Amerika
Hegseth: İran ile savaş daha yeni başlıyor

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Pentagon’un üst düzey yetkilileri, İran savaşının daha uzun bir çatışmaya dönüşebileceğini ve savaşın “henüz bitmediğini” söylediler.
Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in uzun süreli bir çatışma konusunda yaptıkları uyarılar, askeri yetkililerden gelen ilk uyarılar oldu ve Başkan Donald Trump’ın son birkaç gündür yaptığı, kampanyanın haftalarca sürebileceği yönündeki tahminlerini tekrar ediyor.
Hegseth çarşamba günü Pentagon’da gazetecilere, “Onların yeteneklerini avlamaya, parçalamaya, moralini bozmaya, yok etmeye ve yenmeye daha yeni başladık,” dedi:
“Bugün karşınızda, Epic Fury Operasyonu hakkında kesin bir mesajla duruyorum. Amerika kazanıyor: kesin, yıkıcı ve acımasız bir şekilde. Başkan Trump’ın doğrudan emriyle, Savaş Bakanlığı bu operasyonu Cumartesi sabahı erken saatlerde başlattı. Sadece dört gün önce. Bu da iki şeyi hatırlamamız gerektiği anlamına geliyor. Birincisi, bu operasyona başlayalı sadece dört gün oldu. Ölçütler değişiyor, toz yerleşiyor ve daha fazla güç geliyor. Henüz çok erken. Başkan Trump’ın da söylediği gibi, başarılı olmak için gereken tüm zamanı kullanacağız. İkincisi, bu operasyona başlayalı sadece dört gün oldu ve sonuçlar inanılmaz. Gerçekten tarihi. Bunu sadece Amerika Birleşik Devletleri başarabilir. Sadece biz. Ancak, yıkıcı güce sahip İsrail Savunma Kuvvetleri de eklendiğinde, bu kombinasyon radikal İslamcı İranlı düşmanlarımız için tam bir yıkım anlamına geliyor. Onlar bitti ve bunu biliyorlar. Ya da en azından yakında bunu anlayacaklar. Ve biz onların yeteneklerini avlamaya, parçalamaya, moralini bozmaya, yok etmeye ve yenmeye daha yeni başladık.”
Bu açıklama, pazartesi günü, “Onlara henüz sert bir darbe vurmaya başlamadık. Büyük dalga henüz gelmedi. Büyük dalga yakında gelecek,” diyen Trump’ın sözlerini yinelemiş görünüyor.
Caine, saldırıların İran’ın Körfez bölgesindeki hedeflere füze ve insansız hava aracı fırlatma kabiliyetini azalttığını ileri sürdü.
Caine’e göre, son 24 saat içinde İran’ın balistik füze fırlatmaları savaşın ilk gününe göre yüzde 23 azalırken, tek yönlü saldırı insansız hava aracı atışları yüzde 73 azaldı.
Yine de İran, ABD savunmasını aşmayı başardı. Pazar günü Kuveyt’te, hava tehditlerine karşı tam olarak korunmayan bir taktik operasyon merkezini vuran İran’a ait bir Şahid insansız hava aracı, altı ABD Ordusu Yedek Kuvvetleri askerinin ölümüne neden oldu.
Saldırı, küçük ve ucuz insansız hava araçlarının bölgedeki Amerikan kuvvetleri için oluşturduğu tehdidi vurguladı, zira bu araçlar genellikle geleneksel radar sistemlerinin altında uçuyor ve tamamen yok edilmesi zor olan büyük gruplar halinde fırlatılabiliyor.
İranlı insansız hava araçları ayrıca Bahreyn’deki Donanma 5. Filosunun karargahına da isabet etti.
Caine çarşamba günü bu kayıpları kabul etti, fakat İran içindeki hava harekatının yoğunlaşacağını söyledi:
“Şimdi iç kesimlere doğru genişlemeye başlayacağız, İran topraklarının daha derinlerine doğru ilerleyeceğiz ve ABD güçleri için ek manevra özgürlüğü yaratacağız.”
Fakat general, Amerikan kara kuvvetlerinin bir noktada savaşa girme olasılığı hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
ABD, savaşın coğrafyasını genişletti ve çarşamba günü Sri Lanka açıklarında bir denizaltıdan fırlatılan torpido ile bir İran savaş gemisini batırdı.
Bu, İkinci Dünya Savaşından bu yana bir Amerikan denizaltısının ilk kez bir düşman gemisini torpille batırmasıydı.
Hegseth, bölgedeki Amerikan etki alanının büyümeye devam ettiğini belirterek, “Bugün daha fazla bombardıman uçağı ve savaş uçağı geliyor” dedi ve muhtemelen derin yeraltında gömülü olan İran’ın silah depolama tesislerini ve nükleer programını hedef almak için 500 pound, 1000 pound ve 2000 poundluk daha büyük hassas mühimmatlar atmaya başlayacaklarını söyledi.
Hegseth, İran’ın “bir çatışmada ABD’yi alt edemeyeceğini” söyledi:
“İran bizi alt edemez. Dediğim gibi, şiddet içeren eylemlerimiz, saldırı ve savunma yeteneklerimizle bu mücadelenin gidişatını ve temposunu belirleyeceğiz. Bu yüzden, yapabileceklerimizin sınırlı olduğunu göstermeye çalışan farklı konularla ilgili hikayeler ve spekülasyonlar var. Bu konuda tek sınırımız, Başkan Trump’ın Amerikan halkı adına belirli sonuçlar elde etme isteğidir. Bu yüzden, haftalarca konuşabiliriz, ama altı hafta da olabilir. Sekiz hafta da olabilir, üç hafta da olabilir. Nihayetinde, hızı ve tempoyu biz belirliyoruz. Düşman dengesiz durumda ve biz de onları dengesiz durumda tutmaya devam edeceğiz.”
ABD güçleri, gemilerden fırlatılan Tomahawk füzelerinden havadan karaya füzelere kadar, çatışmada binlerce mühimmat ve hava savunma önleme füzesi harcadı ve bu silahların yenilenmesi maliyetli olacak.
Bazı üst düzey Kongre üyeleri, ABD’nin İran füzelerine karşı koruma sağlamak için tasarlanmış önleme füzeleri de dahil olmak üzere önemli mühimmatların yetersiz kaldığına dair uyarılar arasında, Kongrenin savaşın maliyetlerini karşılamak için ek bir harcama tasarısı üzerinde görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
Hegseth, ABD’nin mühimmat sıkıntısı çekeceği iddialarını kesin bir dille yalanladı ve Trump’ın izinden giderek, ABD’nin “neredeyse sınırsız bir silah stoğuna” sahip olduğunu söyledi.
“Düşman artık eskisi kadar çok füze ateşleyemiyor. Yaklaşık olarak bile. Başkan bu yüzdelerin bir kısmını açıklayacak. Dolayısıyla bizim ve müttefiklerimizin hava savunma sistemleri bolca zaman kazanmış durumda. Bu mücadeleyi gerektiği kadar kolayca sürdürebiliriz.”
Caine ise, İran’ın ateşlediği balistik füzelerin sayısının, savaşın ilk gününe göre %86 azaldığını ve son 24 saatte %23’lük bir düşüş yaşandığını öne sürerek, “Tek yönlü saldırı drone’larının sayısı da savaşın ilk günlerine göre %73 azaldı. Bu ilerleme, CENTCOM’un İran kıyılarının güney kanadında yerel hava üstünlüğü kurmasını ve ezici bir isabet ve ateş gücüyle savunmalarını delmesini sağladı,” diye ekledi.
Fox‘un aktardığına göre ABD’den 50.000’den fazla asker, 200 savaş uçağı, iki uçak gemisi ve bombardıman uçağı operasyona katılıyor ve daha fazla güç yolda.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Pentagon şefi Pete Hegseth’e, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’a karşı ortak askeri harekat konusunda işbirliğinin “tarihi değiştirdiğini” söyledi.
Katz, Hegseth ile gece yaptığı telefon görüşmesinde, Trump ve Pentagon başkanına İsrail’e verdikleri güçlü destek için teşekkür etti. Ayrıca, Hegseth’e, İran’ın füze tehdidi olarak nitelendirdiği tehdide karşı İsrailli sivilleri savunmak için sağladığı kapsamlı yardımdan dolayı teşekkürlerini iletti.
Hegseth ise, “Sonuna kadar devam edin, biz sizinleyiz” diye yanıt verdi. Katz, operasyonda hayatını kaybeden altı ABD askerinin ölümleri için taziyelerini dile getirdi ve İsrail’in bölgedeki ABD askerlerinin güvenliğini korumak için elinden gelen her şeyi yaptığını vurguladı.
Amerika
OpenAI liderliği Anthropic’e kaptırdı

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, bireysel kullanıcılara yönelik sohbet robotlarına ve yan projelere odaklanması nedeniyle yapay zeka sektöründeki liderliğini rakibi Anthropic’e kaptırdı. Anthropic’in yazılımcılara yönelik Claude Code aracının elde ettiği başarı şirketin gelirlerini artırırken, OpenAI ise ChatGPT’deki büyümenin yavaşlaması ve başarısız projeler nedeniyle pazardaki konumunu geri kazanmaya çalışıyor.
Yapay zeka sektöründeki hızlı yükselişin öncüsü olan ABD merkezli OpenAI, liderliği Claude isimli yapay zeka modelini geliştiren rakibi Anthropic’e kaptırdı.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde “OpenAI Yapay Zeka Sektöründeki Tacını Nasıl Kaybetti ve Onu Geri Almak İçin Nasıl Mücadele Ediyor?“ başlığıyla yayımlanan haberde, ChatGPT’yi geliştiren şirketin pazardaki birinciliğini yeniden elde etmek için yoğun bir çaba sarf ettiği kaydedildi.
Haberde, ChatGPT’nin kullanıcı sayısındaki artışın yavaşladığı belirtildi. Bazı büyük yatırımcıların büyüme hızına kıyasla yüksek seyreden harcamalardan endişe duyduğu, diğer yatırımcıların ise tercihlerini Anthropic’ten yana kullandığı aktarıldı.
Anthropic’in gelirlerinin ve piyasa değerinin, yazılımcılara yönelik Claude Code aracının yakaladığı başarı sayesinde OpenAI’ın göstergelerini geride bırakarak 1 trilyon dolara yaklaştığı bildirildi.
Gazete, Anthropic’in sonbaharda halka arz gerçekleştirme planlarını hızlandırdığını yazdı.
Yayınlanan materyale göre OpenAI’ın yaşadığı sorunların temelinde, şirket yönetiminin yapay zeka pazarının gelişim yönünü yanlış değerlendirmesi yatıyor. OpenAI CEO’su Sam Altman, daha fazla kullanıcının sohbet robotuna abone olacağı beklentisiyle başlangıçta ChatGPT’ye yatırım yaptı.
Ancak Claude Code’un başarısı, yazılım geliştiricilerine yönelik araçlar pazarının çok daha kazançlı olduğunu ortaya koydu.
OpenAI bu süreçte video üretme aracı, tüketici cihazları ve mikroçiplerle ilgilenirken, Anthropic yazılımcılar arasında popülerlik kazanan bir kodlama aracı geliştirdi.
Yazılımcı aracındaki yetersizlikler süreci olumsuz etkiledi
WSJ’ye konuşan kaynaklar, OpenAI’ın yazılımcılar için geliştirdiği ilk ürün olan Codex’in erken sürümünün yavaş ve kullanışsız kaldığını değerlendirdi.
OpenAI yeni modeller yayımlayarak, ürünlerini değiştirerek ve bir “kodlama ninjası” ekibi kurarak rakibini yakalamaya çalıştı.
Ancak şirket yönetiminin, Meta’nın yetenekli çalışanları kendi bünyesine katma girişimlerini püskürtmek ve Microsoft ile bozulan ilişkileri düzeltmek gibi başka sorunlarla ilgilenmek zorunda kaldığı, aynı zamanda Sora dahil olmak üzere başarısız projelere kaynak harcadığı aktarıldı.
Bu esnada Anthropic, kendi yönetimini dahi şaşırtan birkaç aylık bir büyüme performansı sergiledi.
ChatGPT’nin büyümesi ise Google’ın sohbet robotunun popülerlik kazanmasının ardından yavaşlama gösterdi.
OpenAI, yıl sonuna kadar haftalık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaşma yönündeki şirket içi hedefini gerçekleştiremedi.
Mart ayında şirket çalışanlarının yönetime, “Bizden çok daha küçük bir şirket olan Anthropic neden sürekli olarak teknik ve kültürel standartları belirliyor, biz ise sadece bunlara yanıt vermekle kalıyoruz?” ve “Anthropic’in gelirlerinin bizimkileri aşması halka arz planlarımızı nasıl etkileyecek?” sorularını yönelttiği ifade edildi.
Kısa süre önce şirketten ayrılan Fidji Simo, OpenAI’ın ikincil görevlerin peşinden koşarak yolunu kaybettiğini, araştırma ve ürün konusunda liderliği rakibine bıraktığını belirtti.
Simo, Anthropic’in “ekonominin büyük bir bölümünü o kadar hızlandırdığını ki bunun kendileri için bir uyarı sinyali olması gerektiğini” vurguladı.
OpenAI kaybettiği konumunu geri kazanmak için birtakım adımlar atıyor.
Şirket, Codex’i ChatGPT ve internet tarayıcısıyla entegre eden bir “süper uygulama” ile yazılımcılar arasında ilgi gören yeni GPT-5.6 Sol modelini kullanıma sundu.
OpenAI ayrıca Amazon ile bir anlaşma imzalayarak ilk Gelir İdaresi Başkanını (CRO) işe aldı.
Teknoloji devlerinin yapay zeka yatırımları artıyor
Financial Times (FT) gazetesinin şirketlerin gelir raporlarına dayanarak aktardığı bilgilere göre Google, Amazon, Microsoft ve Meta, yapay zeka alanındaki yatırım miktarını 2023 yılından bu yana belirgin şekilde artırdı.
Şirketlerin toplam harcamaları 1,1 trilyon dolara ulaştı.
Şirketlerin verilerine göre yapay zeka yatırımları, özellikle bulut bilişim sektöründe gelir artışını hızlandırmaya başladı.
Google, Amazon ve Microsoft, OpenAI ile Anthropic’ten yapay zekayı sistemlerine entegre eden kurumsal şirketlere kadar geniş bir kitleye işlem gücü satan bulut birimlerinin büyüme kaydettiğini bildirdi.
Amerika
ABD altı eyaletteki siber saldırılarda İran izi arıyor

ABD’li yetkililer ve uzmanlar, ülkedeki su altyapılarını hedef alan siber saldırıların arkasında İran’ın bulunabileceği ihtimalini araştırıyor. En az altı eyaletteki tesisleri etkileyen saldırılarda sanayi tipi denetleyicilerin kontrolü ele geçirilerek ekipman yönetimi engellendi. Yetkililer, şebekelerdeki içme suyunun kalitesinde veya kullanılabilirliğinde bir değişim tespit edilmediğini bildirdi.
ABD yetkilileri, birden fazla eyalette su altyapı sistemlerini hedef alan siber saldırı dizisinde İran’ın olası rolünü inceliyor.
The New York Times gazetesinin resmi yetkililere ve uzmanlara dayandırdığı haberine göre, yürütülen soruşturma henüz ön inceleme niteliği taşıyor.
Tahran’ın olaydaki sorumluluğuna dair nihai kanıtlara ulaşılmamış olmakla birlikte, ABD makamları savaşın başlamasının ardından İranlı siber korsan gruplarının ABD’nin kritik altyapı tesislerine yönelik girişimlerini belirgin biçimde artırdığını değerlendiriyor.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların en az altı eyaleti etkilediği ve bunlardan bir kısmının su altyapı sistemlerinin işleyişinde aksamalar yarattığı kaydedildi.
Siber korsanların su tesislerinin izlenmesi ile yönetilmesinde kullanılan sanayi tipi denetleyicilere erişim sağladığı belirtildi.
Cihazların ayarlarını ve şifrelerini değiştiren saldırganlar yüzünden tesis operatörlerinin ekipman kontrolünü kaybettiği aktarıldı.
Haberde, şebekelerde bulunan içme suyunun yapısında bir değişiklik meydana geldiğine ya da suyun kullanılamaz hale geldiğine dair herhangi bir işaret görülmediği vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump ise gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşananların arkasında İran’ın değil Minnesota’nın bulunduğunu düşündüğünü söyledi. Olayda Minnesota’da yaklaşık 30 tesis saldırıların hedefi oldu.
Ancak The New York Times, duruma ilişkin değerlendirmelere vakıf yetkililere dayandırarak Trump’ın bağlı olduğu kendi istihbarat kurumlarının İran’ın dahiliyetini son derece yüksek bir olasılık olarak gördüğünü aktardı.
Haberde federal yetkililerin de aynı görüşü paylaştığı kaydedildi.
Yayımlanan haberde şu ifadelere yer verildi:
“Federal yetkililer özel görüşmelerde ana şüphelinin İran olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Ancak yapılan değerlendirme ön nitelik taşımaktadır ve henüz adli incelemelerle teyit edilmiş nihai kanıtlar içermiyor.”
Soruşturmanın seyrine vakıf üst düzey bir yetkili de daha önce NBC News kanalına yaptığı değerlendirmede, saldırının “İran müdahalesine ait izler taşıdığını” ifade etti.
Mart ayında İran ile bağlantılı Hanzala (Hanzala Hack Team) adlı siber korsan grubu, FBI Direktörü Kash Patel’in kişisel elektronik posta hesabını ele geçirmiş ve ele geçirdiği materyallerin bir kısmını yayımlamıştı.
Söz konusu siber saldırı olayı ABD Adalet Bakanlığı sözcüsü tarafından da doğrulandı. Sözcü, kamuoyuna sızdırılan materyallerin “otantik göründüğünü” dile getirdi.
Bu olaydan bir hafta önce aynı gruptaki siber korsanlar, ABD merkezli tıbbi cihaz üreticisi Stryker şirketinin sistemlerine sızdıklarını duyurmuştu.
Hanzala grubu, bu eylemi Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen ve 175 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan saldırıya misilleme olarak gerçekleştirdiğini savunmuştu.
Amerika
ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı İsrail’in savunmasında donanma krizine dikkat çekti

ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı General Alexus Grynkewich, İran füzelerine karşı İsrail’i korumak ile ABD’nin kendi savunma ihtiyaçları arasında seçim yapmak zorunda kalabileceğini Pentagon’a bildirdi.
ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı ve Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı Hava General Alexus Grynkewich, İsrail’in İran balistik füzelerine karşı korunması ve aynı zamanda Washington’ın kendi savunma ihtiyaçlarının karşılanması konusunda füze güdümlü muhrip gemilerinin yetersiz kaldığı uyarısında bulundu.
The Washington Post gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre Grynkewich, Pentagon’a gönderdiği mektupta ilave bir muhrip tahsis edilmemesi halinde İsrail yerine doğrudan ABD topraklarının güvenliğini önceliklendirmek zorunda kalacağını kaydetti.
Çatışmaların devam ettiği beş aylık süreçte yürütülen yoğun askeri harekatlar, ABD’nin kritik silah stoklarının tükenmesine yol açtı.
Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararına yanıt olarak İran limanlarına uygulanan abluka nedeniyle özellikle deniz kuvvetleri üzerinde ağır bir yük oluştu.
Pentagon yetkilileri, ABD Deniz Kuvvetleri’nin İspanya’daki Rota Limanı’nda konuşlu beş muhribinin bulunduğunu ve bu yılın ilerleyen döneminde bir geminin daha bölgeye ulaşmasının beklendiğini belirtti.
Ancak yetkililer, yüksek yoğunluklu askeri operasyonlar sebebiyle gemilerin teknik bakım süreçlerinde ciddi aksamalar ve birikmeler yaşandığına dikkat çekti.
Gazetenin Pentagon değerlendirmelerine dayandırarak Mayıs ayında yayımladığı bir diğer haberde, İsrail’i İran balistik füzelerinden koruma yükünün büyük bölümünü ABD Silahlı Kuvvetleri’nin üstlendiği ifade edilmişti. Bölgede konuşlandırılan THAAD füze savunma sistemleri ile Doğu Akdeniz’deki savaş gemilerinden fırlatılan önleme füzeleri de dahil olmak üzere ABD’ye ait savunma unsurları, İsrail hava savunma sistemlerine kıyasla çok daha yoğun biçimde kullanıldı.
31 Temmuz Cuma günü itibarıyla Akdeniz’de USS Paul Ignatius ve USS Roosevelt olmak üzere iki ABD muhribi görev yapıyordu. Diğer üç muhrip olan USS Arleigh Burke, USS Bulkeley ve USS Oscar Austin ise Rota Limanı’nda bulunuyordu.
Kaynakların aktardığına göre, İran’a daha yakın bir konumda yer alan Umman Denizi’nde iki uçak gemisi USS George H.W. Bush ve USS Abraham Lincoln ile 11’i muhrip olmak üzere en az 15 savaş gemisinden oluşan geniş bir deniz gücü yer alıyor.
Söz konusu donanma gücü, İran limanlarına yönelik blokajda kritik bir rol üstleniyor. Bu güç aynı zamanda ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilerin güvenliğini sağladığı “Özgürlük Projesi” (Project Freedom) adlı operasyonda görev alıyor.
Yemenli Husilerin faaliyet gösterdiği Kızıldeniz’de ise USS Gonzalez adlı bir diğer ABD muhribi konuşlanmış durumda bulunuyor.
Temmuz ayının sonunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray’da bir araya geldi. Axios’un haberine göre Netanyahu görüşmede, Washington’dan alınan doğrudan askeri yardımın azaltılması planını iletti.
Netanyahu bunun yerine, İsrail hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi için 5 ila 10 milyar dolar ayrılmasını ve yeni nesil silah sistemlerinin ortak araştırma ve geliştirilmesi amacıyla 16 milyar dolarlık bir fon kurulmasını içeren yeni bir destek mekanizması önerdi.
ABD ile İsrail arasında uzun vadeli askeri yardım sağlamak amacıyla 1998 yılından bu yana her biri onar yıllık dönemi kapsayan üç ayrı anlaşma imzalandı. 2019-2028 yıllarını kapsayan son anlaşmanın toplam büyüklüğü 38 milyar dolar olarak belirlenmişti.
Netanyahu Mayıs ayında CBS News kanalına verdiği mülakatta, ABD’nin askeri yardımının kademeli olarak sonlandırılmasını desteklediğini belirterek, bu sürecin Kongre’deki üye değişimleri beklenmeden derhal başlatılabileceğini ifade etmişti.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü









