Diplomasi
Azerbaycan Havayolları Rusya’nın 7 şehrine uçuşları askıya aldı

25 Aralık’ta Azerbaycan Havayolları’na ait bir uçak Grozni’ye iniş yapamayarak Aktau’da düştü. Kazada 38 kişi hayatını kaybederken, uçuş güvenliği gerekçesiyle Azerbaycan ve Kazakistan’dan Rusya’ya bazı uçuşlar askıya alındı. Azerbaycan, kazanın Rusya tarafından ateşlenen bir füze nedeniyle gerçekleştiğini iddia ederek Moskova’ya özür ve tazminat çağrısında bulundu. Rusya, iddiaları araştırmanın sonucunu beklemeden yorum yapmanın doğru olmadığını belirtti.
Azerbaycan Havayolları (AZAL), bir uçağının Grozni’ye iniş yapamayıp Kazakistan’ın Aktau kentinde düşmesi sonrasında Rusya’daki yedi şehre uçuşlarını durdurma kararı aldı.
APA ajansının haberine göre, 28 Aralık 2024 tarihinden itibaren havayolu şirketi Bakü’den Mineralnıye Vodı, Soçi, Volgograd, Ufa, Samara, Grozni ve Mahaçkale’ye sefer düzenlemeyecek.
Havayolu şirketinin açıklamasında, bu kararın, Embraer 190 tipi uçağın kazasına ilişkin ön inceleme sonuçları ve uçuş güvenliğiyle ilgili olası riskler nedeniyle alındığı belirtildi.
Seferler, kazanın nedenine ilişkin soruşturma tamamlanana kadar askıda kalacak. Ancak şirket, Moskova, St. Petersburg, Yekaterinburg, Astrahan, Kazan ve Novosibirsk’e uçuşlara devam edecek.
Aynı zamanda Kazakistan havayolu şirketi Qazaq Air de Astana’dan Yekaterinburg’a uçuşlarını durdurduğunu açıkladı. 28 Aralık 2024 ile 27 Ocak 2025 tarihleri arasında bu güzergâhta sefer düzenlenmeyecek.
Şirketin açıklamasında, “Uçuşların durdurulması, Rusya’ya yönelik uçuş risklerinin sürekli değerlendirilmesi sonucu yolcuların ve mürettebatın güvenliğini sağlamak amacıyla yapılmıştır,” denildi. Buna karşılık şirket, Omsk ve Novosibirsk seferlerine devam edecek.
Öte yandan, İsrail’in ulusal havayolu şirketi El Al, 26 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Moskova’ya uçuşlarını bir hafta süreyle askıya aldığını duyurmuştu.
Bakü’den Grozni’ye giden bir yolcu uçağı Kazakistan’da düştü
Pilotlardan tepki: Rusya’da uçuş yapmak riskli
AZAL’daki kaynaklar, Mojem Obyasnit adlı yayına konuşarak, pilotların kaza sonrası Rusya’ya uçuş yapmak istemediklerini aktardı. Kaynaklardan biri, “Ruslar sadece uçağımızı düşürmekle kalmadı, aynı zamanda onu kendi en yakın havaalanlarına indirmemize de izin vermedi. Şu an pilot camiasındaki hâkim görüş bu yönde. Bu durumun tekrar yaşanmayacağının garantisi var mı? Kimse riske girmek istemiyor,” ifadelerini kullandı.
25 Aralık’ta Bakü’den Grozni’ye gitmekte olan AZAL’a ait Embraer 190 tipi uçak, Aktau yakınlarında düştü. Uçakta 62 yolcu ve 5 mürettebat bulunuyordu: 42 Azerbaycan, 16 Rusya, 6 Kazakistan ve 3 Kırgızistan vatandaşı. Kazada 38 kişi hayatını kaybederken, 29 kişi kurtuldu.
Batılı medya organlarının Azerbaycan hükümetindeki kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, kazanın nedeni, Rusya’nın Pantsir-S hava savunma sistemi tarafından ateşlenen bir füze. Füze, Grozni’ye iniş yapmaya çalışan uçağın yakınında infilak etti.
Grozni’nin o sırada insansız hava araçları saldırısını püskürttüğü belirtildi. Ayrıca, uçağın pilotlarına Rusya’daki tüm havaalanlarında acil iniş izni verilmediği ve uçağın iletişim sistemlerinin elektronik harp araçlarıyla felç edildiği ifade edildi. Bu nedenle, yönünü şaşıran mürettebat Aktau’ya yönelmek zorunda kaldı.
Azerbaycan’dan Rusya’ya tepki
Öte yandan Azerbaycan Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyesi Rasim Musabekov, Turan ajansına verdiği demeçte, “Uçak Rusya’nın Grozni semalarında vuruldu ve bunu inkâr etmek imkânsız,” dedi.
Musabekov, Moskova’yı medya ortamında delilleri örtbas etmeye çalışmakla suçlayarak, bunun yerine özür dilemesi, suçluları cezalandırması ve mağdurlara ile hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemesi gerektiğini vurguladı. “Eğer bu olmazsa, ilişkiler elbette farklı bir boyuta taşınacaktır,” uyarısında bulundu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise, gazetecilerin, uçağın vurulduğuna dair iddiaları yorumlama taleplerine, Azerbaycan, Kazakistan ve Rusya’nın yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyleyerek yanıt verdi.
Peskov, “Bu aşamada herhangi bir varsayımda bulunmak yanlış olur ve elbette bunu yapamayız. Kimse bunu yapmamalı,” diye konuştu.
Diplomasi
Hürmüz’de petrol sevkiyatı saldırılar sonrası sert düştü

İran ile ABD arasında yeniden başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi. Bloomberg’e göre İran petrol ihracatını sürdürse de sevkiyatların alıcı bulup bulamayacağı belirsizliğini koruyor.
İran’ın gemilere yönelik saldırılarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın çarşamba günü ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve ABD’nin İran topraklarına yeni saldırılar düzenlemesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde durdurdu.
Bloomberg’in haberine göre ABD ile Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün desteklediği Umman kıyısı boyunca uzanan güzergâhta perşembe günü neredeyse hiç gemi hareketi görülmedi. Basra Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’na yalnızca bir süpertankerin çıktığı bildirildi.
Kpler verilerine göre tanker trafiğindeki düşüş çarşamba günü başladı. O gün boğazdan iki yönde toplam yaklaşık 20 gemi geçti. Buna karşılık ABD ile İran’ın boğazın yeniden açılması konusunda anlaşmasının ardından geçen üç haftada günlük ortalama 34 gemi geçiş yaptı.
En yüksek günlük sayı ise 24 Haziran’da 59 olarak kaydedildi. Savaştan önce Hürmüz Boğazı’nı günde ortalama 135 gemi kullanıyordu.
İran ise petrol ihracatını sürdürmeye devam etti. Bloomberg’in aktardığına göre son 24 saatte dört süpertanker ve daha küçük bir tanker toplam 11 milyon varil petrol taşıdı. Bu miktar, savaş öncesindeki yaklaşık bir haftalık ihracat hacmine denk geliyor.
Ancak bu petrolün alıcı bulup bulamayacağı ya da tankerlerde depolanarak yüzer depolama kapasitesine dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor. Trump, bir gün önce İran petrolünün satın alınmasına geçici olarak izin veren ve yaptırımları askıya alan lisansı iptal etmişti.
Çarşamba günü işlemlerde varil başına 80 doların üzerine çıkan Brent petrolünün fiyatı ise perşembe günü 76,8 dolara geriledi.
ING Bankası’nın değerlendirmesine göre haziran ayı sonunda Basra Körfezi’nden tankerlerle günlük yaklaşık 6 ila 7 milyon varil petrol ihraç ediliyordu.
Banka, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin ihracatın bir bölümünü boru hatlarına yönlendirmesi nedeniyle savaş öncesi seviyelere dönmek için günlük sevkiyatın yaklaşık 14 milyon varile çıkmasının yeterli olacağını öngördü.
Diplomasi
Yunanistan, Türkiye’nin SAFE programına erişimini veto etmeye devam edecek

Yunanistan, Ankara’nın “casus belli” (savaş sebebi) beyanını geri çekmediği sürece Türkiye’nin AB’nin SAFE programına katılımına veto etmeye devam edecek.
SAFE (Security Action for Europe – Avrupa Güvenlik Eylemi), Avrupa Birliği tarafından 2025 yılında oluşturulan 150 milyar avro bütçeli ortak savunma finansman programı.
Kathimerini’ye demeç veren bir Yunan kaynak şunları söyledi:
“Yunanistan’ın tutumu son derece net: Casus belli’nin varlığı resmi bir savaş tehdidi teşkil eder ve ne zaman geçmesi ne de kamuoyunun buna aşina olmasıyla önemi azalır. Bu tehdit ancak bildirinin kesin olarak geri çekilmesiyle ortadan kalkar.”
Diplomatik kaynak, Yunanistan’ın bu konuyu tüm ortaklarıyla gündeme getirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Yunan kaynak, daha önce savaş sebebi bildirisinin önemini küçümseyen ve Türkiye’nin kendisine tehdit oluşturmayan hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını belirten Türkiye Savunma Bakanlığı’na ve Türk kamuoyunun casus belli hakkında bir fikri olmadığını savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt vermiş gibi görünüyor.
Savaş sebebi bildirisi, Yunanistan’ın karasularını genişletme olasılığına yanıt olarak 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmişti.
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias da ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.
Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”
Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.
Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.
Diplomasi
Dendias: Türkiye’nin F-35’leri alması Yunanistan’ı memnun etmez

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.
Dendias perşembe günü Atina’da düzenlenen The Economist konferansında yaptığı açıklamada, “Dürüst olacağım. Yunanistan, Türkiye’nin F-35’leri almasından memnun değil; Yunanistan, Türkiye’nin yeni nesil uçaklar için motor almasından da memnun değil,” dedi.
Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”
Dendias şöyle devam etti:
“ABD hükümeti için, NATO ve özellikle Doğu Akdeniz’deki istikrarın hayati önem taşıdığı kesin. Öyleyse, Doğu Akdeniz’deki bir ülkeye, bunun başka bir müttefik üyeye karşı kullanılamayacağına dair bir şart olmaksızın bir platform sağlamak, ABD’nin çıkarına mı, değil mi?”
Ankara’daki NATO toplantısı öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump, uçak satışını kolaylaştırmak için Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırabileceğini ima etmişti.
Türkiye’nin F-35’leri satın alma isteği, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze sistemini satın alması nedeniyle yasal engellerle karşı karşıya.
ABD Kongresi, Rus sisteminin ABD yapımı savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, Ankara’nın S-400’leri elinde tuttuğu sürece Türkiye’ye F-35 satışı yapılmasını yasaklayan bir yasa kabul etmişti.
Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.
Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.
Söyleşi2 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Rusya2 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş6 gün önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Diplomasi2 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı











