Bizi Takip Edin

Amerika

Bolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı

Yayınlanma

Bolivya İşçi Merkezi (COB), köylü sendikaları ve madenciler tarafından öncülük edilen iki haftadır süren yol kapatmaları Bolivya Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın yönetimini krize sürükledi.

Paz, göreve gelmesinden altı aydan kısa bir süre sonra yaygın protestolar ve barikatlar nedeniyle siyasi başkent kuşatma altında kalırken, giderek derinleşen bir krizle karşı karşıya.

İşçi ve köylülerin eylemleri La Paz’daki pazarları boşalttı ve hastanelerin hayati önem taşıyan oksijen stoklarını tüketti.

Pazartesi günü, eski Bolivya Cumhurbaşkanı Evo Morales’in destekçileri, başkentte polisle çatıştı. 

Protestocular cumhurbaşkanının istifasını talep ediyor ve Paz’ın devletin neoliberal yeniden dönüşümüne öncülük eden “reformlarının” geri çekilmesini istiyor.

Paz cuma günü, barikatlar neredeyse tüm ülkeyi saracak şekilde genişlemesine rağmen, “Demokrasiyi yok etmeye çalışanlar hapse girecek,” diye uyardı.

COB, ücret artışları talep ederek protestolara başlarken, köylü sendikaları ise düzenli benzin tedariki talep ediyordu. Madenciler ise ek maden alanlarına erişim için ayrı müzakereler yürütüyor. Devlet okulu öğretmenleri de maaş iyileştirmeleri konusunda ayrı görüşmeler yapıyor.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü José Luis Gálvez, Evo Morales’e atıfta bulunarak, “Bu talepler büyük ölçüde mevcut gerçeklere uygun bir şekilde ele alındı; fakat demokrasimizi istikrarsızlaştırmaya çalışan karanlık güçler var,” dedi.

Göstericilerin ortak talebi Cumhurbaşkanı Paz’ın istifası

COB’un yanı sıra Tupac Catari Tek İşçi Federasyonu, ülke çapında barikatlar kurdu. Madenci kooperatifleri, 14 Mayıs’ta Plaza Murillo’ya girmeye çalışan dinamit taşıyan göstericiler gönderdi. 

Başlangıçta hükümetin baskı altında yürürlükten kaldırdığı bir tarım reformu önlemi olan 1720 sayılı yasaya karşı harekete geçen çiftçi örgütleri, bu tavizin öfkelerini dindirmek için yetersiz kalması üzerine Paz’ın istifasını talep ederek sokaklarda kalmaya devam etti.

Morales’in kendi destekçileri olan ve Chapare tropik bölgelerinde örgütlenen Evistalar, 18 Mayıs’ta mevcut protestolarla birleşmek üzere La Paz’a doğru altı günlük bir yürüyüş başlattı. 

Katolik piskoposlar konferansı, insani bir ara verilmesi ve diyalog çağrısında bulunarak, altmış yedi barikatın hastanelerde gıda, ilaç ve oksijen sıkıntısına yol açtığını ve üç kişinin ölümünün doğrudan barikatlara atfedilebileceğini belirtti.

Paz hükümeti bölünmüş durumda

Paz, “iflas etmiş bir devlet” devraldığını tekrarlıyor ama muhalifleri, geçen yıl yakıt kıtlığı ve %20 civarında seyreden enflasyon oranıyla karakterize edilen son 40 yılın en kötü krizine karşı gösterdiği yavaş tepki nedeniyle onu eleştiriyor.

Patron kuruluşlarına göre, devam eden protestolar ve yol kesintileri Bolivya ekonomisine günde 50 milyon dolardan fazla zarar veriyor ve yaklaşık 5.000 aracı otoyollarda mahsur bırakıyor.

Son yirmi yıldır Morales ve ardından Luis Arce liderliğinde Bolivya’yı yöneten Sosyalizme Doğru Hareket (MAS), iki eski lider arasındaki şiddetli çekişmenin ardından geçen yılki seçimlerde tarihi bir yenilgiye uğramıştı.

Morales, geçtiğimiz günlerde X platformunda yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Hükümet ve sağ, benim siyasi bir ceset olduğumu ve kimseyi harekete geçiremeyeceğimi iddia ediyor ama yine de beni suçlamaya devam ediyorlar. Yakıt, gıda ve enflasyon gibi yapısal talepler çözülmediği sürece ayaklanma bastırılamayacak.”

MAS döneminin bitişi, Bolivya’nın siyasi manzarasını derin bir bölünmeye sürükledi ve hiçbir parti tek başına baskın bir güç olarak ortaya çıkamadı.

Paz sürpriz bir seçim zaferi elde etti fakat iktidara gelmesini sağlayan Hıristiyan Demokrat Parti, meclis içinde kısa sürede bölündü. Bu arada cumhurbaşkanı, başkan yardımcısı ve eski polis memuru Edman Lara ile açık bir çekişme içinde olmaya devam ediyor.

Paz, uluslararası güçlerden çeşitli yatırım ve kredi taahhütlerini garantilese de, bu fonların çoğu henüz hayata geçirilemedi.

İlk adım olarak, yakıt sübvansiyonlarını kaldırdı; fakat bu, daha önceki kıtlıklardan bıkmış halk arasında protestolara yol açmadı. Bununla birlikte, hükümetin ithal ettiği düşük kaliteli benzin, araçlarına verilen zarardan dolayı ulaştırma işçileri arasında protestolara neden oldu.

“Kalitesiz benzin” skandalı, ulaştırma işçileri arasında bir dizi grev ve protesto dalgasına yol açarken, devlet petrol şirketinde iki üst düzey yetkilinin istifasına da neden oldu.

ABD’den Paz hükmetine destek

Bolivya’da devam eden protestolar ve barikatlar, tüm bölgeyi endişelendiriyor.

Şili’den Kosta Rika’ya kadar sekiz Latin Amerika hükümeti, kısa süre önce “demokratik düzeni sarsmayı amaçlayan her türlü eylemi” reddeden ortak bir bildiri yayınladı.

Komşu ülke Arjantin ise, ülkedeki kıtlığı gidermek amacıyla bir haftalık insani yardım hava köprüsü başlatacağını duyurdu.

Bolivya ile ilişkilerini yeniden kurmaya çalışan ABD, “Bolivya halkının barış, güvenlik ve istikrarı için düzeni yeniden tesis etme” yönündeki Paz’ın çabalarını desteklediğini açıkladı.

Salı günü, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, X’te yaptığı açıklamada, Bolivya’nın meşru hükümetine ABD’nin desteğini teyit etmek için Paz ile görüştüğünü söyledi.

Landau ayrıca, barikat ve ayaklanmaların organizatörlerini kınadı ve kanıt sunmadan, bunların organize suç ve uyuşturucu kaçakçılarının desteğini aldığını iddia etti.

Özellikle Brezilya ve Kolombiya’yı Rodrigo Paz’ı desteklemeye çağıran Landau, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin, “hükümet ve düzen karşıtı güçlerin” galip gelmemesini sağlamak için çalıştığını garanti etti.

Landau, “Bolivya’daki umut verici yeni başlangıcın başarısız olması durumunda bunu derinden üzülürüm. Amerika kıtasındaki tüm ülkeler için bu tür bir medeniyetsiz davranışa tanık olmak kötü olur,” dedi.

Marco Rubio’nun yardımcısı, özellikle Arjantin’in Paz yönetimine verdiği desteği övdü ve “tüm yükün” ABD’ye binmemesi gerektiğini belirtti.

Sağcı Paz hükümetinin Trump ile ittifakı gelişiyordu

Nisan ayında Bolivya ve Amerika Birleşik Devletleri, lityum da dahil olmak üzere kritik mineraller konusunda bir mutabakat zaptı imzalayarak bilgi paylaşımı için bir çerçeve oluşturdu ve işbirliği olanaklarını araştırmaya başladı.

Washington ise tedarik zincirlerini güvence altına alma konusundaki ilgisini kamuoyuna açıkladı. Anlaşma, Paz hükümeti tarafından, Bolivya’nın lityumunu nihayet uluslararası pazarlara ulaştıracak bir teknolojik ortaklığın ilk adımı olarak sunuldu.

Paz hükümeti ayrıca, Şubat 2026’da Bolivya’nın ABD Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’nin (DEA) La Paz’da kalıcı bir operasyonel varlık kurmasına izin vermeyi kabul ettiğini doğruladı.

Bu karar, Morales’in 2008 yılında bu kurumu ülkeden sınır dışı etme kararını tersine çevirdi.

Morales dönemindeki karar, DEA’nın faaliyetlerinin gerçek bir uyuşturucu ile mücadele çabası olmaktan ziyade MAS hükümetine yönelik siyasi gözetim ve müdahale niteliğinde olduğu yönündeki somut suçlamalara dayanıyordu. Bu olay, Bolivya’nın Washington’un güvenlik aygıtından egemen bağımsızlığını ilan etmesinin belirleyici sembollerinden biri haline gelmişti. 

Paz hükümeti, bu kararın geri alınmasını “profesyonel bir kolluk düzenlemesi” olarak sundu. Dışişleri Bakanı Aramayo, kurumun işbirliği alanlarının ve operasyonel sınırlarının kesinleştirilmesi için müzakerelerin halen sürdüğünü belirtti.

Kolombiya’dan Bolivya halkına karşı katliam uyarısı

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, göstericilerin tarafını tutarken, baskıların artması halinde “Bolivya halkının ezilmesi” ve bir “katliam” yaşanacağı uyarısında bulundu.

Arjantin hükümeti ise Bolivya’ya isyan bastırma malzemesi sevk ettiği şüphesiyle karşı karşıya. Buenos Aires’te muhalefet milletvekilleri, Bolivya’ya giden “Hercules C-130” tipi kargo uçakları hakkında açıklama talep ediyor.

Solcu Alianza Popular (AP) partisinden milletvekili Rolando Pacheco, uçakların Javier Milei hükümetinin iddia ettiği gibi insani yardım taşımadığını, aksine gösterileri bastırmak için polis ve askeri operasyonlara yönelik ekipman taşıdığını düşünüyor.

Arjantin’deki dijital platformlar üzerinden yerli halka karşı nefret kampanyaları körükleniyor. Aynı zamanda, Morales’e göre, Trump’ın müttefiki olan ABD’li paralı asker şirketi Academi’nin (eski adıyla Blackwater) kurucusu Erik Prince, “isyan halindeki halk hareketlerine” karşı bir müdahale çağrısında bulundu.

Yeni “Kondor Operasyonu” tehdidi

Öte yandan Bolivya hükümeti ve zenginlerinin, Latin Amerika’daki sağcı hükümetler ve ABD ile birlikte işçi-köylü isyanını zor yoluyla bastırmak için harekete geçeceği endişesi artıyor.

Morales, 1970’lerde Latin Amerika’daki devrimci gerilla hareketlerini kontrgerilla yöntemleri ile bastırmak için başlatılan “Kondor Operasyonu”nun yeni bir versiyonu olan “Kondor Planı 2026”tan söz ediyor.

Bu kod adı altında, faşist Güney Amerika diktatörlükleri, 1970’lerde ABD istihbarat kurumlarının rehberliğinde binlerce muhalif figürü öldürmüş, kaybetmiş veya onlara işkence etmişti.

Buna paralel olarak, Bolivya’nın iktisadi elitleri protestoculara karşı harekete geçiyor. Santa Cruz’da aşırı sağcı “Pro Santa Cruz Vatandaş Komitesi” perşembe günü (21 Mayıs) bir “Demokrasi Yürüyüşü” çağrısı yaptı.

Cochabamba ve La Paz’da ise “Pititas” olarak adlandırılan varlıklı mahallelerin sakinleri, barikatlara karşı gösteriler düzenledi ve protestoların başlıca organizatörü olarak Evo Morales’i sorumlu tuttu.

Morales ise Paz yönetiminin ABD ve bölgedeki sağcı hükümetlerle işbirliği içinde baskıyı yoğunlaştırabileceği konusunda uyarıyor. Bu durumdan en çok yerli halk ve sendikal hareketler etkilenecek.

Morales, 15 Mayıs’ta X platformunda yaptığı paylaşımda, ABD’nin Paz hükümetine, DEA ve ABD Güney Komutanlığı’nın desteğiyle kendisini gözaltına almak veya öldürmek amacıyla bir askeri operasyon düzenlemesini emrettiğini belirtti.

Morales, hükümetin operasyonun tamamlanmasının ardından general rütbesine terfi ettirip silahlı kuvvetler komutanı olarak atayacağına söz verdiği, Albay Franz Andrade Loza komutasındaki tropikal Chapare bölgesindeki Ordunun Dokuzuncu Tümeni de dahil olmak üzere belirli askeri birimlerin isimlerini verdi.

Ayrıca, Jeanine Áñez’in savunma bakanının eski yardımcısı Yarbay Carlos Giménez Ortuño komutasındaki bir F-10 biriminin de adını verdi.

Morales’in suçladığı sivil isimler arasında, güvenlik güçlerinin 60’tan fazla göstericiyi öldürdüğü 2003 Kara Ekim katliamının ardından Miami’ye kaçan Gonzalo Sánchez de Lozada’nın eski içişleri bakanı Carlos Sánchez Berzaín de vardı.

Morales ayrıca, Washington’da olduğu bildirilen Sosyal Savunma Bakan Yardımcısı Ernesto Justiniano’nun adını da verdi.

İddiaya göre belgeler, operasyona karşı çıkan polis memurları tarafından sızdırıldı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English