Bizi Takip Edin

Diplomasi

Hakan Fidan Mısır’da: İsrail’in tasmasını sahipleri ele almalı

Yayınlanma

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail-İran gerilimi tırmanırken İsrail’in komşusu Mısır’a gitti. Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edilen Fidan daha sonra Mısırlı mevkidaşı ile iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgedeki artan gerilimi ve İsrail’in Gazze saldırılarını görüştü.

İki bakan görüşmeden sonra kameralar karşısına geçti, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Fidan’ın açıklamalarında İsrail’e karşı kullandığı sert ifadeler dikkat çekti.

Müzakere sürecinde Filistin’in yapıcı tutum sergilediğini, İsrail’in ise “oyun bozanlık” yapan taraf olduğunu belirten Fidan, “(İsrail) Ateşkes görüşmelerinin başmüzakerecisini (İsmail Heniyye) kalleşçe bir suikast ile öldürmüştür” ifadesini kullandı.

Fidan, İsrail’i “kayıtsız şartsız” destekleyenlerin uluslararası düzenin temellerinin sarsılmasının baş sorumlusu olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna’da işgali suç sayanlar İsrail işgalciliği karşısında üç maymunu oynuyorlar” diye konuştu.

Gazze’deki katliamın faillerinin yargılanması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yoğun bir diplomasi yürütüldüğünü kaydeden Fidan, “Uluslararası Adalet Divanında İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olmak için hazırlanan dosyamızı çarşamba günü Lahey’de sunacağız” dedi.

Bakan Fidan, İsrail’in yaptığı her türlü kötülüğü ABD’nin “hafifletmeye” çalışmasının kabul edilebilir bir yol olmaktan çıktığını dile getirerek, “(İsrail’in) Tasmasını sahipleri ele almalı” ifadesini kullandı.

“Sisi’nin Türkiye ziyareti ele alındı”

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise Türkiye ve Mısır’ın bölgede “ağırlığı olan” ülkeler olduğuna işaret ederek Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin yaklaşan Türkiye ziyaretini de ele aldıklarını belirtti.

“Siyasi, ekonomik ve ticari anlamda ilişkilerimiz ivme kazandı” ifadelerini kullanan Abdulati, “Mısır’ın Afrika kıtasında Türkiye’nin ilk sırada yer alan partneri” olduğunu vurguladı. Abdulati, Mısır ve Türkiye’nin, ticaret hacmini artırma konusunda görüş birliğinde olduğunu ifade ederek, “15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için görüş birliğindeyiz” şeklinde konuştu.

Bakanlığın paylaşımda, “Bakanımız Hakan Fidan, Alemeyn’de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi” ifadesine yer verildi. Foto: Murat Gök/AA

“Her iki ülke güvenlik ve istikrarı önceliyor”

Bölgedeki çatışmalar ve gerilime işaret eden Abdulati, “Her iki ülke de dünyanın önemli eksenini oluşturan bölgemizde güvenlik ve istikrarı öncelemektedir” dedi.

Bakan Fidan ile Gazze, Lübnan, Sudan, Kızıldeniz ve Somali dahil bölgesel birçok konuyu ele aldıklarını aktaran Abdulati, şunları kaydetti: “Önemli olan bölgedeki gerilimin düşürülmesi. Gerilimi artırma politikası olduğunu düşünmekteyiz. Ateşkesin temini için gayret ediyoruz. Türkiye ve Mısır olarak Batı Şeria’daki durumun kötüye gitmesinden endişe duyuyoruz.”

Abdulati, iki devletli çözümün uygulamaya geçilmesi gerektiğinin altını çizerek, görüşmede “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve özgür Filistin devletinin kurulmasının” gerekliliğinin teyit edildiğini ifade etti.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılar konusunda Abdulati, “En yakın zamanda Filistin halkına karşı sürdürülen bu alçakça saldırıların sona ermesi, ateşkesin bir an önce tesisi ve insani yardımların şartsız ve kayıtsız ulaştırılması için derhal adımların atılması gerekir” ifadelerini kaydetti.

“Türkiye ve Mısır arasında birçok anlaşma taslağı var”

Abdulati, Dışişleri Bakanı Fidan ile yapılan görüşmelerde iki ülke arasında yapılması planlanan anlaşmaların da ele alındığı bilgisini vererek, “Önümüzde birçok anlaşma taslağı var” dedi. Anlaşmalar konusunda “görüşmelerin devam ettiğini” belirten Abdulati, “Bunlar üzerinde nihai karara vardıktan sonra, hayata geçirilmesi için çaba harcayacağız” şeklinde konuştu.

“İki kardeş halk ve ülke her alanda işbirliğini geliştirmeyi arzulamaktadır.” ifadeleriyle Mısır ve Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişeceğini vurgulayan Abdulati, “Bu anlaşmaların bir an önce hayata geçirilmesi konusunda görüş birliği içerisindeyiz” ifadelerini sözlerine ekledi.

Abdulati, Mısır ve Türkiye arasında yatırım ve ticaretin artmasından her iki ülkenin olumlu bir şekilde etkileneceğini ifade etti.

Diplomasi

Fransa ve Suudi Arabistan arasında 7 milyar dolarlık tema parkı anlaşması

Yayınlanma

Suudi Arabistan, Paris yakınlarında, Japon manga çizgi romanlarına ayrılmış en az bir alanın yer alacağı bir tema parkı kompleksi inşa etmeyi planlıyor.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Paris ziyareti sırasında bir anlaşma imzalandı.

Yapılan açıklamaya göre, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun bir iştirakinin gerçekleştireceği bu yatırımın, birkaç yıl içinde 6 milyar avro (7 milyar dolar) tutarında olması bekleniyor.

Bir yetkili Bloomberg’e yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2024 yılında Riyad’a yaptığı ziyaret sırasında, veliaht prens ile bu projeyi bizzat başlattığını söyledi.

Yetkili, iki liderin de mangalara karşı “ortak bir tutkuya” sahip olduğunu ekledi.

Projenin uygulanması, Qiddiya Yatırım Şirketi tarafından yürütülmekte ve Paris bölgesindeki Cergy-Pontoise’da gerçekleştirilecek.

Açıklamaya göre, proje yaklaşık 22.000 istihdam yaratması bekleniyor. Açıklamada şunlar söylendi:

“Proje, konaklama ve yemek tesisleriyle desteklenen üç tema ve eğlence parkının geliştirilmesini öngörüyor. Proje ayrıca, özellikle genç profesyoneller ve öğrenciler için konutların inşasını da içeriyor.”

Suudi Veliaht Prensi, Paris ziyareti sırasında, trafiği kesintiye uğrayan Hürmüz Boğazına alternatif rotalar ve diğer ikili anlaşmalar konusunda da görüşmeler yürütüyor.

Ile-de-France bölgesi başkanı Valerie Pecresse, pazartesi günü TF1 televizyonunda yaptığı açıklamada, ofisinin son 18 aydır bu tema parkı projesi üzerinde çalıştığını ve parkın Disneyland Paris ile karşılaştırılabilir büyüklükte olacağını belirtti.

Şirkete göre, Disney’in eğlence parkı 1992 yılında açılmış ve açılışından bu yana 445 milyondan fazla ziyaretçi çekmişti.

Tema parkının yanı sıra ekonomi, savunma, yapay zeka, kültür ve turizm başta olmak üzere farklı alanları kapsayan anlaşmalar açıklandı.

Ziyaret kapsamında Suudi Arabistan’ın Ula şehrinin geliştirilmesine ilişkin hükümetlerarası anlaşmanın 2035 yılına kadar uzatılması kararlaştırıldı.

Taraflar ayrıca savunma alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesine ilişkin bir niyet mektubu ile yapay zeka teknolojileri ve kapasitesinin geliştirilmesini öngören mutabakat zaptına imza attı.

Macron, görüşmelerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Suudi Arabistan ile Fransa’da gerçekleştirilecek 6 milyar avroluk yatırımı “olağanüstü bir duyuru” olarak nitelendirdi.

Macron, Cergy-Pontoise bölgesinde üç tema parkının hayata geçirileceğini ve projenin 22 bin kişiye istihdam sağlayacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı şöyle konuştu:

“Suudi Arabistan ile birlikte eşi benzeri görülmemiş bir duyuru yapıyoruz. Cergy-Pontoise’da üç tema park hayata geçirilecek. 6 milyar avroluk yatırım. 22 bin istihdam yaratılacak. Disneyland Paris’ten bu yana görülmemiş bir şey.”

Projeyi “yeni bir küresel destinasyon” olarak tanımlayan Macron, yatırım nedeniyle Suudi Arabistan ve Qiddiya’ya teşekkür ederek bunun Fransa’ya, ülkenin yeteneklerine ve geleceğine duyulan güvenin göstergesi olduğunu söyledi.

Bin Selman’ın ziyaretinden önce gazetecilere bilgi veren Fransız cumhurbaşkanlığı yetkilileri, iki liderin deniz yollarını da içeren enerji ve lojistik taşıma güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ile alternatif boru hattı ve bölgesel demiryolu projelerini görüşeceklerini belirttiler.

Yetkililere göre, taraflar ayrıca İsrail, Filistin, Lübnan ve Suriye’yi ilgilendiren Orta Doğu çatışmalarını da ele alacak.

Fransa’nın bu ülkelerde enerji ve lojistik projelerinin geliştirilmesine yardımcı olmak için çalıştığı belirtildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Mühendis bulamayan Ukrayna savunma sanayisi çalışan transferine yöneldi

Yayınlanma

Ukrayna’da milyarlarca dolarlık yatırıma ve savaş koşullarındaki talebe rağmen yaşanan mühendis açığı silah üretiminin genişlemesini engelliyor. Savunma sanayisi şirketleri personel eksikliğini kapatmak için emeklileri geri çağırıyor, diğer sektörlerden çalışanları sıfırdan eğitiyor.

Bloomberg’in haberine göre mühendis eksikliği, Ukrayna’da silah üretimini genişletme çabalarının önünde kritik bir engele dönüştü.

Haberde, milyarlarca dolarlık yatırımlara ve savaş kaynaklı yüksek talebe rağmen iş gücü piyasasının savunma sektörünün ihtiyaçlarına yetişemediği kaydedildi.

Ukrayna Ulusal Savunma Sanayii Teşebbüsleri Birliği Başkan Yardımcısı Sergey Vısotskiy, şirketlerin nitelikli personeli çekebilmek için üç kat daha yüksek maaş ve ücretsiz lojman teklif ederek çalışan transferi yaptığını belirtti.

Vısotskiy ayrıca bazı işletmelerin emekli uzmanların izini sürerek işe geri dönmeleri için kendilerine adeta yalvardığını ifade etti.

Lobby X adlı işe alım ajansının savunma teknolojileri birimi yöneticisi Marta Hrıpyak ise mevcut durumu şu sözlerle anlattı: “Piyasada bir tür iç yamyamlık gözleniyor; aynı kişilere tekrar tekrar ulaşıyoruz ve onları işe almak için elimizdeki her yolu deniyoruz.”

Hrıpyak, en büyük personel açığının donanım geliştiricileri, radyo frekansı uzmanları ve kimyagerler arasında görüldüğünü aktardı.

Personel yetersizliği sebebiyle Ukrayna’da insansız hava araçlarının montajını kimi zaman muhasebeciler ve insan kaynakları uzmanları yapıyor.

Şirketler teknik eğitimi bulunmayan kişileri işe alarak onları sıfırdan eğitmeyi deniyor.

Ukrayna’daki personel krizine ilişkin veriler daha önce 2024 yılında Devlet İstihdam Servisi rakamlarına dayanan RBK-Ukraina haberine de yansımıştı.

Haberdeki verilere göre seferberlik sebebiyle en fazla çalışan açığı sanayi ve ulaştırma sektörlerinde ortaya çıktı. O dönemde açılan 402 torna ustası pozisyonuna 100’den az kişi bulunabilmişti.

Çalışma çağındaki erkek nüfusun askere alınması kadın istihdamının artmasına yol açtı; kadınlar daha önce geleneksel olarak erkeklerin çalıştığı alanlarda daha sık görev almaya başladı.

Örneğin ülkenin en büyük özel enerji şirketi DTEK’e bağlı bir işletme, personel açığını kapatmak amacıyla Dnipropetrovsk bölgesinde yer alan Pavlograd’daki maden ocağına 330 kadın işçi aldı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Körfez’den Avrupa’ya jet yakıtı ihracatı toparlandı

Yayınlanma

Körfez ülkelerinin Avrupa’ya jet yakıtı ihracatı aylarca süren büyük düşüşün ardından temmuz ayında toparlandı.

Bu durum, İran savaşı’nın tetiklediği aylar süren düşüşün ardından bölgeyi en büyük tedarikçi haline getirdi.

Kpler verilerine göre, Suudi Arabistan, Kuveyt, Umman ve BAE’den Avrupa’ya yapılan ihracat, haziran ayındaki 362.000 tondan temmuz ayında 874.000 tona çıkarak iki katından fazla arttı.

Körfez ülkeleri mart ayında Avrupa’ya 1,3 milyon ton jet yakıtı tedarik etmişti. Fakat hacimler Nisan ayında 238.000 tona geriledi.

Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan’dan gelen tedariklerin sıfıra düşmesiyle mayıs ayında 175.000 tonluk en düşük seviyeye ulaştı.

Temmuz ayı toplamı, bu en düşük seviyeye kıyasla beş kat artışa işaret ediyor; fakat mart ayındaki seviyelerin hâlâ yüzde 37 altında kalıyor.

Kpler’e göre, savaş öncesinde Avrupa, normal jet yakıtı ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını Hürmüz Boğazı üzerinden temin ediyordu.

Çatışma, havayolu şirketlerini ABD ve Nijerya gibi ülkelerden tedarik yapmaya zorladı. Öte yandan şirketler aynı zamanda bir dizi yaz uçuşunu iptal ettiler, bu da yakıt talebinin bir kısmının azalmasına katkıda bulundu.

Haziran-ağustos dönemi, Batılı havayolları için yaz sezonunun en yoğun dönemi.

Gerginliklerin azaldığı yaz aylarında Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı artmış olsa da, Suudi Arabistan bu su yolunu kullanmadan Kızıldeniz’deki rafinerilerinden yaptığı ihracatı artırdı.

Sektör uzmanları, havacılık yakıtı maliyetinin çatışmanın ilk haftalarında ulaşılan en yüksek seviyelerden düştüğünü fakat Körfez havayollarındaki yolcuların yakın zamanda bilet fiyatlarında buna paralel bir düşüş beklememeleri gerektiğini belirtti.

Argus Media’nın fiyat verilerine göre, gazyağı ve ham petrol maliyetlerindeki artış nedeniyle jet yakıtı fiyatları savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 50 üzerinde seyrediyor.

28 Şubat’ta çatışmanın başlamasından bu yana ABD ile İran arasındaki gerginliklerin dalgalanmasıyla birlikte petrol fiyatları da inişli çıkışlı bir seyir izledi.

Brent ham petrolü, ciddi enerji arzı endişelerinin etkisiyle nisan ayında varil başına 126 dolarlık bir zirveye ulaştı ve şu anda varil başına yaklaşık 93 dolardan işlem görüyor.

Kpler’e göre, ABD’nin Avrupa’ya yaptığı jet yakıtı sevkiyatları nisan ayında 500.000 tonun üzerine çıktı ve haziran ayında 654.000 tona ulaştı.

Temmuz ayında Nijerya, ABD’yi geçerek Avrupa’nın en büyük tekil ülke tedarikçisi oldu: ABD’den gelen 355.000 tona karşılık Nijerya 418.000 ton sevkiyat gerçekleştirdi.

Nijerya’nın temmuz ayındaki sevkiyat hacminin tamamı, Lagos yakınlarındaki Dangote rafinerisinden geldi. Argus’a göre bu sevkiyatlar, Avrupa ithalatının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturdu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English