Bizi Takip Edin

Amerika

Emekli komutanlardan Senatör Kelly’ye destek: Hegseth’e karşı dava açıldı

Yayınlanma

40’tan fazla eski askeri lider, Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Senatör Mark Kelly’nin rütbesini düşürme girişimine karşı açılan davada Kelly’ye destek verdi. Mahkemeye sunulan dilekçede, Kelly’ye yönelik tehditlerin diğer gazilerin ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ve anayasal hakları ihlal ettiği uyarısı yapıldı.

40’tan fazla eski askeri lider, Arizona Senatörü Mark Kelly’nin Pentagon’a karşı açtığı davada senatöre destek verdi. Grup, Savaş Bakanı Pete Hegseth’in emekli deniz subayı Kelly’ye yönelik tehditlerinin, diğer eski ordu mensuplarının ifade özgürlüğü üzerinde “caydırıcı etki” yaratmasından derin endişe duyduklarını bildirdi.

The Hill gazetesinin haberine göre aralarında hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlerde görev yapmış emekli orgeneraller, amiraller ve kuvvet sekreterlerinin de bulunduğu 41 kişi, salı günü federal mahkemeye bir dilekçe sundu.

Grup, Kelly’nin rütbesinin ve emekli maaşının düşürülmesiyle sonuçlanabilecek idari işlemleri durdurma çabasına destek veriyor.

“Gazilerin katılımını engeller”

Grup, Washington DC Bölge Mahkemesi’ne sunulan 21 sayfalık dilekçede, “Senatör Kelly’nin koruma altındaki siyasi söylemleri nedeniyle disipline sevk edilmesi Birinci Değişiklik’i ihlal etmektedir ve buna izin verilmesi halinde, ülke genelindeki gazilerin kamusal katılımları engellenecektir” ifadelerini kullandı.

Dilekçede ayrıca şu görüşlere yer verildi:

“Farklı bakış açıları, sağlıklı ve özgür bir fikir piyasası için kritiktir. Gazilerin sesini kısmak özellikle zararlı olacak, kamuoyunu ulusal güvenliğe ilişkin kritik konularda deneyimli ve bilgili görüşlerden mahrum bırakacaktır.”

Hukuki mücadele, Kelly’nin sonbaharda diğer beş Demokrat Kongre üyesiyle birlikte çektiği bir videoya dayanıyor. Yönetimin Karayipler’deki tekne saldırılarıyla ilgili tartışmaların zirve yaptığı dönemde yayınlanan videoda milletvekilleri, ordu mensuplarına yasa dışı emirleri yerine getirmeme hakları olduğunu hatırlatmış, ancak söz konusu saldırılardan açıkça bahsetmemişti.

Hegseth, videonun yayınlanmasının hemen ardından Kelly hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan, bu ayın başlarında Kelly’yi resmen kınadığını ve emekli askeri rütbesi ile maaşının düşürülmesiyle sonuçlanabilecek işlemleri başlattığını açıkladı.

“Siyasi görüşü nedeniyle cezalandırılıyor”

Kelly ise disiplin işlemini durdurmak için federal mahkemede Hegseth’e dava açtı. Senatör, bu girişimin anayasal haklarını ihlal ettiğini ve gaziler için ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunuyor.

Kelly, Pentagon şefinin kendisini “yalnızca siyasi konuşmasının içeriği ve bakış açısı nedeniyle” cezalandırdığını iddia ediyor ve Hegseth’in emeklilik derecesini incelemeye açmak için yasal bir dayanağı bulunmadığını ekliyor.

Dava dosyasında, “Yasadaki hiçbir hüküm, Savaş Bakanlığı’na emeklilik sonrası siyasi söylemlere dayanarak bu kararı yeniden açma yetkisi vermemektedir. Eğer verseydi, bu durum ciddi anayasal endişeler doğurur ve ülkedeki tüm emekli gazilerin emeklilik haklarını daimi bir tehdit altında bırakırdı” denildi.

Irak’taki Çöl Fırtınası Operasyonu sırasında 39 muharebe görevinde uçan eski astronot ve Donanma pilotu Kelly, yönetime karşı geri adım atmayı reddetti. Bu duruş, senatörün ulusal profilini yükseltti.

“Misilleme korkusuyla susan gaziler var”

Salı günü yapılan başvuruda grup, yönetimin kendilerini de cezalandırmaya çalışabileceğinin farkında olduklarını, ancak “davadaki meselelerin ciddiyeti ve milyonlarca muvazzaf ve emekli asker üzerindeki potansiyel etkileri ışığında” bu adımı attıklarını kaydetti.

Dilekçede, “Bu karar hafife alınarak verilmemiştir: Senatör Kelly’yi cezalandırma girişimi, Bakan ile kamuoyu önünde ifade edilen anlaşmazlıkların – iyi niyetle yapılsa ve olgusal olarak desteklense bile – olası bir misillemeye davetiye çıkardığını göstermektedir” ifadeleri yer aldı.

Ayrıca grup, “önemli ve tartışmalı konularda kamuoyu önündeki tartışmalara hevesle katılmak isteyen ancak resmi misilleme korkusuyla bunu yapmaktan kaçınan birçok gazi tanıdıklarını” belirtti.

Davaya ilişkin ihtiyati tedbir duruşmasının 28 Ocak’ta yapılması planlanıyor.

Amerika

Paramount ile Kaliforniya, Warner Bros davasında uzlaşma masasına oturuyor

Yayınlanma

Paramount, Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralma sürecini engelleyen davayı çözmek üzere Kaliforniya eyaleti yetkilileriyle ilk uzlaşma müzakerelerini gerçekleştirecek. Bugün yapılacak görüşmelerle mahkeme sürecinin ve sektördeki krizin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Paramount ile Kaliforniya eyaleti temsilcileri, Warner Bros. Discovery’nin (WBD) 110 milyar dolarlık satın alma sürecini engellemeye yönelik davada uzlaşma sağlamak amacıyla bugün ilk kez masaya oturacak.

Taraflar, yargı sürecinin ve eğlence sektöründe derinleşen krizin önüne geçmek için orta yol arıyor.

The New York Times’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre görüşme talebi Paramount’tan geldi. Müzakerelere her iki tarafın üst düzey yöneticileri ile hukuk ekipleri katılıyor.

Kaliforniya ve diğer 11 eyalet, söz konusu birleşmenin bir “tekel” ve “medya devi” oluşturacağını, bu yapının da sinema ve televizyon alanında son tüketiciye yansıyan fiyatları artıracağını öne sürerek 13 Temmuz’da dava açmıştı.

ABD mahkemesi ise 20 Temmuz’da Paramount Skydance’in WBD’yi satın alma sürecine iki haftalık geçici durdurma kararı getirdi.

Reuters daha sonra Paramount Skydance’in WBD’yi devralma işlemlerini en azından gelecek yılın haziran ayına kadar askıya almayı kabul ettiğini duyurdu.

The New York Times, sürecin Paramount açısından kritik bir eşikte durduğuna işaret ediyor. Şirket, anlaşmayı ekim ayından önce tamamlayamazsa WBD hissedarlarına yüz milyonlarca dolarlık tazminat ödemek zorunda kalacak.

Paramount, Warner Bros. anlaşmasını erteledi

Yargılamanın mart ayına planlanmış olması nedeniyle sürecin daha da uzaması devasa hukuki masrafları beraberinde getirecek.

Sektörel gelişmeler kapsamında Deadline, Paramount’un Regal sinema zinciri için yılda 30 film çıkarma planları yaptığını aktardı.

Hukuki ihtilaf eğlence sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, yargı sürecinin kentteki film üretimini felç ettiğini ve istihdam kaybına yol açtığını vurgulayarak taraflara derhal bir çözüme varma çağrısı yaptı.

Anlaşmaya karşı çıkan Amerikan Senaristler Birliği (WGA) ise yetkililerin hızlı uzlaşma çağrılarını eleştirerek bu girişimleri Paramount lehine yürütülen bir “baskı kampanyası” olarak niteledi.

Daha önce Aralık 2025’te Netflix’in Warner Bros. film stüdyosu, HBO Max ve HBO’yu WBD’den 82,7 milyar dolara satın alacağı duyurulmuş ve taraflar anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.

Eylül ayından bu yana WBD’yi bünyesine katmak isteyen Paramount ile Netflix arasında bu gelişmenin ardından kıyasıya bir mücadele başladı.

Şubat ayında Paramount Skydance’in stüdyo yönetimine “daha iyi bir teklif” sunması üzerine Netflix satın alma girişiminden geri çekildi.

Warner Bros. alımında Paramount’a Körfez ülkelerinden dev fon

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD kamu borcu için 4 bin 400 yıllık Sümer modeli önerisi

Yayınlanma

ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşarak rekor kırmasının ardından, borç sorununun çözümü için antik Mezopotamya yöntemi gündeme getirildi. The New York Times yazarı Paul Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce uygulanan borç silme mekanizması amargi ilkelerinin ekonomi politikasını yeniden değerlendirmek için bir araç olabileceğini belirtti.

The New York Times gazetesi, birkaç gün önce 40 trilyon dolarlık rekor seviyeyi aşan ABD kamu borcu sorununun çözümünde borç silme yönteminin ciddi bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazdı.

Gazetenin köşe yazarı ve para tarihini ele alan “The Almighty Dollar” kitabının yazarı Paul Vigna, antik Mezopotamya’da uygulanan ve kitlesel borç silme anlamına gelen “amargi” mekanizmasını hatırlattı.

Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce Sümer Hükümdarı Enmetena’nın bazı borç yükümlülüklerini iptal ettiğini, borç esaretine düşen insanları serbest bıraktığını ve belirli borçluların topraklarını iade ettiğini aktardı.

Yazar, antik dönemde bu tür tedbirlerin borç birikimi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ve toplumsal istikrarsızlığın önüne geçmek amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Yazıda antik dönemdeki borç silme uygulamasının birebir tekrarlanmasının zorunlu olmadığı ifade edilirken, kamu borcunun silinmesi fikrinin ekonomi politikasını yeniden düşünmek adına bir araç olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.

Vigna, makalesinde “Amargi uygulamasının modern bir benzerini görmemiz pek olası değil; ancak para ile olan ilişkimizi yeniden değerlendirmeye yönelik ilkeler bütünü olarak uygulanabilirliği oldukça geniştir” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs ayında ABD kamu borcu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ülke ekonomisinin büyüklüğünü aştı.

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, mevcut kamu borcu seviyesinin kontrol edilebilir kalmaya devam ettiğini, buna karşın federal borçlanmanın geleceğine dair görünümün endişe yarattığını dile getirdi.

Bu hafta ortasında, 19 Ağustos’ta, ABD kamu borcu tarihte ilk kez 40 trilyon dolara ulaştı. Ülkenin toplam borç yükü yalnızca son 10 yılda iki katına çıktı.

Okumaya Devam Et

Amerika

JD Vance, Tucker Carlson bağlantılı isimlerle kendi bağış tabanını oluşturuyor

Yayınlanma

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ev sahipliğinde düzenlenen bir bağış etkinliği, genç siyasetçinin Tucker Carlson bağlantılı isimlerle kendi tabanını oluşturmaya çalıştığının bir gösterfgesi.

İlk olarak Axios tarafından haber yapılan bu etkinlik, Tucker Carlson’ın medya şirketinin önemli destekçilerinden biri olan İran asıllı Amerikalı yatırımcı Omeed Malik’in evinde düzenlendi.

Malik’in yanı sıra, bağış etkinliğine Vance’in ve Carlson’ın yakın müttefiki Donald Trump Jr. da katıldı.

Malik, Trump Jr. ile ortak oldukları 1789 Capital yatırım şirketinde iş ortağı. Bu şirket, Orta Doğu ve diğer yabancı yatırımcılardan önemli miktarda fon topladı ve Katar Yatırım Kurumu ile de iş yaptı.

Ocak ayında Malik, Trump Jr. ve Carlson ile birlikte Katar’daki Doha Forumu’nda göründü.

Trump Jr. ve Malik de Mayıs 2025 Katar Ekonomi Forumunda “Amerika’ya Yatırım” başlıklı ortak bir panelde konuşma yapmıştı.

Polymarket’in kurucusu Shayne Coplan, GRV Strategies’in kurucusu Garrett Ventry, Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in oğlu Brandon Lutnick, Trump’ın danışmanı Steve Witkoff’un oğlu ve World Liberty Financial’ın kurucu ortağı Zach Witkoff da etkinlikte yer aldı.

Zengin bağışçılar “Trump’tan sonra Trumpizm”i hazırlıyor

Vance’in önemli müttefiklerinden biri olan ve Rockbridge Network’ün başkanı Chris Buskirk, etkinliğin ev sahiplerinden biriydi.

Resepsiyonun ardından, yaklaşık 20 kişinin katıldığı daha samimi bir akşam yemeği düzenlendi. Resepsiyona katılanlar Cumhuriyetçi Ulusal Komite’ye 100.000 dolar bağışladı.

Akşam yemeğine katılanlar ise 250.000 dolar bağışladı.

Jewish Insider’a göre bu bağış etkinliği, Carlson’un İsrail hakkındaki görüşleri nedeniyle sert tepkilerle karşı karşıya kalmasına rağmen, Vance’in Carlson’un ağıyla devam eden bağlarını gözler önüne seriyor.

Carlson, İran’la savaş konusunda Başkan Donald Trump ile yollarını ayırdıktan sonra “üçüncü bir siyasi parti”nin kurulmasına ön ayak oluyor.

JD Vance’in de İran’a karşı savaşa özel konuşmalarında karşı çıktığı ileri sürülüyor.

Tucker Carlson: MAGA ihanete uğradı

5 milyon dolar toplandığı bildirilen bu bağış etkinliği, Vance’in, Trump sonrası dönemi şekillendirecek “popülist sağdaki” genç bağışçılardan oluşan bir koalisyon kurduğunu gösteriyor.

Jewish Insider, Vance’in faaliyetlerinin bazı “geleneksel Cumhuriyetçiler” arasındaki endişeleri artırdığına işaret ediyor.

Yahudi muhafazakârlar, davetiyenin perşembe günü internette ortaya çıkmasıyla birlikte sosyal medyada bu bağış etkinliğiyle ilgili endişelerini dile getirdiler.

Vance, son aylarda İsrail’e yönelik eleştirilerini yoğunlaştırdı. Örneğin, İsrail’in etki kampanyalarının ABD’nin İran savaşı hakkındaki görüşünü “manipüle ettiğini” iddia ederken, Tahran ile müzakerelere ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle İsrailli yetkilileri kamuoyu önünde suçladı.

2028’de kimin başkanlık yarışına gireceği ve Vance’in favori aday olup olmayacağına dair spekülasyonlar artarken, birçok Yahudi Cumhuriyetçi bağışçı Vance’e karşı temkinli davranmaya devam ediyor.

Başkan yardımcısı, Yahudi Cumhuriyetçilere bazı yakınlaşma girişimlerinde bulunmuş olsa da, çarşamba gecesi düzenlenen bağış etkinliği, İsrail yanlısı Cumhuriyetçiler arasında memnuniyetsizlik yarattı.

Vance: İsrail destekli kampanya İran mutabakatını sabote ediyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English