Bizi Takip Edin

Asya

Çin’in iki toplantısı sona erdi: İşte öne çıkan başlıklar

Yayınlanma

Çin’in yıllık en önemli siyasi etkinliği olan ve Pekin’de “iki toplantı” olarak bilinen toplantılar salı günü sona erdi.

Delegeler, “Yeni Bir Dönem için Çin Özelliklerine Sahip Sosyalizm Üzerine Xi Jinping Düşüncesi”ne bağlı kalınması gerektiğini vurgulayan ulusal ve yerel kongre delegelerine ilişkin bir yasanın revize edilmesi önerisi de dahil olmak üzere yedi maddeyi kabul etti.

Alışılmadık bir şekilde, Çin’in 3 numaralı yetkilisi ve Ulusal Halk Kongresi (NPC) Daimi Komitesi Başkanı Zhao Leji kapanış törenine katılmadı. Zhao’nun, “solunum yolu enfeksiyonu” nedeniyle katılmadığı açıklandı.

Bunun dışında, en üst siyasi danışma organı olan Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC) ve yasama organı olan NPC’nin bu yılki toplantılarında sürpriz gelişmeler yoktu. Yine de toplantılar, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında kısasa kısas gümrük vergileri furyasını başlatan ABD Başkanı Donald Trump’la başa çıkmaya çalışan Çin’in yeni dönem perspektifine ilişkin fikir verdi.

Çin’de meclis başkanı ‘iki oturum’ sonunda neden ortalıkta yoktu?

YAPAY ZEKA VE İLERİ TEKNOLOJİ VURGUSU

Yapay zeka (AI) bu yılki toplantının en önemli konusuydu ve Çin’in teknolojiye olan ilgisi teknoloji firması DeepSeek’in çığır açan başarısıyla daha da arttı.

DeepSeek, oturumların gündemindeydi. NPC açılmadan önce bir sözcü, şirketin “Çin bilgeliğini” dünyayla paylaşmaya yönelik açık kaynak yaklaşımını övdü.

Geçtiğimiz çarşamba günü Başbakan Li Qiang tarafından sunulan hükümet çalışma raporu, DeepSeek’in adını özellikle anmasa da Çin’in yapay zeka alanındaki “yeni başarılarını” vurguladı ve yapay zeka destekli robotlar gibi gelişmekte olan endüstriler için finansman sözü verdi.

Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (CSRC) Başkanı Wu Qing toplantılar sırasında yaptığı açıklamada “DeepSeek hakkında konuşmayanlar trende ayak uyduramıyor gibi görünüyor” dedi.

Geçtiğimiz hafta yapılan yeni kurumsal duyurular, yatırımcıların Çin yapay zekası konusundaki heyecanını artırdı.

Alibaba Group Holding’in hisse senedi fiyatı, geçtiğimiz perşembe günü yeni bir yapay zeka modelini piyasaya sürmesinin ardından sıçradı. Başka bir startup’ın iki toplantı sırasında piyasaya sürdüğü Manus AI “agent”, hizmet halka açık olmasa da bazı yerel medya kuruluşları tarafından “ikinci DeepSeek” olarak adlandırıldı.

DeepSeek’in kurucusu Liang Wenfeng, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve teknoloji patronlarının yer aldığı yüksek profilli bir sempozyuma katıldıktan sonra bu toplantılarda kamuoyu önüne çıkmadı. Ancak diğer yıldız yöneticiler Pekin’in özel sektöre yönelik yenilenen desteğini sembolize etmek üzere hazır bulundular.

Akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin CEO’su Lei Jun, Başbakan Li’nin çalışma raporu öncesinde “delegeler koridorunda” medyaya konuşan ilk temsilci olarak seçildi. Xi ile geçen ayki sempozyuma da katılan Lei, toplantının “kendime olan güvenimi büyük ölçüde artırdığını” söyledi.

Elektrikli araç üreticisi XPeng’in CEO’su He Xiaopeng cumartesi günü Büyük Halk Salonu koridorlarındaydı ve uçan arabaları geniş ölçekte üreten ilk şirket olma hedeflerini anlattı. Lazer ekipmanı üreticisi Huagong Tech’in başkanı Ma Xinqiang, şirketinin “yaklaşık 40 yıllık yabancı teknoloji tekelini kırdığını” ve “yabancı ürünlerin fiyatının %40’tan fazla düşmesine neden olduğunu” söyledi.

Pekin Üniversitesi Çin Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nde profesör olan Yao Yang, “Bu yıldan itibaren ruh hali daha iyimser hale geldi” dedi ve bunu Çin’in DeepSeek gibi yerli başarılarına bağladı.

“Ancak bu havanın devam etmesi gerçekten hükümet politikasına bağlı. Hükümetin ekonomiyi canlandırmaya ve özel teşebbüsü desteklemeye yönelik hamleleri belirleyici olmazsa, bu ruh hali ortadan kalkacaktır” diye ekledi.

Çin büyüme hedefini ve savunma bütçesini belirledi

HÜKÜMET ÇALIŞMA RAPORUNDAN ÖNE ÇIKANLAR

Delegeler, Pekin’in kendi kendine yeterlilik istediği stratejik, gelişmiş alanları temsil ediyordu. Ancak özel işletmelere yönelik daha geniş kapsamlı destek belirsizliğini koruyor. Bazı analistlerin NPC’de görüşülmesini bekledikleri özel ekonomiyi teşvik yasası gündem dışı bırakıldı. Bir NPC sözcüsü tasarının gelecekteki NPC Daimi Komite toplantılarında görüşüleceğini söyledi.

Hükümet çalışma raporu, 2025 yılı için geçen yılki gibi “%5 civarında ” bir gayri safi yurtiçi hasıla büyüme hedefi belirledi ve bu hedefe ulaşmak için çeşitli teşvik planlarının ana hatlarını çizdi. Bunlar arasında 300 milyar yuan (41.5 milyar dolar) tüketici sübvansiyon programı, devlet bankalarına 500 milyar yuan enjeksiyon ve yerel yönetim özel tahvil kotasında 500 milyar yuan artış yer alıyor. Ayrıca bütçe açığının GSYH’ye oranı geçen yılki %3 seviyesinden %4’e yükseltildi.

Yetkililer, Komünist Parti liderliğinin geçen sonbaharda üst düzey bir toplantıda daha fazla teşvik önlemi sinyali vermesinin ardından ekonominin ivme kazandığını söyledi. İskan Bakanı Ni Hong Pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada emlak piyasasında “olumlu değişikliklerin” ortaya çıktığını söylerken, insan kaynakları bakanı Wang Xiaoping istihdam durumunun “iyileşme eğilimi gösterdiğini” belirtti.

Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) direktörü Zheng Shanjie, “Bu yıl yaklaşık %5’lik büyüme hedefine ulaşmak için sağlam bir temelimiz, güçlü desteğimiz ve güvenilir garantilerimiz var” dedi.

Ancak teşvik tedbirleri çoğunlukla analistlerin mütevazı beklentileri doğrultusunda gerçekleşti ve pazar günü açıklanan ekonomik veriler tüketici fiyat endeksinin şubat ayında keskin bir şekilde negatife dönerek deflasyonist baskının altını çizdiğini gösterdi.

Bu arada ABD ile hızla tırmanan ticaret savaşı, birçok analistin iddialı bulduğu GSYH hedefine gölge düşürüyor. Çin’in Amerikan tarım ürünlerine uyguladığı misilleme gümrük vergileri de pazartesi günü yürürlüğe girdi.

Ticaret Savaşı 2.0: Çin, ABD tarım ürünlerine gümrük vergisi getirdi

Etkileyici yeni girişimlerin eksikliği, iki toplantıya yönelik borsa tepkisinin sessiz kalmasına yol açtı. Anakarada listelenen hisse senetlerinin bir ölçütü olan CSI 300 Endeksi, toplantıların başlamasından bu yana sadece marjinal bir artış gösterdi.

Çin’in 10 yıllık devlet tahvili getirisi geçtiğimiz cuma günü %1,793’e yükselerek yaklaşık üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bazı analistler bu yükselişi kısmen Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng’in bir gün önceki brifingde faiz indirimleri için belirli bir takvim taahhüt etmediği ve sadece faizlerde ve zorunlu karşılık oranlarında indirimlerin “zamanında” yapılacağını söylediği yorumlarına bağladı.

Maliye Bakanı Lan Fo’an, Çin’in belirsizliklerle başa çıkmak için hala “yeterli rezerv araçlarına ve politika alanına” sahip olduğunu söyledi.

SAVAŞ YETENEKLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE TAYVAN

Silahlı kuvvetlerin 2025 yılı bütçe büyüme hedefi %7.2 olarak belirlenirken, askeri bütçe ekonomiden daha hızlı büyümeye devam ediyor. PLA sözcüsü Wu Qian Pazar günü yaptığı açıklamada harcamaların 1.81 trilyon yuana (249 milyar dolar) ulaşacağını ve bunun daha önce belirtilen 1.78 trilyon yuan rakamından biraz daha fazla olduğunu söyledi. Her iki durumda da bu rakam Asya’daki en büyük savunma ödeneği olup, Japonya’nın nisan ayından itibaren yeni mali yıl için düşündüğü yıllık savunma harcamasının dört katından fazla. Öte yandan ABD’nin savunma bütçesinin ise 3’te birinden daha az.

Başbakan Li’nin çalışma raporuna göre bütçedeki bu genişleme “askeri eğitimi ve savaşa hazır olma durumunu artırma ve yeni savaş yeteneklerinin geliştirilmesini hızlandırma” çabasına işaret ediyor. Li, hükümetin “Çin’in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını sıkı bir şekilde korumaya” kararlı olduğunu söyledi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping de, NPC sırasında bir konferansta kadrolara zorlukları vurguladı. Devlete ait haber ajansı Xinhua’ya göre cuma günü Halk Kurtuluş Ordusu ve Silahlı Polis Gücü temsilcilerine yaptığı “önemli konuşmada” onlara “ele alınması gereken birçok zorluk ve sorun” olduğunu söyledi.

Başkomutan askeri planların “daha sistematik, bütüncül ve koordineli bir şekilde” uygulanabilmesi için “modern yönetim kavram ve yöntemlerinin kullanılmasının önemini” vurguladı. Xi ayrıca kalite ve verimliliği artırmak için “sivil-asker ortak çabalarının” yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Xinhua raporunda ayrıca Xi’nin “ yolsuzluğun kapsamlı bir şekilde araştırılması ve ele alınması için sağlam ve etkili bir gözetim sistemi” talep ettiği belirtildi.

PLA sözcüsü Wu Qian da pazar günü yaptığı açıklamada Çin kuvvetlerinin “Tayvan bağımsızlık ayrılıkçılarına” karşı koymaya odaklandığını söyledi. Wu’ya göre Taipei’deki Demokratik İlerleme Partisi iktidarında bu tür faaliyetler “ne kadar yaygınlaşırsa”, “boyunlarındaki ilmik o kadar sıkılaşacak ve başlarının üzerinde sallanan kılıç o kadar keskinleşecektir.”

ABD’nin Tayvan değişikliği, Çin’in tepkisini çekti: Derhal düzeltin

1.4 MİLYAR İNSAN İÇİN GIDA GÜVENCESİ

Gıda güvenliği Çin için bir başka odak noktası. Geçen yıl ülkenin toplam tahıl üretimi 1.4 trilyon jin ya da 700 milyon ton gibi rekor bir seviyeyi aşmış olsa da, Başbakan Li’nin çalışma raporunda gıda kaynaklarının “çok yönlü bir şekilde” geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.

Li sözlerine şöyle devam etti: “Tüm yerel yönetimler Çin’in gıda güvenliğinin sağlanmasında kendi paylarına düşen sorumluluğu üstlenmeli ve ülkemizin gıda tedarikinin sağlam bir şekilde kendi ellerimizde kalması için ortak çaba sarf etmelidir.” Ülkenin kendi kendine yeterlilik oranı, yüzyılın başında %90’ın üzerindeyken 2020’ye kadar üçte ikinin altına düşüyor.

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Han Jun, cumartesi günü iki toplantı arasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bir başka bereketli yıla rağmen, ulusumuzun gıda durumunun belirli bir işareti geçtiğini söyleyemeyiz” dedi ve ekledi: “Yurt içi gıda arz ve talebinde bir dengeye ulaşmak için hala ithalata güvenmemiz gerekiyor.”

Ticaret savaşının giderek büyümesi, kendi kendine yeterliliği daha da artırma aciliyetini hızlandırabilir. Çin’in Trump’a karşı ikinci tur misillemesi, tavuktan mısıra, buğdaydan soya fasulyesine ve diğer ürünlere kadar geniş bir yelpazede ABD’nin tarımsal ithalatına daha yüksek gümrük vergileri getirdi. Kolza tohumu yağı, küspe, bezelye, domuz eti ve su ürünleri de dâhil olmak üzere Kanada gıdalarına 20 Mart’ta ayrı bir gümrük tarifesi uygulanacak.

Gıda ürünlerini hedef alma kararı Çinli yetkililerin kendilerine güvendiklerini gösteriyor. Han yine de rehavete kapılınmaması konusunda uyardı.

“1.4 milyar insanın yaşadığı bizimki gibi büyük bir ülkede kendimizi beslemek için kendimize güvenmeliyiz” dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANI KONUŞTU

Başbakan’ın geleneksel NPC sonrası basın toplantısının geçen yıl kaldırılmasının ardından, Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin sözleri Pekin’in dünyaya resmi mesajı olarak daha fazla ağırlık taşıyor.

Wang, tarihi imaların ağırlıkta olduğu basın toplantısında, Çin’in Rusya ile olan sıkı ilişkisini ve gelişmekte olan Küresel Güney ülkeleri ile ilişkilerini vurguladı. Ayrıca, çözüm bekleyen sorunlara rağmen Avrupa ve Hindistan’a zeytin dalı uzattı. Öte yandan Wang, ABD ve yakın müttefiki Japonya’ya karşı sert bir ton kullandı. Tayvan söz konusu olduğunda Wang eleştirilerini sadece ABD’ye değil Tokyo’ya odakladı ve “Tayvan’daki bir acil durumun Japonya’daki bir acil durum olduğu” düşüncesini kınadı. Ayrıca bu yılın Tayvan’ın “kurtuluşunun” ve “Çin halkının Japon karşıtı muzaffer savaşının bir sonucu olarak Çin topraklarına geri dönüşünün” 80. yıldönümü olduğunu vurguladı.

Washington’un, Trump’ın cezalandırıcı gümrük vergilerinin görünürdeki nedeni olan yasadışı fentanil akışından Çin’in sorumlu olduğu yönündeki iddialarını “temelsiz” olarak nitelendiren Wang, Washington’un tutumunu “iki yüzlü” olmakla eleştirdi.

“Hiçbir ülke bir yandan Çin’i baskı altında tutarken diğer yandan Çin ile iyi ilişkiler geliştirebileceğini hayal etmemeli” dedi.

Wang, bölgesel sürtüşme noktalarına değinirken, Trump yönetimiyle diyalog için kapıyı açık bırakmaya çalıştı.

Çin ve ABD’nin “en büyük gelişmekte olan ülke ve en büyük gelişmiş ülke olarak gelecekte uzun bir süre var olacaklarını” söyledi. “Bu nedenle barış içinde bir arada yaşamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İki Toplantı: Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıklamalarından öne çıkanlar

 

Asya

Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Yayınlanma

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.

Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.

Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.

Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.

Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.

JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.

Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.

Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.

Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.

Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Yayınlanma

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.

Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.

Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.

Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.

Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.

Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.

Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.

Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.

Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.

Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.

Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.

Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.

Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.

Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.

Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.

Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.

Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.

Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.

“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

Yayınlanma

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.

ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.

Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.

Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.

Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.

Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.

Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.

Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.

Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.

Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.

Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.

Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.

Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English