Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon’un Anthropic hamlesi küçük rakiplere kapı açtı

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı’nın eski gözde tedarikçisi Anthropic ile bağlarını koparması, silah sanayiindeki küçük yapay zeka girişimleri için yatırımcı ve general ilgisini artıran yeni bir dönemi başlattı. Smack Technologies ve EdgeRunner AI gibi şirketler, ordunun tek bir sağlayıcıya bağımlılığı azaltma stratejisi doğrultusunda sözleşme süreçlerinde ve güvenlik yetkilendirmelerinde olağan dışı bir hızlanma yaşıyor.

Pentagon ile bir dönemin gözde yapay zeka tedarikçisi Anthropic arasındaki ilişkilerin bozulması, silah sanayiindeki küçük ölçekli girişimlere generallerden, muharip komutanlardan ve varlıklı yatırımcılardan gelen talepleri artırdı.

ABD ordusunun yapay zeka sağlayıcılarının sayısını artırma ve çeşitlendirme ihtiyacı, Anthropic’in saf dışı bırakılmasıyla daha stratejik bir boyuta taşındı.

Savaş Bakanlığı ile Anthropic arasındaki sorunların kamuoyuna yansıması ve şirketin ordu dışına çıkarılmasını takip eden haftalarda; Smack Technologies ve EdgeRunner AI gibi savunma odaklı yeni yapay zeka şirketleri, aylar önce hayal dahi edilemeyecek bir ilgi artışı yaşadıklarını bildirdi.

Bu şirketlere yönelik olası sözleşmeler, toplantı talepleri ve daha önce ilgi göstermeyen yatırımcıların yaklaşımlarında büyük bir artış gözlemleniyor.

Pentagon’un ana yapay zeka sağlayıcısına yönelik artan mesafesi, dünyanın en kazançlı hükümet yüklenicisiyle işbirliği yapmak isteyen küçük rakipler için fırsat alanları yarattı.

Bir savunma sözleşmesinin elde edilmesi, ABD hükümetinin diğer birimleriyle yeni iş imkanlarının önünü açarken, potansiyel ticari müşteriler için de önemli bir güven ve emniyet sinyali niteliği taşıyor.

Teknoloji firmalarının güvenli Pentagon ağlarında faaliyet gösterebilmesi için gereken şartları karşılamalarına yardımcı olan Second Front şirketinin CEO’su Tyler Sweatt, Reuters ajansına verdiği demeçte, Anthropic’in “tedarik zinciri riski” ilan edilmesinden bu yana müşterilerden ve hükümetten gelen yapay zeka çözümleri talebinde devasa bir artış gördüklerini belirtti.

Sweatt, müşterilerinin, Anthropic krizinin ardından hızlıca konuşlanma yapmak isteyen Pentagon’un yönelimiyle kendilerine başvurduğunu kaydetti.

Pentagon’un Mart ayında Anthropic ürünlerini “tedarik zinciri riski” olarak nitelendirmesi ve tarafların davalık olmasından bu yana ordu, Smack Technologies gibi yapay zeka girişimlerine yönelik ilgisini artırdı.

Kaliforniya merkezli ve 19 çalışanı bulunan bu girişimin kurucu ortağı ve CEO’su Andrew Markoff, ordunun kendilerine “Daha fazlasını istiyoruz, demolar istiyoruz, nasıl daha hızlı hareket edebileceğimizi konuşalım” dediğini aktardı. Mart ayı sonunda bir hakim, Pentagon’un Anthropic’i kara listeye alma kararını geçici olarak durdurmuştu.

EdgeRunner AI kurucu ortağı ve CEO’su Tyler Saltsman da benzer bir süreci tarif etti. Saltsman, şirketinin bir Space Force sözleşmesinin Pentagon tedarik mekanizmasından geçmesi için bir yıldan fazla süredir beklediğini, ancak Anthropic vakasının patlak vermesini izleyen haftalar içinde imzanın atıldığını bildirdi.

Saltsman, “Anthropic dramasının süreci hızlandırdığını kanıtlayamam ama buna dair güçlü bir şüphem var” ifadesini kullandı.

Bir Pentagon yetkilisi, Savaş Bakanlığı’nın güçlü endüstri ortaklıkları yoluyla tüm gizlilik seviyelerinde öncü yapay zeka kabiliyetlerini savaşçılara hızla ulaştırmaya devam edeceğini belirtti.

Öte yandan, bir Pentagon teknoloji uzmanı daha önce Reuters’a yaptığı açıklamada, Anthropic ile yaşanan kopuşun ve ordunun tek bir sağlayıcıya olan aşırı bağımlılığının fark edilmesinin, kurumu tedarikçileri çeşitlendirmeye zorladığını söylemişti.

Smack’in Deniz Piyadeleri sözleşmesi hız kazandı

Smack Technologies için Anthropic sonrası dönemin en somut örneği Deniz Piyadeleri ile yürütülen projede görüldü. Şirket, Mart 2025’te Deniz Piyadeleri ile bir sözleşme kazanmış ve Ekim ayına kadar başarılı bir prototip teslim etmişti. Söz konusu yazılım, normal şartlarda aylar süren operasyonel planlama sürecini yaklaşık 15 dakikaya indiriyor.

Başarılı prototipe rağmen süreç bir noktada yavaşlamış; tam üretim planı 2027 mali yılı için, yani en erken Ekim 2027 olarak bütçelenmişti. 2025 yıl sonu tatil dönemi ve 2026 başlarına kadar projede net bir yön tayin edilememişti.

Ancak Anthropic krizinin ardından, Smack birkaç hafta içinde Deniz Piyadeleri tarafından düzenlenen ve “bu yıl üretime ne kadar hızlı geçilebileceğine” odaklanan çok sayıda toplantıya davet edildi.

Markoff, prototipin 2026 yılındaki muharebe operasyonlarına hazır hale getirilmesi yönünde “çok spesifik bir rehberlik, hareketlilik ve enerji” oluştuğunu belirterek sürece dair bir yıldan fazla bir hızlanma yaşandığını ifade etti.

Bu değişim Deniz Piyadeleri ile sınırlı kalmadı. Deniz ve Hava Kuvvetleri ile de sözleşmeleri bulunan Smack’e, ABD Özel Harekat Komutanlığı ve diğer birimlerden neredeyse anında ilgi geldiği bildirildi.

Ordu Özel Kuvvetler gruplarıyla birlikte konuşlanan ve Space Force ile sözleşmesi bulunan EdgeRunner da Deniz Kuvvetleri ile olan temasların dramatik şekilde hızlandığını açıkladı. Daha önce iki haftada bir veya ayda bir yapılan toplantıların artık haftada birkaç kez gerçekleştirildiği belirtildi.

Hem EdgeRunner hem de Smack, sistemlerini daha yüksek güvenlik sınıflandırma seviyelerinde çalıştırmak için bir yarış içine girdi. Bu seviye, operasyonel açıdan en kritik kullanım durumlarına ve en büyük askeri sözleşmelere erişim kapısı niteliği taşıyor.

EdgeRunner yetkilileri, ordunun kendilerine gizli ve çok gizli verilere erişim imkanı tanıyan IL-6 güvenlik yetkilendirmesine üç ay içinde ulaşabileceklerini söylediğini aktardı.

Saltsman, normalde 18 ay veya daha uzun süren bu süreç için verilen takvimi “olağanüstü” olarak nitelendirdi. Saltsman’a göre bu hızlanma, kısmen Pentagon liderliğinin tedarik bürokrasisini aşma yönündeki baskısından, kısmen de Anthropic durumunun kurumun yapay zeka stratejisine kattığı aciliyetten kaynaklanıyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English