Avrupa
Fransız savunma sanayii savaşa hazırlanıyor

Fransız savunma sanayii, Ukrayna’da savaşın patlak vermesinden üç yıldan fazla bir süre sonra ve Avrupa Birliği’nin stratejik özerkliğini inşa etmeye çalıştığı bir dönemde vites yükseltmeye başlıyor.
Bugün (20 Mart) Silahlı Kuvvetler Bakanı Sébastien Lecornu ve Ekonomi Bakanı Éric Lombard, Eurenco grubunun yeni tesisinin açılışını yapmak üzere oldukça sembolik bir ziyaret gerçekleştirecek.
Bergerac’taki tesis Almanya, İtalya ve İsveç’te yılda 1.800 ton ağır silah barutu üretimini Fransa’ya taşıyacak. Şirket 2022’den bu yana satışlarını iki katına çıkardığını ve sipariş defterlerinin 2029’a kadar dolu olduğunu iddia ediyor.
Fransa’nın bu yıl 50,5 milyar avro olan savunma bütçesinin 2030 yılında 67,5 milyar avroya ulaşması öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, tüm sektörün kamu siparişlerinde “önemli” bir artış beklemesi gerektiğini defalarca vurguladı. Bu, finansman sorunu çözülmekten uzak olsa da Fransız savunma üreticileri için sevindirici bir haber.
Plubeau & Cie Başkanı Olivier Lacreuse Euractiv’e yaptığı açıklamada, “Kasım 2021’de Savunma Bakanlığı özel kuvvetler için mermi üretmek üzere benimle temasa geçti,” diyor.
Merkezi Belfort yakınlarında bulunan şirket, başlangıçta demiryolu endüstrisi için hassas metal işleri ve spor atış mermileri konusunda uzmanlaşmıştı.
Lacreuse, “Mermilerimizin iki modeli onaylandı ve geçen pazartesi yeni fabrikamızı açtık, fakat hâlâ hammadde tedarikimi güvence altına almak için mücadele ediyorum. Fişek kovanlarımı ABD’den ithal ediyorum, ama mevcut jeopolitik istikrarsızlık nedeniyle Fransa’da tedarikçi arıyorum,” diye konuşuyor.
Ensemble pour la République (Cumhuriyet için Hep Birlikte) milletvekili ve Ulusal Meclis Savunma ve Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Jean-Michel Jacques, Fransa’nın savunma sanayisinin gelişmesinin, şirketlerin Silahlı Kuvvetler Bakanlığı’nın ihtiyaçlarının “farkına varması” için daha iyi iletişime bağlı olduğunu söyledi.
Savunma harcamalarındaki artışın otomotiv endüstrisi gibi zor durumdaki sektörlerin dönüşümünü de hızlandırması bekleniyor. Lorient bölgesinde Renault için yedek parça üreten ve iflasla karşı karşıya olan Fonderie de Bretagne dökümhanesi, Fransız Europlasma grubu tarafından devralınacak. Şirket, tesiste her gün top mermileri için 24.000 metal kovan üretmeyi planlıyor.
Fransa’nın savunma sanayii, 2024 yılında 18 milyar avroya ulaşan ihracatına da güvenebilir ki bu, 2022 hariç en iyi sonuç.
Dünya genelinde artan çatışmalar ve ABD ile artan gerilim, yeni alıcıları Fransız askeri teçhizatına yatırım yapmaya teşvik edebilir.
Rafale savaş uçakları, denizaltılar, insansız hava araçları, füzeler ve Caesar obüslerinin satışı doğal olarak Dassault Aviation, Safran ve Thales gibi büyük üreticilere fayda sağlıyor ve bunların hepsi 2024 yılında güçlü karlar açıkladı fakat birçok küçük ve orta ölçekli işletme de yurtdışında sözleşmeler imzalıyor.
Örneğin su altı akustiği ve robotik alanında uzmanlaşmış bir şirket olan RTSYS, gelirinin yaklaşık %90’ını Avrupa ve Asya’ya yaptığı ihracattan elde ediyor.
Şirketin direktörü François-Xavier de Cointet Euractiv’e yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki yıllarda işlerimizde güçlü bir büyüme bekliyoruz. Güney Çin Denizi’nde yükselen tansiyon ve Baltık Denizi kablolarına yapılan son saldırılarla birlikte herkes su altı altyapısının izlenmesi gerektiğinin farkına varıyor,” diyor.
Fransız milletvekili Jacques, Avrupa Komisyonu’nun savunma için kredi ve borç yoluyla 800 milyar avro toplama planını açıklamasının ardından, Fransız savunma şirketlerinin kıta düzeyinde koordinasyon sağlamaları gerektiğini söyledi.
Jacques, “Yeni silahların üretiminin kıta düzeyinde koordine edilmesi, bazılarının düşündüğünün aksine, Fransız endüstrisinin büyümesine yardımcı olacak. Fransız grupların diğer Avrupa ülkelerinde fabrikalar kurabileceğini kolaylıkla hayal edebiliriz, tıpkı yabancı şirketlerin Fransa’da kendilerini kurabilecekleri gibi,” ifadelerini kullanıyor.
Şimdilik Avrupa savunma sanayi ve teknoloji üssü, kıtada üretim yapan Amerikan şirketleri de dahil olmak üzere, küresel silah ihracatının %33’ünü oluşturuyor.
Avrupa
Daimler: Savunma yatırımları olumlu yan etkiler yaratacak

Daimler Truck’ın CEO’su, savunma sektörüne daha fazla yatırım yapmanın şirketin faaliyetleri için olumlu yan etkiler yaratacağını belirtti.
CEO Karin Rådström, Financial Times’a (FT) verdiği mülakatta, otonom sürüş alanındaki yenilikler ve daha hızlı geliştirme döngüleri gibi konularda kamyon üreticisinin savunma sektöründeki ortaklarından ders alabileceğini söyledi:
“Savunma sektöründe şu anda pek çok yenilik yaşandığını görüyoruz ve bunların sivil sektöre de fayda sağlayacağına inanıyoruz.”
Alman otomotiv şirketleri, büyüme sağlamak ve bazı durumlarda araçlarına olan talebin düşmesi nedeniyle atıl kalan fabrikalarını doldurmak için giderek daha fazla silah sektörüne yöneliyor.
Daimler Truck, haziran ayında savunma ürün yelpazesini genişletmek, daha geniş bir askeri araç yelpazesi geliştirmek ve Avrupa dışına açılmak için yüzlerce milyon avro düzeyinde bir yatırım yaptığını açıklamıştı.
Şirket ayrıca, savunma sektöründen elde ettiği geliri 2028 yılına kadar 1 milyar avroya çıkarma hedefini açıkladı.
Bu, 2025 olarak belirlenen önceki hedeften iki yıl daha erken bir tarih.
Daimler Truck, geçen yıl endüstriyel faaliyetlerinde 45,9 milyar avro satış gerçekleştirdi ama ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve Kuzey Amerika pazarındaki yavaşlama nedeniyle kârında düşüş yaşadı.
Rådström, şirketin savunma iş kolunun “beklediğimizden daha hızlı” geliştiğini ve savunma sektörünün geleneksel iş kollarından daha hızlı büyüdüğünü söyledi.
CEO, Daimler Truck’ın, daha küçük hacimlerde üretime alışkın geleneksel savunma sektöründeki oyuncularından daha hızlı bir şekilde üretimi ölçeklendirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti:
“Gerçek anlamda endüstriyelleşme kapasitemiz var çünkü, bildiğiniz gibi, şu anda tüm savunma bakanlıklarının ihtiyacı olan şey daha fazla kapasite ve bunu oldukça hızlı bir şekilde elde etmek.”
Ordular, savaş alanında güvenliği artırmak için otonom kamyonları kullanmayı planlıyor.
Rådström, otonom teknolojiye sahip kamyonların çalıştırılması için daha az askeri personele ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
İşgücü talebinin azalması, yeni asker bulmanın zor olduğu uzun süren çatışmalarda da bir avantaj oluşturuyor ve işgücünün diğer alanlarda görevlendirilmesine olanak tanıyor.
Rådström, yüksek riskli çatışma bölgelerinde araçları kullanma ihtiyacının, uzaktan kumandalı sürüşün benimsenmesini ve birkaç kamyonun sürücüsü olan bir öncü aracın arkasında otonom olarak ilerlediği “konvoy sürüşü” gibi yeni özelliklerin geliştirilmesini teşvik ettiğini belirtti.
Aynı teknolojiler sivil alanda da farklı kullanım senaryolarıyla uygulanabilir. CEO, “Savunma amaçlı otonom projelerimizden edindiğimiz deneyimlerin bir kısmı, sivil alanda da geçerli,” dedi.
Kamyon taşımacılığı şirketlerinin maliyetlerinin yüzde 40’ını işgücü oluşturduğundan, otonom teknolojinin lojistik sektörünün kârlılığına katkı sağlayacağını belirtti.
“Maliyetin yüzde 40’ını ortadan kaldırabilir ve kamyonları bütün gece, 24 saat boyunca çalıştırmaya başlayabilirseniz, bu çok büyük bir avantajdır,” diyen Rådström, otonom yeteneklerin eklenmesinin sektörün karşı karşıya olduğu “en büyük değişim” olduğunu da ekledi.
Rådström’e göre şirket, önümüzdeki yıl ABD’deki belirli bölgelerde otonom sürüş yapabilen kamyonların teslimatına başlamayı hedefliyor ve “büyük çaplı piyasaya sürülme” ise 2028 için planlanıyor.
Alman kamyon grubu, otomotiv sektöründeki daha uzun geliştirme sürecine kıyasla, savunma alanındaki startup’ların yeni teknolojileri uygulamaya koyma hızından da ders alabilir.
Savaş alanı, yeni otonom teknolojiler için bir test ortamı oluşturuyor ve bu da yazılım ve donanımın hızlı bir şekilde geliştirilmesine olanak tanıyor, dedi.
Rådström, “Bu döngü, savunma sektöründe şu anda bizim normal iş yapma şeklimize kıyasla çok daha hızlı ilerliyor,” diye ekledi.
Avrupa
Romanya, nükleer santral soğutması için Tuna’da kontrollü patlama düzenledi

Romanya Deniz Kuvvetleri, soğutma işlemine yardımcı olmak amacıyla büyük miktarda suyu Eski Tuna Nehrine ve Cernavodă nükleer santraline yönlendirmek için kontrollü bir patlama gerçekleştirdi.
Adevărul gazetesi, bugün su akışını engelleyen büyük bir kayayı yerinden kaldırmak için yaklaşık 180 kg patlayıcı kullanıldığını bildirdi.
Savunma Bakanı Vekili Radu Miruță, operasyonu bir başarı olarak nitelendirerek, bunun santralin soğutulmasına ve nehirdeki su taşınmasına yardımcı olacağını söyledi.
Aşırı hava koşullarının devam etmesi nedeniyle Cernavodă santralinin bir noktada faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalabileceğini ancak santralin bir gün daha çalışmasının, patlatma maliyetinden daha değerli olduğunu belirtti.
Romanya ve Macaristan’ın karşı karşıya olduğu zorluk hakkında bir fikir vermek gerekirse, Tuna Nehri’nin su debisi Romanya’da saniyede 1.500 metreküpe düştü.
Bu rakam, temmuz ayı ortalamasının üçte birinden daha az.
Reuters’ın haberine göre, Avrupa’nın başlıca nehirlerinde kaydedilen rekor düzeyde düşük su seviyeleri, mal taşımacılığını kısıtladı, elektrik üretimini düşürdü ve şirket kârlarını azalttı.
Bu durum, kavurucu sıcaklıkların ve düzensiz yağışların iktsadi ilişkin endişeleri artırdı.
Rotterdam’ın hareketli limanından Sırbistan’daki hidroelektrik santrallerine kadar, su yolları tahıl ve petrol gibi malların taşınmasında ya da milyonlarca insanın evlerini serinletmeye çalıştığı bu dönemde çok ihtiyaç duyulan elektriğin üretilmesinde giderek daha az güvenilir bir yol haline geldi.
Emtia veri ve analiz şirketi Kpler’de enerji analisti olarak görev yapan Alessandro Armenia şunları söyledi:
“Bu durum, geçmişte gördüğümüz gibi tek bir bölgeyi değil, tüm Avrupa’yı etkiliyor. Mevcut dinamikler göz önüne alındığında, bu durum ya elektrik kesintileriyle karşılaşacağımız ya da çok daha fazla yatırım yapmamız gerektiği anlamına geliyor.”
Sırbistan’ın en büyük hidroelektrik santrali olan Djerdap 1’de üretim kapasitenin %20’sine düştü, santralin üretim müdürü Davor Maljoković, bir zamanlar geniş olan yanındaki nakliye kanalının daralarak kum ve çakıl yataklarını ortaya çıkardığını belirtti.
Su eksikliği ayrıca Sırbistan’ın Kostolac kömür santrallerindeki soğutma sistemlerini de aksattı, bu da santralleri üretimi azaltmaya zorladı.
Romanya’nın devlet nükleer enerji üreticisi Nuclearelectrica da aynı nedenden ötürü bu hafta başında iki reaktöründen birini kapatmak zorunda kaldı.
Avrupa
AB, ABD teknolojisinin yerine başka bir teknoloji kullanabilir

Personelin gizlilik konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından, AB yürütme organı yeni bir dijital işe alım aracı için Avrupa menşeli bulut ve yapay zeka alternatiflerini değerlendiriyor.
“İş Eşleştirme Uygulaması” olarak bilinen bu araç, geliştirme sürecinin son aşamalarında bulunuyor.
Euractiv daha önce, uygulamanın Amazon Web Services (AWS) üzerinde barındırılacağını ve ABD merkezli Anthropic şirketinin Claude büyük dil modelini (LLM) kullanacağını bildirmişti.
Bu karar, Euractiv tarafından görülen Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU) personel komitesinin hazırladığı bir iç memoranduma, adayların hassas kişisel verilerinin işlenmesinde ABD’li bir bulut sağlayıcısının kullanılmasının sorgulanmasının ardından geldi.
Euractiv’in sorusu üzerine bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, yürütme organının temel ABD dijital hizmetlerini Avrupa alternatifleriyle değiştirmeyi değerlendirdiğini doğruladı.
Sözcü, “Egemen bulut ihale sürecinin sonucu şimdi yeni fırsatlar sunuyor,” diyerek, AB kurum ve organlarının egemen Avrupa bulut hizmetleri satın almasını desteklemek üzere nisan ayında ihale edilen Komisyon’un 180 milyon avroluk bulut çerçevesine atıfta bulundu.
Sözcü, bunun İş Eşleştirme Uygulaması’nın “dört Avrupa egemen alternatifinden birine” taşınması anlamına gelebileceğini de ekledi.
Çerçeve kapsamında ihaleyi kazanan dört tedarikçi, Almanya’dan StackIT ile Fransa’dan OVHcloud, Scaleway ve S3NS.
Euractiv, dört tedarikçiye da Komisyon’un İş Eşleştirme Uygulaması’nı barındırma konusunda kendileriyle iletişime geçip geçmediğini sordu ama şirketler yorum yapmaktan kaçındı.
Komisyon ayrıca Anthropic’in yapay zeka modelini Avrupa menşeli bir alternatifle değiştirmeyi de değerlendiriyor.
Sözcü şunları söyledi:
“Şu anda Anthropic Claude, kullanılan büyük dil modeli (LLM) konumunda. Fakat Komisyon, Avrupa menşeli LLM alternatiflerini test etmeyi planlıyor… Önümüzdeki aylarda mevcut LLM’nin daha egemen bir çözümle değiştirilmesi mümkün olabilir.”
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










