Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçi Parti’de Trump’a destek zayıflıyor

Yayınlanma

The Hill’e konuşan Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Başkan Donald Trump’ın yılın geri kalanına ilişkin gündeminin ciddi risk altına girdiğini ve özellikle göçmenlik uygulamalarına 2029’a kadar finansman sağlamayı amaçlayan bütçe uzlaşı paketinin çıkma ihtimalinin zayıfladığını belirtti. Geçen hafta geçici Adalet Bakanı Todd Blanche ile Cumhuriyetçi senatörler arasında yapılan toplantıda tansiyon yükselirken, bazı Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Beyaz Saray balo salonu projesi ve 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” önerisinin Kongre’de ciddi dirençle karşılaştığını ifade etti.

The Hill gazetesine konuşan Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Başkan Donald Trump’ın yılın geri kalanına ilişkin yasama gündeminin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Kaynaklar, özellikle göçmenlik uygulamalarına 2029’a kadar kaynak sağlamayı amaçlayan bütçe uzlaşı paketinin, geçen hafta geçici Adalet Bakanı Todd Blanche ile Cumhuriyetçi senatörler arasında yapılan toplantının ardından daha da kırılgan hale geldiğini aktardı.

Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın Beyaz Saray için balo salonu inşasına kamu kaynağı ayırma planının Senato’dan geçme ihtimalinin bulunmadığını söyledi.

Senatörler ayrıca, Biden dönemi Adalet Bakanlığı tarafından yargılanan kişilere tazminat ödenmesini öngören 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” teklifinin ya tamamen geri çekilmesi ya da kapsamlı biçimde değiştirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

Cumhuriyetçi kaynaklar, aksi halde durmuş durumdaki bütçe uzlaşı paketinin ara seçimlerden önce kabul edilme ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

Senato kaynakları, Trump’ın yabancılaştırdığı dört Cumhuriyetçi senatörün bulunduğunu ve bunların Senato’daki yasama sürecini zorlaştırabileceğini aktardı.

Kaynaklar, Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, Louisiana Senatörü Bill Cassidy, Teksas Senatörü John Cornyn ve Kentucky Senatörü Rand Paul’ün bu grupta yer aldığını söyledi.

Teksas Senatörü Ted Cruz, Blanche ile geçen hafta yapılan sert toplantının ardından yönetimin Kongre’den yasa geçirmekte zorlanabileceğinin açık biçimde ortaya çıktığını ifade etti.

Cruz, “53-47 çoğunluğumuz var. Dört senatörü kaybederseniz 50’nin altına düşersiniz ve hiçbir şey geçiremezsiniz” dedi.

Cruz, “Bu durum yılın geri kalanında işleri daha da karmaşık hale getirecek” ifadesini kullandı.

Cumhuriyetçi senatörlerin kısa sürede yönetimle yeniden uyumlu hale geleceğini düşünmediğini belirten Cruz, “Bu dört senatörün bir anda her şey yolundaymış gibi davranacağını düşünmüyorum. 2026’ya ve yılın geri kalanına ilişkin olarak önümüzde ilginç sorunlar olacak” dedi.

Cumhuriyetçiler Senato’da 53 sandalyelik çoğunluğa sahip bulunuyor. Maine Senatörü Susan Collins ile Alaska Senatörü Lisa Murkowski ise geçmişte önemli oylamalarda parti yönetimine karşı pozisyon almıştı.

Kıdemli bir Cumhuriyetçi danışman, “Yönetim bu senatörleri öfkelendirerek her yerde sorun yaratıyor. Bu gerçekten kötü bir strateji” dedi.

Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Cumhuriyetçi senatörlerin Trump ve Beyaz Saray tarafından baskı altında tutulduklarını düşündüklerini belirtti.

Kaynaklar, senatörlerin yürütme organından yeterli iletişim göremedikleri ve çoğu zaman saygı eksikliğiyle karşı karşıya kaldıkları görüşünde olduğunu aktardı.

Trump’ın en yakın müttefiklerinden bazıları da yönetimle görüş ayrılığı yaşadı. Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, Anma Günü tatili sırasında Trump’ın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” söylediği olası İran anlaşmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi. Trump, anlaşmanın İran’ın nükleer programı ve füze stoğunu nasıl ele alacağına dair ayrıntıları netleştirmemişti.

Graham, X platformundaki paylaşımında, “Eğer İran’la çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşma yapılırsa ve bunun nedeni Hürmüz Boğazı’nın İran terörüne karşı korunamayacağına inanılmasıysa ve İran hâlâ Körfez’deki büyük petrol altyapısını yok etme kapasitesine sahipse, İran diplomatik çözüm gerektiren baskın bir güç olarak algılanacaktır” ifadelerini kullandı.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker da cumartesi günü yaptığı açıklamada, “İran’ın iyi niyetle hareket edeceğine dair inançla gündeme gelen 60 günlük ateşkes felaket olur” dedi.

İsminin açıklanmamasını isteyen bir Cumhuriyetçi senatör, meslektaşlarının Beyaz Saray’a yönelik rahatsızlığının seçim yılında daha da arttığını söyledi.

Senatör, Cumhuriyetçilerin Trump tarafından zor siyasi pozisyonlara sürüklendiğini düşündüğünü ifade etti. Başkanın partisinin seçimlerde ciddi siyasi ters rüzgarlarla karşılaşmasının beklendiğini de sözlerine ekledi.

Cumhuriyetçi senatörler, Biden dönemi Adalet Bakanlığı tarafından yargılanan kişilere tazminat ödenmesini öngören 1,8 milyar dolarlık fon teklifini, Beyaz Saray’ın siyasi açıdan en sorunlu girişimlerinden biri olarak değerlendirdi.

Aynı senatör, “İnsanlar yoruldu. Kuşatma altında olduklarını düşünüyorlar. Beyaz Saray’la çalışmak çok zor. Başkanın altındaki kadrolar özellikle sorunlu” dedi.

Senatör, Blanche ile geçen hafta yapılan toplantıda Cumhuriyetçi üyelerin neden öfkelendiğini anlatırken, “İnsanlara kötü davranıyorlar. Bunu kısa süre yapabilirsiniz ama zamanla yıpratıcı hale geliyor” ifadelerini kullandı.

Toplantıya katılan Cumhuriyetçi senatörlerin yaklaşık yarısının, 1,8 milyar dolarlık fon ve başka başlıklar nedeniyle yönetimi eleştirdiği belirtildi.

Tartışmalarda Trump’ın düşen kamuoyu desteğinin kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi adayları olumsuz etkileyebileceği kaygısının da gündeme geldiği aktarıldı.

Cumhuriyetçi senatörler ve danışmanlar, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve Sınır Devriyesi için yaklaşık 70 milyar dolarlık kaynak içeren bütçe uzlaşı paketinin, yönetimin 1,8 milyar dolarlık fon teklifinden vazgeçmemesi halinde çıkma ihtimalinin çok düşük olduğunu söyledi.

Bir kaynak, Cumhuriyetçi senatörler ile Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin Anma Günü tatili sırasında seçmenlerinden bu öneriye yönelik yoğun tepki duyabileceklerini ifade etti.

Aynı senatör, Trump’ın Cassidy ve Cornyn’e karşı ön seçim rakiplerini desteklemesinin Cumhuriyetçi senatörlerle başkan arasındaki gerilimi artırdığını söyledi.

Cassidy, Trump’ın Louisiana Temsilcisi Julie Letlow’u desteklemesinin ardından Louisiana’daki Cumhuriyetçi ön seçiminde üçüncü sırada kaldı ve 27 Haziran’daki ikinci tura kalamadı.

Cornyn ise salı günü yapılacak Teksas Cumhuriyetçi Senato ön seçim ikinci turu öncesinde zayıf aday olarak görülüyor.

Trump, Cornyn’in rakibi olan Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a destek vermişti. Paxton daha önce ağır menkul kıymet dolandırıcılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış ve duruşma öncesi uzlaşma kapsamında 100 saat kamu hizmeti yapmayı kabul etmişti.

Cumhuriyetçi milletvekilleri ve danışmanlar, Blanche’ın perşembe günü yapılan toplantıda senatörleri öfkelendirmesinin ardından artık Adalet Bakanlığı’nın kalıcı başına getirilme ihtimalinin kalmadığını söyledi.

Blanche, toplantıda milletvekillerinin fon için sınırlayıcı hükümler getirilmesi taleplerine karşı çıkmıştı.

Blanche, Trump’ın nisan ayı başında Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden almasının ardından geçici olarak görev yapıyor.

Kıdemli Cumhuriyetçi danışman, Blanche’ın “ideolojik yelpazenin tamamından gelen senatörlerin öfkesiyle karşı karşıya kaldığını” söyledi.

Bir başka Cumhuriyetçi danışman ise, “Blanche’ın yüz ifadesi kariyerinin gözlerinin önünde eridiğini gördüğünü gösteriyordu” dedi.

Aynı danışman, “Artık kalıcı adalet bakanı olarak onay alamayacağını biliyor. Kendisi de bu göreve geleceğini düşünüyordu ve bunun için çalışıyordu” ifadelerini kullandı.

Perşembe günkü toplantıda Blanche’a tepki gösteren Tillis, Senato’daki Cumhuriyetçilerin söz konusu fona yönelik itirazlarının başını çekiyor.

Tillis aynı zamanda Bondi’nin yerine gelecek ismin onay sürecini yönetecek Senato Yargı Komisyonu’nda görev yapıyor.

Cumhuriyetçi Senato liderliği, bütçe uzlaşı paketini Yargı Komisyonu’nda görüşmeye açmamaya karar verdi. Bir Cumhuriyetçi Senato kaynağı, bunun nedeninin Tillis’in tasarıya destek verip vermeyeceğinin belirsiz olması olduğunu söyledi.

Kaynak, Tillis’in değişiklik önergelerine karşı güvenilir oy olarak görülmediğini de ifade etti.

Senato Yargı Komisyonu 11 Mayıs’ta yayımladığı açıklamada, Senato İç Güvenlik Komisyonu’nun paketi görüşeceğini duyurması nedeniyle kendi oturumlarını iptal ettiklerini bildirmişti.

Açıklamada, bütçe uzlaşı tasarısının yalnızca bir komisyonda görüşülmesinin yeterli olduğu belirtilmişti.

Bununla birlikte kaynaklar, Trump ve ekibinin Tillis’i Blanche’a veya Yargı Komisyonu’ndan geçecek tartışmalı adaylara destek vermeye ikna etmekte zorlanacağını söyledi.

Trump ile Tillis arasındaki ilişkiler cuma günü daha da kötüleşti. Trump, sosyal medya paylaşımında Tillis’i “PES EDEN” olarak niteledi ve yeniden aday olma “cesaretine” sahip olmadığını söyledi.

Tillis ise Trump’ın danışmanlarının ortaya attığı kötü fikirleri benimsemesinin kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi adaylara zarar vereceğini belirtti.

Trump’ın Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı için aday göstereceği isimlerin onay süreçlerinin de zorlaşabileceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda Gıda ve İlaç Dairesi’nin eski komiseri Marty Makary’nin yerine gelecek isim ile başcerrah olarak görev yapması planlanan Nicole Saphier’in adaylıkları da bulunuyor.

Trump’ın başcerrahlık görevi için daha önce aday gösterdiği Casey Means, Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komisyonu’ndan geçememesi üzerine nisan ayı sonunda adaylıktan çekilmişti.

Senato Sağlık Komisyonu Başkanı Cassidy, Beyaz Saray balo salonu için öngörülen 1 milyar dolarlık kaynak ile 1,8 milyar dolarlık “silahlandırma karşıtı” fon teklifine yönelik Cumhuriyetçi itirazların ön saflarında yer aldı.

Cumhuriyetçi senatörler ve danışmanlar, Cornyn’in Paxton’a karşı yarışını kaybetmesi halinde Trump’ın gündemi açısından yeni bir engel haline gelebileceği uyarısında bulundu.

Cornyn’in oyu, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinden ayrılan Tulsi Gabbard’ın yerine getirilecek ismin onayı açısından kritik önem taşıyor.

Gabbard cuma günü görevinden ayrıldığını açıklamış ve eşine kanser teşhisi konmasının ardından daha fazla zaman geçirmek istediğini belirtmişti.

Kıdemli Cumhuriyetçi danışman, “Cassidy’yi bu kadar öfkelendirdikten sonra Sağlık Komisyonu’ndan aday geçirmek çok daha zor olacak” dedi.

Aynı danışman, “Başkan artık Cornyn’i de hedef aldığı için Gabbard’ın yerine gelecek yeni Ulusal İstihbarat Direktörü’nü İstihbarat Komisyonu’ndan geçirmek de daha zor olacak” ifadelerini kullandı.

Cornyn, ikinci tur seçim kampanyası nedeniyle perşembe günü Blanche ile yapılan toplantıya katılmadı.

Cornyn çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump’ın yeniden seçilme kampanyasını desteklememesinden “hayal kırıklığı duyduğunu” söyledi. Bununla birlikte Paxton’ı yenebileceğini savundu.

Cornyn, “Şimdiye kadar yürüttüğüm tüm seçim kampanyalarının en iyi ekibine ve en iyi planına sahibiz. Seçmeni sandığa götüreceğiz ve kazanmayı hedefliyoruz” dedi.

Trump’ın görevdeki Cumhuriyetçi senatörlerin rakiplerini desteklemesinin başkanın yasama gündemini nasıl etkileyebileceği sorusuna Cornyn, “Bu konuda sonucu sizin çıkarımınıza bırakıyorum” yanıtını verdi.

Amerika

Musk halka arzla ilk trilyoner olmaya yaklaşıyor

Yayınlanma

SpaceX şirketinin 12 Haziran’da başlayacak halka arzı kapsamında hisse fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesiyle Elon Musk’ın servetinin 988 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde yüzde 2,2 oranında değer kazanması yetecek.

Uzay teknolojileri firması SpaceX’in gerçekleştireceği ilk halka arz (IPO) sonrasında milyarder iş insanı Elon Musk’ın kişisel servetinin 988 milyar dolara yükseleceği bildirildi.

Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre dünyanın en zengin insanı unvanına sahip olan Musk’ın ilk trilyoner statüsüne ulaşması için 12 milyar dolarlık bir bakiye kalıyor.

Ajans, bu eksik miktarın ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün yaklaşık 12,2 milyar dolar değerindeki toplam servetine denk geldiğine dikkat çekti.

Halka arz sürecinde SpaceX hisselerinin birim fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesi planlanıyor. Borsadaki işlemlerin 12 Haziran tarihinde başlayacağı belirtilirken, hisse değerinin ilk gün yüzde 2,2 oranında artarak 138 dolara yükselmesi durumunda Musk’ın serveti 1 trilyon dolar barajını aşmış olacak.

Halka arz için 1,75 trilyon dolarlık piyasa değeri hedefleniyor

Musk tarafından 2002 yılında kurulan SpaceX, bugüne kadar halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.

Musk, geçtiğimiz yaz döneminde SpaceX için halka arz sürecini başlatma teklifinde bulunmuştu. Reuters ajansının elde ettiği bilgilere göre şirket, halka arzda hisse başı sabit fiyatı 135 dolar olarak belirleyerek 75 milyar dolarlık rekor bir kaynak yaratmayı amaçlıyor.

Bu süreçte 555,6 milyon adet hissenin satışını planlayan şirketin hedeflediği toplam piyasa değeri ise 1,75 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Geçtiğimiz şubat ayında Musk, yapay zeka girişimi xAI ile SpaceX şirketlerini birleştirme kararı almıştı. Bloomberg ve The Wall Street Journal’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberlerde, birleşen şirketlerin toplam piyasa değerinin 1,25 trilyon dolara ulaştığı aktarılmıştı.

Sabit fiyatlı halka arz yöntemiyle şirket, yatırımcı talepleri toplanmaya başlamadan önce her bir hissenin kesin satış bedelini önceden ilan etmiş oluyor.

Tesla hisselerinin performansı trilyonerlik sürecini etkileyebilir

Şu anda 54 yaşında olan Musk, dünyanın en zengin insanı konumunu sürdürüyor. Güncel verilere göre serveti 726 milyar dolar olarak hesaplanan Musk, Forbes’un en zengin milyarderler listesinde ilk sırada yer alıyor.

Musk, şubat ayında elde ettiği başarıyla tarihte serveti 800 milyar doları aşan ilk kişi unvanını kazanmıştı.

Bloomberg, Musk’ın gelecekteki servet seyrinin en büyük ikinci varlığı konumundaki Tesla Inc. hisselerinin performansına da bağlı olduğunu hatırlattı.

Tesla hisselerinin mayıs ayının ortasında kaydedilen 445 dolar seviyesine geri dönmesi durumunda, Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde hızlı bir yükseliş kaydetmesine gerek kalmayacağı belirtiliyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Temsilciler Meclisi, Trump’tan İran savaşını bitirmesini istedi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın Kongre onayı olmadan İran’la yürüttüğü savaşı sona erdirmesini öngören savaş yetkileri kararını kabul etti. Karar, dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlara katılmasıyla 215’e karşı 208 oyla geçti ve Temsilciler Meclisi’nin çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkmasına işaret etti.

ABD Temsilciler Meclisi çarşamba günü, Başkan Donald Trump’ın Kongre yetkilendirmesi olmadan İran’la yürütülen savaşı sona erdirmesini zorunlu kılacak tedbiri kabul etti.

Bu oylama, alt kanadın çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkması anlamına geliyor.

Temsilciler Meclisi, savaş yetkileri kararını dört Cumhuriyetçi vekilin desteğiyle 215’e karşı 208 oyla kabul etti.

Daha önceki üç başarısız girişimde karara karşı oy kullanan Maine Demokratı Jared Golden da bu kez tutumunu değiştirerek destek verdi. Böylece Demokrat Parti saflarında konuya ilişkin tam birlik sağlandı.

Kentucky’den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, Pensilvanya’dan Brian Fitzpatrick, Michigan’dan Tom Barrett ve Ohio’dan Warren Davidson Demokratlarla birlikte karar lehine oy kullandı.

Kararın kabul edilmesinin ardından Demokrat vekiller salonda alkışlarla tepki verdi.

Oylamanın, Kongre üyeleri Memorial Day tatili için Washington’dan ayrılmadan önce yapılması planlanıyordu. Ancak Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi liderler, kararı engelleyecek yeterli sayıya sahip olmadıklarının anlaşılması üzerine oylamayı son anda gündemden çıkardı. Birden fazla Cumhuriyetçi vekil oturuma katılmamıştı. Diğer bazı Cumhuriyetçilerin de kararı desteklemesi bekleniyordu.

ABD Senatosu da mayıs ayında Trump’ın İran konusundaki yetkilerini sınırlamayı amaçlayan benzer bir düzenlemeyi ilerletmişti.

Dört Cumhuriyetçi senatör, bir Demokrat dışında tüm Demokratlarla birlikte hareket ederek sürecin ilerlemesini sağlamıştı. Yedi başarısız oylamanın ardından gelen bu gelişmede üç Cumhuriyetçi senatörün yokluğu da etkili olmuştu.

Ancak Senato’daki usul oylaması yalnızca olası kabul sürecinin ilk aşamasıydı. Cumhuriyetçilerin önümüzdeki günlerde tasarıyı engellemek için yeniden fırsat bulması bekleniyor.

Senato’nun Temsilciler Meclisi’nden geçen versiyonu ne zaman oylayacağı ise henüz netleşmedi. Temsilciler Meclisi Demokrat liderleri yayımladıkları açıklamada Senato Cumhuriyetçilerine “doğru olanı yapmaları” çağrısında bulundu.

Bazı Cumhuriyetçilerin savaşa verdiği destek, çatışmanın 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nda öngörülen 60 günlük süreyi aşmasının ardından zayıflamaya başladı. Söz konusu yasa, Kongre savaş için yetki vermemişse başkanın silahlı kuvvetleri çatışma alanından çekmesini öngörüyor.

Çatışma 1 Mayıs’ta bu süreyi aşmıştı. Ancak Trump yönetimi, nisan ayının başlarında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesin süre hesabını durdurduğunu belirtti. Buna rağmen her iki taraf da o tarihten sonra saldırılar gerçekleştirdi.

Trump yönetimi ayrıca 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ediyor. Ancak bu görüş şimdiye kadar herhangi bir mahkeme tarafından test edilmedi.

Trump’ın İran konusundaki askeri yetkilerini sınırlayan girişimlere destek veren Cumhuriyetçiler, savaşın Kongre onayı olmadan sürdürülmesinden ve çatışmayı sona erdirecek bir stratejinin bulunmamasından rahatsızlık duyuyor.

Bazıları savaşın kamuoyundaki düşük desteğinin ve ekonomik sonuçlarının, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü sürdürme ihtimaline zarar verebileceğinden endişe ediyor.

Senato adaylığı için kampanya yürüten Iowa Cumhuriyetçisi Ashley Hinson, geçen hafta bir seçim etkinliğinde yaptığı özel bir görüşmede savaşın “önümüzdeki birkaç haftanın ötesine” uzaması halinde siyasi açıdan yük haline gelebileceğini söyledi.

CBS News’in ulaştığı ses kaydına göre Hinson, savaşın devam etmesinin “siyasi bir yükümlülük” oluşturabileceğini ifade etti.

Trump ise geçen ay yaptığı açıklamada ara seçimler öncesinde İran’la anlaşmaya varmak konusunda acele etmediğini söyledi.

Trump, “Herkes ‘Ara seçimler geliyor, acele ediyorum’ diyor. Hiç acelem yok” ifadelerini kullandı.

Çarşamba günü kabul edilen karar, Nisan ayında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi New York Temsilcisi Gregory Meeks tarafından sunuldu.

Karar, Kongre savaş ilan etmediği veya askeri güç kullanımına yetki vermediği sürece başkana “Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerini İran’la yürütülen çatışmalardan çekme” talimatı veriyor.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı olan Florida Cumhuriyetçisi Brian Mast ise çarşamba günü daha önce yaptığı açıklamada kararı “aptalca bir siyasi oylama” olarak nitelendirdi.

Mast, kararın “başkanın İran’la yürüttüğü müzakerelerde elini zayıflattığını” söyledi.

Oylamanın ardından konuşan Meeks ise savaş yetkileri kararlarının İran’la yürütülen müzakerelerde başkanı zayıflattığı yönündeki değerlendirmeyi reddetti.

Demokratların İran savaşını sona erdirmek için benzer oylamaları gündeme getirip getirmeyeceği sorulduğunda Meeks, gazetecilere, “Görevimizi yapmayı sürdüreceğimizi bekleyebilirsiniz” dedi.

Meeks, “Anayasal sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Mayıs ayında da benzer bir savaş yetkileri kararına destek veren Fitzpatrick ise, “Yasa yasadır” dedi.

Fitzpatrick, “Yasaya uymak zorundayız. Yürürlükte bir yasa var” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi vekil sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önünüzde iki seçenek var. Ya yasaya uyarsınız ya da yasayı değiştirirsiniz. Yasayı ihlal edemezsiniz. Bu bir seçenek değil.”

20 Mayıs’taki genel kurul görüşmeleri sırasında Demokratlar, Cumhuriyetçilerin neden Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarına hukuki çerçeve sağlayacak bir askeri güç kullanım yetkisi oylaması düzenlemediğini sorguladı.

Meeks, “Cumhuriyetçi meslektaşlarım bunun haklı olduğuna inanıyorsa, askeri güç kullanım yetkisini öngören bir tasarıyı genel kurul gündemine getirmeliler” dedi.

Barrett tarafından mayıs ayının başlarında sunulan böyle bir askeri güç kullanım yetkisi tasarısının ise şimdiye kadar kayda değer destek toplamadığı belirtiliyor.

Cumhuriyetçilerle birlikte hareket eden Kaliforniyalı bağımsız Temsilci Kevin Kiley ise Kongre’nin yetkisini ortaya koyması için “daha iyi araçlar” bulunduğunu söyledi.

Kiley, Kongre’nin bütçe üzerindeki yetkisine atıfta bulunarak, “Fonların nasıl kullanılacağı konusunda yönlendirme yapma imkanımız var” dedi.

Kiley, “İnsanların eldeki bütün araçları kullanmak istemesini anlıyorum. Ancak Kongre’nin burada gerçekten etkili sonuçlar doğurabilecek gözetim araçlarını ve Anayasa’nın birinci maddesinden kaynaklanan yetkilerini kullanması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English