Amerika
Cumhuriyetçiler Trump’ı Küba’ya saldırıdan uzak durmaya çağırdı

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ı Küba’ya yönelik olası askeri operasyon konusunda uyardı. Cumhuriyetçi senatörler, İran’la süren savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki krizin Washington’ın önceliği olması gerektiğini belirtirken, Amerikan ordusunun yeni bir cephe açmasının siyasi ve askeri riskler taşıdığı görüşünü dile getirdi.
ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ı Küba’daki sosyalist yönetime karşı askeri saldırı emri vermemesi konusunda uyardı.
Cumhuriyetçi senatörler, Amerikan ordusunun halihazırda İran’la bağlantılı askeri gerilim nedeniyle yoğun baskı altında bulunduğunu belirtti.
Cumhuriyetçi senatörlere göre Trump yönetiminin, seçmenlerin İran’la süren savaşa yönelik memnuniyetsizliğini göstermeye başladığı ara seçim yılı içinde ordu için yeni bir cephe açmayı değerlendirmemesi gerekiyor.
Cumhuriyetçi isimler, İran’la ilgili çatışmanın sona erdirilmesinin hem ülkenin hem de yönetimin temel önceliği olması gerektiğini ifade etti.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, pazartesi günü Küba yönetimini devirmeyi hedefleyen olası Amerikan askeri operasyonu sorulduğunda, İran’la bağlantılı gelişmelerin şu anda ulusal güvenlik gündeminin merkezinde bulunduğunu söyledi.
Thune, “Şu anda bulunduğumuz noktaya odaklanıyoruz. Bu da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlamaya çalışmak anlamına geliyor” dedi.
Trump yönetimindeki isimler uzun süredir Küba’yı hedef alan açıklamalar yapıyor. Yönetim yetkilileri, Havana’ya karşı ilerleyen dönemde adım atılabileceğine işaret eden mesajlar verdi.
Trump bu ayın başında Amerikan güçlerinin Küba’nın kontrolünü “neredeyse hemen” devralacağını söylemiş, ada açıklarına uçak gemisi görev grubu konuşlandırılması ihtimalini de gündeme getirmişti.
Son günlerde ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri, Küba kıyıları açıklarında yürüttüğü istihbarat toplama uçuşlarının sayısını artırdı.
Bu gelişme, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ocak ayında kaçırılmasıyla sonuçlanan operasyona benzer sürpriz bir adım atabileceğine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.
Ancak Cumhuriyetçi milletvekilleri, Trump’a İran’la yaşanan çatışmaya ve küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına odaklanması çağrısı yaptı.
Boğazdaki yük trafiğinin ciddi biçimde yavaşlaması, dünya genelinde enerji fiyatlarının yükselmesine ve ABD’de benzin fiyatlarının sert artmasına yol açtı.
Thune, Küba’daki sosyalist yönetimin sona ermesini görmek isteyeceğini söyledi ancak bunun ağırlaştırılan Amerikan yaptırımları ve deniz ablukasının oluşturduğu ekonomik baskı sonucunda “doğal biçimde” gerçekleşmesini tercih ettiğini belirtti.
Thune, “Küba’da rejim değişikliği görmek isterim, hepimiz isteriz” dedi.
Cumhuriyetçi lider, “Belki bu gelişmelerin doğal sonucu olarak yaşanır. Dünyada pek çok diktatörlük benzeri yönetim üzerinde baskı oluşturan gelişmeler yaşanıyor. Belki orada da doğal biçimde bir değişim olur” ifadelerini kullandı.
Thune, bazı Cumhuriyetçi senatörlerin gündeme getirdiği galon başına 18,4 sentlik federal benzin vergisinin askıya alınması önerisine de mesafeli yaklaştı.
Cumhuriyetçi lider, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının çok daha iyi seçenek olduğunu söyledi.
Senato Cumhuriyetçi Grup Başkan Yardımcısı James Lankford ise Küba’ya yönelik askeri harekata destek vermeyeceğini açıkladı ve yönetimi ekonomik yaptırımları artırarak mevcut baskının sonuç vermesini beklemeye çağırdı.
Lankford, Küba’ya karşı askeri operasyonu destekleyip desteklemeyeceği sorusuna, “Hayır, desteklemem” yanıtını verdi.
Cumhuriyetçi senatör, “Küba üzerinde kendi başına büyük fark yaratabilecek ciddi ekonomik baskı araçları var” dedi.
Senato’daki Cumhuriyetçiler, İran’a yönelik askeri operasyonların Trump’ın başlangıçta öngördüğü dört ila beş haftalık süreden çok daha uzun sürmesi nedeniyle Amerikan güçlerinin aşırı yük altında kalmasından endişe duyuyor.
Geçen hafta Çin’e partiler üstü kongre heyeti ziyareti düzenleyen Montana Senatörü Steve Daines, ulusal güvenlik politikası konusunda Trump ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya güvendiğini söyledi.
Ancak Daines, ABD’nin dış askeri angajmanlarını azaltmasından yana olduğunu belirtti.
Daines, “Başkanın ve Bakan Rubio’nun sezgilerine güveniyorum. Açıkçası onlar bu duruma benden çok daha yakın, özellikle de Bakan Rubio” diye konuştu.
Cumhuriyetçi senatör ayrıca Küba’nın “Amerika’nın arka bahçesinde” bulunduğunu söyledi ancak “Dünyada yaşananlar düşünüldüğünde bu aşamada daha fazla değil, daha az çatışma görmek isterim” ifadelerini kullandı.
Senato Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Susan Collins de Küba’ya yönelik askeri operasyonu destekleyip desteklemeyeceği sorusuna net biçimde “hayır” yanıtını verdi.
Kentucky Senatörü Rand Paul ise Küba’ya karşı askeri operasyon başlatmanın hata olacağını söyledi. Paul ayrıca Küba’nın Amerikan yatırımlarıyla ekonomik reformlara açık olabileceğini ifade etti.
Paul, “Daha fazla değil, daha az savaş istiyorum” dedi.
Cumhuriyetçi senatör, “Küba’yla savaştan yana değilim. Küba şu anda abluka nedeniyle ekonomik sıkıntı yaşıyor ama bence abluka öncesinde de sosyalizm nedeniyle zor durumdaydı” ifadelerini kullandı.
Paul, Küba’nın Washington Büyükelçisi ile yaptığı görüşmelere de değinerek, “Konuştuğumda müzakerelere açık olduklarını, daha iyi ilişkilere açık olduklarını düşünüyorum. Amerikan yatırımlarına da açık olduklarını söylediler” dedi.
Cumhuriyetçi senatör ayrıca, “Toplumları dönüştürmenin gerçek yolu bu” ifadelerini kullandı.
Senato Cumhuriyetçi Politika Komisyonu Başkanı Shelley Moore Capito ise Küba’ya yönelik askeri saldırı ihtimalini düşük gördüğünü söyledi ancak yönetimin temel odağının İran olması gerektiğini belirtti.
Capito, askeri operasyon ihtimaliyle ilgili soruya, “Listede olsa bile listenin çok alt sıralarında” yanıtını verdi.
Cumhuriyetçi senatör, “Bence İran’da yaşananlara yoğunlaşmamız gerekiyor” dedi.
ABD ile İran arasında kırılgan ateşkes sürmesine rağmen diplomatik görüşmelerde kayda değer ilerleme sağlanmadı.
Trump pazartesi günü İran’ın barış anlaşmasına yönelik karşı teklifini “çöp parçası” diye niteledi ve ateşkesin “yaşam destek ünitesine bağlı” olduğunu söyledi.
Başkan ayrıca İran yönetimindeki “fanatiklerin” sonsuza kadar savaşmak istediğini belirterek çatışmanın haftalar ya da aylar boyunca sürebileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Kongre yetkilileri, Trump yönetiminin Küba’ya askeri operasyon düzenlemese bile “Büyük, Güzel Yasa” kapsamında Pentagon’a ayrılan 150 milyar dolarlık kaynağın tamamını 2026 sonuna kadar harcamayı planladığını düşünüyor.
Söz konusu bütçenin başlangıçta dört yıldan uzun süre yetmesi öngörülüyordu.
Trump yönetimi ayrıca İran savaşının maliyetini karşılamak amacıyla 80 milyar ila 100 milyar dolar arasında ek savunma bütçesi talep etme ihtimalini gündeme getirdi.
Ancak Beyaz Saray henüz Kongre’ye resmi teklif sunmadı.
Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında da kasım ayındaki ara seçimlerden önce savunma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üçüncü bir bütçe uzlaşı paketinin geçirilmesine yönelik kuşkular artıyor.
Trump, mart ayında Miami’deki yatırım forumunda yaptığı konuşmada “Sırada Küba var” diyerek olası Amerikan saldırısına ilişkin değerlendirmeleri güçlendirmişti.
Trump forum katılımcılarına, “Bu büyük orduyu ben kurdum. ‘Onu kullanmak zorunda kalmayacaksınız’ dedim. Ama bazen kullanmanız gerekiyor. Bu arada sıradaki ülke Küba” diye konuştu.
Senato’daki Cumhuriyetçiler geçen ay Demokratların 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası kapsamında sunduğu ve Trump’ın Küba’ya Amerikan askeri gücü göndermesini yasaklamayı amaçlayan tasarıyı engelledi.
Cumhuriyetçiler, oylama sırasında ada ülkesine yönelik aktif askeri operasyon bulunmadığını savundu.
Florida Senatörü Rick Scott, tasarının Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndan çıkarılmasına yönelik girişime usul itirazı yaptı.
Collins ile Paul, söz konusu tasarı lehine oy kullanan yalnızca iki Cumhuriyetçi oldu.
Fakat Cumhuriyetçi konferanstaki yaklaşımın, Küba’ya yönelik askeri operasyon ihtimali güçlendikçe değişmeye başladığı belirtiliyor.
“Küba halkı, kapitalizmin köleliğine dönmek istemediğini açıkça ortaya koyuyor”
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor











