Avrupa
Fransa’da yasal göçe üç yıllık ara önerisi

Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, ülkenin göçmenlerin asimilasyonu konusunda “kapasitesinin sınırına ulaştığını” belirterek yasal göçe üç yıllık moratoryum uygulanmasını önerdi. Darmanin, çalışma amaçlı verilen oturma izinlerinin aile birleşimi hakkı doğurmamasını, anayasanın bağlayıcı göç kotası için değiştirilmesini ve sınır dışı kararlarını kabul etmeyen ülkelere vize verilmemesini gündeme getirdi.
Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, Journal du Dimanche gazetesine verdiği söyleşide, ülkede yasal göçe üç yıllık moratoryum uygulanması gerektiğini söyledi. Darmanin, Fransa’nın göçmenlerin entegrasyonu ve asimilasyonu konusunda “kapasitesinin sınırına ulaştığını” ifade etti.
“Entegrasyon ve asimilasyon konusunda kapasitemizin sınırına ulaştık. Bu nedenle artık kesin biçimde şuna inanıyorum: Mevcut haliyle göçe son vermeliyiz. Bu yüzden yasal göçe üç yıllık moratoryum öneriyorum” diyen Darmanin, bu meselenin gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karara bağlanması gerektiğini belirtti.
Fransız bakan, girişimin amacının göçü keskin biçimde sınırlandırmak olduğunu söyledi. Darmanin, ilk adım olarak çalışma amacıyla verilen oturma izinlerinin artık aile birleşimi hakkı sağlamamasını önerdi.
Darmanin ayrıca anayasanın değiştirilerek tavsiye niteliğindeki göç kotaları yerine bağlayıcı göç kotaları getirilmesini savundu. Böylece başvuru sahiplerinin sayısının, geldikleri ülkelerin ve mesleki niteliklerinin tartışılabileceğini söyledi.
“Göçü durduralım, sınır dışı edilmesi gerekenleri sınır dışı edelim, vizelerin verilmesini deport kararlarının kabul edilmesine bağlayalım ve hâlihazırda ülkede bulunan kişilerin asimilasyonu üzerinde çalışmaya başlayalım” ifadelerini kullanan Darmanin, söyleşisinde bu yaklaşımı savundu.
Fransa Adalet Bakanı, göçün ücretleri aşağı çekmek amacıyla kullanılmasının da engellenmesi gerektiğini belirtti.
Darmanin, “Bugün birçok ağır iş, özellikle düşük ücret alan ve kötü niyetli işverenler tarafından sömürülen yabancı işçilere bırakılmış durumda” dedi.
Olası bir göç referandumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Darmanin, “Halka verilen sözden hiçbir zaman korkmadım” ifadelerini kullandı. Fransız bakan ayrıca, “Anayasanın değiştirilmesi gerekecek” dedi.
Bağımsız RFBerlin enstitüsüne bağlı Göç Araştırmaları ve Analiz Merkezi’nin Eurostat ile BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine dayandırdığı rapora göre, 2025 itibarıyla Avrupa Birliği’ndeki göçmen sayısı 64,2 milyona ulaştı.
Aynı raporda, 2010 yılında AB’de yaklaşık 40 milyon göçmen bulunduğu belirtildi. Buna göre son 15 yılda göçmen sayısı yüzde 60’ın üzerinde arttı. Raporda ayrıca göçmenlerin AB nüfusu içindeki payının yüzde 14,2’ye yükseldiği kaydedildi.
Rapora göre ülke bazında en yüksek göçmen nüfusu Almanya’da bulunuyor. Almanya’da 18 milyon yabancı yaşıyor. Fransa’daki göçmen sayısı ise 8,5 milyon olarak verildi.
RFI’nin aktardığına göre, Fransa Yabancılar Genel Müdürlüğü’nün 2025 verileri ülkede geçerli oturma iznine sahip yasal göçmen sayısının 4,5 milyonu aştığını gösteriyor.
Aynı verilere göre 2025 sonu itibarıyla Fransa’da ailevi gerekçelerle 1,5 milyon oturma izni verildi. Otomatik uzatma kapsamında verilen oturma izinlerinin sayısı 900 bine ulaştı. İnsani gerekçelerle verilen oturma izinleri ise 700 bini geçti.
Fransa Ulusal Meclisi, 19 Aralık 2023’te göç yasasını kabul etmişti. Yasa, sınır dışı süreçlerini kolaylaştırmanın yanı sıra aile birleşimini zorlaştıran düzenlemeler, sosyal yardımlara erişimde daha sıkı koşullar ve yıllık göç kotası uygulaması içeriyordu.
Söz konusu düzenleme Ulusal Meclis’te 349 milletvekilinin desteğiyle kabul edilirken, 186 milletvekili karşı oy kullanmıştı. Girişimin mimarlarından biri de Gérald Darmanin olmuştu.
Göç politikalarının sertleştirilmesine Fransa’da protestolarla karşılık verildi. Ocak 2024’te Paris’te binlerce kişi gösteri düzenledi.
France info, o dönemde yeni yasaya karşı ülke genelinde yaklaşık 200 protesto eylemi planlandığını aktarmıştı.
Fransa’daki göç krizi, Avrupa genelinde yaklaşık 2015 yılında başlayan göç krizinin parçası olarak gelişti. O dönemde Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Güney Asya’dan Avrupa’ya yönelen göç akını hız kazandı.
Savaş, ekonomik istikrarsızlık ve insani krizlerden kaçan sığınmacılar Avrupa ülkelerine ulaşmaya çalıştı.
ABD Başkanı Donald Trump da geçen yıl temmuz ayında yaptığı açıklamada, “korkunç bir istila” olarak nitelediği düzensiz göçün “Avrupa’yı öldürdüğünü” söylemişti.
Trump, İskoçya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Kendinize çeki düzen verseniz iyi olur, aksi halde artık Avrupa diye bir şey kalmayacak” ifadelerini kullanmıştı.
Avrupa
Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.
Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.
Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.
İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.
Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.
Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.
Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.
Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.
Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.
Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor
Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.
Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.
Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.
Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.
Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.
Avrupa
İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.
İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.
New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.
Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.
Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü
Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.
Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.
Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.
Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.
Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.
Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.
Avrupa
Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.
Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.
Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.
Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.
TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.
Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.
Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.
ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı
TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.
Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.
Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.
Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.
Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.
Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları











