Bizi Takip Edin

Avrupa

En zengin AB ülkelerinden Viyana’da gizli toplantı

Yayınlanma

AB içindeki zengin Kuzey ülkeleri, birliğin önümüzdeki yedi yıllık bütçesi konusunda iki yıl sürecek zorlu müzakereler öncesinde ortak bir cephe oluşturmak üzere bugün (11 Eylül) Viyana’da bir araya geliyor.

POLITICO’da yer alan habere göre Fransa, Almanya ve İskandinav ülkeleri dahil olmak üzere AB’nin zengin ülkelerinin üst düzey yetkilileri, Avrupa Komisyonu’nun tartışmalı 1,816 trilyon avroluk bütçe önerisi hakkında bir strateji oluşturmak üzere ilk kez aynı odada buluşacak.

Amaç, özellikle tarım ve yoksul bölgelere fon sağlanması konusunda daha yüksek harcamaları destekleyen Polonya, İspanya ve İtalya gibi ülkelerle yapılacak görüşmeler öncesinde bir blok oluşturmak.

Bütçe 16 Temmuz’da açıklandığından beri, yetkililer yüzlerce sayfayı gözden geçirmek ve Komisyonun yeni harcama planından ne kadar kazanç ve kayıp elde edeceklerini hesaplamak için yeterli zamana sahip oldular.

Resmi bütçe müzakereleri henüz başlamış olsa da, perde arkasında benzer görüşlere sahip ülkelerin memurları şimdiden planlar yapmaya başladı. 

Her bütçe müzakeresinde, benzer çıkarları olan ülkeler ortak saldırı stratejileri geliştirmek, Komisyon ile ortak toplantılar düzenlemek ve paranın tahsis edilme formüllerini test etmek gibi pratik görevleri paylaşmak için bir araya geliyorlar.

Nihai hedef, rakip kampı alt etmek, müzakereleri kazanmak ve AB’nin devasa bütçesini kendi önceliklerine daha yakın hale getirmek.

AB’nin 27 ülkesi iki geniş kampta birleşiyor. Bir tarafta, İsveç’ten Fransa’ya kadar uzanan, AB bütçesine, aldıklarından daha fazla katkı sağlayan ve genellikle daha küçük bir bütçeye sahip olmayı tercih eden zengin “net ödeyen” ülkeler var.

Rakip kamp, “Uyum Dostları” olarak bilinen, İtalya, İspanya ve Polonya dahil olmak üzere Güney ve Doğu Avrupa ülkelerinden oluşan geniş bir ittifak olup, özellikle blok içindeki yoksul bölgeleri destekleyen “uyum fonları” söz konusu olduğunda daha büyük bir bütçeye taraftar.

Avusturya Federal Maliye Bakanlığı Genel Sekreteri Stefan Imhof, bu ayın başlarında düzenlenen bir etkinlikte, “Dünyadaki pek çok şey gibi, MFF [Çok Yıllı Mali Çerçeve, AB’nin uzun vadeli bütçesi] de ekonomi tarafından değil, tarih tarafından tanımlanmaktadır,” dedi.

Her iki tarafta da bariz farklılıklar var. Örneğin, net ödeme yapan Fransa ve Hollanda, Paris’in desteklediği ve Lahey’in karşı çıktığı AB düzeyinde borç gibi konularda çok farklı gündemlere sahip.

Tarımsal sübvansiyonlar konusunda Fransa, kendi kulübünün üyeleriyle değil, yüksek harcamalarıyla bilinen Polonya ile daha uyumlu.

Viyana’da yapılacak grup toplantısı, AB’nin iki güçlü ülkesi tarafından yönetilecek.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan ve “net ödeme” yapaun bir ülkenin diplomatı, “Sonunda, rakam üzerinde anlaşan Fransa ve Almanya oluyor ve bizler de onların peşinden gidiyoruz,” dedi.

Diğer tarafta ise, AB bütçesinden en fazla para alan ülke olarak genellikle Polonya liderliği üstleniyor.

Ne var ki, Varşova’nın on yıllardır sürdürdüğü, önemli çıkarları paylaştığı Macaristan ile olan ikili ilişkisi, Başbakan Viktor Orbán ile yaşanan anlaşmazlık nedeniyle zedelendi. Orbán’a yönelik “hukukun üstünlüğü” suçlamaları, Komisyonun milyarlarca avroluk fonu askıya almasına neden oldu.

Bu durum, yoksul bölgelere cömert fon desteği sağlayan Akdeniz ülkelerinin koalisyon içinde daha güçlü bir koordinasyon rolü oynamasına olanak sağladı.

1 Eylül’de Malta, “Uyum Dostları”nın bütçe uzmanlarının katıldığı bir toplantıya başkanlık etti ve bu toplantı, ertesi gün AB’nin 27 ülkesinin katıldığı ilk teknik toplantının zeminini hazırladı.

Deneyimli bütçe müzakerecileri, önemli kararların bu “samimi” toplantılarda alındığını savunuyor. AB diplomatına göre, geçen mart ayında, net ödeyenler Helsinki’de düzenlenen gayri resmi bir toplantıda Horizon araştırma programı için 175 milyar avro ayırmayı kabul etti ve bu karar kısa süre sonra Komisyon tarafından onaylandı. 

Henüz bir tutum belirtmeyen Komisyon, Konsey ve Parlamento ile yürütülecek müzakereler sırasında ulusal hükümetlere, orijinal önerisine sadık kalmaları için baskı uygulayacak.

Önümüzdeki aylarda, Polonya’nın eski AB Büyükelçisi Piotr Serafin, net ödeme yapan ülkeler ile Uyum Dostları arasında arabuluculuk yapacak.

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English