Bizi Takip Edin

Asya

Çin’in meşhur ‘iki toplantı’sı başladı

Yayınlanma

Çin’in en önemli siyasi etkinliklerinden Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC), diğer bir adıyla ‘İki Toplantı’, bugün başladı. Toplantılarda Çin’in önümüzdeki döneme dair siyasi, ekonomik, askeri hedeflerinin belirlenmesi bekleniyor.

Ülkenin en üst düzey yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi ile danışma organı işlevini yerine getiren Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının eş zamanlı genel kurul toplantıları, 4-11 Mart’ta başkent Pekin’de düzenleniyor.

5 yıllığına seçilen iki meclis, bu yıl 14. dönemlerinin 3. yıllık toplantılarını düzenliyor. Toplantılar, ülkenin yakın dönemdeki ekonomi stratejisi ve hedeflerini, iç siyaset ve dış politika önceliklerini ortaya koyması açısından kritik önem taşıyor.

Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı Ulusal Komitesi, salı günü Pekin’de yıllık oturumunu açtı.

Devlet medyasına göre, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve diğer liderler, Büyük Halk Salonu’nda başlayan 14. CPPCC Ulusal Komitesi’nin üçüncü oturumunun açılış toplantısına katıldı. Toplantıda oturum gündemi gözden geçirildi ve onaylandı. CPPCC Ulusal Komitesi Başkanı Wang Huning, bir çalışma raporu sundu.

Yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi’nin açılış oturumu ise 5 Mart’ta yapılacak.

Savunma bütçesi belirlenecek

14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, oturum hakkında basına bilgi verdi.

Ulusal Halk Kongresi’nin (NPC) üçüncü oturumunda Çin’in bu yılki savunma bütçesinin yayınlanacağını açıklayan sözcü, Çin’in savunma harcamalarının dokuz yıldır tek haneli büyümeyi sürdürdüğünü ve GSYİH içindeki payının uzun yıllardır küresel ortalamanın altında, yüzde 1,5’in altında tutulduğunu belirtti.

14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, çarşamba günü yapılacak açılıştan bir gün önce Salı günü düzenlenen basın toplantısında, Çin’in ekonomik gelişiminin savunma bütçesini ve askeri modernizasyonunu etkileyip etkilemeyeceği ve bu yıl ne kadarlık bir artış görüleceği sorusu üzerine bu açıklamaları yaptı.

Lou, barışın güçle korunması gerektiğini ve güçlü ulusal savunma kabiliyetlerine sahip bir Çin’in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumak ve büyük bir ülke olarak uluslararası sorumluluklarını ve yükümlülüklerini daha iyi yerine getirmek ve dünya barışını ve istikrarını korumak için daha iyi bir konumda olduğunu söyledi.

Gündem ekonomi

Sözcü Lou, Çin’in yapay zekayı geliştirmeye çalışarak, kilit ortaklarla işbirliği arayarak ve Küresel Güney’i destekleyerek “dünyaya daha fazla istikrar ve kesinlik sağlayacağını” ifade etti.

Lou, Çin’in “artan küresel siyasi ve ekonomik belirsizlikler” ve “dış ortamın derinleşen olumsuz etkileri” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

“Çin, zor kazanılan çok taraflı ticaret sistemini ortaklaşa korumak, tek taraflılığa ve korumacılığa karşı çıkmak ve kapsayıcı ve adil ekonomik küreselleşmeyi teşvik etmek için birlikte çalışmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle işbirliğini güçlendirmeye isteklidir” dedi.

Trump’ın son gümrük vergisi önlemleriyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Lou, Pekin’in diyalog ve istişare yoluyla ilişkilerdeki endişeleri ele almaya istekli olduğunu söyledi. Ancak Çin’in “baskı ve tehditleri asla kabul etmeyeceği” ve “ulusal egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarımızı kararlılıkla koruyacağı” uyarısında bulundu.

Salı günü ABD Başkanı, Çin’den ABD’ye yapılan ithalata yüzde 10 ek gümrük vergisi getirerek bir ay önce uyguladığı yüzde 10’luk vergiye bir yenisini ekledi.

Bu yılki toplantıda Pekin, ekonomik teşvikleri artırmaya, işletmeleri desteklemeye ve Trump’ın agresif ticaret önlemlerine karşı koymaya odaklanıyor.

Çin ekonomisi, dışarıda ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni iktidar döneminin getirdiği belirsizliklerin yanı sıra içeride istikrarsız iç talep, deflasyon eğilimi, gayrimenkul sektöründeki süregelen düşüş ve yüksek genç işsizliği gibi kronikleşen sorunlarla karşı karşıya.

Hükümetin bu yılki ekonomik hedeflerinde ve politikalarında iç talebi canlandırmaya, konut sektöründen kaynaklanan riskleri azaltmaya ve teknoloji alanında inovasyonu teşvik etmeye öncelik vereceği tahmin ediliyor.

Başbakan Li Çiang, Ulusal Halk Kongresi’nin 5 Mart’taki açılış oturumunda hükümetin çalışma raporunu meclise sunacak. Raporda 2025 yılı büyüme, istihdam, enflasyon ve bütçe açığı hedeflerine yer verilecek.

Çin ekonomisi, 2024’te yüzde 5 büyüme kaydederek hükümetin “yüzde 5 civarında” belirlediği büyüme hedefine ulaşmıştı.

Başbakan Li’nin çalışma raporunda benzer şekilde “yüzde 5 civarında” büyüme hedefi koyması bekleniyor.

Yüksek teknoloji becerisi

Çin bu yılki iki toplantıya teknoloji sektöründeki güven artışı ve ulusal gururla giriyor.

Bu yılın başlarında, özel sektöre ait Çinli yapay zeka firması DeepSeek, en son açık kaynaklı büyük dil modelinin çığır açan başarısıyla Silikon Vadisi’ni şaşkına çevirdi.

Bu kilometre taşına ek olarak, Pekin’in yeşil teknolojilerde küresel hakimiyet elde etmeye yönelik uzun vadeli planları meyvesini verdi ve en büyük elektrikli araç üreticisi Elon Musk’ın Tesla’sına rakip oldu.

Çin liderlerinin inovasyona yatırım yapmaya ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisini yüksek teknolojide kendi kendine yeterli hale getirmeye öncelik vermeye devam etmesi bekleniyor. Xi ve kurmayları ileri teknoloji çipleri, kuantum bilişim, robotik ve yapay zekayı ekonomik büyümeyi güçlendirmek ve Çin imalatını geliştirmek için kritik önemde görüyor.

Yüksek teknoloji Çin’in ekonomik kalkınmasını sürdürmek için itici bir güç olarak değerlendiriliyor.

Xi, geçtiğimiz ay ülkenin en üst düzey teknoloji yöneticilerini Pekin’de ağırlayarak Çin’in girişimcilerinin bu mücadelede öne çıkması gerektiğine dair güçlü bir sinyal gönderdi ve özel teşebbüslerin “yeteneklerini tam anlamıyla kullanmalarının” “tam zamanı” olduğunu ilan etti.

Pekin bu toplantının ardından özel firmaların pazara erişimini iyileştirmeye yönelik adımlar attı ve özel sektöre yönelik yıllardır süren kapsamlı düzenleyici baskının ardından önemli bir rota düzeltmesi olarak görülen ve önümüzdeki günlerde olmasa da aylarda kabul edilebilecek olan Özel Ekonomiyi Teşvik Yasası’nı tartışmaya açtı.

Yüksek teknolojili kalkınma, iki toplantının merkezinde olacak.

Dış politika eğilimleri

Dışişleri Bakanı Wang Yi, genel kurul toplantılarının marjında 7 Mart’ta “Çin’in Dış Politikası ve Dış İlişkileri” başlıklı basın toplantısı düzenleyecek.

Toplantı, Çin’in dış politikadaki genel eğilimlerini ve güncel uluslararası sorunlara yaklaşımlarını ortaya koyacak.

Wang’ın mesajlarının, ABD Başkanı Trump’ın yeni iktidar döneminde iki büyük güç arasındaki ilişkilerin geleceği ile ilgili ipuçları vermesi bekleniyor.

Özellikle Ukrayna ve Gazze gibi güncel krizler, Çinli Bakan’ın gündeminde yer alacak.

Ukrayna krizindeki güncel gelişmeler, Trump yönetiminin Rusya’yla savaşı sonlandırmak üzere başlattığı müzakereler, Ukrayna ve Avrupa’yı dışlayıcı tutumu, Çin’in tavrını merak edilir kılıyor. Çin’in, savaşın başından bu yana Rusya’ya yakın tutum izlerken olası bir çözüme barış gücü gönderme gibi katkılar sağlayabileceği tartışılıyor.

Bakan Wang, Çin’in, Trump’ın Gazze’yi “devralma” ve Filistinlileri yerinden etme planına dair tutumu ve Orta Doğu’daki barışa yönelik rolüne de açıklık getirecek.

ABD, Rusya, Avrupa ile ilişkilerin yanı sıra Çin’in küresel güney ülkeleriyle gelişen bağları, Asya-Pasifik’te gerilimler, Güney Çin Denizi ve Tayvan sorunu tartışılan konular arasında yer alabilir.

Çin’in ‘iki toplantı’sı başlıyor: Teknoloji odaklı büyüme merkezde

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Asya

Japon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı

Yayınlanma

Çin’in en üst düzey diplomatı, Tokyo’ya tarihten ders çıkarma çağrısı yaptı. Görüşme, ikili ilişkilerin kasım ayında bozulmasından bu yana bir Japon heyetinin Çin’de en üst düzeyde kabul edildiği temas oldu.

Çin’in en üst düzey diplomatı Wang Yi, 50 kişilik şirket yöneticileri heyetine başkanlık eden Japonya’nın eski Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya ile pazartesi günü Pekin’de bir araya geldi. Görüşme, yaklaşık bir yıldır Çin’i ziyaret eden bir Japon heyetinin Pekin’de bu düzeyde kabul edildiği en üst düzey temas oldu.

Çin Dışişleri Bakanlığının görüşmeye ilişkin açıklamasına göre Wang, gelecek yıl diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümü öncesinde ikili ilişkilerin “ciddi bir durumla” karşı karşıya olduğunu ve “henüz normalleşmediğini” söyledi.

Wang, “Savaş sonrası ‘barış anayasasına’ meydan okuyan ya da savaş dönemindeki saldırganlık tarihini yeniden yazmaya çalışan bir ülke, dünyayla yüzleşemez; geleceğe ise hiç açılamaz” dedi.

Wang, Tokyo’ya ülke yönetiminin Tayvan konusundaki “hatalı söz ve eylemlerini” mümkün olan en kısa sürede düzeltme çağrısında bulundu.

Çinli diplomat ayrıca Japonya’nın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularını yargılamak üzere Müttefikler tarafından kurulan Tokyo Mahkemelerinin 80. yıl dönümünde tarihten ders çıkarması gerektiğini söyledi.

Wang, iktidardaki Çin Komünist Partisinin 24 üyeli Politbürosunda yer alıyor ve Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörlüğü görevini yürütüyor. Iwaya ise Shigeru Ishiba hükümetinde dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde, Aralık 2024’te Pekin’i ziyaret etmişti.

Japon heyetinin Pekin’e gelişi, geçen hafta Washington’da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan zirvenin hemen ardından gerçekleşti. İki lider görüşmede, ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya karşı kurduğu savaş dönemi ittifakına övgüde bulundu.

Tokyo, Pekin ile Washington arasındaki ilişkilerde istikrar yönünde ortaya çıkan işaretleri kaygıyla izliyor. Bu gelişmelerin ardından Trump ile Japonya Başbakanı Sanae Takaichi arasında cumartesi günü 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yapıldı. Trump görüşmede, Washington’daki temasları hakkında Takaichi’ye bilgi verdi.

Iwaya’nın Japonya Uluslararası Ticaretin Teşviki Derneği (JAPIT) Başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği ziyaret, Takaichi’nin geçen yıl Tayvan konusunda yaptığı açıklamalarla başlayan uzun süreli ikili çıkmazın aşılmasına yönelik çabaların bir parçası.

Takaichi, kasım ayında Japon parlamentosunda yaptığı açıklamada, Tayvan’a ilişkin olası bir krizin Japonya açısından “ülkenin varlığını tehdit eden bir durum” oluşturabileceğini ve bunun Tokyo’ya kolektif meşru müdafaa kapsamında karşılık verme imkânı sağlayabileceğini savunmuştu.

Takaichi’nin açıklamalarının yol açtığı siyasi gerilim, Pekin ile Tokyo arasındaki resmi bakanlık düzeyindeki temasların aniden kesilmesine neden oldu.

Japonya ayrıca son yayımladığı savunma beyaz kitabında Çin’i tehdit olarak nitelendirerek, “kapsamlı ulusal gücü büyütme” çağrısı yaptı.

İlişkilerdeki soğukluğun boyutu temmuz ayında bir kez daha görüldü. Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, Manila’da düzenlenen ASEAN bağlantılı toplantıların oturum aralarında Wang ile kısa bir görüşme yaptığını açıkladı. Pekin ise hızla buna karşılık vererek böyle bir temasın gerçekleştiğini kesin bir dille reddetti.

Resmi kanalların tıkanması üzerine Japon iş çevreleri ile parlamenter gruplar, iletişim kanallarını açık tutmak için devreye girdi.

Mevcut JAPIT heyetinin ziyareti aslında haziran ayında yapılacaktı. Ancak örgütün uzun yıllar başkanlığını yürüten eski Dışişleri Bakanı Yohei Kono’nun ölümü nedeniyle ziyaret ertelendi. Kono, geçen yıl benzer bir ticaret heyeti kapsamında Pekin’e gitmiş ve Çin Başbakanı Li Qiang ile görüşmüştü.

Pazartesi günkü görüşmelerde Iwaya da mevcut ilişkilerin “endişe verici” olduğunu kabul etti. Iwaya, JAPIT’in Kono’nun mirasını sürdüreceğini ve ilişkileri Çin-Japonya ilişkilerinin temelini oluşturan dört siyasi belgenin ilkelerine yeniden döndürmek için çalışacağını söyledi.

Bu görüşme, son dönemde Japon iş dünyası ve yasama organı temsilcilerinden oluşan çeşitli heyetlerin Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin devamı niteliğinde.

Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Hua Chunying, haziran ayında dört kişilik geçici bir JAPIT heyetini kabul etmişti. Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkan Yardımcısı Lu Kang ise ağustos ayı sonunda farklı partilerden genç Japon parlamenterlerden oluşan bir heyetle görüşmüştü.

Eylül ortasında ise Japonya-Çin Dostluk Parlamenterler Birliği’nden genç milletvekillerinden oluşan başka bir heyet, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Bin tarafından kabul edildi.

Okumaya Devam Et

Asya

Kuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik

Yayınlanma

Kuzey Kore, İHA sürüleri, füzeler ve ağır topçu sistemlerini tek bir hedef üzerinde aynı anda deneyerek Batı hava savunma sistemlerini baskı altına almayı hedefleyen yeni saldırı taktikleri geliştirmeye başladı. WSJ’nin aktardığına göre Pyongyang, Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş sahalarından devraldığı yöntemlerle ABD ve müttefiklerinin savunma hatları karşısında çoklu hedefler oluşturmayı amaçlıyor.

Kuzey Kore, insansız hava aracı (İHA) sürüleri ile füzeleri eş zamanlı kullanarak Batı hava savunma sistemlerini aşmayı hedefleyen kitlesel saldırı taktikleri geliştiriyor.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) aktardığına göre Pyongyang yönetimi, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmalarda öne çıkan yöntemleri bünyesine katarak ABD ile müttefiklerinin savunma hatları üzerinde baskı oluşturmayı amaçlıyor.

Kuzey Kore devlet medyasından aktarılan bilgilere göre ülke, bu ay ilk kez tek bir hedefi imha etmek üzere saldırı İHA’ları, füzeler, roketler ve uzun menzilli topçu sistemlerinin aynı anda kullanıldığı bir askeri tatbikat icra etti.

Tatbikatta, farklı silah sistemlerinin eş güdüm içinde hareket ederek hedefe “yoğunlaştırılmış ateş” açma kapasitesi test edildi.

Gazete, farklı silahların bir arada kullanıldığı bu tür kitlesel ve kombine saldırıların günümüz savaşlarının temel unsuru haline geldiğini, Rusya ve İran tarafından giderek daha sık uygulandığını vurguluyor.

İran çatışmalarda, ABD ve müttefiklerinin hava savunma ağlarını doyuma ulaştırmak amacıyla balistik füzelerle desteklenen Şahid İHA dalgalarını devreye sokmuştu.

Conflict Armament Research bünyesinde görev yapan askeri uzman Fabian Hinz, farklı türdeki silahların eş zamanlı kullanılmasının hava savunma sistemleri karşısında aynı anda çok sayıda hedef yarattığına dikkat çekiyor.

Öte yandank WSJ, farklı teknik özelliklere sahip mühimmat ve platformları koordine edebilecek gelişmiş entegre sistemler kurmanın gerekliliğine işaret ediyor.

Gazete, modern askeri teknoloji sıkıntısı çeken Kuzey Kore açısından bu düzeyde bir koordinasyonu sağlamanın ek zorluklar barındırdığını belirtiyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yönetiminde yeni silah denemelerini ve askeri tatbikatlarını sürdüren Pyongyang yönetimi, 20 Eylül’de roket birlikleri vasıtasıyla yeni tip bir silahı test etmişti.

Ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan bu silahı Kim, “karşı konulamaz güç” olarak tanımlamıştı. Ülke ordusu daha önce stratejik ve taktik keşif araçlarının yanı sıra “Kumsong” serisi saldırı İHA’larını da içeren kapsamlı insansız hava aracı denemeleri yürütmüştü.

Sürü halindeki İHA taktikleri dünya genelinde birçok ülkenin askeri gündeminde yer alıyor. Sürü teknolojisi, tek bir görevi yerine getirmek üzere eş güdüm halinde hareket eden, gruptaki bazı araçlar kaybedilse dahi geriye kalanların operasyonu sürdürdüğü İHA gruplarını ifade ediyor.

CNN’in kaynakları, İran’ın sürü halinde hareket eden İHA’ları yönetme teknolojisini elde etmiş olabileceğini haziran ayında öne sürmüş, Rusya ve Çin’in benzer teknolojilere sahip olduğunu iddia etmişti.

Rus devlet şirketi Rosteh, Supercam İHA’ları üzerinden araçların birbirleriyle otomatik veri paylaşmasını sağlayan bir teknoloji geliştirdiğini duyurmuştu.

Çinli araştırmacılar ise bağlantı koptuğunda ve görüş açısı daraldığında bile İHA sürüsünün otonom olarak hedef arayıp vurabilmesine imkan tanıyan “HG-STR” adlı algoritmayı tanıttı.

The New York Times ise, kaynaklarına dayandırdığı haberinde ABD Savunma Bakanlığının Rus ve Çin İHA programlarını Amerikan teknolojisine kıyasla daha ileride gördüğünü aktardı.

Avrupa ülkeleri de insansız harp kabiliyetlerini hızlandırıyor. Almanya merkezli Helsing şirketi, Aralık 2025’te HX-2 tipi İHA’yı tanıttı. Welt gazetesinin verilerine göre Ukrayna sahasında test edilen bu hava aracının seri üretimine başlandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English