Amerika
Bannon: Musk’ı tekno-feodalden popülist-milliyetçiye dönüştürmek istiyorum

İlk döneminde Donald Trump’ın danışmanlığını yapan Steve Bannon’ın milyarder Elon Musk’a yönelik tepkisi sürüyor.
POLITICO’ya konuşan Bannon, Trump’ın yeni başkanlık dönemine ilişkin görüşlerini açıkladı.
Beyaz Saray’da çok daha sıkı bir yönetim olacağını öngördüğünü kaydeden Bannon, Trump’ın ilk dönemindeki “şok ve dehşet” stratejisinin “2017’de kaldığını” söyledi.
Bannon’a göre Trump’ın ekibi, Trump’a sadık kişilerden oluşan derin bir kadro ve Project 2025 gibi son birkaç yılını politika geliştirmekle geçirmiş gruplarla daha hazırlıklı geldiği için, yeni yönetimin işe koyulmak için daha iyi bir konumda olacak.
Eski danışman, Trump’ın ikinci döneminin ilk günlerinin daha da yoğun geçeceğini, hızlı kabine onaylarından, üzerinde düşünülmüş bir dizi yürütme eylemi ve yasaya kadar, ilk dönemine damgasını vuran “hızlı ve dağınık politika yapımından” farklı olacağını öngördü.
Bannon, “‘Gök gürültüsü günleri’ bence önümüzdeki pazartesi gününden itibaren kullanılacak kavram olacak ve bence önümüzdeki hafta başlayacak olan bu gök gürültüsü günleri inanılmaz derecede yoğun olacak,” dedi.
Fakat Bannon yeni Beyaz Saray’ın Trump’ın ilk yönetimine damgasını vuran “çekişmeli, açık kavgadan” çok daha farklı görünmesini beklediğini de söyledi.
Steve Bannon, Elon Musk’a ‘ırkçı’ dedi, MAGA’dan atma sözü verdi
Yeni Özel Kalem Müdürü Susie Wiles’ı anlayışlı liderlik tarzından dolayı takdir eden Bannon, onu “harika” ve “emin eller” olarak nitelendirdi.
POLITICO’ya göre Bannon’un Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson hayranı olmadığı bir sır değil, fakat Trump’ın hem Johnson’a hem de Senato Çoğunluk Lideri John Thune’a güvendiğini kabul etti ve bunun Cumhuriyetçiler zayıf bir üçlü güçle yasama yapmaya çalışırken önemli olduğunu söyledi.
Fakat parti için “yoğun” bir dönem olacağını söyleyen Johnson, Trump’ın yasama gündemini ilerletmek için en iyi uzlaşma stratejisi üzerine yapılan tartışmanın şu anda en “önemli mücadele” olduğunu ve önümüzdeki dört yılın tonunu belirleyeceğini sözlerine ekledi.
“Başkan Trump her iki tarafla da çok rahat ve bence bu çok önemli çünkü bu savaşa girmek gibi bir şey olacak, değil mi? O an çok yoğun olacak ve kararlar verilmesi gerekecek. Bu insanların kararlarına güvenmek zorundasınız,” diyen Bannon, kendisinin farklı görüşleri olduğunu da sözlerine ekledi ama nihai kararları Başkan Trump’ın vereceğini kabul etti.
Parti içi mücadelenin yaşanacağı yerlerden biri de vergi politikası. Bannon, zenginler ve şirketler üzerindeki vergilerin artırılması ve federal harcamalarda kesinti yapılması yönündeki talebini yineledi. Federal kesintiler için de savunma harcamalarına bakılması gerektiğini söyledi.
Bannon, “sınır çarı” Tom Homan ve Trump’ın politika şefi yardımcısı Stephen Miller’ın sınırı ve yasadışı göçü engellemek için bir dizi eylem hazırladıklarını bildiğini söyledi.
Fakat Bannon, Trump’ın bu konuda daha da ileri gittiğini görmek istediğini söyledi ve yeni yönetim politika çözümlerini sıralarken ülkeye tüm göçün geçici olarak durdurulması çağrısında bulundu.
Bannon ayrıca gümrük vergileri ve yabancı kaynaklardan elde edilen diğer gelir türlerini toplamanın bir yolu olarak bir Dış Gelir Servisi oluşturulmasını görmek istediğini söyledi.
Trump bu podcast’tan kısa bir süre sonra Truth Social’da tam da bunu yapacağını ilan etti.
Bannon’a teknoloji milyarderi Elon Musk’ın seçilmiş başkana çok yakın olup olmadığı sorulduğunda ise bir espriyle, “Benim için şok edici olan çok fazla güce sahip olmaması,” karşılığını verdi.
Bannon, Hazine Bakanlığı için Musk’ın favorisi Howard Lutnick yerine Scott Bessent’in kazanmasını örnek gösterdi. Ayrıca, şirketlerin ABD’ye kalifiye işçi getirebilmeleri için tasarlanan ve Musk’ın tercih ettiği H-1B vizeleri konusundaki mücadelede Tesla CEO’sunun programın reforma ihtiyacı olduğunu kabul ederek şimdiden geri adım attığını belirtti.
Bannon, MAGA destekçilerinin Musk’ı eninde sonunda kendi pozisyonlarına daha da yaklaştıracaklarını, yani programın tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bannon, H-1B mücadelesine atıfta bulunarak, “Bu raundu kazanıyoruz, bu raundu oldukça büyük kazanıyoruz. Sanırım Elon’u oraya getireceğiz. Elon Musk’ı bir tekno-feodaden popülist bir milliyetçiye dönüştürebildiğim anda gerçek bir ilerleme kaydetmeye başlayacağız,” dedi.
Fakat Musk’ın etkisinin sınırlı olduğunu iddia etse de Bannon, milyarderin Trump’ın kampanyasına yüz milyonlarca dolar destek verdiğini ve “masada bir yeri hak ettiğini” kabul etti.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı










