Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

Blinken: Heniyye suikastında dahlimiz yok

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanı, ABD’nin Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikastından önceden haberdar olmadıklarını ve ABD’nin dahli bulunmadığını söyledi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise İsrail’in saldırıya uğraması durumunda ABD’nin yardım edeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Singapur ziyareti sırasında Gazze’deki duruma ve ateşkesin önemine ilişkin Channel News Asia’ya konuştu.

Bakan Blinken, Heniyye suikastının Gazze’deki sürece etkisinin ne olacağı sorusuna, “Bu bizim bilgimizin ve dahlimizin olmadığı bir durum. O nedenle tahminde bulunmak çok zor. Uzun yıllar boyunca bir olayın başka bir olay üzerindeki etkisi hakkında asla tahminde bulunmamayı öğrendim” şeklinde yanıt verdi.

Blinken, bu savaşı sonlandırmak için ateşkes sağlanmasının önemini vurgulayarak, o noktaya ulaşana dek bunun için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Gazze’de Filistinlilerin acısını sonlandırmaya yardım etmenin çok önemli olduğuna dikkati çeken Blinken, ABD’liler dahil esirlerin evlerine dönmesinin de kilit öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Blinken, daha kalıcı barış ve güvenlik için her şeyi daha iyi bir yolda ilerletmenin hayati önem taşıdığını kaydederek, buna odaklanmaya devam ettiklerini söyledi.

“Hiçbir şey ateşkese ulaşmanın önemini ortadan kaldırmaz”

Blinken ayrıca Singapur ziyareti kapsamında Singapur’un eski ABD Büyükelçisi Chan Heng Chee’nin moderatörlüğündeki “Hint-Pasifik Bölgesinde Güvenliği ve Refahı Geliştirme” başlıklı programa katıldı.

Burada bir katılımcının Heniyye’nin İran’da suikasta uğramasına ilişkin görüşünü ve bu durumun müzakereleri nasıl etkileyeceğini sorması üzerine Blinken, “Hiçbir şey ateşkese ulaşmanın önemini ortadan kaldırmaz. Bu açıkça esirlerin çıkarına, onların eve getirilmesi için. Bu, Gazze’de her gün acı çeken ve Hamas’ın sebep olduğu çapraz ateşte kalan çocuk, kadın ve erkek Filistinlilerin de çıkarına” ifadelerini kullandı.

Blinken, ilk günden bu yana sadece Gazze’de daha iyi bir noktaya ulaşmaya, kuzeyde Lübnan ve Hizbullah, Kızıldeniz’de Husiler, İran, Suriye veya Irak fark etmeksizin, çatışmanın yayılmasını önlemeye çalıştıklarını savunarak, “Daha iyi bir noktaya gelebilmemizi sağlamanın en önemli anahtarı da ateşkesi sağlamak” diye konuştu.

“Savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünmüyorum”

Filipinler’e yaptığı ziyaret sırasında medya mensuplarıyla yaptığı toplantıda konuşan ABD Savunma Bakanı Austin da ABD’nin İsrail’e desteğine ilişkin mesajlar verdi.

Austin, “Savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünmüyorum. Ama İsrail saldırıya uğrarsa, elbette İsrail’in savunmasına yardım ederiz” dedi.

Durumun bu noktaya gelmesini istemediklerini kaydeden Austin, “Bunların hiçbirinin olmasını istemiyoruz. Bu konuda yoğun çalışıyoruz, şu andaki tansiyonu düşürmeye ve sorunları diplomatik yollarla çözmeye yardımcı olacak şeyler yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Austin, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin İran’da suikasta uğraması konusunda da medyaya yansıyanlar dışında herhangi bir bilgisinin olmadığını söyledi.

“Arabuluculuk nasıl başarılı olabilir”

İsrail ile Hamas arasında yürütülen ateşkes ve esir takası müzakerelerinde arabuluculuk yapan Katar, suikatla ilgili, “Bir taraf karşı taraftaki müzakereciyi suikastla öldürürken arabuluculuk nasıl başarılı olabilir” dedi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Heniyye suikastının ardından Gazze’de ateşkes ve esir takası için yürütülen görüşmelere ilişkin açıklama yaptı.

Katar Başbakanı Al Sani, resmi X hesabından İsrail’in, Gazze’de ateşkes ve esir takası görüşmelerine yönelik yaklaşımıyla ilgili, “Görüşmeler devam ederken siyasi suikastların ve Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıların devam etmesi bizi şu soruyu sormaya yöneltiyor; Bir taraf karşı taraftaki müzakereciyi suikastla öldürürken arabuluculuk nasıl başarılı olabilir?” ifadelerini kullandı.

Al Sani, barışın “ciddi ortaklara ve insan hayatına saygısızlığa karşı küresel bir duruşa” ihtiyacı olduğunu vurguladı.

DİPLOMASİ

AB ve Ukrayna, Biden’ı 2022’de Kiev’in ‘zaferine’ engel olmakla suçluyor

Yayınlanma

Joe Biden’ın başkanlık süresi sona yaklaşırken, ABD’nin Rusya’ya karşı Ukrayna’ya 90 milyar doları aşan yardım sağlamasına rağmen, Avrupa Birliği (AB) ve Ukrayna, Amerikan başkanını kararsız davranmakla suçluyor.

Bazı Avrupalı liderlere göre bu kararsızlık, Ukrayna’nın 2022 sonbaharında Rusya ordusunu Harkov ve Herson’dan püskürtmesine rağmen savaşı kendi lehine çevirememesine neden oldu.

‘Çok az, çok geç’

Bloomberg‘in haberine göre, Biden yönetimi Ukrayna’ya yoğun bir şekilde askeri yardım sağlama konusunda çaba gösterdi ve hatta Batı menşeli uzun menzilli füzelerle Rusya topraklarına saldırılara izin verdi.

Fakat Ukraynalı yetkililer, savaş boyunca defalarca dile getirdikleri bir şikâyeti yineledi: “Çok az, çok geç.”

Bir yılı aşkın süredir devam eden savaş ve Donald Trump’ın başkanlık yarışında yükselişi, Ukrayna’yı işgal altındaki topraklardan vazgeçme veya NATO üyeliğinden yoksun bir barış anlaşmasını kabullenme gibi ihtimallerle karşı karşıya bıraktı.

Bloomberg’e konuşan Ukraynalı yetkililer, böyle bir sonucun büyük ölçüde Biden’ın aldığı ya da almadığı kararlardan kaynaklanacağını savundu.

Avrupa ne ediyor?

Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Brazhe, ABD’nin daha erken ve daha güçlü bir şekilde silah sağlaması durumunda bunun “geniş kapsamlı sonuçları” olabileceğini, ancak “olan oldu” diyerek konuyu değerlendirdi.

2022 sonbaharında Ukrayna ordusu, Harkov ve Herson’da hızlı bir taarruz gerçekleştirerek bazı bölgeleri geri aldı. Fakat Ukrayna lideri Vladimir Zelenskiy, bu zaferlerin sürdürülebilmesi için daha fazla silah talep etti. Biden ise bu konuda tereddütlü davrandı.

Biden’ın bu temkinli yaklaşımı, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından doğrulandı. Sullivan, ABD’nin nükleer bir tırmanış riskini dikkate aldığını belirtti.

Eski İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps, Biden’ın Ukrayna’ya desteği konusunda genelde temkinli ve kararsız bir tutum sergilediğini, bu yüzden gerekli desteğin cephe dengelerini değiştirecek şekilde verilmediğini söyledi.

Diğer bazı Amerikalı yetkililer ise, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemek ve yaptırım uygulamak konusunda yavaş davrandığını belirtti.

Örneğin, Almanya ve diğer AB ülkeleri, Ukrayna’nın NATO üyeliği konusundaki Amerikan tavrının yumuşamasına rağmen şiddetle karşı çıkmaya devam etti.

Biden’ın bir Soğuk Savaş gazisi olarak nükleer tırmanma tehdidine takıntılı hale geldiği belirtilirken, Avrupa’daki bazı liderler Biden’ın stratejisinin Ukrayna’nın yenilmesini önlemeye odaklandığını ancak zafer için gerekli yolu sunmadığını savundu.

Bu stratejinin, Ukrayna’yı uzun ve maliyetli bir çatışmanın içine çektiği iddia edildi.

Ukrayna’da kamuoyu yoklamaları: Halk, Rusya ile müzakereler hakkında ne düşünüyor?

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Trump’tan AB’ye gümrük tarifesi tehdidi

Yayınlanma

ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, AB’yi “büyük ölçekli” miktarlarda ABD petrol ve doğalgazını satın almayı taahhüt etmemesi halinde gümrük vergileriyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.

Trump cuma günü Truth Social platformunda yayınladığı mesajda, “Avrupa Birliği’ne, ABD ile aralarındaki muazzam açığı petrol ve doğalgazımızı büyük ölçekte satın alarak kapatmaları gerektiğini söyledim. Aksi takdirde, her şekilde TARİFELER!!!” diye yazdı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen kasım ayında yaptığı açıklamada AB’nin ABD’den daha fazla sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) almayı değerlendirebileceğini söylemişti.

Leyen gazetecilere verdiği demeçte, “Rusya’dan hâlâ çok miktarda LNG alıyoruz ve neden bunu bizim için daha ucuz olan ve enerji fiyatlarımızı düşüren Amerikan LNG’si ile değiştirmeyelim?” diye sormuştu.

Financial Times’a (FT) konuşan bir AB yetkilisi, “Leyen’in tam da bunu yapma olasılığını ima ettiği göz önüne alındığında, bu bir ‘tehdit’ olarak tuhaf görünüyor,” dedi.

ABD halihazırda Avrupa’nın en büyük LNG tedarikçisi konumunda, fakat Rusya’dan yapılan ithalat ikinci sıradaki yerini koruyor.

Trump, Çin menşeli olmayan tüm ithalata yüzde 20’ye varan genel bir gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunuyor.

Geçtiğimiz ay Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avrupa’nın siyasi liderlerini gümrük vergileri konusunda Trump ile işbirliği yapmaya ve ABD’de üretilen daha fazla ürünü satın almaya çağırmıştı.

Trump’ın ilk başkanlığı sırasında, dönemin Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, ticaret savaşı tehditlerini engellemek için daha fazla ABD gazı satın almayı teklif etmişti.

Uluslararası petrol göstergesi Brent ham petrol fiyatları cuma günü yüzde 0,4 düşüşle varil başına 72,61 dolar oldu. West Texas Intermediate vadeli işlemleri de yüzde 0,4 düşüşle varil başına 69,14 dolardan işlem gördü.

ABD dünyanın en büyük ham petrol üreticisi ve en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçısı. Aralarında AB ve Vietnam’ın da bulunduğu LNG alıcıları, kısmen gümrük vergisi tehdidini caydırmak için ABD’den daha fazla yakıt satın almayı şimdiden konuşmaya başladılar.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

ABD’den Türkiye Gazprombank yaptırımlarında özel muafiyet

Yayınlanma

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD’nin Gazprombank yaptırımlarında Türkiye’ye muafiyet tanıdığını belirterek, doğalgaz ödemelerinin sorunsuz devam edeceğini duyurdu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD’nin Gazprombank’a uyguladığı yaptırımlar konusunda Türkiye’ye özel bir muafiyet tanıdığını duyurdu.

Bakan Bayraktar, bu sayede Türkiye’nin doğalgaz borcu ödemelerini Gazprombank üzerinden yapmaya devam edebileceğini belirtti.

Bloomberg’e yaptığı açıklamada Bayraktar, bu kararın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı’nın ABD’li yetkililerle yürüttüğü yoğun görüşmelerin ardından alındığını ifade etti.

Türkiye’nin uzun süredir talep ettiği muafiyetin, Rusya ile doğal gaz ticaretinde önemli bir rol oynayacağını vurguladı.

Gazprombank’ın ABD tarafından yaptırım listesine alınması, Türkiye açısından ciddi endişelere yol açmıştı.

Bakan Bayraktar, yaptırımların Türkiye’yi de hedef alması durumunda bunun ekonomik ve stratejik sonuçlarının büyük olabileceğine dikkat çekmişti.

Türkiye’nin geçmişte İran yaptırımları sürecinde de benzer bir muafiyet elde ettiğini hatırlatan Bayraktar, bu kararın iki ülke arasındaki iş birliğini destekleyeceğini söyledi.

Muafiyetin sağlanmasına rağmen Türkiye, Rusya ile alternatif ödeme yöntemleri üzerinde de görüşmeler gerçekleştirdi.

Geçen ay Ankara’da yapılan toplantılarda, her iki tarafın bürokratları olası senaryoları masaya yatırdı. Ancak Bayraktar, alternatif çözümlerle ilgili detaylı bir değerlendirme yapmaktan kaçındı.

Türkiye, Gazprombank yaptırımında ABD’den muafiyet istiyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English