Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçiler, Rusya’ya yaptırım uygulanması için Trump üzerindeki baskıyı artırıyor

Yayınlanma

ABD’li Cumhuriyetçi senatörler, Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanması konusunda ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor. Senatörler, Rusya’nın “Batı demokrasisini zayıflatma çabalarını” göz ardı etmemesi gerektiğini iddia ediyor.

CNN, ABD’li Cumhuriyetçi senatörlerin, Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanması konusunda Başkan Donald Trump üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi.

Kanala konuşan Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, Moskova’nın Washington’ı fiilen manipüle ettiğini söyledi.

Tillis, “Rusya bizimle adeta piyano çalar gibi oynuyor. Putin istediği her şeyi aldı: Başkan Trump ile görüştü, kırmızı halıyla karşılandı, ardından Xi Jinping ve Kim Jong-un ile görkemli görüşmeler yaptı,” diye konuştu.

Tillis, Putin’in stratejisinin “bizi peşinden sürüklemek” olduğunu ifade etti.

“Putin bizi oyalamak istiyor”

NATO Senato Gözlemci Grubu Eş Başkanı olan Tillis’in bu sözleri, ittifak jetlerinin Ukrayna’ya yönelik bir saldırı esnasında Rusya’ya ait insansız hava araçlarının (İHA) Polonya hava sahasını ihlal ettiğinin iddia edilmesinden kısa bir süre sonra geldi.

CNN, daha önce Senatör Lindsey Graham’ın yaptırımları ilerletme çabalarının Beyaz Saray’ın ilgisizliği nedeniyle sekteye uğradığını, ancak şimdi Başkan’dan daha sert bir pozisyon talep eden Cumhuriyetçilerin sayısının kayda değer ölçüde arttığını vurguladı.

Tillis, Putin’in “Batı demokrasisini baltalama” ve “ABD’yi zayıflatma” arzusunun kabul edilmesi gerektiğini iddia etti.

Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik yoğun saldırılarını hatırlatan Tillis, Moskova’nın barışla ilgilenmediğini iddia etti ve “O (Putin) bizi oyalamak, Ukraynalıları öldürmek, tecavüz etmek ve daha da fazla öldürmek istiyor ve buna bir dur denmesi lazım,” dedi.

Tillis’e göre, Cumhuriyetçi liderler, Senatör Lindsey Graham ve Demokrat Richard Blumenthal’ın hazırladığı ve partiler üstü geniş bir destek alan yasa tasarısını Senato’da oylamaya sunmalı.

Tasarı, ABD Başkanı’na, Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkelerin ithalatına yüzde 500’e varan oranlarda ek gümrük vergisi uygulama yetkisi veriyor.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, 10 Eylül gecesi en az 19 insansız hava aracının ülkenin hava sahasına girdiğini ve dördünün düşürüldüğünü açıkladı. Bu olayın ardından Trump’ın sosyal medya platformu Truth Social’da, “Rusya yine Polonya hava sahasını drone’larla mı ihlal ediyor?” şeklinde belirsiz bir tepki vermesi dikkat çekti.

Bunun üzerine Lindsey Graham, sosyal medya platformu X’ten doğrudan ABD Başkanı’na seslenerek Kongre’nin, “yıkıcı yaptırımlar ve gümrük vergileri” içeren bir yasayı kabul etmeye hazır olduğunu ve bu yetkilerin Trump’ın takdirine bırakılacağını belirtti.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune, daha önce Beyaz Saray’ın Moskova ile diplomatik temasları sürdürmesi nedeniyle Senato’nun yaptırımlar konusunda bir işaret beklediğini söylemişti.

Ancak Thune, Polonya’daki drone saldırılarına ilişkin yaptığı yorumda, bu olayın “yaptırım tasarısını ilerletme ilgisini artırdığını” kabul etti.

CNN‘in, tasarıyı ABD yönetiminin onayı olmadan oylamaya sunup sunmayacağı sorusuna Thune, “Bakacağız. Birkaç istişare yapmam gerekiyor. Ancak üyelerimiz çok ilgili. Bu kesinlikle ABD’yi ve NATO müttefiklerimizi test eden kışkırtıcı bir eylemdi,” yanıtını verdi.

Kuzey Dakota Senatörü Kevin Cramer da süreci hızlandırmaya hazır olduğunu ifade etti. Cramer, “Yaptırım paketinin gelecek hafta sunulmasını isterdim. Fakat bana göre geçen ay bile sunulmalıydı,” diye konuştu.

Senatör, Rusya’nın davranışının gerilimi azaltma yönünde bir ilgisi olmadığını açıkça gösterdiğini ve bu nedenle “tüm baskı araçlarının harekete geçirilme” zamanının geldiğini söyledi.

CNN, Temsilciler Meclisi ve Senato’daki silahlı kuvvetler komisyonlarının önde gelen Cumhuriyetçilerinin de ABD yönetiminin Rusya’ya karşı duruşunu sertleştirmesi gerektiğini ifade ettiğini aktardı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English