Amerika
Cumhuriyetçiler Trump’ı Küba’ya saldırıdan uzak durmaya çağırdı

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ı Küba’ya yönelik olası askeri operasyon konusunda uyardı. Cumhuriyetçi senatörler, İran’la süren savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki krizin Washington’ın önceliği olması gerektiğini belirtirken, Amerikan ordusunun yeni bir cephe açmasının siyasi ve askeri riskler taşıdığı görüşünü dile getirdi.
ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ı Küba’daki sosyalist yönetime karşı askeri saldırı emri vermemesi konusunda uyardı.
Cumhuriyetçi senatörler, Amerikan ordusunun halihazırda İran’la bağlantılı askeri gerilim nedeniyle yoğun baskı altında bulunduğunu belirtti.
Cumhuriyetçi senatörlere göre Trump yönetiminin, seçmenlerin İran’la süren savaşa yönelik memnuniyetsizliğini göstermeye başladığı ara seçim yılı içinde ordu için yeni bir cephe açmayı değerlendirmemesi gerekiyor.
Cumhuriyetçi isimler, İran’la ilgili çatışmanın sona erdirilmesinin hem ülkenin hem de yönetimin temel önceliği olması gerektiğini ifade etti.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, pazartesi günü Küba yönetimini devirmeyi hedefleyen olası Amerikan askeri operasyonu sorulduğunda, İran’la bağlantılı gelişmelerin şu anda ulusal güvenlik gündeminin merkezinde bulunduğunu söyledi.
Thune, “Şu anda bulunduğumuz noktaya odaklanıyoruz. Bu da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlamaya çalışmak anlamına geliyor” dedi.
Trump yönetimindeki isimler uzun süredir Küba’yı hedef alan açıklamalar yapıyor. Yönetim yetkilileri, Havana’ya karşı ilerleyen dönemde adım atılabileceğine işaret eden mesajlar verdi.
Trump bu ayın başında Amerikan güçlerinin Küba’nın kontrolünü “neredeyse hemen” devralacağını söylemiş, ada açıklarına uçak gemisi görev grubu konuşlandırılması ihtimalini de gündeme getirmişti.
Son günlerde ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri, Küba kıyıları açıklarında yürüttüğü istihbarat toplama uçuşlarının sayısını artırdı.
Bu gelişme, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ocak ayında kaçırılmasıyla sonuçlanan operasyona benzer sürpriz bir adım atabileceğine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.
Ancak Cumhuriyetçi milletvekilleri, Trump’a İran’la yaşanan çatışmaya ve küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına odaklanması çağrısı yaptı.
Boğazdaki yük trafiğinin ciddi biçimde yavaşlaması, dünya genelinde enerji fiyatlarının yükselmesine ve ABD’de benzin fiyatlarının sert artmasına yol açtı.
Thune, Küba’daki sosyalist yönetimin sona ermesini görmek isteyeceğini söyledi ancak bunun ağırlaştırılan Amerikan yaptırımları ve deniz ablukasının oluşturduğu ekonomik baskı sonucunda “doğal biçimde” gerçekleşmesini tercih ettiğini belirtti.
Thune, “Küba’da rejim değişikliği görmek isterim, hepimiz isteriz” dedi.
Cumhuriyetçi lider, “Belki bu gelişmelerin doğal sonucu olarak yaşanır. Dünyada pek çok diktatörlük benzeri yönetim üzerinde baskı oluşturan gelişmeler yaşanıyor. Belki orada da doğal biçimde bir değişim olur” ifadelerini kullandı.
Thune, bazı Cumhuriyetçi senatörlerin gündeme getirdiği galon başına 18,4 sentlik federal benzin vergisinin askıya alınması önerisine de mesafeli yaklaştı.
Cumhuriyetçi lider, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının çok daha iyi seçenek olduğunu söyledi.
Senato Cumhuriyetçi Grup Başkan Yardımcısı James Lankford ise Küba’ya yönelik askeri harekata destek vermeyeceğini açıkladı ve yönetimi ekonomik yaptırımları artırarak mevcut baskının sonuç vermesini beklemeye çağırdı.
Lankford, Küba’ya karşı askeri operasyonu destekleyip desteklemeyeceği sorusuna, “Hayır, desteklemem” yanıtını verdi.
Cumhuriyetçi senatör, “Küba üzerinde kendi başına büyük fark yaratabilecek ciddi ekonomik baskı araçları var” dedi.
Senato’daki Cumhuriyetçiler, İran’a yönelik askeri operasyonların Trump’ın başlangıçta öngördüğü dört ila beş haftalık süreden çok daha uzun sürmesi nedeniyle Amerikan güçlerinin aşırı yük altında kalmasından endişe duyuyor.
Geçen hafta Çin’e partiler üstü kongre heyeti ziyareti düzenleyen Montana Senatörü Steve Daines, ulusal güvenlik politikası konusunda Trump ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya güvendiğini söyledi.
Ancak Daines, ABD’nin dış askeri angajmanlarını azaltmasından yana olduğunu belirtti.
Daines, “Başkanın ve Bakan Rubio’nun sezgilerine güveniyorum. Açıkçası onlar bu duruma benden çok daha yakın, özellikle de Bakan Rubio” diye konuştu.
Cumhuriyetçi senatör ayrıca Küba’nın “Amerika’nın arka bahçesinde” bulunduğunu söyledi ancak “Dünyada yaşananlar düşünüldüğünde bu aşamada daha fazla değil, daha az çatışma görmek isterim” ifadelerini kullandı.
Senato Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Susan Collins de Küba’ya yönelik askeri operasyonu destekleyip desteklemeyeceği sorusuna net biçimde “hayır” yanıtını verdi.
Kentucky Senatörü Rand Paul ise Küba’ya karşı askeri operasyon başlatmanın hata olacağını söyledi. Paul ayrıca Küba’nın Amerikan yatırımlarıyla ekonomik reformlara açık olabileceğini ifade etti.
Paul, “Daha fazla değil, daha az savaş istiyorum” dedi.
Cumhuriyetçi senatör, “Küba’yla savaştan yana değilim. Küba şu anda abluka nedeniyle ekonomik sıkıntı yaşıyor ama bence abluka öncesinde de sosyalizm nedeniyle zor durumdaydı” ifadelerini kullandı.
Paul, Küba’nın Washington Büyükelçisi ile yaptığı görüşmelere de değinerek, “Konuştuğumda müzakerelere açık olduklarını, daha iyi ilişkilere açık olduklarını düşünüyorum. Amerikan yatırımlarına da açık olduklarını söylediler” dedi.
Cumhuriyetçi senatör ayrıca, “Toplumları dönüştürmenin gerçek yolu bu” ifadelerini kullandı.
Senato Cumhuriyetçi Politika Komisyonu Başkanı Shelley Moore Capito ise Küba’ya yönelik askeri saldırı ihtimalini düşük gördüğünü söyledi ancak yönetimin temel odağının İran olması gerektiğini belirtti.
Capito, askeri operasyon ihtimaliyle ilgili soruya, “Listede olsa bile listenin çok alt sıralarında” yanıtını verdi.
Cumhuriyetçi senatör, “Bence İran’da yaşananlara yoğunlaşmamız gerekiyor” dedi.
ABD ile İran arasında kırılgan ateşkes sürmesine rağmen diplomatik görüşmelerde kayda değer ilerleme sağlanmadı.
Trump pazartesi günü İran’ın barış anlaşmasına yönelik karşı teklifini “çöp parçası” diye niteledi ve ateşkesin “yaşam destek ünitesine bağlı” olduğunu söyledi.
Başkan ayrıca İran yönetimindeki “fanatiklerin” sonsuza kadar savaşmak istediğini belirterek çatışmanın haftalar ya da aylar boyunca sürebileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Kongre yetkilileri, Trump yönetiminin Küba’ya askeri operasyon düzenlemese bile “Büyük, Güzel Yasa” kapsamında Pentagon’a ayrılan 150 milyar dolarlık kaynağın tamamını 2026 sonuna kadar harcamayı planladığını düşünüyor.
Söz konusu bütçenin başlangıçta dört yıldan uzun süre yetmesi öngörülüyordu.
Trump yönetimi ayrıca İran savaşının maliyetini karşılamak amacıyla 80 milyar ila 100 milyar dolar arasında ek savunma bütçesi talep etme ihtimalini gündeme getirdi.
Ancak Beyaz Saray henüz Kongre’ye resmi teklif sunmadı.
Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında da kasım ayındaki ara seçimlerden önce savunma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üçüncü bir bütçe uzlaşı paketinin geçirilmesine yönelik kuşkular artıyor.
Trump, mart ayında Miami’deki yatırım forumunda yaptığı konuşmada “Sırada Küba var” diyerek olası Amerikan saldırısına ilişkin değerlendirmeleri güçlendirmişti.
Trump forum katılımcılarına, “Bu büyük orduyu ben kurdum. ‘Onu kullanmak zorunda kalmayacaksınız’ dedim. Ama bazen kullanmanız gerekiyor. Bu arada sıradaki ülke Küba” diye konuştu.
Senato’daki Cumhuriyetçiler geçen ay Demokratların 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası kapsamında sunduğu ve Trump’ın Küba’ya Amerikan askeri gücü göndermesini yasaklamayı amaçlayan tasarıyı engelledi.
Cumhuriyetçiler, oylama sırasında ada ülkesine yönelik aktif askeri operasyon bulunmadığını savundu.
Florida Senatörü Rick Scott, tasarının Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndan çıkarılmasına yönelik girişime usul itirazı yaptı.
Collins ile Paul, söz konusu tasarı lehine oy kullanan yalnızca iki Cumhuriyetçi oldu.
Fakat Cumhuriyetçi konferanstaki yaklaşımın, Küba’ya yönelik askeri operasyon ihtimali güçlendikçe değişmeye başladığı belirtiliyor.
“Küba halkı, kapitalizmin köleliğine dönmek istemediğini açıkça ortaya koyuyor”
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










