Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçiler İran savaşının seçimleri kaybettirmesinden korkuyor

Yayınlanma

ABD’li Cumhuriyetçiler, Başkan Trump’ın İran ile uzlaşma adımlarından memnuniyet duysalar da bu hamlelerin yaklaşan ara seçimlerde ağır bir yenilgiyi engellemek için geç kaldığından endişe ediyor. Parti içindeki hakim görüşe göre savaşın neden olduğu yüksek yaşam maliyeti ve akaryakıt fiyatlarındaki sert artış, seçmenlerin değişim arzusunu tetikleyerek Kongre kontrolünün kaybedilmesine yol açabilir.

Cumhuriyetçiler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile uzlaşmaya yönelik attığı adımlar karşısında bir nebze rahatlamış olsalar da bu önlemlerin, kendilerini ara seçim döngüsündeki ağır bir yenilgiden kurtarmak için çok az ve çok geç kalmış olmasından kaygı duyuyor.

Birçok Cumhuriyetçinin iki haftalık geçici ateşkes ilanını kamuoyu önünde kutlamasının ardında, partinin deneyimli isimleri kasvetli bir siyasi gerçeğe işaret etmeye devam ediyor.

Uzmanlar, kırılgan ateşkes sürse bile savaşın neden olduğu yüksek yaşam maliyeti ve özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın haftalarca, hatta daha uzun süre etkisini sürdüreceği uyarısında bulunuyor.

Beyaz Saray’a yakın olan ve samimi açıklamalarda bulunabilmek amacıyla kimliğinin gizli tutulmasını isteyen bir yetkili, durumu açık bir dille ifade etti.

Politico’ya konuşan yetkili, “İran’daki bu savaş, kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre’nin her iki kanadını, yani hem Senato’yu hem de Temsilciler Meclisi’ni kaybedeceğimiz gerçeğini neredeyse kesinleştiriyor” dedi.

Partideki bu endişeler, Cumhuriyetçilerin son dönemdeki bir dizi seçimde beklentilerin altında performans sergilemesiyle daha da derinleşiyor.

Ekonomik meseleler ve cüzdanlarını ilgilendiren konularda kaygılı olan seçmenlerin değişim arzusunda olması, bu korkuları besliyor. Savaş şu an sona erse bile akaryakıt ve diğer emtia fiyatları üzerindeki kalıcı etkilerin devam edeceği öngörülüyor.

Bu durumun, vergi indirimleri veya sınır güvenliği konularını gündeme getirmeye çalışsalar dahi Cumhuriyetçileri seçim meydanlarında savunma yapmaya zorlayacağı belirtiliyor.

Arizona’da uzun süredir görev yapan Cumhuriyetçi stratejist Barrett Marson, “Bu gidişatı düzeltmek için bir anda yön değiştiremeyiz” değerlendirmesini yaptı. Marson ayrıca, kasım seçimleri söz konusu olduğunda zamanın başkanın aleyhine işlediğini kaydetti.

Trump ve üst düzey danışmanları ise son birkaç ayı, “Büyük, Güzel Yasa” (One Big Beautiful Bill) olarak adlandırılan düzenlemeden kaynaklanan politikaların tam olarak yürürlüğe girmesiyle ülkenin bir ekonomik dönüşümün eşiğinde olduğunu savunarak geçirdi.

Ancak buna karşın İran savaşı, başkanı ve müttefiklerini savunma pozisyonuna itti. Savaş, yönetimin ekonomik mesajlarını gölgelerken birçok seçmenin gerçek ekonomik koşullarını daha da kötüleştirdi.

İran, küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı savaşta ABD’ye karşı bir koz olarak kullandı. Bu durum, ülke genelinde akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.

Beyaz Saray danışmanları, Trump’ın ateşkes ilanının ardından petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki düşüş ile borsadaki toparlanmayı, başkanın vaatlerinin gerçekleştiğinin kanıtı olarak gösteriyor.

Yetkililer ayrıca, “Büyük, Güzel Yasa” kapsamındaki vergi indirimleri dahil olmak üzere ekonomik politikaların faydalarının seçmenler tarafından henüz tam olarak hissedilmediğini savunuyor.

Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai yaptığı açıklamada, “Enerji piyasaları istikrara kavuşmaya başladıkça, tarihi vergi iadesi çekleri posta yoluyla ulaştıkça ve Trump yönetiminin büyüme odaklı gündeminin geri kalanı yürürlüğe girmeye devam ettikçe, Amerikalılar en iyisinin henüz gelmediğinden emin olabilirler” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Cumhuriyetçilerin bu karamsar bakış açısı, partinin her türlü seçimde Trump’ın gerisinde kalmaya devam ettiği bir dönemde ortaya çıkıyor.

Salı günü gerçekleşen seçimlerde bu eğilimin hızlandığı görüldü. Georgia’da Demokrat Shawn Harris, Cumhuriyetçi Marjorie Taylor Greene’den boşalan koltuk için yapılan özel seçimi 12 puan farkla kaybetti; ancak Harris, Trump’ın 2024’te bu bölgede elde ettiği 37 puanlık devasa farkı ciddi şekilde eritti. Wisconsin’de ise Demokrat eğilimli eyalet yüksek mahkemesi adayı, eyaletteki Cumhuriyetçi kaleleri de kazanarak büyük bir zafer elde etti.

Demokratlar savaş üzerinden Trump’a yüklenmeye devam ederken, savaşın neden olduğu yüksek akaryakıt fiyatlarını kendi temel kampanya odakları olan “karşılanabilirlik” konusunu öne çıkarmak için kullandı.

Demokrat araştırma firması Navigator Research tarafından çarşamba günü yayımlanan anket sonuçlarına göre, seçmenlerin yüzde 65’i Trump’ın ortalama galon başına 4 doların üzerine çıkan akaryakıt fiyatlarını yönetme biçimini onaylamıyor. Katılımcıların yüzde 71’i ise İran’daki savaşın fiyat artışlarına yol açtığına inanıyor.

Cumhuriyetçiler, Demokratların karşılanabilirlik argümanının seçmende karşılık bulduğunu kabul ediyor. Georgia’dan bir Cumhuriyetçi stratejist, dış müdahale konusunda MAGA tabanını da bölen savaşın aslında bir “karşılanabilirlik meselesi” olduğuna dikkat çekti.

Samimi şekilde konuşabilmek için isminin gizli tutulmasını isteyen stratejist, “Trump bu durumu sahiplenmek zorunda kalacak” dedi.

Aynı stratejist ayrıca, “Georgia’daki genel seçmen kitlesini anlayan hiçbir Georgia Cumhuriyetçisinin Trump’ın buraya gelmesini isteyeceğini sanmıyorum” değerlendirmesini yaptı.

Stratejist, özellikle Trump’ın popülaritesinin yüzde 30’ların ortasında olması durumunda, bunun bir “kan gölüne” dönebileceğini de sözlerine ekledi.

New York Times verilerinin ortalamasına göre, Trump’ın mevcut görev onay oranı yüzde 39 seviyesinde bulunuyor.

Buna rağmen bazı Cumhuriyetçi stratejistler, başkanın ekonomiyi ve seçim şanslarını tersine çevirmek için hala vakti olduğu konusunda iyimserliğini koruyor.

Trump’ın salı gecesi yaptığı açıklamanın ardından ABD petrolü, yaklaşık 113 dolarlık zirve seviyesinden 94 dolara gerilese de bu rakam hala savaş öncesi seviyelerin çok üzerinde bulunuyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt çarşamba günü muhabirlere yaptığı açıklamada, Trump’ın ekonomik politikalarını tanıtmak üzere Arizona ve Nevada’ya seyahat edeceğini bildirdi. Leavitt, bu ziyaretleri duyururken “Başkan’ın politikalarının Amerikan halkına nasıl fayda sağladığına dair kendisinden pek çok şey duyacaksınız” dedi.

Kararsız eyaletlerden birinde aday olan bir Cumhuriyetçi de kasım ayına kadar hala uzun bir süre olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirtti.

Michigan’daki boş Senato koltuğu için yarışan Cumhuriyetçi Mike Rogers, çarşamba günü Politico’ya verdiği demeçte, karşılanabilirlik konusundaki soru üzerine, “Bu tabloyu düzeltmek için pek çok fırsat var” şeklinde konuştu.

Rogers, “Savaştaki bir ulus olduğunuz her an endişe duyarsınız. Ancak bence halk, başkanın doğru yönde ilerlediğini ve bir terör devletini herkesi tehdit edemeyecek şekilde devre dışı bırakarak başarması gerekeni başardığını hissediyor” dedi.

Salı günkü seçim sonuçlarına da değinen Rogers, bu sonuçlar ile kendi eyaleti arasında bir bağ görmediğini belirterek, “Wisconsin Wisconsindir, Michigan ise Michigan” ifadesini kullandı.

Georgia’dan bir başka Cumhuriyetçi yetkili ise ara seçimlerin İran meselesinden önce de zaten zor geçeceğinin belli olduğunu söyledi. Yetkili, özel seçim sonuçlarının Cumhuriyetçilerin zaten bildiği bir gerçeği doğruladığını belirterek, “Bu da daha önce hiç savaşmadığımız kadar çok savaşmak zorunda kalacağımızdır” dedi.

Aynı yetkili, “Demokrat arkadaşlarımın ve meslektaşlarımın bu durumdan muhtemelen gereğinden fazla anlam çıkardığını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca, “İran’ı işgal etmeden önce de özel seçimleri kaybetmiştik, değil mi? Bu yüzden bunu söylemek gerçekten zor” diyerek görüşlerini tamamladı.

Amerika

ABD’de enflasyon ara seçim öncesi yüzde 3,7’ye çıktı

Yayınlanma

ABD’de yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,7’ye yükselirken enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış devam ediyor. Benzin fiyatları yıllık bazda yüzde 35,3 artış kaydederken gıda maliyetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşti.

ABD’de ara seçimler yaklaşırken eylül ayı enflasyonundaki artış, Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden geri almaya çalışan Demokratların hayat pahalılığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Çalışma İstatistikleri Bürosunun yayımladığı tüketici fiyat endeksine göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,7 oldu; enerji, benzin ve elektrik maliyetleri aylık bazda yükseldi.

Gıda fiyatları ağustostan eylüle değişmeyerek sabit kalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti.

Demokratlar seçim kampanyalarını geçim sıkıntısını hafifletme vaadi üzerine kuruyor ve fiyat artışlarından Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleriyle İran savaşını sorumlu tutuyor.

Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu yıl çok sayıda sol adayın ön seçimleri kazanmasına işaret ederek muhalefetin parti içindeki “komünistlerin” esiri olduğunu savunuyor.

Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,4 düzeyindeyken ABD ve İsrail’in ayın son gününde başlattığı İran savaşı boyunca fiyatlar yükselişini sürdürdü.

Son dönemdeki tırmanış, enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9,1 ile gördüğü 40 yılın zirvesinden bu yana kaydettiği düşüşü tümüyle tersine çevirmiş değil; ancak oran beş yılı aşkın süredir Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Fed yetkilileri inatçı enflasyonla mücadele gerekçesiyle geçen ay politika faizini çeyrek puan artırdı. Yetkililer gelecek hafta yeniden toplanarak faizi artırma veya yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığında sabit tutma kararını değerlendirecek.

Enerji ve akaryakıt kalemi savaşın ilk ayından bu yana en sert yükselişini kaydetti

Eylül ayında enerji fiyatları, İran savaşının ilk tam ayı olan marttan bu yana görülen en büyük aylık sıçramayı yaparak yıllık bazda yüzde 20,4 arttı. Enerji maliyetleri temmuzdan ağustosa yüzde 2,1 artmış, hazirandan temmuza yüzde 1,5, mayıstan hazirana ise yüzde 5,7 gerilemişti.

Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik İran saldırıları son dönemde artarken Ukrayna güçleri de Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Küresel ham petrol ve işlenmiş yakıt piyasalarını zorlayan bu iki gelişme, ABD’de benzin ve motorin fiyatlarını yukarı çekti.

Benzin fiyatları da savaşın ilk ayından bu yana en büyük aylık artışını yaşayarak ağustostan eylüle yüzde 9,1 yükseldi ve yıllık artış yüzde 35,3’e ulaştı.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,26 dolar düzeyinde; bu rakam bir ay önceki yaklaşık 4,48 dolarlık seviyenin altında kalsa da bir yıl öncesine göre 1,20 dolardan daha yüksek. Ortalama galon fiyatı California’da 6 doların, Washington eyaleti ile Nevada’da ise 5 doların üzerinde seyrediyor.

Elektrik fiyatları ağustostan eylüle yüzde 0,2 yükselerek temmuz ile ağustos arasındaki yüzde 0,2’lik düşüşü telafi etti ve yıllık bazda yüzde 4,4 arttı.

Yeni veri merkezlerinin yüksek enerji talebi yerel toplulukların elektrik faturalarına yansıyor. Trump, şirketlerin veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektriğin maliyetini bizzat karşılaması gerektiğini savundu.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda büyük veri merkezlerine kendi elektriklerini üretme ve fazlasını yerel şebekeye devretme zorunluluğu getirdiğini belirterek elektrik fiyatlarında “önemli bir düşüş yaşanabileceğini” öne sürdü.

Gıda harcamaları dengelenirken ikinci el araç piyasasında aylık artış sürüyor

Eylülde evde tüketilen gıdanın maliyeti aylık bazda yüzde 0,1 azalırken dışarıda yenen yemeğin fiyatı yüzde 0,2 arttı.

Yumurta fiyatı bir düzine için 2,27 dolara gerileyerek Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 35 düştü; bu rakam Mart 2025’te görülen 6,23 dolarlık yirmi yılın zirvesinin oldukça altında kaldı.

Dana kıyma fiyatları Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 2,4 artış gösterse de libresi 6,48 dolardan satılarak haziran ayında kaydedilen 6,98 dolarlık yirmi yıllık zirvenin gerisinde durdu.

Tavuğun libre fiyatı geçen ay bir yıl önceki seviyesini koruyarak 2,06 dolar oldu; tavuk fiyatları Kasım 2024’ten bu yana 2,01 ile 2,09 dolar bandında dalgalanıyor.

İkinci el otomobil ve kamyonet fiyatları Eylül 2025’e kıyasla yüzde 1,5 gerilese de temmuz ve ağustostaki yüzde 0,4’lük artışların ardından eylülde aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi.

Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long, sektörün pahalı yedek parçalar ve nitelikli iş gücü açığı gibi etkenlerin birleştiği ağır bir baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

The Hill gazetesine konuşan Long, piyasadaki bütün maliyet baskılarının yerel oto tamircilerinde somut olarak hissedildiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English