Amerika
Beyaz Saray balo salonu için istenen 1 milyar dolarlık bütçe Cumhuriyetçileri böldü

ABD Senatosu’nda göçmenlik ve sınır güvenliği bütçesi üzerine yürütülen müzakerelerde, Beyaz Saray bünyesindeki balo salonunun güvenliği için talep edilen 1 milyar dolarlık kaynak Cumhuriyetçiler arasında bölünmeye yol açtı. Senato Cumhuriyetçileri, seçim yılında kamu kaynaklarının bu amaçla kullanılmasının seçmende olumsuz karşılık bulabileceği uyarısında bulunuyor.
Senato bünyesinde ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriye Biriminin gelecek üç buçuk yıllık dönemdeki faaliyetlerini finanse etmeye dönük bütçe müzakereleri sürerken, Beyaz Saray balo salonunun güvenliği için ayrılan 1 milyar dolarlık teklif Cumhuriyetçiler nezdinde siyasi bir mayın tarlasına dönüştü.
Senato Adalet Komisyonu yasa tasarısını kamuoyuyla paylaşmadan önce Cumhuriyetçi senatörler, geçim sıkıntısının seçim gündemini belirlediği bir dönemde kamu kaynaklarının balo salonu için kullanılmasının siyasi bir hata olacağı yönünde uyardı.
Taslak metinde, söz konusu kaynağın yalnızca güvenlik tahkimatı için ayrıldığı ve inşaat projesinin “güvenlik dışı unsurları” için harcanamayacağı açıkça belirtilse de bu ayrımın kamuoyundaki tartışmalarda ve medya başlıklarında göz ardı edildiği ifade ediliyor.
Florida Senatörü Rick Scott, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Beyaz Saray bünyesindeki balo salonunun inşasını desteklediğini ancak bu harcamanın özel bağışlarla karşılanması gerektiğini belirtti.
Scott, Başkan Donald Trump’ın tarihi Doğu Kanadı’nı yıktığı dönemde projenin özel fonlarla finanse edileceğine dair söz verdiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Beyaz Saray ve Gizli Servis, toplanan bu özel fonların ötesinde bir inşaat bütçesine ihtiyaç duyulduğuna inanıyorsa, onları dinlemeye hazırım. Ancak bu ödemeyi yapmak için israf niteliğindeki tahsisatlar veya California ve Minnesota gibi eyaletlerde ortaya çıkardığımız yolsuzluklar gibi kesinti yapabileceğimiz pek çok alan bulunuyor.”
İnşaat projesinin önemini sorgulamadığını kaydeden Scott, projenin “halihazırda özel bağışlarla finanse edildiğine” dikkat çekti.
Eski bir Senato danışmanı ve Cumhuriyetçi stratejist olan Brian Darling ise Scott ve diğer Cumhuriyetçi senatörlerin, güvenlik artırımı amaçlı olsa dahi balo salonuna 1 milyar dolar ayrılması teklifine karşı ihtiyatlı yaklaşmalarının yerinde olacağını ifade etti.
Darling, “Bütçenin balo salonuyla ilişkilendirilmiş olması durumu tartışmalı hale getiriyor. Kongre bu parayı tahsis edebilir ancak projenin ‘milyar dolarlık bir balo salonu’ olarak pazarlanması gereksiz bir tartışma yarattı” değerlendirmesinde bulundu.
Darling ayrıca, tasarıya dahil edilebilecek diğer unsurların yasa üzerinde ek sorunlar yaratabileceğine işaret etti.
Beyaz Saray’ın, Doğu Kanadı yenileme projesinin bütçe tasarısına dahil edilmesine verdiği yanıt, meselenin siyasi algısını iyileştirmeye yetmedi.
Beyaz Saray yönetimi, söz konusu finansmanı “Doğu Kanadı Modernizasyon Projesi kapsamında uzun süredir beklenen güvenlik altyapısı güncellemeleri” olarak niteleyerek memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
Ancak çoğu Cumhuriyetçi milletvekili, kamu kaynaklarının yüksek profilli ve resmi davetler için kullanılacak bir mekanla bu kadar net şekilde ilişkilendirilmemesini tercih ediyor.
Darling, Kongre’nin bu yıl devasa bir borç yüküyle karşı karşıya olduğu bir dönemde 1 milyar dolarlık balo salonu harcamasını savunmanın güç olduğunu vurgulayarak, “Eğer Beyaz Saray’ı tahkim etmek için bu kadar para harcıyorsanız kimse itiraz etmez. Ancak bu miktar bir balo salonu için ayrıldığında büyük sorunlar doğuyor. Bu durum kesinlikle süreci yavaşlatacaktır” uyarısını yaptı.
Demokratlar ise söz konusu 1 milyar dolarlık güvenlik ödeneğini, Cumhuriyetçilere ve ICE ile Sınır Devriye Birimini fonlamak için kullanılan geniş kapsamlı bütçe paketine saldırmak için kullanıyor.
Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Adalet Komisyonu tasarıyı sunduktan sonra yaptığı açıklamada, “Cumhuriyetçiler Amerikan ailelerinden farklı bir gezegende yaşıyor. Faturalar içinde boğulan ailelere bakan Cumhuriyetçiler, asıl ihtiyacın daha fazla baskın ve bir Trump balosu olduğuna karar verdi” ifadelerine yer verdi.
Vergi mükellefi haklarını savunan gruplar da kamu kaynaklarının bu amaçla kullanılmasını, seçmende tepki uyandırabilecek bir “yetki aşımı” olarak nitelendiriyor.
Taxpayers for Common Sense Başkanı Steve Ellis, taslakta paranın güvenlik dışı amaçlarla kullanılamayacağına dair ifadeler yer alsa da bunun büyük bir yetki aşımı olduğunu belirtti. Ellis, “Para ikame edilebilir bir araçtır ve yönetim, dolarları istediği yere aktarmaya istekli olduğunu göstermiştir” dedi.
Ellis ayrıca, neyin güvenlik kapsamında sayılacağına karar verme yetkisinin yönetimde kalacağını hatırlatarak şu eleştirileri yöneltti:
“Daha güçlü kirişler mi yoksa başkanın bahsettiği camlar mı güvenlik sayılacak? Balo salonuyla ilgili her şeyi temel olarak güvenlik unsuru gibi gösterebilirsiniz. Bu, aslında hiç yaşanmaması gereken ve yaşansa dahi özel olarak finanse edileceği sözü verilen bir iş için vergi mükelleflerinin parasını yığmanın bir yoludur.”
Tasaride öngörülen 1 milyar dolarlık tutar, projenin ilk duyurulduğu Temmuz 2025’teki 200 milyon dolarlık tahmini maliyetin beş katına tekabül ediyor.
Ellis, bu durumun vergi mükellefleri tarafından karşılanması halinde seçmen nezdinde ciddi bir hoşnutsuzluk yaratabileceğini belirtti.
Öte yandan Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımla artan maliyetlere açıklama getirmeye çalışarak projenin 1 milyar doların çok altında tamamlanacağı sözünü verdi.
Trump paylaşımında, “Başlangıç fiyatı 200 milyon dolardı; iki katına çıkarılan ve en yüksek kalitede tamamlanacak proje 400 milyon dolardan daha az bir tutara mal olacak. Muhteşem, emniyetli ve güvenli olacak! Bu gerekli bir değişiklikti ve çok önceden yapıldı ancak ‘Yalan Haber’ medyası bunu bildirmeyerek bir maliyet aşımı varmış gibi göstermeye çalıştı” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi senatörler, geçtiğimiz hafta Trump’ın Kongre’deki en yakın müttefiklerinden Senatör Lindsey Graham’ın balo salonu ve altındaki güvenlik kompleksi için 400 milyon dolarlık yetkilendirme öngören bir tasarı sunması üzerine temkinli bir duruş sergiledi.
Senato İç Güvenlik Komisyonu Başkanı Rand Paul, Graham’ın teklifini “kötü bir yasa tasarısı” olarak nitelendirerek reddetti. Paul, Beyaz Saray balo salonu ve gelecek başkanların benzer projeleri için herhangi bir finansman sağlamadan hızlandırılmış onay süreci öngören kendi yasa tasarısını hazırladı.
The Hill’e konuşan bir Cumhuriyetçi milletvekili, isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı samimi değerlendirmede, seçime aylar kala Trump’ın balo salonu için kamu fonu kullanmanın büyük bir hata olacağını belirtti.
Cumhuriyetçi vekil, “Seçimden hemen önce bir balo salonu için vergi mükelleflerinin parasını harcamak iyi bir siyaset mi? Kesinlikle değil” dedi. Cumhuriyetçi senatörler, özellikle silahlı bir kişinin Washington Hilton’daki Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğine saldırı girişimi sonrasında başkan çevresindeki güvenlik altyapısının geliştirilmesi için federal kaynak ayrılmasını genel olarak desteklese de balo salonuna büyük miktarlarda kaynak aktarılmasına şüpheyle yaklaşıyor.
Senatör Thom Tillis de geçtiğimiz hafta muhabirlere yaptığı açıklamada, artan maliyet projeksiyonlarından duyduğu endişeyi dile getirerek daha fazla bilgi talep ettiğini belirtti.
Tillis, “Bu inşaat projesinin tüm ek maliyetlerle birlikte toplam bedelini bilmem gerekiyor, çünkü sadece birkaç ay önceki rakamın iki katına çıkmış gibi görünüyor” dedi.
Tillis, Kongre’nin Graham tarafından önerilen 400 milyon doları neden tahsis etmesi gerektiğini sorgularken, olası bir siyasi tepki riskine ilişkin olarak “Bunun bir açık yarattığına şüphe yok” uyarısında bulundu.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










