Bizi Takip Edin

AMERİKA

Dünya ekonomisi nereye – 2: Enflasyonun eşitsiz darbeleri ve yavaşlayan faaliyet

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Afrikalıları ülkesinin ne kadar ulvi niyetleri olduğuna ikna etmek için çıktığı turda, önce Senegal’de bir köle anıtına gitti, sonra Zambiya’daki ücra bir köyde çiftçilerle konuştu, nihayetinde Güney Afrika’nın kömür madenleri bölgesindeki bir mesleki eğitim merkezini ziyaret etti.

Son durağında, Amerikan ekonomisi hakkında konuşan Yellen, bazı aksaklıklar olsa da ve aydan aya neler yaşanacağını kestiremese de, enflasyonun büyük ölçüde aşağı çekildiğini söyledi.

Kiralar söz konusu olduğunda hâlâ enflasyonun sürdüğünü düşünen Yellen, önümüzdeki beş ila altı ay içerisinde emlak kiralarının düzeleceğini ve bunun da enflasyondaki düşüşe katkı sunacağını belirtti. Mal fiyatları düşüyor ama hizmet sektöründeki fiyatlar hâlâ hızlı bir şekilde yükselmeye devam ediyordu.

Dördüncü çeyrekteki yüzde 2,9 büyümenin de ‘sağlam’ olduğunu savunan Yellen, yüksek enflasyon ortamında düşük tempolu bir büyümenin daha arzu edilir olduğunu savundu.

Enflasyonda ara bilanço

New York Fed, enflasyonun en çok hangi gelir gruplarını vurduğunu araştıran bir çalışma yayımladı. Bulgular, 2021 ile 2022 yıllarında enflasyonun vurduğu kesimlerin değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor.

2021 yılında, orta gelir grubunun enflasyondan en çok çeken grup olduğu görülüyor. Orta gelir grubundan kasıt, yılda 50 bin ila 150 bin dolar arasında gelir elde edenler.

Bu gelir grubunun ikinci el otomobil ve yakıt enflasyonu nedeniyle zarar gördüğü anlaşılıyor. Alt gelir grubunun daha ziyade toplu taşımayı kullanması, zenginlerin ise ya sıfır araç alması ya da yakıt giderlerinin gelirleri içerisinde daha küçük bir kısmı kaplaması nedeniyle enflasyonun hedefinde bahsettiğimiz gruplar yer aldı. Zenginlerle yoksulların, köylülerle kentlilerin harcama kalemlerindeki farklılaşma da bu sonuçta etkili oluyor.

Son aylarda ise yakıt ve ikinci el araç fiyatlarında bir düşüş görülüyor. Bu sırada kira ve gıda fiyatlarındaki artış ise can yakıyor. Bu iki kalem, özellikle daha düşük gelirlilerin olmazsa olmaz harcamaları arasında yer aldığından, enflasyonun hedefi daha yoksul kesimler haline gelmiş durumda.

Bunun sonucu olarak, en altta yer alan yüzde 40’lık dilim, ortalamadan yüzde 0,3 daha fazla enflasyona maruz kalıyor.

Örneğin, Şubat 2022’ye kadar olan dönemde, kırsal bölgelerde yaşayanların hissettiği enflasyon, ortalamanın 2 puan üzerindeydi. Şimdilerde ise aynı bölgeler enflasyon ortalamasının altında yaşıyorlar.

Geçen yılın ilk döneminde de siyahi ve hispanik haneler 1 puan yüksek enflasyona maruz kalıyorlardı. Üniversite diploması olmayanların da daha yüksek enflasyon hissettikleri ortaya çıktı. Bu grupların şimdilerde enflasyon ortalamasına doğru yaklaştıkları tespit ediliyor.

Gıda ve kira fiyatları enflasyonu, hâlâ ortalama enflasyonun üzerinde seyrediyor (sırasıyla yüzde 10,6, yüzde 7,9 ve yüzde 7,1). Dolayısıyla, Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman’ın geçen Kasım ayında New York Times için yazdığı makalede dile getirdiği ‘düşük gelirliler enflasyondan o kadar da etkilenmiyor’ tezi doğru değil. Krugman’ın gerekçesi, düşük ücretli işlerde çalışanların ücret artış yüzdelerinin daha yüksek ücretlilerin oranlarına göre daha fazla olması.

ABD İşçi İstatistikleri Bürosunun verilerine göre, en düşük yüzde 25’in içerisinde yer alan Amerikalılar, gelirlerinin yarısından fazlasını kira, gıda ve tıbbi hizmetlere harcıyor. Yüksek gelir grubunun harcamalarında ise ev dışında yenen gıdalar, eğlence ve dinlenme, yeni ve ikinci el araçlar alt gelir grubundan çok daha fazla yer kaplıyor.

Genel ve tarihsel eğilim, hane halklarının temel ihtiyaç malzemelerinin fiyatlarının, temel ihtiyaç olmayan malların fiyatlarından daha fazla artış gösterdiğine işaret ediyor. 

Tüketici harcamalarında düşüş

Enflasyonun hararetinin azalma eğilimine girmesindeki en büyük payın tüketici harcamalarındaki düşüş olduğu anlaşılıyor.

Geçen hafta yayımlanan istatistikler, Aralık ayında tüketici talebinin bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldığını gösteriyor. Enflasyona göre ayarlandığında bu oran yüzde 0,3’ü buluyor.

Perakende satışları takip ettiğimizde, tatil mevsimi de olmasına rağmen, Aralık ayında tüketicilerin talebinin bir önceki aya göre yüzde 1,1 azaldığı anlaşılıyor.

Amerikan tüketimindeki azalmanın belki de en önemli göstergelerinden biri de ticaret açığında Kasım ayında yaşanan dev düşüş. 14 yıllık dilimdeki en büyük düşüş olarak kayıtlara geçen bu ay, azalan tüketici talebini ve ithalat yapmak için yükselen borçlanma maliyetini gözler önüne serdi.

Kasım ayında ABD’nin ticaret açığı yüzde 21 düşüşle 61,5 milyar dolara geriledi. İthalat yüzde 6,4 gerilerken, mal ithalatında bu oran yüzde 7,5 olarak gerçekleşti. Kasım ayında ihracat da yüzde 2 azaldı.

Doların göreli güçlülüğü Amerikan mamul mallarının küresel rekabetçiliğini azaltırken, merkez bankalarının faiz artırma politikaları da talebi düşürüyor.

Bir başka mesele, pandemi dönemindeki nakit devlet yardımları ile tasarrufları artmış görünen hane halklarının şu anda 2005 seviyelerinde tasarruflara çekilmiş olması. 

Ayrıca tüketici borçlanmasında da tehlikeli sınırlara yaklaşılıyor. Öğrenci ve otomobil kredilerinin yanı sıra kredi kartı ödemeleri de 2022’nin üçüncü çeyreğinde 2008’den bu yana en yüksek seviyelere ulaştı.

İmalat sanayisi alarm veriyor

Ama belki de hepsinden önemlisi, Amerikan imalat sanayisinde yaşanan düşüş ve ‘fabrika resesyonu’ ihtimali.

Veriler açıklanmadan önce yapılan bir Wall Street Journal anketi, endüstriyel üretimin Aralık 2022’de 0,1 küçülmesini bekliyordu. Açıklanan rakamlar, tüm beklentileri boşa çıkararak, yüzde 0,7’lik bir küçülme olduğunu gösterdi.

Kapasite kullanımında da beklentiler yüzde 79,6 idi. Açıklanan istatistikler Kasım ayına oranla bir düşüş olduğunu gösterdi: yüzde 78,8.

İmalat sektöründeki düşüş eğilimi ise sürdü. Kasım ayında yüzde 1,1 küçülen imalat sanayisi, Aralık ayında da yüzde 1,3 daraldı.

İmalat sanayisindeki yeni siparişler de Kasım ayında yüzde 1,8 azalmıştı.

Sermaye harcamaları (ekipman, bina, entelektüel mülkiyet) ise yalnızca yüzde 0,7 arttı. Üçüncü çeyrekte bu oran yüzde 6,3’tü. Dolayısıyla, yatırımlarda da yavaşlama olduğu anlaşılıyor.

Amerikan ekonomisinin bazı bölmelerinin resesyona doğru koşar adım gittiği, bunların başında da imalat sanayisinin geldiği kabul ediliyor. İkinci çeyreğe girdiğimizde teknik resesyonun gerçekleşmesi muhtemel; ama iktisatçılar nedense resesyonun ‘hafif’ geçmesini bekliyorlar.

Mini mini resesyonlar

Son zamanlarda Amerikan ekonomisi hakkında yapılan tahminlerin genel eğilimi, hafif seyredecek bir resesyon beklentisi.

Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına, artık daha az ivmeyle de olsa devam edecek olması, yükselen borçlanma maliyetleri ve düşen tüketici talebi Amerikan ekonomisini soğutacak.

Ama ‘karamsar’ Fed’de bile tünelin sonundaki ışığın görüldüğüne dair bir beklenti oluştu. Bu hafta yapılacak toplantıda 0,25 puanlık bir faiz artışı beklentisi hakim. Fed Guvernörü Christopher Waller’ın ‘İhtiyatlı İyimserlik’ başlıklı konuşması da Amerikan ekonomisinde bir ‘yumuşak iniş’in hâlâ mümkün olduğuna işaret ediyor.

Bloomberg anketine katılan iktisatçılar da GSYİH’deki daralmanın ikinci çeyrekten itibaren başlayacağını düşünüyor ama zararın daha hafif olacağı konusunda hemfikir.

Öte yandan, resesyon, teknik tanımı itibariyle, birçok ülkede iki çeyrek üst üste ekonomik faaliyette görülen küçülme demek. Ama Bloomberg, ABD’de işlerin böyle olmadığını hatırlatıyor: Bu ülkede resesyonun ‘resmi’ ilanı, ‘kâr amacı’ gütmeyen bir kuruluş olan Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosunun (NBER) ‘elit’ akademisyenlerinin gizli toplantılarından çıkıyor ve bu tanımın yapılması genellikle 1 yılı alıyor. Genel resesyon kabulü ise, Wall Street’in geniş ölçüde ortada bir resesyon olduğu konsensüsü ile hareket etmesi.

Emek piyasası ‘sıkı’ mı?

Emek piyasasının ‘sıkı’ durduğu tüm ABD’li yetkililerin ve şirket iktisatçılarının üzerinde hemfikir olduğu bir konu.

İşsizlik oranları tarihsel diplerde gezerken, şirketlerin işe alımları, teknoloji devlerindeki tüm işten çıkarmalara rağmen devam ediyor.

Fakat büyük şirketlerin işten çıkarmalara başlaması, ekonominin şu anda resesyonda olduğunu göstermeyebilir. Şirketler, 2023 içerisinde bir resesyon bekledikleri için önden emek maliyetini kısmak için harekete geçiyor olabilir.

Nitekim, ‘sıkı’ sayılan emek piyasasında gevşeme emareleri Aralık ayında ortaya çıkmaya başladı. Pandemi çıkışında sürekli artan yeni istihdam, şimdi soğumaya başladı. Aralık ayında patronlar 230 bin yeni istihdam eklediler. Ama bu, son iki yıldaki en düşük ilave.

2022 yılı boyunca toplam 4,5 milyon yeni istihdam görülürken, bu sayı 6,7 milyonluk 2021’e göre bariz bir azalma olduğuna işaret ediyor.

Ama pembe tablo çizen bu rakamların arkasında başka veriler gizli. Örneğin, çalışan ya da iş arayan yetişkin ABD’lilerin oranı, yani işgücüne katılım oranı, Aralık ayında yüzde 62,3’e yükselse de bu oran hâlâ pandemi öncesinin altında.

Son iki yılda ortalama çalışma haftası saatleri de azalıyor ve bu ortalama Aralık ayında 34,3 saat olarak tespit edildi.

Geçici yardım hizmetlerinden işe alınanların sayısı da son 5 ayda 110 bin azaldı. Yukarıdaki istatistikle birlikte okunduğunda, demek oluyor ki, işverenler azalan tüketici talebi karşısında kendi personelinin çalışma saatlerini azaltırken geçici yardım hizmetlerinden çıkıyor.

Ücretlerdeki artışın hızı azalıyor

Amerikan Merkez Başkanı Yardımcısı Lael Brainard da düşük ücretlilere yapılan ücret zamlarının yüksek ücretlilere yapılanlardan az olduğuna dikkat çekenlerden. Gerçekten de idari işlerden çalışmayan işlerde çalışan işçilerin ücretlerindeki artışın daha fazla olduğu görülüyor.

Bununla birlikte yukarıda, düşük ücretlilerin temel harcamalarında hangi kalemlerin daha fazla tuttuğunu ve bu temel harcamalardaki enflasyonun diğerlerinden daha yüksek olduğunu söylemiştik. Tüm bunlara şu bilgi de eklenmeli: 2021’in başından 2022’nin sonunda kadar, düşük ücretli işçilerin ücretlerinde ortalama yüzde 11,5 bir artış olsa da fiyatlar yüzde 14 yükseldi.

Ortalama ücretlerdeki artış hızının da yavaşladığı görülüyor. Aralık’ta ortalama saatlik ücret bir önceki yılın aynı döneminde göre yüzde 4,6 arttı. Aynı dönemde enflasyonun yüzde 7,1 olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

Bütün bunlara rağmen, OECD ülkelerindeki tüketici beklentilerinin iyimserleştiğini de hatırlatmak gerekiyor. Özellikle Avrupa’da sıcak geçen kış, enerji fiyatlarındaki enflasyon nedeniyle sert bir darbe yemesi beklenen imalat sanayisindeki daralmayı kontrol altında tuttu. Bir sonraki yazıda, Avrupa’ya bakacağız.

AMERİKA

Brezilya’da Bolsonaro ve Musk destekçileri sokakta

Yayınlanma

Brezilya’da on binlerce kişi eski sağcı başkan Jair Bolsonaro’yu desteklemek için sokağa çıktı. Mitingde ayrıca, Brezilya Anayasa Mahkemesi ile yasal bir çatışmanın içinde olan Tesla ve SpaceX kurucusu Elon Musk’a da övgüler yağdırıldı.

Örneğin, Sahil kenti Rio de Janeiro’daki Copacabana plajının yanında düzenlenen mitingde dev bir pankartta İngilizce olarak ‘Brezilya Elon Musk’a Teşekkür Ediyor’ yazıyordu.

Musk, Bolsonaro destekçileri tarafından yayıldığı ileri sürülen yalan haberlere ilişkin devam eden bir soruşturmanın hedefinde yer alıyor. Musk, sosyal platform X’in, bir yüksek mahkeme yargıcının dezenformasyon yaymakla suçlanan bazı hesapları kaldırma emrine uymayacağını söylemişti.

Brezilyalı yargıç Musk hakkında soruşturma başlattı

Musk, Yargıç Alexandre de Moraes’i ‘ifade özgürlüğünü bastırmak’ ve ‘Brezilya anayasasını ihlal etmekle’ suçladı. X’te yaptığı açıklamada, kullanıcıların VPN’ler veya sanal özel ağlar kullanarak sosyal medya platformunun herhangi bir şekilde kapatılmasını atlatmaya çalışabileceklerini belirtti.

Bu durum, de Moraes’in Musk’ı devam eden bir soruşturmaya dahil etmesine ve engelleme, kışkırtma ve suç işlemeye yönelik komplo kurmaya yönelik yeni bir soruşturma açmasına neden oldu.

Pazar günkü mitingde birçok konuşmacı Musk’a övgüler yağdırdı. Bolsonaro yanlısı bir kongre üyesi olan Gustavo Gayer, “Burada gördüğünüz insanlar özgürlüğü seven, pes etmeyecek ve diktatörlere diz çökmeyecek, özgürlük için hayatlarını vermeye hazır insanlar,” dedi.

Eski başkan Bolsonaro ise Musk’ı de Moraes’in sansürü karşısında gösterdiği ‘cesaret’ için övdü. “O, hepimiz için gerçek özgürlüğü gerçekten koruyan adamdır,” diyen Bolsonaro da, 2022 seçim sonuçlarını bozma çabalarına yardım etmekten Luiz Inacio Lula da Silva’ya karşı darbe planlamaya kadar pek çok suçtan soruşturma altında.

Brezilya-Musk geriliminin arkasında ne var?

Brezilya’da yargıçlar herhangi bir sitenin içeriği kaldırmasını emredebiliyor ve bazı kararlar kamuoyundan gizleniyor.

Ne Brezilya mahkemeleri ne de X, yayını durdurma kararı verilen hesapların listesini açıklamadı fakat Bolsonaro’nun önde gelen destekçileri ve bazı aşırı sağcı aktivistler artık platformda görünmüyor.

Bunlardan bazılarının ‘dijital milisler’ olarak bilinen bir ağa ait olduğu öne sürülüyor. Bu kişiler, de Moraes tarafından yürütülen beş yıllık bir soruşturmanın hedefindeydi; önce iftira niteliğinde sahte haberler yaydıkları ve Yüksek Mahkeme yargıçlarını tehdit ettikleri iddiasıyla, ardından da Bolsonaro’nun 2022 seçimlerini kaybetmesinin ardından ülke genelinde Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın seçilmesini engellemeye yönelik gösterileri kışkırttıkları gerekçesiyle.

Musk, hakim de Moraes’e yönelik eleştirilerini artırırken, onu ‘Brezilya’nın Darth Vader’ı’ olarak adlandırdı.

Bir grubun 8 Ocak 2023’te Brezilya Kongresini basmasından günler sonra de Moraes Facebook, Twitter, Telegram, TikTok ve Instagram’a Brezilya’nın ‘demokratik düzenine yönelik saldırıları kışkırtmak ya da desteklemekle’ suçlanan kişilerin hesaplarını engelleme talimatı vermişti.

Brezilya, X ve diğer platformlar için önemli bir pazar. Pazar araştırma grubu eMarketer’a göre, yaklaşık 40 milyon Brezilyalı ya da nüfusun yaklaşık %18’i ayda en az bir kez X’e erişiyor.

Twitter, Musk’ın şirketi satın almasının ardından 2022 yılında Brezilya’daki ofislerini kapatmış ve çalışanlarını işten çıkarmıştı. X’in Brezilya’da kaç çalışanı olduğu net değil.

ABD Kongresi de kavgaya dahil oldu

Öte yandan geçen çarşamba, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi sosyal medya platformu X’teki hesapların askıya alınması için gizli Brezilya mahkeme kararlarını yayınladı.

De Moraes’in yaklaşık 150 kullanıcı profilini askıya alma ya da platformundan kaldırma emri verdiği kararı ifşa eden bir personel rapor 541 sayfa.

Rapor, X’e yöneltilen komite celplerinin bir ürünü ve de Moraes, emirlerinde X’in bunları kamuya açıklamasını yasaklamıştı.

Şirketten 15 Nisan’da yapılan açıklamada, “X, ABD yasaları kapsamındaki yükümlülüklerine uymak için Komiteye yanıt verdi,” denildi.

Okumaya Devam Et

AMERİKA

ABD’den Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık yardıma onay

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi cumartesi günü Ukrayna’ya 61 milyar dolarlık yeni yardımı kabul ederek altı aylık siyasi çıkmazı sona erdirdi.

Ukrayna’ya yapılacak yardım, İsrail ve Tayvan’a yapılacak yardımlarla birleştirilerek toplam 95 milyar dolarlık bir dış yardım paketine dönüştürülecek.

Meclis Başkanı Mike Johnson Demokratlarla birlikte çalışarak ve kendi partisi içinde Ukrayna’ya fon sağlanmasına yönelik şiddetli itirazların üstesinden gelerek 311’e karşı 112 oyla yasanın geçmesini sağladı.

Johnson oylamadan sonra yaptığı açıklamada, “Biz burada işimizi yaptık ve tarih bizi iyi değerlendirecek,” dedi.

Senato’nun Beyaz Saray ile müzakere edilen paketi bu hafta kabul etmesi bekleniyor. Çoğunluk Lideri Chuck Schumer yaptığı açıklamada, Senato Demokratları ve Cumhuriyetçilerin salı günü prosedürel oylamalardan başlayarak paketi ele alma konusunda anlaştıklarını söyledi.

Zelenski’den tebrik

Oylama, Donald Trump liderliğindeki partinin daha izolasyonist kanadına karşı Cumhuriyetçi ‘savunma şahinleri’ için bir zafer anlamına geliyor. Yine de Ukrayna’ya daha fazla yardım yapılmasına karşı oy kullanan Cumhuriyetçi sayısı lehte oy kullananlardan daha fazlaydı.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Başkanı Teksaslı Cumhuriyetçi Michael McCaul, “Gölgelerimizden korkamayız. Güçlü olmalıyız. Doğru olanı yapmak zorundayız,” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski oylamayı sosyal medya platformu X üzerinden kutlarken, Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov yeni yardımı kınadı.

Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler oylama sırasında Ukrayna bayrakları salladılar.

Rusya, Rus varlıklarına el konulmasına karşı misilleme yapacak

Temsilciler Meclisi Demokrat lideri Hakeem Jeffries, “Meclis Başkanı Mike Johnson liderliğindeki geleneksel Cumhuriyetçiler bu duruma ayak uydurdu. Otoriterliğe karşı koyma sorumluluğumuz var,” dedi.

Temsilciler Meclisi Cumartesi günü erken saatlerde Tayvan’a 8 milyar dolarlık bir yardım paketini de kabul etti. Meclis ayrıca Çin kontrolündeki ByteDance’i popüler sosyal medya uygulaması TikTok’tan el çekmeye zorlayacak ya da ABD yasağıyla karşı karşıya bırakacak bir tasarıyı da kabul etti.

Bu tasarı aynı zamanda Ukrayna’ya yardımın finanse edilmesine yardımcı olmak için Rus varlıklarına el konulmasına da izin veriyor. TASS haber ajansının Peskov’dan aktardığına göre Rusya, mallarına el konulmasına misillemede bulunacak.

Senato salı günü birleştirilmiş paket üzerinde oylamaya başlamayı hedefliyor.

Trump’ın ‘Ukrayna’ya kredi’ önerisi de uygulanacak

61 milyar dolarlık Ukrayna tasarısı, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği silah stoklarının yenilenmesi için 13 milyar dolar ve ABD’nin Ukrayna’ya vereceği savunma sistemleri için 14 milyar dolar içeriyor.

Ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri operasyonları için de 7 milyar dolar ayrılıyor.

Tasarının Ukrayna’ya 9,5 milyar dolarlık ekonomik yardımı, Başkanın bir sonraki seçimden sonra tamamen affedebileceği bir kredi şeklinde geliyor. Kredi fikri ilk olarak Donald Trump tarafından ortaya atılmıştı.

İsrail’e 4 milyar dolarlık füze yardımı

Tayvan’a yardım tasarısı, Tayvan için 2 milyar dolarlık dış askeri finansman ve Tayvan’a sağlanan ürün ve hizmetleri karşılamak üzere ABD silah stoklarını yenilemek için 1,9 milyar dolar içeriyor. Ayrıca denizaltı altyapısının geliştirilmesi için 3,3 milyar dolar ayrıldı.

366’ya karşı 58 oyla kabul edilen İsrail’e yardım tasarısı, geçtiğimiz hafta sonu İran tarafından gerçekleştirilen insansız hava aracı ve füze saldırılarının ardından İsrail’in füze savunması için 4 milyar dolar içeriyor. Tasarı, Demokratların ısrarı üzerine Gazze’de kullanılmak üzere 9 milyar dolarlık küresel insani yardım sağlıyor.

Johnson parti içindeki aşırı muhafazakârlardan gelen ‘ABD sınır yasasını’ ekleme taleplerini görmezden geldi.

Başkan Joe Biden Temsilciler Meclisi’ndeki oylamayı memnuniyetle karşılayarak Johnson, Jeffries ve ‘ulusal güvenliğimizi ilk sıraya koymak için oy kullanan’ milletvekillerine teşekkür etti.

Muhafazakâr Cumhuriyetçiler Johnson’a karşı harekete geçiyor

Üç muhafazakâr temsilci; Georgia’dan Marjorie Taylor Greene, Kentucky’den Thomas Massie ve Arizona’dan Paul Gosar, Johnson’ı görevden almak için oy vermeye hazır olduklarını söylüyorlar.

Greene cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Sınırımızı güvence altına almak ya da borcumuzu azaltmak için hiçbir şey yapılmıyor. Ukrayna NATO üyesi bile değil,” dedi.

Massie de cumartesi günü yaptığı açıklamada Cumhuriyetçilerin artan muhalefetinin Johnson’ı istifaya zorlayacağını umduğunu söyledi ve “İş o noktaya gelirse, Johnson’ın görevden alınması için oylama yapılacaktır,” dedi.

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Trump: Avrupa neden Ukrayna’ya daha çok para vermiyor?

Yayınlanma

ABD Kongresi Kiev’e yeni askeri yardımı onaylamaya yaklaşırken Donald Trump perşembe gecesi Avrupa’nın Ukrayna’yı desteklemek için daha fazlasını yapması gerektiği uyarısında bulundu.

Kasım ayındaki seçimlerden sonra Beyaz Saray’a geri dönebilecek olan Trump, “Avrupa neden Ukrayna’ya yardım etmek için daha fazla para vermiyor? Neden Amerika Birleşik Devletleri Ukrayna Savaşına Avrupa’dan daha fazla, 100 Milyar dolardan fazla para yatırıyor ve aramızda bir Okyanus var!” dedi.

Trump yıllardır Avrupalı NATO müttefiklerini yabancı güçlere karşı koruma sağlamak için Amerika’ya bel bağlamakla suçluyor ve onları savunmaya daha fazla harcama yapmaya çağırıyor.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, “Neden Avrupa, çaresizlik içindeki bir ülkeye yardım etmek için Amerika Birleşik Devletleri tarafından konulan parayı eşitleyemiyor ya da yakalayamıyor? Herkesin kabul ettiği gibi, Ukrayna’nın Hayatta Kalması ve Gücü Avrupa için bizden çok daha önemli olmalı, ama bizim için de önemli! HAREKETE GEÇ AVRUPA!” dedi.

Trump ise, daha önce yaptığı açıklamalara benzer şekilde, kendisi başkan olsaydı, bu savaşın hiç başlamamış olacağını ileri sürerek sözlerini sonlandırdı.

Cumhuriyetçi Başkan Johnson, Ukrayna’ya yardıma evet dedi

Eski başkanın açıklamaları, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ın, partisinin Trump yanlısı üyeleri tarafından aylardır engellenen Ukrayna’ya 60 milyar dolarlık yardım tasarısını oylamaya sunması beklenirken geldi.

Johnson, uzun bir bekleyişin ve oyalamanın ardından, savaş alanındaki derin kayıpları önlemek amacıyla Ukrayna’ya 60,8 milyar dolarlık yardımı desteklemeyi kabul etti.

Johnson’ın Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a yapılacak yardımlarla ilgili olan ve Amerikan vergi mükelleflerine doğrudan maliyeti azaltmaya yardımcı olacak bazı tedbirler öngören tasarıları geçirmek için Demokratlardan destek alması gerekecek.

The Hill’deki habere göre, Demokratlar Johnson’a yardım etmeye meyilli görünüyor. Özellikle Ukrayna için yardımın gerekliliğine büyük oranda inanıyorlar ve sırf Cumhuriyetçi Parti konferansında daha fazla kaos yaratmak adına, tasarıyı riske atmak konusunda isteksiz görünüyorlar. Başkan Biden da toplamda 90 milyar doları aşan tasarıları destekliyor.

Şimdilik plan, Meclis’in cumartesi günü yasayı oylaması. Ardından Senato’nun, Temsilciler Meclisi’nden geçmesi beklenen yardımla ilgili tasarılardan bir mevzuat parçası oluşturması muhtemel. Ardından da paketin tamamı imzası için Biden’a gidecek.

Trump, Greene’e karşı Johnson’a sahip çıktı

Son haftalarda Johnson’a yönelik Cumhuriyetçi taaruza öncülük eden Marjorie Taylor Greene’in tutumunun, eski Başkan Trump’ın Başkana desteğiyle birlikte değişip değişmeyeceği merak ediliyor.

Greene, Johnson’ın görev süresini sona erdirme tehdidinde bulunacak bir fesih önergesinin tetiğini çekmekle tehdit etmişti. Fakat beklenmedik bir şekilde Trump, Johnson’ın geçen hafta Mar-a-Lago, Florida’ya gitmesinin ardından ‘çok iyi ilişkilerini’ överek Johnson’ın yanında yer aldı. 

Trump, “Meclis Başkanı’nın yanındayım,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English