Asya
Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda ‘dışa açılma kararlılığı’ vurgusu

Dünyanın en büyük ithalat fuarı olan 6. Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE), 3.400’den fazla küresel katılımcının bir araya gelmesiyle pazar günü Şanghay’da başladı.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping etkinliğe gönderdiği mektupta, dünyadaki ekonomik toparlanmanın ivme kaybettiğini ve bunun tüm ülkelerin dayanışma ve işbirliğini gerektirdiğini söyledi. Xinhua Haber Ajansına göre Xi, Çin’in küresel kalkınma için her zaman önemli bir fırsat olacağını vurguladı.
Çin Başbakanı Li Qiang, 6. CIIE ve Hongqiao Uluslararası Ekonomik Forumu’nun açılış töreninde yaptığı konuşmada, Xi’nin mektubunun Çin’in pazarını daha da açmaya yönelik sarsılmaz kararlılığının altını çizdiğini söyledi.
Önümüzdeki beş yıl içinde Çin’in mal ve hizmet ithalatının kümülatif olarak 17 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Li, Çin’in pazar fırsatlarının daha fazla açılmasını teşvik etmeye devam edeceğini kaydetti.
Li, ülkenin ithalatı aktif olarak genişleteceğini, mal ve hizmet ticaretinin koordineli gelişimini teşvik edeceğini, sınır ötesi hizmet ticareti için negatif listeler uygulayacağını, dış ticaret formatları ve modellerinde inovasyonu destekleyeceğini ve dijital ticareti artıracağını söyledi.
Global Times gazetesine göre, Çin hükümetinin “daha fazla dışa açılma” yönündeki tutumu uluslararası kuruluşlar ve küresel şirket yöneticileri tarafından olumlu karşılandı.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan etkinlikte yaptığı konuşmada “Bu fuar güçlü ve köklü bir platform ve Çin’in dünyanın geri kalanıyla, özellikle de gelişmekte olan ülkeler ve küçük ve orta ölçekli işletmelerle ticari ilişkilerini dengeleme kararlılığının bir sembolüdür” dedi ve ekledi: “Bu bir fikirler pazarı, kültürlerin bir araya geldiği bir buluşma ve küresel eylem ve uluslararası işbirliğinde yeni bir paradigma için bir başlangıç noktasıdır.”
Avustralyalı madencilik devi Rio Tinto’nun İcra Kurulu Başkanı Jakob Stausholm Global Times’a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Çin, küresel ekonomik büyümenin desteklenmesinde önemli bir rol oynamaya devam edecektir. Çin küresel kalkınmayı destekleme konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koymuştur ve biz de bu konuda rol oynamaya devam etmeyi umuyoruz.”
Alman Siemens AG, Global Times’a gönderdiği açıklamada, işbirliğinin uluslararası alışverişin sürekli genişlemesini desteklediğini, daha fazla ve daha yeni teknolojik uygulamaların Çin’de kök salmasını sağladığını ve böylece sosyal kalkınmayı teşvik ettiğini kaydetti.
Anlaşma rekoru bekleniyor
Pekin Üniversitesi’nden ekonomist Cao Heping Global Times’a verdiği demeçte, CIIE’nin bu yıl tam güçle geri dönen önemli bir ticaret fuarı olarak Çin’in dış ticaretini desteklemeye yardımcı olacağını söyledi.
Cao, 134. Çin İthalat ve İhracat Fuarı ya da diğer adıyla Kanton Fuarı’nda elde edilen başarılara dayanarak, geçen yıla kıyasla daha yüksek değerde anlaşmalar yapıldığını, 6. CIIE’nin daha da fazla anlaşmaya sahne olmasının muhtemel olduğunu söyledi ve Çinli tüketicilerin harcama istekliliğinin azalmadığını belirtti.
Organizatörlerin yaptığı açıklamaya göre Kanton Fuarı’nda toplam 22.3 milyar dolar değerinde ihracat anlaşması imzalandı.
Çin’in geçtiğimiz haftalarda Kanton Fuarı, CIIE ve Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı’nı da içeren fuarlar serisi, yabancı şirket temsilcileri üzerinde olumlu bir etki bıraktı.
Avustralyalı bal markası ANB’nin yöneticisi Kevin Chen Global Times’a verdiği demeçte, Çin’deki fuar altyapısının tasarım ve teknoloji açısından çok gelişmiş olduğunu söyledi.
Uzmanlara göre, CIIE son yıllarda Çin’deki tüm büyük ticaret fuarları arasında en yüksek profile sahip fuar haline geldi.
CIIE’ye verilen önemin, ülkenin hem ithalat hem de ihracatta daha dengeli bir büyüme peşinde olduğu anlamına geldiğini belirten Çinli uzmanlar, Çin’in ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için hala önemli bir itici güç olsa da, sadece ihracatını artırmayı hedeflemenin ötesine geçtiğini söylediler.
Çin üst üste 14 yıldır dünyanın en büyük ikinci ithalat pazarı konumunda.
‘Çin’in dış dünyaya olan bağlılığını yerine getirme konusundaki samimiyetini gösterdi’
Çin Renmin Üniversitesi Chongyang Finansal Çalışmalar Enstitüsü profesörü ve dekanı Wang Wen, Global Times’a verdiği demeçte, dünyanın yüzyıldır görülmemiş büyük değişimler yaşaması ve pandeminin etkilerinin sürmesi nedeniyle küreselleşmenin ciddi bir “gerileme” riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Wang, “CIIE’nin her yıl giderek daha iyi sonuçlarla düzenlenmesi, başarılması zor bir şeydir ve Çin’in dış dünyaya olan bağlılığını yerine getirme konusundaki samimiyetini, Çin’in tüketim pazarının çekiciliğini ve Çin’in medeni bir ülke olarak duruşunu göstermiştir” dedi.
Çin Ticaret Bakanlığı’na göre, pazar gününden 10 Kasım’a kadar Şanghay’da düzenlenmesi planlanan 6. CIIE’ye dünyanın en büyük 500 sektör lideri işletmelerinden toplam 289’u katılacak.
Çin Ticaret Bakanlığı’na göre, 3.400’den fazla katılımcı ve 410.000 profesyonel ziyaretçi fuara katılmak için kayıt yaptırdı.
Çin’in üçüncü Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’na ev sahipliği yapmasından sadece birkaç hafta sonra düzenlenen 6. CIIE, ürün ve hizmetlerini sergilemek üzere Kuşak ve Yol ortak ülkelerinden de rekor katılım aldı.
İstatistiklere göre, önceki beş CIIE’ye iki milyondan fazla kayıtlı ziyaretçi, 131 ülke ve uluslararası kuruluş ve 15.000’den fazla şirket katıldı. Önceki CIIE’lerde 2.000’den fazla yeni ürün, yeni teknoloji ve yeni hizmet tanıtıldı ve 350 milyar dolar değerinde geçici anlaşmaya varıldı.
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika7 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










