Amerika
Bloomberg: Yeni tarifelerin tek bir gemiye maliyeti 417 milyon dolar

Bloomberg’e göre, ABD’de Başkan Donald Trump’ın Çin’den gelen mallara uyguladığı %145’lik tarifelerin tek bir kargo gemisine bindirdiği yük 417 milyon dolar.
Amerikan yayınının buna örnek olarak incelediği gemi, ABD’ye giden binlerce konteyner dolusu mal taşıyan devasa OOCL Violet.
Gemi, Trump’ın 2 Nisan’daki gümrük vergisi açıklaması öncesinde ABD’ye giden malları yüklemeye başlamıştı. IHS Markit’in ayrıntılı konşimento verilerine göre, gemi Kaliforniya’ya ulaştığında toplam değeri en az 564 milyon dolar olan yük taşıyordu.
Bloomberg’in tahminlerine göre, malların yaklaşık %40’ı yeni %145 gümrük vergisine tabi olacak. Veriler, ithalatçı şirketlerin gemideki tüm mallar için en az 417 milyon dolarlık yeni gümrük vergisi ile karşı karşıya kalacağını gösteriyor. Üstelik bu, mevcut ithalat ücretlerine ilave.
gemide çim biçme makineleri ve yedek parçaları bulunan Worldlawn Power Equipment şirketinin temsilcisi Tino Muratore, “Bu durum kesinlikle işleri etkiliyor. Bunun kalıcı mı yoksa geçici mi olduğunu bilmiyoruz… bu yüzden hepimiz bir nevi belirsizlik içindeyiz ve diğer seçenekleri araştırıyoruz,” dedi.
Violet gemisindeki yük, tüketim malları ve endüstriyel malzemelerin bir mikrokozmosunu temsil ediyor: balık, spor ayakkabı, forklift, lateks tıbbi eldiven, araba ön camı, makarna, tekerlekli sandalye ve sütyen.
Gümrük vergilerinin hesaplanması, ithal edilen ürünün türü, menşei ve Trump’ın açıklamasından sonraki hafta içinde sevk edilen mallar için geminin ABD’ye varmadan önce her limandan ayrılma zamanı gibi karmaşık bir dizi faktörü içeriyor.
Violet, ilk olarak Sarı Deniz’in kuzeyinde bulunan önemli bir liman kenti olan Dalian’da yükleme işlemlerine başladı. O dönemde, Çin mallarının çoğu, aslen Trump’ın fentanil krizinde Çin’in rolüne ilişkin endişelerinden kaynaklanan %20’lik ek ABD gümrük vergisine tabi tutuluyordu.
Sadece birkaç gün sonra, gemi Çin’in Ningbo limanından ayrılırken, otomobiller ve bazı alüminyum ve çelik ürünler için en yüksek yeni vergi oranı %45’e yükselmişti.
Violet’in müşterileri için en büyük darbe, geminin Şanghay’dan ayrılmasından sadece birkaç saat önce yürürlüğe giren son gümrük vergisi artışı oldu. Bu artışla Çin mallarına uygulanan yeni gümrük vergileri %145’e çıktı. Bu son dakika artışı tek başına, gemide yükü bulunan ABD şirketlerinin ithalat maliyetlerine 220 milyon dolar ek yük getirdi.
Violet’te kargo bulunan birçok şirket, Worldlawn Power Equipment dahil, ani gümrük vergisi artışlarına tepki vermek için sınırlı bir süreye sahipti. Muratore, “Denizde halihazırda sevkiyatı devam eden bazı ürünlerimiz vardı. Evet, herkes gibi biz de bu durumu nasıl atlatacağımızı bulmaya çalışıyoruz,” dedi.
Bloomberg, uluslararası lojistik uzmanlarına danışarak, son yönetmelikler ve ABD Gümrük ve Sınır Koruma kuralları ile birlikte Violet gemisindeki kargolar için Beyaz Saray’ın yeni gümrük vergilerinin maliyetini tahmin etmeye çalıştı.
İthalatçıların gümrük yetkililerine sağladıkları bilgilere bağlı olarak, ödenen gümrük vergilerinin kesin tutarı bu tahminlerden farklılık gösterebilir. Long Beach Limanında mallarını depolayan ithalatçılar, kargo serbest bırakılmadan önce oranlar değişirse farklı bir gümrük vergisi tutarı ile karşı karşıya kalabilir.
Hesaplamalara göre yeni gümrük vergileriyle Çin mallarının toplam değeri en az 409 milyon dolara ulaştı.
Örgü Giysiler
Violet gemisinde bulunan 5,7 milyon poundluk Çin menşeli örgü giysiler, tüm kategoriler arasında en yüksek tahmini yeni gümrük vergisine tabi oldu. Bu malların yaklaşık dörtte üçü en yüksek orana tabi. Bu kategori, Ross Stores’a gönderilen kadın yelekleri gibi büyük markaların ürünlerinden Kansas City’ye gönderilen 230.000 dolar değerindeki iş eldivenlerine kadar her şeyi içeriyor.
Endüstriyel Makine ve Aletler
Binlerce dolarlık ek gümrük vergisi, malların ne zaman yüklendiğine bağlı. Nebraska merkezli Big Joe Forklift, 95.000 dolar değerindeki toplayıcıları ve diğer depo ekipmanları, en yüksek oran yürürlüğe girdikten iki gün sonra gemiye yüklendiği için 109.000 dolar ek ödeme yaptı. Big Joe Forklift sözcüsü bu rakamları doğruladı, fakat başka yorumda bulunmadı.
Elektrikli Ekipman ve Parçaları
Trump’ın Çin’e karşı “misilleme” gümrük vergilerini artırmasından birkaç gün sonra, CBP bülteninde bazı elektronik ürünler için bir istisna duyuruldu. Violet gemisinde bulunan yaklaşık 4,7 milyon dolar değerindeki Çin malı TV monitörleri, dizüstü bilgisayarlar ve diğer aksesuarlar muhtemelen istisna kapsamına alınacak ve bu kategorideki ortalama gümrük vergisi oranı %67’ye düşecek.
Otomobiller, Kamyonlar, Bisikletler ve Parçaları
Otomobiller ve otomobil parçaları da “misilleme” tarifelerinden muaf tutuldu. Bunun yerine, %45’lik bir tarife var (çelik veya alüminyum tarifeleriyle çakışan tarifeler hariç), otomobil parçaları ise Çin malları için en düşük oranlardan biri olan %20’lik bir tarifeye tabi. Fakat, otomobil parçaları için uygulanan oran mayıs ayında tekrar artacak.
Plastik Ürünler
Etkilenen diğer ürünler arasında endüstriyel parçaların yanı sıra katlanabilir kurutma rafları, plastik saksılar, dekoratif çam kozalakları ve kabaklar gibi sıradan ev eşyaları da bulunuyor.
Long Beach Limanı, yayınladığı tahminlere göre, nisan ortasından mayıs ortasına kadar gemi seferleri ve ithalat hacminde yaklaşık %40’lık bir düşüş öngörüyor. Bu, tedarik zincirindeki değişikliklerin küresel ekonomiye etkisinin görülmesi için geçen tipik gecikmeyi yansıtıyor.
Amerika
Pentagon bilgi sızdıranlara karşı ortak birim kurdu

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, hassas bilgilerin dışarıya sızdırılmasını engellemek amacıyla Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma grubu kurulduğunu açıkladı. Yeni yapılanmaya göre Pentagon’un Hukuk Müşavirliği, medya sızıntısı soruşturmalarına dair tüm bilgi ve kayıtlara erişebilecek.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, hassas bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını engellemeye yönelik çabalar kapsamında Pentagon ve Adalet Bakanlığının ortak bir çalışma grubu kurduğunu duyurdu.
Hegseth, Savaş Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin (OGC), medya sızıntısı soruşturmalarına ilişkin Pentagon genelindeki tüm bilgi, destek ve kayıtları talep etme ve teslim alma yetkisine sahip olacağını belirtti.
Savaş Bakanı, bakanlığın tüm birimlerinin ve personelinin bu taleplere öncelik vereceğini, OGC tarafından bu yetki çerçevesinde verilen her türlü talimata, talebin sunulmasından itibaren iki gün içinde eksiksiz ve tam bir yanıt verilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Hegseth, X sosyal medya platformunda yayımlanan yaklaşık iki buçuk dakikalık video mesajında, “Sızdırılan bilgiler hayatları riske atıyor. Bu yeni araçlar ve süreçler, ortak gücümüzü korumamıza büyük ölçüde yardımcı olacak. Ulusumuzun güvenliği, anlık manşetler peşinde koşanlar için bir pazarlık kozu olamaz” dedi.
Hegseth ayrıca, “Gizli ve mahrem bilgilere erişim kutsal bir emanettir ve bu emanete ihanet edenler yasaların tüm gücüyle karşılaşacaktır” ifadesini kullandı.
New York Times muhabirlerine mahkeme celbi
Söz konusu çalışma grubunun duyurulması, Adalet Bakanlığının dört New York Times muhabirine mahkeme celbi göndermesinden birkaç gün sonra gerçekleşti. Federal büyük jüri önünde ifade vermeye çağrılan gazeteciler, Başkan Donald Trump’ın NATO zirvesi için Türkiye’ye uçtuğu ve Katar tarafından bağışlanan uçağına ilişkin güvenlik endişelerini haberleştirmişti.
Mahkeme celpleri, New York Times gazetesi ve basın özgürlüğü savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı. Muhalifler, hükümetin haber kuruluşlarını gözdağı yoluyla sindirmeye çalıştığını savunuyor.
New York Times avukatı David McCraw yaptığı açıklamada, “Gazetecilerimiz gerçekleri rapor etmekte ve Amerikan kamuoyunun, hükümetlerinin nasıl çalıştığını ve vergi mükelleflerinin paralarının nasıl kullanıldığını bilme hakkını savunmaktadır. Bu küstahça eylem, gazetecileri işlerini yapmaktan alıkoyarak kamuoyunun ülkede neler olup bittiğini öğrenmesini engelleme girişiminden başka bir şey değildir” dedi.
Bakanlık bünyesindeki ihraçlar
Hegseth, Pentagon’daki görevinin başından bu yana basına sızıntı yapılmasını engellemeye yönelik adımlar atıyor. Bakanlık geçen yıl basına gizli bilgi sızdırdığı iddia edilen personele yönelik soruşturmalar başlatmış ve yalan makinesi testleri uygulama tehdidinde bulunmuştu.
Sızıntı iddiaları geçen yıl Hegseth’in bazı danışmanlarına da yöneltilmişti. Eski kıdemli danışman Dan Caldwell ve eski özel kalem müdür yardımcısı Darin Selnick bu isimler arasında yer alıyor. Caldwell, Selnick ve Savaş Bakan Yardımcısı Stephen A. Feinberg’in eski özel kalem müdürü Colin Carroll, bakanlıktaki sızıntı soruşturması kapsamında önce açığa alınmış, ardından Pentagon’dan uzaklaştırılarak işlerine son verilmişti.
Bir hükümet yetkilisi, Mart ayı ortasında The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, bu yılın başlarında Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisinde (ODNI) işe başlayan Caldwell’in Pentagon’dan bilgi sızdırdığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtti.
Savaş Bakanı Hegseth, hassas bilgileri paylaştığı gerekçesiyle daha önce kendisi de eleştirilerin hedefi olmuştu. Hegseth, geçen yıl ABD’nin Yemen’deki Husilere yönelik planlanan saldırılarını, The Atlantic dergisi editörünün de yanlışlıkla eklendiği bir Signal grup sohbetinde tartışmıştı. Pentagon Genel Müfettişliği Ofisi tarafından Aralık ayında yayımlanan raporda, Hegseth’in kişisel cep telefonunda Signal uygulamasını kullanarak askeri güvenliği tehlikeye attığı ve bakanlık politikasını ihlal ettiği saptanmıştı.
Eski Pentagon Sözcüsü John Ullyot, “Hegseth’in kendisi geçen yıl Signal üzerinden eşiyle hassas ulusal savunma bilgilerini paylaşıp hiçbir sonuçla karşılaşmamışken, şimdi bu bilgileri koruma ihtiyacından bahsetmesi oldukça ironiktir. 2012 yılında CIA Direktörü David Petraeus, benzer bir durumu kız arkadaşıyla yaşadığı için görevinden istifa etmiş, federal mahkemede iki yıl denetimli serbestlik ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılmıştı” değerlendirmesinde bulundu.
Trump’ın ilk döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi sözcülüğü de yapan Ullyot, Pazartesi günü The Hill’e verdiği demeçte, “Başkan, ulusal güvenlik yöneticilerinden daha iyisini hak ediyor. Hegseth başkalarından hesap sormadan önce kendisinden hesap sormaya başlamalıdır” dedi.
Basın mensuplarının erişimi kısıtlandı
Hegseth’in tesislerin çoğuna erişimi iptal etmesi nedeniyle muhabirlerin Pentagon’a girişi büyük ölçüde engellenmiş durumda. Pentagon muhabirleri, yetkisiz materyalleri talep etmeyeceklerine dair taahhüt içeren yeni medya politikasını imzalamayı reddederek Ekim ayında basın kartlarını iade etmişti.
Hegseth ve destekçileri, bu politikanın gizli bilgilerin sızmasını önleyerek ulusal güvenliği koruyacağını savunuyor. Basın özgürlüğü grupları ve eleştirmenler ise bu uygulamayı gazetecilerin anayasal haklarının ihlali olarak nitelendiriyor.
Bakanlık son olarak, Pentagon binasını gizli alan ilan ederek gazetecilerin içeri girmesini yasakladı ve basının erişimini daha da daralttı.
Pazartesi günü yaptığı açıklamada tarihi referanslar veren Hegseth, “Hassas ulusal savunma bilgilerini ve sırlarını sızdırmak, ülkemizin üniformasını giyen kadın ve erkeklere ihanet etmektir. Bu, savaş tarihi kadar eski bir ilkedir ve Amerika Birleşik Devletleri’nde cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar uzanır. George Washington’ın kendisi de sızıntılarla, içerideki tehditlerle ve casuslukla mücadele etmiştir” dedi.
Amerika
Rubio’dan UCM’yi tasfiye etme vaadi: Adım adım yıkacağız

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesini tasfiye etmek amacıyla diplomatik bir kampanya başlatacaklarını açıkladı. Rubio, mahkemenin üç yargıcının New York’ta ABD yaptırımlarına karşı açtığı davanın ardından yayımladığı mesajlarda küreselciliğe karşı egemen devletlerin savunulacağını vurguladı. ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkili, bu süreçte seyahat yasakları, vize iptalleri, artırılmış yaptırımlar ve müttefiklere yönelik diplomatik baskıların devreye sokulacağını bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ile Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) arasında tırmanan gerilimde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek Trump yönetiminin küresel mahkemeyi tasfiye etmek için diplomatik bir girişim başlatacağını duyurdu.
Rubio, konuya ilişkin çağrısını The Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesi ve sosyal medyada paylaştığı bir video mesaj aracılığıyla kamuoyuna iletti.
Dışişleri Bakanının açıklaması, UCM bünyesinde görev yapan üç yargıcın geçen ay New York’ta Trump yönetimine karşı dava açmasının ardından geldi.
Söz konusu davada yargıçlar, kendilerine yönelik uygulanan ABD yaptırımlarının hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Rubio, kaleme aldığı makalede, “ABD, ‘küreselciliğe karşı egemen devletler’ şeklinde basit bir mesaj içeren diplomatik bir kampanya başlatıyor” ifadesine yer verdi.
Bakan Rubio, makalesinde şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hükümetimizin elindeki tüm araçları kullanarak, ortak bir amaç doğrultusunda hareket edebileceğimiz her müttefikle yan yana çalışarak, UCM’yi gerekirse tuğla tuğla söküp tasfiye edeceğiz.”
Reuters haber ajansına konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, kullanılacak diplomatik araçlar arasında seyahat yasakları, vize iptalleri, UCM ve bağlı kuruluşlarına yönelik yaptırımların artırılması ile diğer ülkelerin UCM’den çekilmesi yönünde uygulanacak diplomatik baskıların yer aldığını aktardı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılamak amacıyla 2002 yılında kuruldu.
Mahkemenin kurucu anlaşması niteliğindeki Roma Statüsü’nü bugüne kadar imzalayan ve onaylayan 125 ülke bulunuyor.
Rubio paylaştığı video mesajda, UCM’yi “yetkilerinin neredeyse sınırsız olduğunu iddia eden, seçilmemiş küreselci bürokratların görev yaptığı küresel bir mahkeme” olmakla suçladı.
Makalesinde de eleştirilerini sürdüren Rubio, mahkemenin “ABD’ye karşı düşmanlıklarında birleşmiş solcu sivil toplum kuruluşları, kibirli küreselciler ve düşman Üçüncü Dünya hükümetlerinden oluşan güçlü bir ağ tarafından desteklendiğini ve yönetildiğini” öne sürdü.
ABD, kurulduğu günden bu yana Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için UCM ile inişli çıkışlı bir ilişki yürütüyor. Demokrat yönetimler mahkeme ile daha fazla işbirliği yapma eğilimi gösterirken Cumhuriyetçi yönetimler daha mesafeli ve sert bir tutum takınıyor.
Eski Başkan Barack Obama yönetimi, Kenya’da seçim sonrası yaşanan şiddet olaylarını soruşturan mahkemenin çalışmalarını desteklemişti.
Eski Başkan Joe Biden yönetimi ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve üst düzey bir Rus yetkili hakkında, Ukraynalı çocukların kaçırılmasıyla ilgili suçlamalar kapsamında tutuklama kararı çıkaran UCM ile istihbarat paylaşımında bulunmuştu.
Biden yönetiminin 2021 yılındaki bu işbirliğinin, mahkemenin Afgan hükümeti ve Taliban güçlerinin işlediği iddia edilen suçlara odaklanmasına yol açtığı ve bu süreçte ABD askeri personeline yönelik soruşturmaları geri plana ittiği bildirilmişti.
Buna karşın, eski başkanlar George W. Bush ve Donald Trump dönemindeki yönetimler, mahkemenin Afganistan’daki ABD askerlerinin faaliyetleri ile İsrail’in Filistinlilere yönelik eylemlerini soruşturma girişimlerine karşı çıkmıştı.
ABD’de 2002 yılında partiler üstü yoğun destekle kabul edilen Amerikan Hizmet Üyelerini Koruma Yasası, başkana, UCM adına gözaltına alınan veya tutuklanan ABD personelini savunmak için her türlü yetkiyi tanıyor.
Amerika
Apple, eski çalışanları üzerinden OpenAI şirketine dava açtı

Apple, yapay zeka alanındaki rakibi OpenAI şirketine, yeni bir donanım ürünü piyasaya sürmeden önce ticari sırları yasa dışı kullandığı iddiasıyla dava açtı. Şirket, OpenAI yöneticisi olan eski başkan yardımcısı Tang Tan’ı işe alım süreçlerinde Apple cihazlarının gizli detaylarını sızdırmakla suçluyor.
ABD merkezli teknoloji şirketi Apple, yapay zeka alanında faaliyet gösteren OpenAI şirketine, bu şirketin kendi yapay zeka cihazını piyasaya sürmesinden önce dava açtı.
The Wall Street Journal gazetesinin yayımladığı analizde, Apple’ın bu hamleyle pazardaki konumunu doğrudan tehdit eden yeni rakibine karşı zaman kazanmaya çalıştığı belirtildi.
Analizde; Google, Samsung, Meta, Microsoft ve Amazon gibi devlerin daha önce iPhone üreticisinin pazardaki payını sarsmayı denediği ancak başarılı olamadığı, OpenAI şirketinin ise Apple için yeni ve ciddi bir tehdit haline geldiği kaydedildi.
Apple tarafından açılan davanın dilekçesinde, OpenAI kadrosuna katılan eski Apple çalışanlarının, şirkete ait ticari sırları yasa dışı şekilde kullandığı öne sürülüyor.
Apple, eski ürün geliştirme başkan yardımcısı olan ve şu anda OpenAI bünyesinde çalışan Tang Tan’ı, işe alım mülakatlarında adaylardan Apple cihazlarına ait gizli bilgileri ve fiziksel parçaları getirmelerini talep etmekle suçluyor.
OpenAI ise söz konusu iddiaları kesin bir dille reddetti. Şirket sözcüsü, gazete aracılığıyla yaptığı açıklamada, ChatGPT geliştiricisinin başka şirketlerin ticari sırlarıyla ilgilenmediğini ve tamamen kendi teknolojilerini üretmeye odaklandığını ifade etti.
The Wall Street Journal haberinde, Apple’ın karşı karşıya olduğu bu durumdaki ironiye de dikkat çekildi. Apple, uzun yıllar boyunca diğer geliştiricilerin fikirlerini ve ürün özelliklerini kopyalamakla suçlanmıştı.
Teknoloji sektöründe, Apple’ın başka geliştiricilere ait özellikleri kendi ürünlerine entegre etmesini tanımlamak için “sherlocking” terimi kullanılıyor.
Haberde ayrıca, Apple’ın açtığı bu dava “termonükleer” olarak nitelendirildi. Bu ifadeyle, Apple kurucu ortağı Steve Jobs’ın 2010 yılında Google’ın Android işletim sistemine karşı başlattığı mücadele için kullandığı “termonükleer savaş” nitelendirmesine atıfta bulunuldu.
Jobs, o dönemde Google’ı iPhone tasarımını kopyalamakla suçlamış ve rakibiyle mücadele etmek için her türlü kaynağı kullanacağını açıklamıştı.
Dava süreci, iki şirket arasındaki işbirliği döneminin hemen ardından geldi. Apple ve OpenAI, 2024 yılında ChatGPT teknolojisinin iPhone ve diğer Apple cihazlarına entegre edilmesi amacıyla bir anlaşma imzalamıştı.
Bu anlaşma öncesinde Apple CEO’su Tim Cook, kendisinin de ChatGPT kullandığını, bu aracın sunduğu benzersiz kabiliyetleri hayranlıkla karşıladığını ve bu teknolojiyi kendi cihazlarına entegre etme olanaklarını incelediklerini duyurmuştu.
Görüş1 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi6 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Amerika6 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş6 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Diplomasi2 hafta önceAB, Çin’e karşı gümrük vergileri koymaktan vazgeçti










