listedeki iki kişiyle doğrudan ya da dolaylı bağlantılı dondurulmuş fonların serbest bırakılmasına izin verebilmesini” içeriyor.
Belgelerde bu şirketlerin Rasperia, Iliadis ve Titul; kişilerin ise Deripaska ve ondan Rasperia’yı devralan Beloglazov olduğu belirtiliyor.
Ancak AB Bakanlar Konseyi belgelerinde, bu iki isim arasındaki işlemlerin yalnızca kâğıt üzerinde yapıldığı ve asıl amacın Strabag hisselerini devrederek Avusturya’daki varlık dondurma kararını aşmak olduğu ifade ediliyor.
Bu planın başarısız olması üzerine tarafların Rus mahkemesine başvurduğu ve mahkemenin davacı lehine karar verdiği belirtiliyor.
Avusturya’nın önerdiği planın hayata geçirilmesi, fiilen Rus mahkemesinin kararının uygulanması anlamına gelecek.
“Yaptırımları gevşetmenin değil, sıkılaştırmanın zamanı”
Atlantik Konseyinden Lukas Andriukaitis, bu durumun Rusya’da varlıkları bulunan diğer Avrupalı banka ve şirketlerin yanı sıra Rus milyardeleri ve firmalarını da “benzer istisnalar talep etmeye teşvik edebileceği” iddiasında bulundu.
EUobserver‘a konuşan bir AB diplomatı, “Yeni istisnalar yaratılmasına karşıyız. Şu anda yaptırımları gevşetmenin değil, sıkılaştırmanın zamanı” dedi.
Bir başka diplomat ise Avusturya’nın bu nedenle 19. yaptırım paketini veto etmesi halinde, “böylesine küçük bir ülke için bunun kolay kolay affedilmeyeceğini” söyledi.
Slovakya’dan farklı gerekçelerle itiraz
Benzer bir tavır, farklı bir gerekçeyle Slovakya’dan da geldi. Ülkenin Başbakanı Robert Fico, eylül ayında yaptığı açıklamada, “Avrupa Komisyonu, iddialı iklim hedeflerimizi otomotiv endüstrisinin ihtiyaçlarıyla nasıl uzlaştıracağımıza dair gerçekçi öneriler sunmadıkça Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları desteklemeyeceğim” diye konuşmuştu.
Fico, otomotiv sektörünün Slovakya ekonomisi için önemini vurgulamıştı.
Avrupa
Volkswagen CEO’su Blume “alarm veriyor”

Volkswagen CEO’su Oliver Blume, otomobil üreticisinin “kritik sınırın ötesinde” bir durumda olduğu uyarısında bulundu.
Şirketin intranetinde yayınlanan ve AFP’ye gönderilen bir röportajda Blume, Volkswagen ve Alman otomotiv endüstrisinin, küresel olumsuzluklar ve Çinli rakipler nedeniyle “tarihlerinin en büyük sarsıntısıyla” karşı karşıya olduğunu söyledi.
Otomobil üreticisi, büyük çaplı işten çıkarmaları değerlendiriyor ve önümüzdeki günlerde Blume, şirketin planları hakkında güncel bilgiler vermek üzere Volkswagen’in Wolfsburg’daki genel merkezinde ve Zwickau ile Emden’deki tesislerinde çalışanlarla bir araya gelecek.
Blume röportajda, fabrika kapatmalarına ilişkin henüz bir karar alınmadığını belirtmekle birlikte, “Emden, Hannover, Zwickau ve Neckarsulm’daki fabrikaların 2030’larda kârlı kalabilmelerine yönelik şu anda herhangi bir yol göremedikleri” şeklindeki şirketin tutumunu yineledi.
Şirketin ayrıca Avrupa’da yıllık 500.000 araçlık bir üretim fazlasıyla başa çıkmak zorunda olduğunu da sözlerine ekledi.
Blume, fabrikaların kapatılmasının her zaman “en son ve en pahalı çözüm” olacağını belirtti.
Otomobil üretiminin durdurulabileceği tesislerde Volkswagen’in başka “endüstriyel çözümler” araştırdığını da ekleyen Blume, Osnabrück’teki fabrikasının kullanımı konusunda savunma sanayinden şirketlerle ileri aşamadaki görüşmelere işaret etti.
Temmuz ayında Blume, Volkswagen denetim kuruluna tasarruf planlarını sunmuş fakat herhangi bir karar alınmamıştı.
Alman basını o dönemde, Volkswagen Grubu’nun ana hissedarı olan ve oy haklarının %20’sine sahip Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin planları onaylamayı reddettiğini bildirmişti.
Grup halihazırda 50.000 kişilik işten çıkarma kararı almıştı ve Blume, 37.000 çalışanla anlaşmaya varıldığını belirtti.
Blume, otomotiv devi adına çalışanlara “el ele vermeleri” çağrısında bulundu ve “Şirketteki herkes bu planı desteklerse başarılı olabiliriz,” dedi.
IG Metall sendikasının başkanı cuma günü yönetimi sert bir şekilde eleştirdi ve fabrika kapanmalarına direneceğine söz verdi.
Christiane Benner, Wirtschaftswoche haftalık dergisine verdiği demeçte, “Volkswagen çalışanları zaten ağır ve acı verici kesintileri kabul etmek zorunda kaldı ve şimdi de bir tokat daha yiyorlar,” dedi.
Avrupa
AB, Ukrayna’ya 6,1 milyar avroluk desteği onayladı

AB, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin artan Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarını püskürtmekte zorlandığı bir ortamda, ülkeye 6,1 milyar avroluk yeni bir fon tahsis etmeyi onayladı.
Ukrayna, AB destek kredisinden sağlanan bu parayı, zor durumda olan hava savunmasını güçlendirmek ve diğer askeri ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, hafta sonu yaptığı açıklamada, ülkesinin bu yıl AB’den toplam 30 milyar avroluk destek beklediğini belirtti.
Avrupa Komisyonuna göre, yeni fon hava ve füze savunma sistemleri, füzeler, mühimmat ve radarları karşılamak üzere ayrıldı.
Rus hava saldırılarıyla ağır darbe alan Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinde özellikle balistik füze önleyiciler konusunda eksiklik yaşanıyor.
6,1 milyar avro, 90 milyar avroluk Ukrayna Destek Kredisi’nin bir parçası ve gelecekteki silah alımları için halihazırda onaylanmış olan 16 milyar avroya ekleniyor.
Bu 16 milyar avronun 8,35 milyar avrosu, her bir ödemenin AB’nin somut satın alma sözleşmelerini onaylamasına bağlı olması nedeniyle, şu ana kadar ödenmiş durumda.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bugün (24 Ağustos) yaptığı basın açıklamasında, “Rusya saldırılarını yoğunlaştırırken, Ukrayna’nın halkını koruması ve hava sahasını savunmasına yardımcı olmak için adımlar atıyoruz. Avrupa, Ukrayna’nın yanındadır ve ihtiyaç duyduğu anda ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlayacağız,” dedi.
Komisyon, fonun büyük bir kısmının Avrupa yapımı savunma teçhizatına harcanacağını belirtti.
AB yürütme organı, “stokların eritilmesi, siparişlerin önceliklerinin yeniden belirlenmesi ve üretimin artırılması yoluyla AB tedariklerinde önemli bir artışa” ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Zelenskiy, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın gelecek yılın başında ordusuna yeterli teçhizat sağlamak için 7 milyar ila 9 milyar avroya ihtiyacı olacağını söyledi. Maaşlar ve diğer harcamalar için ise 17 milyar avro daha gerekecek.
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın da aralarında bulunduğu “İstekliler Koalisyonu” temsilcileri, Ukrayna’ya ek destek konusunu görüşmek üzere şu anda Kiev’de toplanıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise önleme sistemlerinin teslimatını hızlandıracağına dair taahhütte bulundu.
Avrupa
İsviçreli bankaya göre Avrupa yapay zeka trenini kaçırdı

Financial Times, ABD’nin yapay zeka gelişimine Avrupa’dan katbekat fazla yatırım yaparak teknolojik ilerlemedeki farkı açtığını aktardı. İsviçreli özel banka J Safra Sarasin Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını ve ABD’yi yakalayamazsa refah seviyesinin gerileyeceğini belirtti.
ABD, yapay zeka alanındaki gelişimini Avrupa’ya kıyasla katbekat yüksek yatırımlarla sürdürürken iki taraf arasındaki teknolojik ilerleme farkı giderek açılıyor.
Financial Times’ın (FT) haberine göre, İsviçreli özel banka J Safra Sarasin’in Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın en son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını belirtti.
Junius, Avrupa ile ABD arasındaki devasa yatırım farkının en azından kısmen geçici bir durum olduğunu savundu. Junius konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD’deki yapay zeka yatırımları bu ölçekte sonsuza kadar sürmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Avrupa’da yenilikçilik ve esneklik düzeyinde bir gerileme görüldüğüne işaret eden ekonomist, bu tablonun kısmen iş gücü piyasalarındaki katılıktan kaynaklanabileceğine dikkati çekti.
Junius ayrıca, “Avrupa ileri teknolojiler alanında ABD’yi yakalayamazsa ABD’ye kıyasla göreli yaşam standardımız düşmeye devam edecektir” uyarısında bulundu.
Daha önce, 21 Ağustos’ta Bloomberg tarafından yayımlanan haberde, Çin’in yapay zeka alanındaki liderlik yarışında ABD ile arasındaki farkı hızla kapattığı bildirilmişti.
Çin modellerinin kullanım ölçeği ve maliyet gibi temel göstergelerde şimdiden öne geçmeye başladığı, bu durumun da OpenAI ve Anthropic dahil olmak üzere ABD’li şirketlerde endişeye yol açtığı kaydedilmişti.
Bundan önce ise ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın petrol sektöründen daha büyük bir endüstri haline gelebileceğini ve bu alandaki yarışı kazanan tarafın belirleyici bir üstünlük elde edeceğini ifade etmişti.
Nisan ayında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları kapsamında maliye bakanları, merkez bankası başkanları ve ilgili düzenleyici kurum temsilcileri en yeni yapay zeka modellerinin barındırdığı tehditleri ele almıştı.
Toplantılar marjında İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, düzenleyici kurumların küresel finans sistemine yönelik siber riskleri hızlandırılmış bir süreçle değerlendirmek zorunda kalacağını açıklamıştı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor












