Bizi Takip Edin

ORTADOĞU

Benny Gantz’ın yarın koalisyondan çekilmesi bekleniyor

Yayınlanma

Benny Gantz’ın geçen ay Netanyahu’ya verdiği Hamas sonrası Gazze planını da içeren vizyonunun kabul edilmesini talep ettiği ültimatom gereği partisini yarın hükümetten çekmesi bekleniyor.

İsrail Savaş Kabinesi üyesi ve eski Savunma Bakanı Benny Gantz, savaş sonrası Gazze için hazırladığı planın 8 Haziran’a kadar onaylanmaması halinde partisinin (Ulusal Birlik) Netanyahu hükümetinden istifa edeceğini duyurmuştu.

Gantz’ın, Savaş Kabinesi’nin kabul etmesini istediği 6 maddelik eylem planı şöyle: “Esirlerin iadesi, Hamas yönetiminin zayıflatılması, Gazze Şeridi’nin askerden arındırılması, Gazze Şeridi’ni yönetmek için Hamas’ı ya da Mahmud Abbas liderliğinde Ramallah’taki Filistin Yönetimi’ni içermeyen bir Avrupa-Arap koalisyonu kurulması, kuzeyde yaşayanların geri dönmesi ve tüm İsraillilerin orduda görev yapmasının sağlanması.”

Gantz’ın ofisinden Gantz’ın yarın akşam saat 20:40’ta bir basın açıklaması yapacağı duyuruldu.

İsrail basınında yer alan haberlere göre, koalisyon partilerinin Gantz’la aralarındaki görüş ayrılıklarını gidermek ya da koalisyonda kalmasını sağlamak için sürdürdükleri herhangi bir müzakere ya da çaba bulunmuyor ve herhangi bir son dakika sürprizi yaşanmazsa Gantz üç hafta önce verdiği ültimatomu yerine getirecek zira Netanyahu hükümeti Gantz’ın taleplerini yerine getirmedi.

Muhalif kanatta yer alan Gantz, Hamas’ın 7 Ekim’deki sürpriz baskınından günler sonra acil savaş hükümeti kurmak için Netanyahu’nun koalisyonuna katılmıştı.

https://harici.com.tr/gantzin-misyonu/

“ABD ertelemesini istedi”

İsrail devlet kanalı KAN’ın dünkü haberine göre ABD hükümeti ateşkes ve esir takası için Biden’ın sunduğu öneri çerçevesinde müzakereler sürerken Gantz’dan hükümetten ayrılma tarihini ertelemesini istedi.

Times of Israel’de yer alan habere göre Netanyahu’nun aşırı sağcı ortakları Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich; İsrail Savaş Kabinesi tarafından onaylanan Biden’ın sunduğu ateşkes önerisini kabul etmeyeceklerini duyurdular. Her ne kadar Netanyahu mevcut teklifin İsrail’in savaş hedeflerine ulaşmasını sağlayacağında ısrar etse de böyle bir anlaşmanın kabul edilmesi halinde hükümeti düşürme tehdidinde bulunmaları Gantz’ın koalisyondaki varlığını anlaşmanın başarısı açısından önemli kılıyor.

Öte yandan İsrail basını, rehine yakınlarının Gantz’dan koalisyonda kalmasını istediklerini aktardı.

Perşembe günü, oğlu Matan Gazze’de rehin tutulan Einav Zanguaker, Gantz’a diğer koalisyon üyelerini önerilen anlaşmayı onaylamaya ikna etmek için hükümette kalması çağrısında bulundu. Matan, “Şimdi senin sorumluluğun devreye girmeli, hem de orada bulunduğun sekiz ay boyunca olduğundan daha fazla” dedi ve ayrılması halinde Netanyahu’nun rehinelerden “vazgeçmesine” izin vermiş olacağını sözlerine ekledi.

Gantz’ı hükümetten ayrılmaya ve oğlunu “terk etmeye” karar verdiyse bunu yüzüne karşı söylemeye çağırdı. “Nerede olursam olayım bu mücadeleye bağlıyım” diye cevap veren Gantz, rehinelere yardım etmek için her yolu deneyeceğini de sözlerine ekledi.

Anketlerde önde

Ynet haber sitesi perşembe günü Ulusal Birlik Partisi yetkililerinin partinin sekiz aydır hükümette yer almasının “kendisini tükettiğini” ve seçimlerin öne alınması gerektiğini söylediklerini aktardı.

7 Ekim’den sonra yapılan anketler Gantz liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi’ni birinci sırada gösterirken Likud’un ise gerilediğini ve Netanyahu’ya kıyasla daha fazla İsraillinin Gantz’ı başbakanlık için uygun bir aday olarak gördüğünü gösteriyor. Buna ek olarak, Ulusal Birlik’in neredeyse tüm anketlerde seçimlerin şimdi yapılması halinde Knesset’in en büyük partisi olacağı tahmin ediliyor.

Sadece İsrailliler değil Washington’un da Gantz’ı Netanyahu’nun koltuğunda görmek istediği biliniyor.

Gantz, hükümetten çekilse dahi Netanyahu’nun iktidar koalisyonu Meclis çoğunluğunu koruyor. Ancak hükümetin Gazze’deki savaşı sürdürmek için ihtiyaç duyduğu meşruiyeti zarar görmüş olacak.

Savaş Kabinesi’ne katılmasından bu yana Gantz ile Netanyahu arasında bir kısmı basına da yansıyan pek çok görüş ayrılığı oldu. Bunların başında ABD ile ilişkiler, savaş sonrası vizyon, ultra-Ortodoksların asker muafiyeti, İsrailli rehine ailelerine yönelik iktidar kanadından yöneltilen eleştiriler ve Meclis’in savaş zamanında tatile girmesi konusu yer alıyor.

ORTADOĞU

Anketler, Netanyahu’nun Gantz ile arasındaki farkı azalttığını gösteriyor

Yayınlanma

İsrail’de yayınlanan iki ankete göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sağcı partisi Likud, geçen pazar Savaş Kabinesi ve birlik hükümetinden istifa eden Benny Gantz’ın merkezci partisiyle arasındaki farkı azalttı.

Reuters’ın aktardığına göre sol görüşlü Ma’ariv gazetesi ve sağ görüşlü Israel Hayom gazetesi için yapılan anketler 21 sandalye kazanan Likud’un 24 sandalye kazanan Ulusal Birlik Partisi’nin hemen arkasında yer aldığını gösterdi. Ma’ariv’in geçen haftaki anketi Gantz’ın partisini 27 sandalyede gösterirken, yıl başındaki anketlere göre 30’un üzerinde sandalye kazanıyordu.

Ma’ariv’in anketine göre mevcut iktidar koalisyonu 120 sandalyeli Knesset’te 52 sandalye kazanırken, ana muhalefet partileri 58 sandalyeye sahip. 10 sandalyelik denge ise Birleşik Arap Listesi ve solcu Hadash-Ta’al ittifakının elinde.

Israel Hayom’un anketine göre koalisyon 50 sandalyeye sahipken muhalefet partileri 61 Birleşik Arap Listesi ve solcu Hadaş-Ta’al ise 9 sandalyeye sahip.

Her iki anket de seçmenlerin çoğunluğunun Netanyahu ile başa baş bir seçimde Gantz’ı başbakan olarak tercih edeceğini gösterdi. Ancak Israel Hayom anketi, eski Başbakan Naftali Bennett’in Likud kampı dışından diğer iki merkez sağ siyasetçi Avigdor Liberman ve Gideon Saar ile güçlerini birleştirmesi halinde, kuracakları ittifakın hem Likud’u hem de Gantz’ın Ulusal Birlik Partisi’ni geride bırakabileceğini gösterdi.

Eski general ve son hükümette savunma bakanı olan Gantz, Hamas’ın 7 Ekim’deki baskınının ardından kurulan Birlik Hükümeti’ne katılmıştı. Ancak koalisyondaki aşırı sağcı bakanlarla defalarca karşı karşıya geldi ve Netanyahu’dan Gazze’de dokuzuncu ayına giren savaş için net bir stratejik plan açıklamasını talep ettikten sonra hükümetten ayrıldı.

Gazze’de 7 Ekim saldırısının gerçekleşmesine olanak sağlayan güvenlik zafiyetlerinden sorumlu tutulan Netanyahu, erken seçime gitmeyi reddetti, dinci ve sağcı yerleşimci yanlısı partilerle kurduğu koalisyonun sürmesi halinde normal şartlarda 2026 yılına kadar seçmen karşısına çıkmayacak.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

Mavi Hat’taki gerginlik ABD’yi endişelendiriyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail ile Lübnan’ı birbirinden ayıran Mavi Hat’ta son 2 haftadır yaşanan gerginlikten dolayı oldukça endişeli. Hizbullah ile İsrail ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hizbullah bu sabah Lübnan’ın güneyinden İsrail’in sınır hattındaki askeri hedeflerine saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Hizbullah’tan yapılan açıklamada, Lübnan’a ait ancak İsrail işgali altındaki Kafr Şubaa Tepeleri’ndeki Ramsa ve es-Smaki askeri mevziilerinin güdümlü füze ile vurulduğu ifade edildi. Ayrıca İsrail askerlerinin toplanma noktası olan Hale Varde bölgesi ve Metula yerleşim birimine füzelerle saldırı gerçekleştirildiği aktarıldı.

Lübnan resmi ajansı NNA’nın geçtiği habere göre ise İsrail ordusunun topçu atışlarıyla Deyr Mimas ile Kfarkilla beldeleri arasındaki bölgeyi hedef aldığı kaydedildi.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde Lübnan’dan Avivim yerleşim birimine 2 adet güdümlü füzenin fırlatıldığı ve herhangi bir can kaybının yaşanmadığı ancak bazı bölgelerde yangın çıktığı belirtildi. Haberde, Metula yerleşim birimine de 5 adet güdümlü füze fırlatıldığı ve füzelerin boş alanlara düştüğü detayına yer verildi.

Öte yandan Hizbullah İsrail’in kuzeyindeki zırhlı bir araca güdümlü füze ile saldırı düzenlendiğini de duyurdu. Hizbullah’ın açıklamasında, İsrail’in kuzeyindeki sınır hattında yer alan Yiftah yerleşim birimine yakın seyir halindeki Hummer tipi askeri aracın güdümlü füze ile tam isabet vurulduğu ifade edildi. Saldırı nedeniyle araç içerisindeki İsrail askerleri arasında ölü ve yaralıların olduğu kaydedildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Lübnan’ın güneyinden İsrail’in kuzeyindeki Manara bölgesine yapılan tanksavar saldırısı sonucu bir askerin orta, bir askerin de hafif şekilde yaralandığı belirtildi. Yaralı askerlerin tedavi amacıyla hastaneye sevk edildiği kaydedildi.

Lübnan resmi ajansı NNA’nın ve yerel basının geçtiği haberlere göre, dün akşam İsrail ordusuna ait hava araçları Lübnan’ın Sur kentinin doğusundaki Deyr Kanun en Nehr ve Cannata beldesi arasındaki 3 katlı bir eve hava saldırısı düzenledi. NNA’nın daha sonra geçtiği haberde, İsrail’in hedef aldığı binanın çökmesi sonucu ilk belirlemelere göre 1 kadının hayatını kaybettiği, aralarında çocukların da bulunduğu 10 sivilin yaralandığı ve yaralıların Sur’daki hastaneye sevk edildikleri aktarıldı.

Saldırı sonucu 3 katlı binanın tamamen yıkıldığı, bina sakinlerinin kurtarılması için olay bölgesine ambulanslar ve arama kurtarma ekiplerinin sevk edildiği kaydedildi. Ölü ve yaralıların kimlik bilgileri hakkında detay paylaşılmadı.

Lübnan’dan atılan füzeler ve engelleme çalışmalarında düşen şarapneller nedeniyle dün İsrail’in kuzeyinde 15 noktada yangın çıkmıştı.

Öte yandan İsrail basınında yer alan habere göre, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail ile Lübnan’ı birbirinden ayıran Mavi Hat’ta son 2 haftadır yaşanan gerginlikten dolayı oldukça endişeli.

Haaretz, adını açıklamadığı, Biden yönetiminden üst düzey bir yetkilinin, Lübnan ve İsrail arasında artan gerilime ilişkin değerlendirmelerine yer verdi. Söz konusu yetkili, son 2 haftadır İsrail-Lübnan arasındaki “mavi hat” olarak tabir edilen sınır hattında yaşanan gerginlikten ABD yönetiminin “çok endişeli” olduğunu belirterek, bunun “büyük bir gerginlik” olduğunu kaydetti.

Lübnan’ın güneyinde Hizbullah ile İsrail ordusu arasında yaşanan çatışmalarda, İsrail’in son günlerde düzenlediği saldırılarda üst düzey 1 Hizbullah mensubunun ölmesiyle gerginlik artmıştı.

Hizbullah Hareketi ise saha komutanının öldürülmesine misilleme olarak İsrail’in kuzeydeki onlarca hedefe ağır füzeler ve kamikaze insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiğini duyurmuştu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı, İsrail’in Mavi Hat’tın gerisine çekilmesini ve bu hat ile Lübnan’daki Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını, burada sadece Lübnan ordusu ve Birlemiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) ait silah ve askeri araç-gerecin bulundurulmasını öngörüyor.

Ancak Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri ve İsrail ile sınır olarak belirlenen Mavi Hat arasındaki neredeyse tüm bölgeler, 2000 yılından bu yana Hizbullah’ın güçlü askeri nüfuzu altında.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

İsrailli ve Arap generaller gizli toplantıda bir araya geldi

Yayınlanma

Toplantı hakkında doğrudan bilgi sahibi iki kaynağın Axios’a verdiği bilgiye göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi Bahreyn’de çeşitli Arap ordularından mevkidaşlarıyla bölgesel güvenlik işbirliğini görüşmek üzere bir araya geldi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) himayesinde gerçekleşen toplantı, Gazze’deki savaşla ilgili hassasiyetler nedeniyle kamuoyuna açıklanmadı.

Pazartesi günü Manama’da yapılan toplantıya CENTCOM Komutanı Michael Erik Kurilla ve Halevi’nin yanı sıra Bahreyn, BAE, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır’dan üst düzey generaller katıldı.

Barak Ravid imzalı habere göre toplantı, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına yönelik kamuoyundan gelen sert eleştirilere rağmen İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki askeri diyalog ve işbirliğinin CENTCOM çatısı altında devam ettiğinin bir işaretiydi.

İsrail Savunma Kuvvetleri ve CENTCOM toplantıyla ilgili yorum yapmadı.

CENTCOM ve Pentagon son yollarda bölge ordularıyla hava savunması için işbirliğini güçlendirmeye çalışıyor.

ABD’nin İran’ın 13 Nisan’da İsrail’e yönelik eşi benzeri görülmemiş füze ve insansız hava aracı saldırısına karşı koymadaki başarısı bu çalışmanın bir sonucu olarak görüyor.

ABD’li yetkililer İsrail ve bölgedeki Arap ülkeleriyle işbirliğinin istihbarat toplama ve saldırıya karşı erken uyarı almalarına olanak sağladığını söylüyor. Yetkililer, bu işbirliğinin İran, Irak ve Yemen’den İsrail’e doğru ateşlendikten sonra hava sahalarından geçen füze ve insansız hava araçlarının önlenmesinde Ürdün ve Suudi Arabistan’ın aktif katılımını da kapsadığına dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English