Asya
Çin’in meşhur ‘iki toplantı’sı başladı

Çin’in en önemli siyasi etkinliklerinden Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC), diğer bir adıyla ‘İki Toplantı’, bugün başladı. Toplantılarda Çin’in önümüzdeki döneme dair siyasi, ekonomik, askeri hedeflerinin belirlenmesi bekleniyor.
Ülkenin en üst düzey yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi ile danışma organı işlevini yerine getiren Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının eş zamanlı genel kurul toplantıları, 4-11 Mart’ta başkent Pekin’de düzenleniyor.
5 yıllığına seçilen iki meclis, bu yıl 14. dönemlerinin 3. yıllık toplantılarını düzenliyor. Toplantılar, ülkenin yakın dönemdeki ekonomi stratejisi ve hedeflerini, iç siyaset ve dış politika önceliklerini ortaya koyması açısından kritik önem taşıyor.
Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı Ulusal Komitesi, salı günü Pekin’de yıllık oturumunu açtı.
Devlet medyasına göre, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve diğer liderler, Büyük Halk Salonu’nda başlayan 14. CPPCC Ulusal Komitesi’nin üçüncü oturumunun açılış toplantısına katıldı. Toplantıda oturum gündemi gözden geçirildi ve onaylandı. CPPCC Ulusal Komitesi Başkanı Wang Huning, bir çalışma raporu sundu.
Yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi’nin açılış oturumu ise 5 Mart’ta yapılacak.
Savunma bütçesi belirlenecek
14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, oturum hakkında basına bilgi verdi.
Ulusal Halk Kongresi’nin (NPC) üçüncü oturumunda Çin’in bu yılki savunma bütçesinin yayınlanacağını açıklayan sözcü, Çin’in savunma harcamalarının dokuz yıldır tek haneli büyümeyi sürdürdüğünü ve GSYİH içindeki payının uzun yıllardır küresel ortalamanın altında, yüzde 1,5’in altında tutulduğunu belirtti.
14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, çarşamba günü yapılacak açılıştan bir gün önce Salı günü düzenlenen basın toplantısında, Çin’in ekonomik gelişiminin savunma bütçesini ve askeri modernizasyonunu etkileyip etkilemeyeceği ve bu yıl ne kadarlık bir artış görüleceği sorusu üzerine bu açıklamaları yaptı.
Lou, barışın güçle korunması gerektiğini ve güçlü ulusal savunma kabiliyetlerine sahip bir Çin’in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumak ve büyük bir ülke olarak uluslararası sorumluluklarını ve yükümlülüklerini daha iyi yerine getirmek ve dünya barışını ve istikrarını korumak için daha iyi bir konumda olduğunu söyledi.
Gündem ekonomi
Sözcü Lou, Çin’in yapay zekayı geliştirmeye çalışarak, kilit ortaklarla işbirliği arayarak ve Küresel Güney’i destekleyerek “dünyaya daha fazla istikrar ve kesinlik sağlayacağını” ifade etti.
Lou, Çin’in “artan küresel siyasi ve ekonomik belirsizlikler” ve “dış ortamın derinleşen olumsuz etkileri” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Çin, zor kazanılan çok taraflı ticaret sistemini ortaklaşa korumak, tek taraflılığa ve korumacılığa karşı çıkmak ve kapsayıcı ve adil ekonomik küreselleşmeyi teşvik etmek için birlikte çalışmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle işbirliğini güçlendirmeye isteklidir” dedi.
Trump’ın son gümrük vergisi önlemleriyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Lou, Pekin’in diyalog ve istişare yoluyla ilişkilerdeki endişeleri ele almaya istekli olduğunu söyledi. Ancak Çin’in “baskı ve tehditleri asla kabul etmeyeceği” ve “ulusal egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarımızı kararlılıkla koruyacağı” uyarısında bulundu.
Salı günü ABD Başkanı, Çin’den ABD’ye yapılan ithalata yüzde 10 ek gümrük vergisi getirerek bir ay önce uyguladığı yüzde 10’luk vergiye bir yenisini ekledi.
Bu yılki toplantıda Pekin, ekonomik teşvikleri artırmaya, işletmeleri desteklemeye ve Trump’ın agresif ticaret önlemlerine karşı koymaya odaklanıyor.
Çin ekonomisi, dışarıda ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni iktidar döneminin getirdiği belirsizliklerin yanı sıra içeride istikrarsız iç talep, deflasyon eğilimi, gayrimenkul sektöründeki süregelen düşüş ve yüksek genç işsizliği gibi kronikleşen sorunlarla karşı karşıya.
Hükümetin bu yılki ekonomik hedeflerinde ve politikalarında iç talebi canlandırmaya, konut sektöründen kaynaklanan riskleri azaltmaya ve teknoloji alanında inovasyonu teşvik etmeye öncelik vereceği tahmin ediliyor.
Başbakan Li Çiang, Ulusal Halk Kongresi’nin 5 Mart’taki açılış oturumunda hükümetin çalışma raporunu meclise sunacak. Raporda 2025 yılı büyüme, istihdam, enflasyon ve bütçe açığı hedeflerine yer verilecek.
Çin ekonomisi, 2024’te yüzde 5 büyüme kaydederek hükümetin “yüzde 5 civarında” belirlediği büyüme hedefine ulaşmıştı.
Başbakan Li’nin çalışma raporunda benzer şekilde “yüzde 5 civarında” büyüme hedefi koyması bekleniyor.
Yüksek teknoloji becerisi
Çin bu yılki iki toplantıya teknoloji sektöründeki güven artışı ve ulusal gururla giriyor.
Bu yılın başlarında, özel sektöre ait Çinli yapay zeka firması DeepSeek, en son açık kaynaklı büyük dil modelinin çığır açan başarısıyla Silikon Vadisi’ni şaşkına çevirdi.
Bu kilometre taşına ek olarak, Pekin’in yeşil teknolojilerde küresel hakimiyet elde etmeye yönelik uzun vadeli planları meyvesini verdi ve en büyük elektrikli araç üreticisi Elon Musk’ın Tesla’sına rakip oldu.
Çin liderlerinin inovasyona yatırım yapmaya ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisini yüksek teknolojide kendi kendine yeterli hale getirmeye öncelik vermeye devam etmesi bekleniyor. Xi ve kurmayları ileri teknoloji çipleri, kuantum bilişim, robotik ve yapay zekayı ekonomik büyümeyi güçlendirmek ve Çin imalatını geliştirmek için kritik önemde görüyor.
Yüksek teknoloji Çin’in ekonomik kalkınmasını sürdürmek için itici bir güç olarak değerlendiriliyor.
Xi, geçtiğimiz ay ülkenin en üst düzey teknoloji yöneticilerini Pekin’de ağırlayarak Çin’in girişimcilerinin bu mücadelede öne çıkması gerektiğine dair güçlü bir sinyal gönderdi ve özel teşebbüslerin “yeteneklerini tam anlamıyla kullanmalarının” “tam zamanı” olduğunu ilan etti.
Pekin bu toplantının ardından özel firmaların pazara erişimini iyileştirmeye yönelik adımlar attı ve özel sektöre yönelik yıllardır süren kapsamlı düzenleyici baskının ardından önemli bir rota düzeltmesi olarak görülen ve önümüzdeki günlerde olmasa da aylarda kabul edilebilecek olan Özel Ekonomiyi Teşvik Yasası’nı tartışmaya açtı.
Yüksek teknolojili kalkınma, iki toplantının merkezinde olacak.
Dış politika eğilimleri
Dışişleri Bakanı Wang Yi, genel kurul toplantılarının marjında 7 Mart’ta “Çin’in Dış Politikası ve Dış İlişkileri” başlıklı basın toplantısı düzenleyecek.
Toplantı, Çin’in dış politikadaki genel eğilimlerini ve güncel uluslararası sorunlara yaklaşımlarını ortaya koyacak.
Wang’ın mesajlarının, ABD Başkanı Trump’ın yeni iktidar döneminde iki büyük güç arasındaki ilişkilerin geleceği ile ilgili ipuçları vermesi bekleniyor.
Özellikle Ukrayna ve Gazze gibi güncel krizler, Çinli Bakan’ın gündeminde yer alacak.
Ukrayna krizindeki güncel gelişmeler, Trump yönetiminin Rusya’yla savaşı sonlandırmak üzere başlattığı müzakereler, Ukrayna ve Avrupa’yı dışlayıcı tutumu, Çin’in tavrını merak edilir kılıyor. Çin’in, savaşın başından bu yana Rusya’ya yakın tutum izlerken olası bir çözüme barış gücü gönderme gibi katkılar sağlayabileceği tartışılıyor.
Bakan Wang, Çin’in, Trump’ın Gazze’yi “devralma” ve Filistinlileri yerinden etme planına dair tutumu ve Orta Doğu’daki barışa yönelik rolüne de açıklık getirecek.
ABD, Rusya, Avrupa ile ilişkilerin yanı sıra Çin’in küresel güney ülkeleriyle gelişen bağları, Asya-Pasifik’te gerilimler, Güney Çin Denizi ve Tayvan sorunu tartışılan konular arasında yer alabilir.
Çin’in ‘iki toplantı’sı başlıyor: Teknoloji odaklı büyüme merkezde
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4








