Bizi Takip Edin

Amerika

‘Epstein belgeleri’ açıklandı: Prens Andrew, Bill Gates, Bill Clinton, Donald Trump gibi isimler var

Yayınlanma

Ünlüler, politikacılar, dolar milyarderleri ve akademisyenlerle ilişki kurmasıyla tanınan biri olan Jeffrey Epstein, 2019 yılında reşit olmayan kızları fuhuşa zorlamaktan tutuklanmış ve hakkında dava açılmıştı.

İlk olarak 2005 yılında Florida, Palm Beach’te 14 yaşındaki bir kıza seks için para ödemekle suçlandıktan sonra tutuklanan Epstein, düzinelerce reşit olmayan kız çocuğunun da benzer cinsel istismarı anlatmasına rağmen o dönem yalnızca tek bir kurbanla ilgili bir suçlamayı kabul etmiş ve savcılar da buna izin vermişti.

Son davasında hapishanede intihar ettiği söylenen Epstein’ın dava dosyalarının bir kısmı açıklandı. 18 Aralık 2023’te federal yargıç Loretta Preska, Virginia Giuffre’nin 2015’te Ghislaine Maxwell’e karşı açtığı karalama davasının kamuoyuna açıklanmayan belgelerinin 1 Ocak 2024 tarihinde yayınlanacağına karar vermişti. Kırk beş belge nihayetinde 3 Ocak akşamı yayınlandı ve dünya çapındaki ilgi, belgeleri barındıran web sitesinin çökmesine neden oldu.

Ghislaine Maxwell, Epstein’ın eski kız arkadaşı ve reşit olmayan kızların fuhuşa zorlanmasına yardım ettiği için 2021’de hüküm giydi ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Dava sürecinde intihar ettiği söylenen tek kişi Epstein değildi. Bunlardan biri, 2022’de Paris’teki bir hapishanede intihar ettiğinde reşit olmayan kızlara tecavüz ettiği suçlamasıyla yargılanmayı bekleyen Epstein’a yakın bir Fransız mankenlik ajansı olan Jean-Luc Brunel. Giuffre, Brunel’i cinsel tacizle suçlayan kadınlar arasındaydı.

Virginia Giuffre, Florida, New York, ABD Virjin Adaları ve New Mexico’daki evlerinde taciz ettiğini söyleyerek Epstein’a dava açan onlarca kadından biri.

Şu anda kamuoyuna açıklanan belgeler, Epstein’ın kurbanlarının ve yasal süreç sırasında isimleri ortaya çıkan fakat suçlarına ortak olmayan diğer kişilerin gizlilik haklarıyla ilgili endişeler nedeniyle karartılan veya tamamen mühürlenen bölümlere dair yaklaşık 250 kayıt içeriyor.

Bu belgelerden sadece 40 kadarı çarşamba günü kamuoyuna açıklandı. Önümüzdeki günlerde daha fazlası yayınlanacak.

Yargıç Preska, belgeleri, ‘halihazırda birçoğunun kamuoyunca biliniyor olması nedeniyle’ yayınladığını açıkladı.

107 ve 110 numaralı iki istismar mağdurunun belgeleri hemen açıklanmayacak. Belgelerde reşit olmayan kızların ve istismar kurbanlarının isimleri yerine ‘Jane Doe’ (Kimliği Belirsiz Kadın) takma adları kullanılıyor.

İddialar neydi?

Giuffre, 17 yaşına girdiği yaz, Trump’ın Mar-a-Lago kulübünde spa görevlisi olarak çalışırken, Epstein için bir ‘masöz’ olarak işe alındığını söyledi.

Giuffre ayrıca, İngiltere Prensi Andrew, eski New Mexico Valisi Bill Richardson, eski ABD Senatörü George Mitchell ve milyarder Glenn Dubin de dahil olmak üzere Epstein’ın sosyal çevresindeki erkeklerle seks yapması için baskı gördüğünü iddia etti.

Prens Andrew ve Bill Clinton gibi isimler, Epstein’ın ‘pedofil çetesi’nde bulunduklarına ilişkin iddiaları reddetmişlerdi. Fakat 2016’daki ifadesinde, Epstein’ın kurbanlarından biri olduğu belirtilen Johanna Sjoberg’e, Epstein’ın eski başkan Bill Clinton’dan hiç bahsedip bahsetmediği sorulunca Sjoberg, “Bir keresinde kızlara atıfta bulunarak, Clinton’ın onları genç sevdiğini söyledi,” diyor.

Sjoberg ayrıca bir keresinde Atlantic City’de beklenmedik bir şekilde durduklarında Epstein ile özel bir uçakta olduğunu iddia etti ve Epstein’ın, “Harika, Trump’ı arayacağız,” dediğini aktardı.

Sjoberg, Epstein’ın onu ilk kez Prens Andrew ile tanıştırdığında prensin ‘elini göğsüne koyduğunu’ da ileri sürüyor.

Sjoberg ayrıca ifadesinde iki yeni isim de veriyor: David Copperfield ve Michael Jackson. Jackson ile Epstein’ın Palm Beach malikanesinde tanıştığını iddia ediyor. Başka bir olayda Epstein’ın evlerinden birinde, ‘bazı sihir numaraları yaptığını’ söylediği Copperfield ile tanışmış. Sjoberg, Copperfield’ın ‘kızların başka kızlar bulmak için para aldığının farkında olup olmadığımı sorguladığını’ iddia ediyor.

Mağdurlara göre Epstein, kadınları kariyerlerinde veya ABD’ye göç etme girişimlerinde onlara yardım edebileceğine ikna etmek için elit arkadaşlarının çoğunun isimlerini ortaya atıyordu.

Epstein’ın mağdurlarından birinin avukatına göre, “Seks kaçakçılığı planını daha da kolaylaştırmak için karıştığı güçlü insanları, bu insanlar bilsin ya da bilmesin, kullandı. Bu meşruiyet cephesini yaratmak için etrafındaki herkesi kullanıyordu.”

Deutsche Bank, 75 milyon dolarlık ‘Jeffrey Epstein’ cezası ödeyecek

‘2016 seçimlerini iptal ettirecek bilgilerim var’

Belgelerin açıklanmasından sonra New York Post’a konuşan  Epstein’ın kardeşi Mark Epstein ilginç bir iddiada bulundu.

Mark, kardeşinin kendisine hem Hillary Clinton hem de Donald Trump hakkında birçok ayrıntıları bildiğini söylediğini aktardı.

Mark Epstein, kardeşinn sözlerini aktararak, “İşte doğrudan bir alıntı: ‘Her iki aday hakkında da bildiklerimi söyleseydim, seçimi iptal etmek zorunda kalırlardı,’” ifadelerini kullandı.

Bu bilgilerin ne olduğu sorulduğunda kardeş Epstein, ağabeyinin kendisine bu konuda daha fazla açıklama yapmadığını söyledi.

Her iki adayın da doğrudan veya dolaylı olarak Epstein’ın çevresi içinde hareket ettiği biliniyordu.

Uçuş kayıtlarına göre Trump, 90’lı yıllarda Epstein’ın özel jetiyle yedi kez uçtu ve en az iki kez aile üyeleriyle birlikte Palm Beach, Florida ve New York arasında gidip geldi.

Hillary Clinton’ın Epstein ile doğrudan bir bağı olup olmadığı bilinmese de kocası Bill Clinton hakkındaki iddialar henüz sonuca bağlanmış değil. Bill ve Epstein, Epstein’ın Beyaz Saray’a en az 17 ziyarette bulunması da dahil olmak üzere yıllar boyunca birbirlerini defalarca ziyaret ettiler.

Eski başkan ayrıca Epstein’ın jetiyle dünyayı dolaştı, 2002 ve 2003’te Avrupa, Asya ve Afrika’ya geziler yaptı.

Epstein davasında ismi geçen ünlüler

Yeni yayınlanan belgelerde, Jeffrey Epstein ile ilişkilendirilen ünlü isimler şöyle:

  • Vera Wang: Ünlü moda tasarımcısı. Epstein, fuhuşa zorladığı genç kızlara modellik kariyerinde yükselebilmeleri için Wang’ın ismini veriyordu.
  • Naomi Campbell: Ünlü model. Epstein’ın suçlayan bir Ukraynalı model, 2010 yılında Paris’te Naomi Campbell için düzenlenen bir moda etkinliğine katıldığında Epstein’ın onu gördüğünü ve onunla konuşması için bir Rus kadını gönderdiğini söyledi. Kadın, Epstein’ı kendisine Campbell’ın arkadaşı olan ve modellik kariyerine yardımcı olabilecek ‘zengin bir hayırsever’ olarak tanımladı. Ukraynalı, Rus kadın için, “Çok üst sınıf görünüyordu,” dedi.
  • Thorbjørn Jagland: Eski Norveç Başbakanı. Wall Street Journal’ın haberine göre, Epstein’ı suçlayanlardan biri, Epstein’ın Jagland ile paylaştığı e-postaları gösterdiğini ve onunla tanışmasını istediğini açıkladı.
  • Robert Kennedy Jr.: Eski Başkan John F. Kennedy’nin yeğeni ve şimdi başkanlık için aday adayı. Fox News röportajında Jeffrey Epstein’ın uçağında iki kez uçtuğunu söyledi.
  • Sergey Brin: Google’ın kurucularından. Bir mahkeme dosyasına göre, Epstein Brin’e JPMorgan’daki bankacılarla birlikte, 2004’ten 2007’ye kadar bir vergi sığınağının nasıl kurulacağına dair rehberlik de dahil olmak üzere tavsiyelerde bulundu. Brin, Epstein’ın tavsiyesi üzerine 2004 yılında bankanın müşterisi olmuş ve daha sonra orada 4 milyar dolardan fazla para tutmuştu. Wall Street Journal, Epstein’ın Brin ve Apollo Global Management’ın kurucu ortağı Leon Black’in benzer bir vergi sığınağı kurmasına yardım ettiğini belirtiyor. Epstein’ın Brin ile ilişkisi, ABD Virjin Adaları’nın bankanın Epstein ile ilişkisi nedeniyle JPMorgan’a karşı açtığı hukuk davasında Ağustos 2023’te yapılan bir mahkeme başvurusunda ortaya çıktı.
  • Cecile de Jongh: ABD Virjin Adaları eski First Lady’si. Wall Street Journal’ın haberine göre, JPMorgan’ın ABD Virjin Adaları tarafından bankaya karşı açılan hukuk davasına cevaben yaptığı mahkeme dosyalarına göre, Cecile de Jongh’un 2000 yılından itibaren Epstein için çalışmaya başladığı ve kocası John de Jongh ABD topraklarının valisi olarak görev yaparken (2007’den 2015’e kadar) onun için çalışmaya devam ettiği iddia ediliyor.
  • Ehud Barak: Eski İsrail başbakanı. Belgelere göre,İsrailli politikacı, 2013’ten 2017’ye kadar Epstein’ın Yukarı Doğu Yakasındaki evinde düzenli olarak misafir oldu ve o dönemin büyük bir bölümünde finansörle aylık olarak görüştü. Barak ayrıca Epstein’ın jetiyle uçtu.
  • Bill Gates: Microsoft’un kurucusu. Epstein ve Gates arasındaki bağlantı yıllardır iyi biliniyordu, fakat Mayıs ayı sonlarında Wall Street Journal, ilişkileri hakkında aydınlatıcı yeni bir hikaye yayınladı. Gazete, Gates’in 2010’ların başında Mila Antonova adında bir briç oyuncusuyla ilişkisi olduğunu ve Epstein’ın Microsoft’un kurucu ortağına karşı durum hakkındaki bilgisinden yararlanmaya çalıştığını bildirdi.
  • William Burns: CIA direktörü. Belgeler, Epstein’ın 2014 yılında, o sırada Obama yönetiminde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Burns ile planlanmış üç toplantı yaptığını gösteriyor. İkili Washington DC’de bir araya geldi.
  • Noam Chomsky: Dünyaca ünlü dil bilimci. Belgelere göre Epstein, 2015 ve 2016 yıllarında, Epstein’ın yüz binlerce dolar bağışladığı MIT’de ders veren Chomsky ile birkaç görüşme ayarladı. Planlanan toplantılar arasında akademisyenlerin bir araya gelmesinin yanı sıra Epstein’ın özel jetiyle New York’a uçuş, film yönetmeni Woody Allen ve eşi Soon-Yi Previn ile bir akşam yemeği yemeyi içeriyordu. Wall Street Journal konu hakkında bilgi almak için Chomsky’e ulaştığında, profesörün cevabı, “Birincisi bu sizi veya kimseyi ilgilendirmez. İkincisi, onu [Epstein’ı] tanıyordum ve ara sıra buluşuyorduk,” olmuştu.
  • Ariane de Rothschild: Edmond de Rothschild Group başkanı. İsviçreli banka Edmond de Rothschild Group 2019 yılında kurumun ya da başkanın Epstein ile ilişkisi olduğunu yalanlasa da Wall Street Journal’ın ulaştığı belgeler tersini söylüyor. Rothschild, Epstein ile onlarca toplantı yapmıştı. Belgelere göre Epstein, personel ve mobilya konusunda Rothschild’ın yardımını istedi ve onunla iş anlaşmalarını tartıştı.
  • Kathryn Ruemmler: Goldman Sachs Baş Hukuk Müşaviri ve eski Beyaz Saray Hukuk Danışmanı. Belgeler, Epstein’ın, Beyaz Saray’dan ayrıldıktan ve özel sektöre hukuk firması Latham & Watkins’e ortak olarak katıldıktan sonra, 2014’ten başlayarak Ruemmler ile onlarca toplantı planladığını ortaya koyuyor. 
  • Peter Thiel: Eski PayPal CEO’su. New York Times, Epstein’ın takvim kayıtlarına göre, 2014 yılında PayPal kurucu ortağıyla birkaç toplantı yaptığını bildirdi.
  • Michael Jackson: Belgelere göre, Epstein’ı suçlayanlardan biri olan Johanna Sjoberg, bir keresinde Michael Jackson ile Epstein’ın Florida, Palm Beach’teki evinde tanıştı, fakat pop ikonu ile ‘istenmeyen bir şey’ yaşanmadığını söyledi.
  • Stephen Hawking: Ünlü fizik profesörü. 2015 yılında, Virginia Giuffre’nin ABD’de hukuk davası açmasından kısa bir süre sonra, Jeffrey Epstein’ın Ghislaine Maxwell’e gönderdiği bir e-posta dikkat çekiyor. E-postada Epstein, Hawking’in reşit olmayan kızların yer aldığı bir grup seks partisine katıldığı iddialarına karşı koymanın bir yolu olarak, Giuffre’nin arkadaşlarından herhangi birine ‘ödül vermesini’ istediğini ortaya koyuyor. Epstein, “Virginia’nın öne çıkan ve iddialarının yanlış olduğunu kanıtlamaya yardımcı olan herhangi bir arkadaşına, tanıdığına, ailesine ödül verebilirsiniz,” diyor.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English