Diplomasi
Brezilya lideri Lula, Japonya ziyaretinde Trump’ın vergileriyle mücadele sözü verdi

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva perşembe günü Tokyo’da serbest ticareti ve çok taraflılığı savunurken, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergilerine karşılık verme tehdidinde bulundu.
Lula, Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba ile görüşmesinden bir gün sonra gazetecilere verdiği demeçte “Çok taraflılık önemlidir” dedi. ABD’yi kastederek “Bir zamanlar serbest ticareti savunan ülke şimdi korumacılığı savunuyor” dedi.
Bununla birlikte Lula, hükümetinin aynı şekilde karşılık vermeye ve ABD’ye “karşılıklı gümrük vergileri uygulamaya” hazır olduğunu söyledi. Lula’nın açıklamaları, Trump’ın yabancı menşeli otomobillere %25’lik yeni bir gümrük vergisi getireceğini açıklamasından saatler sonra ve Beyaz Saray’ın “kurtuluş günü” olarak adlandırılan 2 Nisan’da küresel ticaret ortaklarına yönelik yeni gümrük vergilerini açıklamasından günler önce geldi.
Lula ve Ishiba görüşmelerinde serbest ticarete olan ortak bağlılıklarını vurguladılar ve 2030’a kadar olan beş yıllık dönem için “Japonya-Brezilya Stratejik ve Küresel Ortaklık Eylem Planı”nı ortaya koydular. Belgede “Japonya ve Brezilya serbest, açık, adil, kurallara dayalı, ayrımcı olmayan ve eşitlikçi bir çok taraflı ticaret sistemine olan bağlılıklarını bir kez daha teyit etmektedirler” ifadeleri kullanıldı.
Perşembe günü Lula, Trump’ın Japonya’dan gelenler de dahil olmak üzere yabancı otomobillere %25 vergi uygulayarak ne elde etmeyi umduğunu “anlayamadığını” söyledi. “Bu aynı zamanda ABD için de bir dezavantajdır” dedi ve ekledi: “Enflasyona neden olacak. … Başkan Trump henüz anlamamış olabilir ama zaman her şeyi gösterecek.”
Trump bu ay ayrıca ithal çelik ve alüminyuma %25 gümrük vergisi getirdi. Brezilya bu metallerin önemli bir ihracatçısı. Lula, hükümetinin Dünya Ticaret Örgütü’ne başvuracağını söyledi.
Trump’ın otomobil tarifeleri Japonya ve Güney Kore’yi alarma geçirdi
Bazı gözlemciler Brezilya’nın da ABD-Çin ticaret savaşından bir ölçüde faydalanabileceğini ve soya fasulyesi gibi tarımsal ürünlerde daha rekabetçi bir tedarikçi haline gelebileceğini belirtti. Trump’ın Çin’e iki tur %10’luk ek gümrük vergisi getirmesinin ardından Pekin de bu ayın başında soya fasulyesi de dahil olmak üzere bir dizi ABD tarım ürününe %10-15 oranında gümrük vergisi getirerek karşılık verdi.
Lula yine de “herhangi bir sektörde artan gümrük tarifelerinden endişe duyduğunu” söyledi ve ABD ile Çin arasında soğuk bir ticaret savaşına “izin verilmemesi gerektiğinden” yakındı.
“Ticaret serbest olmalıdır” dedi.
Ticaret Savaşı 2.0: Çin, ABD tarım ürünlerine gümrük vergisi getirdi
Bu yılın ikinci yarısından itibaren Güney Ortak Pazarı’nın (Mercosur) dönem başkanlığını da yürütecek olan Lula, bu felsefeyi sürdürmeyi ve başta Japonya olmak üzere Asya ile ticari bağları sıkılaştırmayı umuyor. Perşembe günü yaptığı açıklamada “AB ile olduğu gibi Mercosur ile Japonya arasında da bir anlaşma imzalanması için aktif olarak çalışacağım” dedi.
Aralık ayında Avrupa Birliği ve Mercosur 25 yıl süren müzakerelerin ardından bir ticaret ve işbirliği anlaşması imzaladı. Mercosur’un büyük bir ticaret bloğuyla yaptığı tek anlaşma olan bu anlaşma, Avrupa’dan gelen ürünlere Japonya veya ABD’den yapılan ithalata göre avantaj sağlıyor. Ancak Lula, Brezilya’nın Mercosur başkanlığı sırasında Japonya ile müzakereleri başlatmak istediğini, ancak Japonya’daki siyasi kaygıların zorlu bir mücadeleye yol açabileceğini söyledi.
Aynı şekilde Brezilya, Tokyo’nun sığır spongiform ensefalopatisi (BSE) endişeleri de dahil olmak üzere güvenlik konusundaki ihtiyatlı tutumu nedeniyle uzun süredir dondurulmuş olan sığır eti ithalatını yeniden başlatması için Japonya’yı zorluyor. Lula, “Japonya’nın mümkün olan en kısa sürede Brezilya’daki üretim tesislerini denetlemek üzere bir heyet göndermesine izin vereceğiz,” dedi. “Diğer tüm ülkelerden daha kaliteli ve daha ucuz fiyatlarla sığır eti sağlayabiliriz. Bu yıl içinde bir çözüm bulmayı umuyoruz” diye ekledi.
Lula, Brezilya’yı Çin ve Hindistan gibi BRICS ortaklarının yanı sıra “Küresel Güney”in yükselen uluslarının kilit sesi olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Perşembe günkü basın toplantısında Lula, Washington’un küresel meselelerde söz sahibi olmaması gerektiği konusunda ısrar etti.
“ABD Başkanı dünyanın patronu değildir” dedi ve ekledi: “Ortak ülkelerle görüş alışverişinde bulunduktan sonra karar vermelidir.”
Diplomasi
Rubio: Ukrayna’da ilerleme olmazsa ABD masadan kalkar

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna’da barış görüşmelerinde hızlı ilerleme kaydedilmemesi hâlinde ABD’nin arabuluculuk rolünden çekilebileceğini belirtti. Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın barış anlaşmasıyla hâlâ ilgilendiğini ancak somut adımlar atılmaması durumunda başka önceliklere yöneleceklerini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump’ın önümüzdeki günlerde ilerleme görmemesi hâlinde ABD’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki barış arabuluculuğundan çekileceğini söyledi.
Rubio, Paris’te Avrupa Birliği (AB) ve Ukrayna temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından Reuters‘ın aktardığına göre şunları söyledi: “Bu bizim savaşımız değil… Bu işi haftalarca, aylarca sürdürmeye niyetli değiliz. Bu nedenle, bunun önümüzdeki birkaç hafta içinde mümkün olup olmadığına çok hızlı bir şekilde —birkaç günden bahsediyorum— karar vermeliyiz. Eğer mümkünse, biz varız. Değilse, odaklanmamız gereken başka önceliklerimiz var.”
Rubio, Trump’ın hâlâ bir anlaşma yapmakla ilgilendiğini ancak anlaşma olasılığına dair derhal net sinyaller görmezse başka konulara geçmeye hazır olduğunu vurguladı.
Amerikalı siyasetçi, seçim kampanyası sırasında Beyaz Saray’a döndükten sonra savaşı 24 saat içinde bitirme sözü vermişti.
Ancak başkanlık görevine başladıktan sonra, çözüm sürecinde engellerle karşılaşınca bu süreyi nisan-mayıs aylarına ertelemişti.
Rubio, dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Lavrov’un “Ukrayna krizinin temel nedenlerini güvenilir bir şekilde ortadan kaldırmak amacıyla Moskova’nın Amerikalı mevkidaşlarıyla ortak çalışmaya devam etmeye hazır olduğunu teyit ettiği” belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise Rubio’nun, Kiev ve Paris’teki Avrupalı liderlere de sunulan Ukrayna konulu olası anlaşmanın ana hatları hakkında Lavrov’u bilgilendirdiğini duyurdu.
Bakanlık açıklamasında, “Trump ve ABD savaşın sona ermesini istiyor ve şimdi tüm taraflara kalıcı ve uzun vadeli bir barış taslağı sundu,” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, Paris’te girişimin “heyecanla” karşılandığı ve bunun, tüm tarafların çaba göstermesi hâlinde barışa ulaşılabileceğini gösterdiği kaydedildi.
Kremlin ise Ukrayna’daki savaşı sona erdirme müzakerelerinin zorlu ilerlediğini açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova ve Washington’ın “hâlâ barıştan söz etmesine rağmen” Avrupa başkentlerinin “savaş şahinlerine dönüştüğünü” ve savaşın devam etmesinde ısrar ettiğini öne sürdü.
Kiev’in de çözüme direndiğini kaydeden Peskov, “Süreç oldukça zor ilerliyor,” diye ekledi.
Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den Ukrayna’da ateşkes önerisine 20 Nisan’a kadar yanıt beklediğini belirtmişti.
Trump, “Katliamların durmasını istiyoruz,” diye vurgulamıştı.
Axios‘a konuşan kaynaklara göre, Putin’in nisan ayı sonuna kadar ateşkese yanaşmaması hâlinde ABD, Rusya’ya karşı yeni yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyor.
Fox News‘e konuşan kaynaklar daha önce Trump’ın Putin’den memnun olmadığını ve Rus liderin müzakere sürecini kasten uzattığına inandığını aktarmıştı.
Kanalın haberine göre Beyaz Saray, Kremlin’in “gölge filosuna” karşı sert kısıtlamalar getirmeyi değerlendiriyor.
Trump daha önce yaptığı açıklamalarda, Rus petrolü satın alan ülkelere yüzde 50’ye varan gümrük vergileri getirebileceğini belirtmişti.
Trump’ın özel temsilcisi Kellogg’dan Ukrayna için ‘Almanya modeli’ önerisi
Diplomasi
Ukrayna’dan Çin’e silah tedariki suçlaması

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Çin’in Rusya’ya topçu ve barut tedarik ettiğine dair ellerinde istihbarat bilgisi olduğunu iddia etti. Zelenskiy, Çin’in Rusya topraklarında silah üretimi organize ettiğinden şüphelendiklerini de belirtti. Rusya ve Çin ise bu iddiaları yalanladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Çin’in Rusya’ya topçu ve barut tedarik ettiğine dair ellerinde istihbarat bilgisi olduğunu öne sürdü.
Zelenskiy, bu bilgilerin hem istihbarat servislerinden hem de Ukrayna Güvenlik Servisi’nden (SBU) alındığını belirtti.
UNIAN‘ın aktardığına göre, Zelenskiy bir brifingde yaptığı açıklamada, “Önemli bir bilgi, pek hoş değil. Nihayet Çin’in Rusya Federasyonu’na silah tedarik ettiğine dair bilgi aldık,” dedi ve ekledi: “Bugün Güvenlik Servisi’nden, istihbaratlardan barut ve topçu hakkında genel bilgiye sahibiz.”
Zelenskiy ayrıca, Ukrayna’nın Çin’in Rusya topraklarında “bazı silahların” üretimini organize ettiğinden şüphelendiğini ve detayların önümüzdeki hafta açıklanacağını söyledi.
Nisan ayı başlarında Ukrayna ordusu, Donetsk oblastında Rusya ordusu için savaşan iki Çin vatandaşını esir aldığını iddia etmişti. Kısa bir süre sonra Zelenskiy, Kiev’in Rusya ordusu saflarında 150’den fazla Çin vatandaşının savaştığına dair bilgiye sahip olduğunu duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları yalanladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko, iddiaları “tamamen yalan” olarak nitelendirdi ve Çin’in çatışmanın çözümü konusunda dengeli ve sorumlu bir duruş sergilediğini belirtti.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cian da benzer bir açıklama yaparak, Pekin’in Ukrayna’daki çatışmalara katılmak üzere asker göndermediğini vurguladı.
Reuters‘a konuşan bir kaynağa göre, “Çinli yetkililer gerçekten de savaş taktiklerini incelemek amacıyla Çin Halk Kurtuluş ordusu (ÇHKO) subaylarını Rusya’ya gönderdi.”
Ajansın iddiasına göre, bu askerler Rusya topraklarında cephe gerisinde bulunuyor ve Rus birliklerinin eylemlerini gözlemlemek için temas hattına yakın bölgelere seyahat ediyorlar.
Kaynak, bu ziyaretlerin “yalnızca” Moskova ve Pekin’in rızasıyla gerçekleştiğini savundu.
Xi, Kim ve Putin Zafer Günü için Kızıl Meydan’da buluşacak mı?
Diplomasi
Ukrayna ve ABD, maden anlaşması için mutabakat zaptı imzaladı

Ukrayna ve ABD, maden anlaşması imzalamak amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladı. Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Yuliya Sviridenko, anlaşmanın ekonomik ortaklık ve Ukrayna’nın yeniden inşası için yatırım fonu oluşturulmasını kapsadığını belirtti. Anlaşmanın metni üzerinde son çalışmaların yapıldığı ve parlamentolarda onaylanması gerektiği ifade edildi.
Ukrayna ve ABD, maden anlaşması imzalamak amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladı. Ukrayna Birinci Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Yuliya Sviridenko, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün ABD ile ekonomik ortaklık konusunda ortak bir anlaşmaya doğru ilerledik,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, Ukrayna’nın yeniden inşası için bir yatırım fonu kurulmasına hazırlandıklarını belirten Sviridenko, “İlgili anlaşma, önemli yatırımlar, altyapının modernizasyonu ve Ukrayna ile ABD arasında karşılıklı fayda sağlayan bir ortaklık için fırsatlar yaratacak,” dedi.
Sviridenko’ya göre, Kiev ile Washington’ın anlaşma metni üzerindeki çalışmalarını tamamlaması, imzalaması ve parlamentolarda onaylaması gerekiyor.
Trump, imza tarihi için 24 Nisan’ı işaret etmişti
Daha önce ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna ile maden anlaşmasının 24 Nisan’da imzalanacağını açıklamıştı.
Hazine Bakanı Scott Bessent, anlaşmanın Washington ve Kiev’in daha önce üzerinde anlaştığı konulara dayanacağını belirtmişti.
Taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin son görüşmeler 11-12 Nisan tarihlerinde yapılmıştı.
Reuters ajansının kaynakları, Amerikan tarafının “maksimalist” talepleri nedeniyle görüşmelerdeki atmosferin “düşmanca” olduğunu belirtmişti.
Fakat Bloomberg‘e göre, Trump yönetimi, Rusya’nın tam ölçekli işgalinin başlamasından bu yana sağlanan Amerikan askeri yardımı için Ukrayna’nın “borcu” konusundaki taleplerini düşürdü.
Daha önce Beyaz Saray, Kiev’in anlaşma kapsamında 300 milyar dolar “tazminat” ödemesi konusunda ısrar ederken, şimdi Amerikan tarafı bu miktarı 100 milyar dolara indirdi.
Bu miktar, Kiev’in kendi tahminine yakın bir seviyede bulunuyor.
ABD’nin sunduğu ilk taslak tartışma yaratmıştı
ABD ve Ukrayna’nın maden anlaşmasını kış aylarında imzalaması bekleniyordu, ancak o dönemde Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy arasında Beyaz Saray’da yaşanan tartışma buna engel olmuştu.
Bu olayın ardından ABD, Ukrayna’ya daha sert bir anlaşma taslağı sunmuştu.
Özellikle Washington, anlaşma kapsamında tüm altyapı ve kaynak projelerine yatırım yapma konusunda “ilk teklif hakkı” ve kaynakları öncelikli olarak satın alma hakkı talep etmişti.
Daha önce Zelenskiy, Kiev’in ABD tarafından sağlanan askeri yardımı Ukrayna’nın “borcu” olarak görmeyeceğini belirtmişti.
Zelenskiy’e göre, Washington Kiev’e 100 milyar dolar yardım sağladı, ancak bu fonlar hibe niteliğindeydi. Bunun yanı sıra Zelensiy, anlaşma kapsamında “on nesil Ukraynalının” ödeme yapmak zorunda kalması durumunda ABD ile maden anlaşmasını imzalamayacağını dile getirmişti.
-
Görüş2 hafta önce
Sosyalizmin yeni dünya-sistemindeki yeri – 4
-
Görüş2 hafta önce
Yemen’de 48 saatlik Husi karargâhı ziyareti…
-
Avrupa2 hafta önce
Komünist Parti’ye karşı ilk ‘Twitter devrimi’: Moldova’da 16 yıl önce ne olmuştu?
-
Dünya Basını2 hafta önce
Wolfgang Münchau: Trump’ın tarifeleri küreselleşmenin sonudur
-
Görüş2 hafta önce
Hindistan için Şili neden önemli?
-
Görüş1 hafta önce
Trump’ın gümrük vergileri ticaret savaşını tetikliyor
-
Görüş5 gün önce
Avrupa’da savaşa hazırlık tam gaz: Fransız askeri haritacılar Romanya’da ne arıyor?
-
Söyleşi1 hafta önce
Çin uluslararası sistemi nasıl değerlendiriyor? Şanghay, Hangzhou ve Pekin’den akademisyenlerle özel söyleşi