Bizi Takip Edin

Amerika

Brezilya’da yeniden Lula zaferi

Yayınlanma

Lula, Trump’ın müttefiki Flavio Bolsonaro’yu yenerek Brezilya’da ikinci turda geriden gelip kazanan ilk aday oldu.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, pazar günü yapılan seçimlerin ikinci turunda ilk turdaki yenilgisini tersine çevirerek yeniden seçildi.

Yüksek Seçim Mahkemesi, oyların yüzde 99,83’ü sayıldığında Lula’nın geçerli oyların yüzde 51,76’sını, sağcı Senatör Flavio Bolsonaro’nun ise yüzde 48,24’ünü aldığını açıkladı. Brezilya’nın 1989’da iki turlu seçim sistemine geçmesinden bu yana ilk turu geride tamamlayan hiçbir aday ikinci turda seçimi kazanamamıştı.

Aşırı sağcı Flavio Bolsonaro ise, sonuçları tanımadığını ve seçimlerin iptali için yargıya başvuracağını açıkladı.

Ulusal basında çıkan habere göre, Bolsonaro, talebine gerekçe olarak Federal Yüksek Mahkeme (STF) Yargıcı Cristiano Zanin’in oy verme süresini 2 saat uzatma kararını gösterdi.

Kararı, 2023’te Yüksek Mahkemeye atanmadan önce Lula’nın avukatlığını yapan Yargıç Cristiano Zanin verdi. Zanin, Lula’nın kampanya ekibinin, Bahia eyaletinde Flavio Bolsonaro’nun müttefikleri tarafından yönetilen kentlerde otobüslerin garajlarda tutulduğu ve bu nedenle yoksul seçmenlerin sandıklara ulaşamadığı yönündeki şikâyeti üzerine harekete geçti.

Flavio Bolsonaro’nun avukatları da üç eyalette selden etkilenen 17 belediyede oy verme süresinin uzatılması için seçim mahkemesine ayrı bir başvuruda bulunmuştu.

Zanin’in kararı sandıklara ulaştığında birçok sandık kurulunda oy verme cihazları çoktan kapatılmıştı. Sistem, kapatılan bir cihazın yeniden açılmasına izin vermiyordu. Bunun üzerine Yüksek Seçim Mahkemesi, bölgesel seçim mahkemelerine yalnızca hâlâ açık olan sandıklarda saat 19.00’a kadar oy kullanılmasına izin verilmesi talimatını verdi. Zanin de kararının kapsamını buna uygun şekilde daralttı.

Bazı seçmenler saat 17.00’de oy kullanamadan evlerine gönderilirken, diğerleri saat 19.00’a kadar oy verebildi. Her iki adayın kampanyası da bu durumu gerekçe göstererek seçimin iptalini talep edebilir. Böyle bir başvuru, Jair Bolsonaro’nun Yüksek Mahkemeye atadığı ilk yargıç olan Kassio Nunes Marques’in başkanlığındaki Yüksek Seçim Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Seçim sonucu, Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi ve Çin sermayesinin yurt dışında en fazla yöneldiği ülke olan Brezilya’nın, Arjantin, Şili ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu Trump yanlısı hükümetler grubuna katılmasını engelledi. Böylece Washington’ın Çin’in Batı Yarımküre’deki varlığını sınırlandırma çabaları da sekteye uğradı.

ABD ile gümrük tarifeleri ve kritik mineraller konusunda yürütülen görüşmeler, Amerikan şirketlerine nadir toprak elementlerine erişim imkânı sunan ancak ayrıcalıklı muameleyi reddeden bir hükümetle devam edecek.

Seçim programları

Lula’nın seçim programı ayrıca kritik minerallerin haritalandırılması ve işlenmesine yönelik bölgesel bir strateji geliştirilmesini ve Trump’ın ek gümrük tarifeleriyle cezalandırmakla tehdit ettiği BRICS gündeminin sürdürülmesini öngörüyor.

80 yaşındaki Lula, Brezilya tarihinde görevdeki en yaşlı devlet başkanı olma unvanını taşıyor. İlk kez iktidara gelişinden 20 yılı aşkın süre sonra, ocak ayında dördüncü görev dönemine başlayacak.

2003-2010 yılları arasında ülkeyi yöneten Lula, 2022 seçimlerinde Senatör Flavio Bolsonaro’nun babası Jair Bolsonaro’yu az farkla yenerek 2023’te yeniden iktidara gelmişti. Jair Bolsonaro ise bu yenilginin ardından seçim sonuçlarını tersine çevirmeye yönelik bir komplo kurmaktan aldığı 27 yıllık hapis cezasını çekiyor.

 

Flavio Bolsonaro, seçim kampanyasını Trump yönetimiyle kurduğu ilişkiler üzerine inşa etti. Mayıs ayında Oval Ofis’te kabul edilen Bolsonaro, Amerika kıtasında ABD öncülüğünde kurulacak bir güvenlik ittifakına katılma sözü verdi ve Çin tedarikine alternatif olarak Brezilya’nın nadir toprak elementlerini Washington’a sunmayı vadetti.

Lula, yılın büyük bölümünde seçimin favorisi olarak görülüyordu. Kamuoyu araştırma şirketi Quaest, ocak ayında yaptığı bir ankette Lula’nın olası bir ikinci turda rakibine yedi puan fark attığını ortaya koymuştu.

İlk tur öncesinde araştırma yayımlayan yedi şirketten altısı Lula’yı önde gösteriyordu. Ancak Lula, ilk turu rakibinin 2,2 milyon oy gerisinde tamamladı.

İkinci tur öncesindeki anketlerin çoğu ise Flavio Bolsonaro’nun küçük bir farkla önde olduğunu ya da iki adayın hata payı içinde başa baş gittiğini gösteriyordu. Lula’nın ekibi, seçmenlerin rakibine yönelik olumsuz tutumunu güçlendirmeye ve ilk turda sandığa gitmeyen seçmenleri oy kullanmaya ikna etmeye çalıştı.

Lula, siyasi saldırılarını Jair Bolsonaro’nun Kovid-19 salgınını yönetme biçimine ve Flavio Bolsonaro’nun hâlen cezaevinde bulunan bankacı Daniel Vorcaro ile ilişkilerine yoğunlaştırdı.

Senatör Bolsonaro, merkez bankasının söz konusu finans kuruluşunu dolandırıcılık şüphesiyle kapatmasından aylar önce, babasının hayatını konu alan biyografik bir filmin finansmanı için bankacıdan 24 milyon dolar istemişti.

Flavio Bolsonaro ise Lula’nın oğlu Fabio Luis hakkında yürütülen polis soruşturmasını gündeme taşıyarak karşılık verdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarından biri, Fabio Luis’in emeklilerin maaşlarından usulsüz şekilde para kesildiği iddia edilen bir planla bağlantılı bir şirket adına kamu görevlileri nezdinde lobi yapıp yapmadığının araştırılması için temmuz ayında soruşturmaya izin vermişti. Lula ise bu ay televizyonda yayımlanan bir tartışmada, söz konusu dolandırıcılığın Jair Bolsonaro hükümeti döneminde başladığını söyledi.

Egemenlik ve Washington

Lula, Brezilya’nın yeni bir gümrük tarifesi dalgasını önlemeye çalıştığı mayıs ayında Beyaz Saray’da yaklaşık üç saat görüştüğü Trump ile ilişkiyi sürdürmeye çalışmıştı.

Washington, geçen yıl Jair Bolsonaro’nun yargılanmasını protesto etmek amacıyla Brezilya ürünlerine yüzde 50’ye varan gümrük vergileri uygulamıştı.

Lula, görüşmede ABD Başkanı’na, Brezilya’nın kritik minerallerinin bunları ülke içinde işlemeye istekli bütün ülkelere açık olduğunu söyledi.

Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Lula, “Amerikalılar, Çinliler, Almanlar, Japonlar, Fransızlar… Bizimle birlikte bu nadir toprak elementlerini çıkarmak, ayrıştırmak ve sundukları zenginliği üretmek isteyen herkes davetlidir” ifadelerini kullandı.

Ancak görüşmeler, Washington’ın temmuz ayında Brezilya ürünlerinin büyük bölümüne yüzde 25 gümrük vergisi uygulamasını engelleyemedi. Lula, bu durumdan Bolsonaro ailesini sorumlu tuttu. Senatörün kardeşi Eduardo, geçen yıl babalarının yargılanması nedeniyle Brezilyalı yetkililere yaptırım uygulanması için Washington’da lobi faaliyetleri yürütmüştü.

Lula, seçim kampanyasının merkezine ulusal egemenlik meselesini yerleştirdi. Eylül ayında televizyonda yayımlanan bir konuşmasında, Brezilya’nın nadir toprak elementi rezervlerini başka ülkelere teslim etmeye hazır olanların “vatanın asıl hainleri” olduğunu söyledi.

Brezilya, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervine sahip ülkesi konumunda.

Lula, “Yurt dışında bu kaynaklara göz dikenler, burada da her şeyi altın tepside sunmaya hazır olanlar var” dedi. “Bu kez yalnızca kaya ihraç edip karşılığında teknoloji satın almayacağız” diye ekledi.

İki hafta sonra Lula, nadir toprak elementlerini de kapsayan ulusal kritik mineraller politikasını oluşturan yasayı imzaladı.

Seçim kampanyasının son haftasında ABD hükümetini Flavio Bolsonaro lehine müdahalede bulunmakla suçladı. Lula’nın kampanya ekibi ayrıca Meta Platforms’un Bolsonaro’nun internetteki görünürlüğünü artırdığı iddialarını gerekçe göstererek senatörün adaylığının iptal edilmesini Yüksek Seçim Mahkemesinden talep etti.

Pekin ile ilişkiler

Lula, Nisan 2023’te Pekin’i ziyaret etti. Hükümeti, bu ziyareti Jair Bolsonaro döneminde soğuyan ilişkileri yeniden canlandırma çabası olarak tanımladı.

Şanghay’da Huawei Technologies’in araştırma merkezini gezen Lula, iki ülke arasındaki ticarette ABD dolarına alternatif bir para birimi kullanılması çağrısında bulundu.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kasım 2024’te Brezilya’nın başkenti Brasília’ya resmî bir ziyaret gerçekleştirerek Lula’nın ziyaretine karşılık verdi. İki hükümet bu ziyaret sırasında 37 anlaşma imzaladı ve ikili ilişkileri “ortak geleceğe sahip bir topluluk” düzeyine yükseltti.

Brezilya, Çin’in küresel altyapı stratejisi olan Kuşak ve Yol Girişimi’ne katılmaktan kaçındı. Bunun yerine girişimi kendi yatırım programlarıyla ilişkilendirmeyi tercih etti.

Lula, geçen yıl mayıs ayında Latin Amerikalı liderlerle düzenlenen bir zirve için yeniden Pekin’e gitti. Great Wall Motor ve Meituan gibi şirketlerden toplam 27 milyar real (4,7 milyar dolar) tutarında yatırım taahhüdü alarak ülkesine döndü.

Brezilya-Çin İş Konseyi verilerine göre Çinli şirketler geçen yıl Brezilya’ya diğer bütün ülkelerden daha fazla yatırım yaptı. Toplam 52 projeye yayılan yatırımlar, 6,1 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

İran’daki savaşın Körfez bölgesinden yapılan petrol sevkiyatını aksatmasının ardından Brezilya’nın petrol satışlarının hızla artmasıyla, iki ülke arasındaki ticaret hacmi bu yılın ilk dokuz ayında 143 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Brezilya Hazinesi ise Çin’de ilk kez yuan cinsinden tahvil ihraç etmeye hazırlanıyor. Brezilya, bu adımla Çin piyasasından düzenli olarak borçlanmayı hedefliyor.

BRICS

BRICS’in dönem başkanlığını gelecek yıl Çin devralacak. Lula hükümetinin programı, yükselen ekonomilerden oluşan bu blokla ilişkilerin daha da geliştirilmesini öngörüyor. Flavio Bolsonaro ise Washington’ın zayıflatmaya çalıştığı BRICS’ten Brezilya’yı çekebileceğini söylemişti.

Washington’ın gümrük tarifelerini açıklamasından iki haftadan kısa süre sonra Xi Jinping, Lula ile yaptığı telefon görüşmesinde Çin’in Brezilya’yı “egemenliğini ve bağımsızlığını koruma ve dış müdahaleye karşı çıkma” konusunda desteklediğini söyledi.

İki lider arasında bu yıl gerçekleşen ikinci telefon görüşmesi yaklaşık bir saat sürdü. Görüşmede, Çin ile Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur arasında bir ticaret anlaşmasına yönelik müzakerelerin hızlandırılması konusunda mutabık kalındı. Ancak anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.

Amerika

Cumhuriyetçi vekilden Rus dizeli tasarısı: Lisanslar iptal edilsin

Yayınlanma

ABD Kongresine sunulan yeni yasa tasarısı, Hazine Bakanlığının Rus dizel yakıtı sevkiyatına tanıdığı yaptırım muafiyetini kaldırmayı amaçlıyor. Cumhuriyetçi Brian Fitzpatrick imzalı teklif, Rus petrol ürünlerine OFAC üzerinden yeni lisans verilmesini de yasaklıyor.

ABD Kongresine, Rus enerji ürünlerine yönelik ithalat muafiyetlerini engellemeyi hedefleyen yeni bir yasa tasarısı sunuldu.

ABD yasama organının internet sitesinde yayımlanan düzenleme, Rus mazotunun uluslararası piyasalara ulaşmasını sağlayan izinleri doğrudan hedef alıyor.

Tasarıyı hazırlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Brian Fitzpatrick, ABD Hazine Bakanlığının Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) üzerinden bu tür lisanslar vermesini engellemeyi amaçlıyor.

Metin, Rus dizel yakıtıyla bağlantılı işlemlere izin veren 135 numaralı genel lisansın iptal edilmesini ve gelecekte benzer yetkilerin tanımlanmasının yasaklanmasını öngörüyor.

Tasarı metninde, “Hazine Bakanı, Rusya Federasyonu menşeli ham petrol veya petrol ürünlerinin satışı, sevkiyatı ya da boşaltılması için mutat ve zorunlu sayılan, yasaların aksi halde yasakladığı hiçbir işleme izin veremez” ifadesi yer alıyor.

ABD Kongresindeki parlamenterler, bu ay içinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile vardığı dizel uzlaşmasını durdurmayı amaçlayan başka bir yasa tasarısını daha gündeme taşımıştı.

Söz konusu ilk tasarı, ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumunun (DFC) Rusya enerji sektörüne yatırım yapmasını yasaklamayı, OFAC tarafından verilen genel lisansları geçersiz kılmayı ve yeni lisans çıkarılmasını önlemeyi amaçlıyor.

Girişim aynı zamanda Washington yönetimini Rusya enerji sektörüne dönük yaptırımları devreye sokmakla yükümlü kılıyor.

Trump anlaşmayı duyurmuş, yaptırımlar ertelenmişti

Donald Trump, 9 Ekim tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya piyasalarına çıkmasını sağlayan bir mutabakata vardıklarını açıkladı.

Bu açıklamayla eşzamanlı olarak ABD Hazine Bakanlığı, Rus mazotu sevkiyatını Nisan 2027’ye kadar yaptırımların kapsamı dışına çıkardı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Washington’ın aldığı bu kararı “haksız ve dürüstlükten uzak” sözleriyle eleştirdi. Trump ise Zelenskiy’nin dile getirdiği eleştiriye yalnızca “Tamam” yanıtını verdi.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD yönetiminin Rus dizeline dönük yaptırımları kaldırmasını eleştirdi. Slovakya Başbakanı Robert Fico ise AB’nin bu başlıktaki tutumunu saflık olarak nitelendirdi.

Fico, “ABD daha ucuz petrole kavuşacak, Rusya ise bütçesine gelir sağlayacak. Bize ise AB içinde nefret dolu savaş politikasının, yaptırımların ve verilen ahlak derslerinin ödülü olarak 3 avroluk dizel, hatta belki de yakıt kıtlığı düşüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Batı yaptırımlarını kınayan Moskova, bu adımları meşru görmüyor. Putin, Rusya’ya karşı yürürlükte olan yaptırım sayısının 30 bini aştığını, bu miktarın dünyadaki diğer bütün ülkelere uygulananların toplamının neredeyse iki katı olduğunu dile getirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Rus ekonomisinin bu kısıtlamalara uyum sağladığını ve yaptırımlara karşı “belirli bir bağışıklık” kazandığını savundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI kontrolden çıkan modellerin internetini kesti

Yayınlanma

Yapay zeka şirketi OpenAI, güvenlik sınırlarını aşıp dış ağlara sızan gelişmiş yapay zekâ modellerinin eğitim sırasında internete erişimini engellemeye başladı. Şirket, eylül ayında durdurduğu model eğitimini ise ağ kısıtlamalarını artırarak yeniden devreye aldı.

OpenAI, en yetenekli yapay zekâ modellerinin korumalı test alanını aşıp dış kaynaklara izinsiz bağlandığı olayların ardından, eğitim sırasında internet erişimini kesmeye başladı.

Şirket, güvenlik açıkları tamamen kapatılana ve yeterli koruma sağlanana kadar bu kısıtlamayı sürdürmeyi planlıyor.

Şirketin açıklamasında kararın gerekçesi paylaşıldı:

“Model uyumu, izleme sistemleri ve internet altyapı güvenliği alanındaki araştırmaların bugünkü durumunu dikkate aldığımızda, en gelişmiş modelleri internete erişim olmadan eğitmenin sorumlu bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz.”

OpenAI, eylül ayında eğitim sürecine ara vermişti. Ajanların kendilerine verilen görev sınırlarını aşması nedeniyle durdurulan en gelişmiş modellerin eğitimi, ek güvenlik önlemlerinin ardından yeniden başladı.

Şirket içi inceleme süreci yaz aylarındaki olaylarla tetiklendi.

Yapay zekâ sistemlerini değerlendiren Transluce şirketinin verilerine göre, OpenAI ile bağlantılı olduğu düşünülen ajanlar ABD Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesine girmeye çalıştı ve kamu verilerine ulaşmak için kullanılan API anahtarlarını ele geçirdi.

Ajanların siteden yalnızca herkese açık bilgileri topladığı kaydedildi. OpenAI bu iddiaları teyit etmezken ABD Eğitim Bakanlığı internet sitesine veya veri tabanlarına herhangi bir müdahale tespit etmediğini duyurdu.

Benzer bir vaka ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nda (SEC) yaşandı. Kurum temsilcisi Kurt Hopfenspirger, ajanların açık verilere ulaştığını ancak talimatları çiğneyip bu verileri başka bir yere aktardığını belirterek “Gizli bilgilere erişim sağlanmadı” dedi.

OpenAI, olayların ardından yaptığı açıklamada yeni modellerin eğitimine ancak ek güvenlik önlemlerinin eksiksiz çalıştığından emin olduktan sonra döneceklerini bildirmişti. Bu duraklama, şirketin son üç ay içinde aldığı ikinci askıya alma kararı oldu.

Temmuz ayında yaşanan ilk olayda OpenAI ajanları kapalı ortamdan çıkmış ve yapay zekâ geliştirme platformu Hugging Face’e sızmıştı.

İncelemelerin ardından şirket, ajanların dış ağa bağlanabildiği neredeyse tüm servislerde açıklar tespit etti ve modellerin yetkisiz adımlar atmasını engellemek için ağ sınırlamalarını sertleştirdi.

Axios’un haberine göre OpenAI ile Anthropic, gelişmiş modellerin dahil olduğu on binlerce olayı inceliyor.

İncelenen dosyalar arasında filtreleri aşma, kapalı test havuzundan çıkma ve denetim mekanizmalarını devre dışı bırakma girişimleri yer alıyor.

The Wall Street Journal’ın Transluce raporuna dayandırdığı habere göre ise yapay zekâ ajanları nisan ile haziran sonu arasında Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın sitesini 16 binden fazla kez taradı.

Sistemler, herkese açık verilere ulaşmak için güvenlik filtrelerini bypass etmeye çalıştı.

Hugging Face vakasının ardından Anthropic’in tepe yöneticisi Dario Amodei de yapay zekâ geliştirme temposunun yavaşlatılması çağrısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Epstein dosyalarında yeni perde: Demokratlar büyük bankaları çağıracak

Yayınlanma

ABD’de Demokratlar, 3 Kasım’daki ara seçimlerde Meclis çoğunluğunu kazanmaları hâlinde Epstein dosyalarına yönelik parlamento soruşturması başlatmayı planlıyor. Hedefte Adalet Bakanlığı’nın sansürlediği 3 milyondan fazla sayfalık arşiv ve Epstein ile çalışan büyük bankalar var.

ABD’de Demokratlar, 3 Kasım’daki ara seçimlerde Kongre’de çoğunluğu yeniden kazanmaları durumunda Jeffrey Epstein dosyaları üzerinden Beyaz Saray ve federal yönetime yönelik kapsamlı bir parlamento soruşturması başlatmaya hazırlanıyor.

Bloomberg’in haberine göre Temsilciler Meclisi Denetim Komisyonu’nun en kıdemli Demokrat üyesi Robert Garcia, Epstein dosyalarına ilişkin incelemenin yasama dönemindeki temel hedeflerden biri olacağını duyurdu.

Garcia, “Epstein soruşturması bizim en önemli önceliklerimiz arasında yer alacak. Ülke bu bilgilerin açığa çıkmasını, dosyaların kamuoyuyla paylaşılmasını ve mağdurlar için adaletin sağlanmasını istiyor” dedi.

Garcia, komisyonun ifadeye çağırmayı planladığı kurumlar arasında finansal transferlere aracılık eden büyük bankaların da yer aldığını söyledi.

Buna göre Epstein’in mali operasyonlarıyla bağlantısı tespit edilen bankaların yöneticileri kongre oturumlarında ifade verebilir.

Reşit olmayan çocukları cinsel istismar amacıyla pazarlamak ve insan ticareti yapmakla suçlanan Jeffrey Epstein, 2019 yılının yaz aylarında ABD’de tutuklanmıştı.

Gözaltına alındıktan bir ay sonra New York’taki bir tutukevinde ölü bulunan milyarder finansörün resmî ölüm nedeni kayıtlara intihar olarak geçti.

Epstein dosyasının uluslararası ölçekte büyük bir skandala dönüşmesi ise siyasetçiler, küresel iş insanları ve eğlence sektörünün önde gelen isimleriyle kurduğu yakın ağlardan kaynaklandı.

ABD Kongresi, dosyadaki sır perdesini aralamak amacıyla Kasım 2025’te federal düzeyde harekete geçti.

Kongre’nin çıkardığı yasa, ABD Adalet Bakanlığı’na Epstein dosyalarındaki tüm bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklama zorunluluğu getirdi.

Bakanlık, yasal sürenin ardından Ocak 2026 sonunda devasa bir arşiv yayımladı.

Kamuoyuyla paylaşılan veri tabanı 3 milyondan fazla sayfa belge, 2 bini aşkın video kaydı ve 180 bin fotoğraftan oluşuyor.

Açıklanan belgelerde eski ABD başkanları Bill Clinton ile Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın adları geçiyor.

Arşivde ayrıca illüzyonist David Copperfield, eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, oyuncu Dustin Hoffman, Microsoft’un kurucusu Bill Gates ve Google’ın kurucularından Sergey Brin dahil çok sayıda kamuya mal olmuş ismin yer aldığı görülüyor.

Fakat Adalet Bakanlığı’nın paylaştığı bu geniş arşiv, belgelerdeki yoğun sansür uygulaması ve eksik evrak iddiaları nedeniyle kamuoyunda ciddi eleştirilerle karşılandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English