Bizi Takip Edin

Amerika

Trump: İran’ın liderini ben seçmeliyim, sırada Küba var

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bir sonraki liderinin seçiminde kişisel olarak yer alması gerektiğini ileri sürdü ve Küba’da rejim değişikliği çağrısı yaptı.

Reuters’a konuşan Trump, Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hameney’i, “zayıf” ve “hafif siklet” olarak nitelendirdi ve İran’ın yeni liderinin seçilmesinde ABD’nin söz hakkı olması gerektiğini savundu.

Trump, “İran’ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz. Beş yılda bir geri dönüp bunu tekrar tekrar yapmak zorunda kalmayalım. Halk için, ülke için harika olacak birini istiyoruz,” dedi.

Ayetullah Hamaney’in politikalarını sürdüren herhangi bir yeni İran liderini kabul etmeyeceğini söyleyen Trump, “İran’a uyum ve barış getirecek birini istiyoruz,” diye konuştu.

Trump, hemen önce Axios’a verdiği mülakatta da Venezuela’da olduğu gibi İran’ın bir sonraki liderinin seçimine kişisel olarak dahil olması gerektiğini söyledi:

“Zamanlarını boşa harcıyorlar. Hamaney’in oğlu önemsiz birisi. Venezuela’da Delcy [Rodriguez] örneğinde olduğu gibi, bu atamaya ben de dahil olmalıyım.”

“Kürtler saldırı başlatmak istiyorlarsa harika olur”

Trump, Kürt güçlerinin İran’da bir saldırı başlatması halinde onları destekleyeceğini söyledi. Reuters’a verdiği demeçte, “Bunu yapmak istiyorlarsa bence harika,” dedi.

CIA ve İsrail, Irak ve İran’daki Kürt güçlerine silah sağlıyor. Geçen ay bazı Kürt gruplar, İslam Cumhuriyeti’ne karşı ayaklanmak ve kendi devletlerini ilan etmek istediklerini açıkladılar.

Fakat Kürt yetkililer, İran’ın Irak’taki militan grupları hedef alan saldırıları olmasına rağmen, herhangi bir saldırının başladığı iddiasını yalanladılar.

“Küba da düşecek”

POLITICO’ya da konuşan Trump, “İnsanlar olan biteni çok seviyor,” diye ısrar etti ve İran hükümetinin, Trump’ın başlattığı çatışmada boyun eğen son hükümet olmayacağını ileri sürerek Karayiplere işaret etti:

“Küba da düşecek. Tüm petrolü, tüm parayı kestik, ya da tek kaynak olan Venezuela’dan gelen her şeyi kestik. Ve onlar anlaşma yapmak istiyorlar.”

ABD’nin Küba hükümetinin çöküşünde rol oynayıp oynamadığı sorulduğunda Trump şöyle yanıtladı:

“Peki, siz ne düşünüyorsunuz? 50 yıldır bu, pastanın üzerindeki krema gibi. Venezuela harika gidiyor. Delcy [Rodríguez] harika bir iş çıkarıyor. Onlarla ilişkilerimiz harika.”

Trump ayrıca, Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ardından Ada’da istikrarsızlığın artması üzerine ABD’nin Küba’nın liderleriyle temas halinde olduğunu ileri sürdü ve “Yardıma ihtiyaçları var. Küba ile görüşüyoruz,” dedi.

Ada’da kötüleşen durumun kısmen ABD’nin baskısının sonucu olduğunu, buna bir zamanlar Havana’yı ayakta tutan Venezuela petrol arzının kesilmesinin de dahil olduğunu ima eden Trump şöyle konuştu:

“Bu, benim müdahale etmem nedeniyle oluyor. Aksi takdirde bu sorunu yaşamazlardı. Tek kaynak olan Venezuela’dan gelen tüm petrolü, tüm parayı, … her şeyi kestik. 50 yıldır Küba hakkında ne kadar süredir haberler duyuyorsunuz? Küba, Küba… Ve bu benim için küçük sorunlardan biri.”

İran’ın gelecekteki liderliği üzerinde ne kadar etki sahibi olacağını sorulan Trump, “Büyük bir etki sahibi olacağım, yoksa onlar hiçbir anlaşmaya varamayacaklar, çünkü bunu bir daha yapmak zorunda kalmayacağız,” diye yanıtladı.

Trump, “İran’ı güzel bir şekilde inşa edebilecek, fakat nükleer silahlara sahip olmayan birinin” başa gelmesini sağlamak için “halk ve rejimle birlikte çalışacaklarını” söyledi.

Trump, İran’ın başına “10 yıl sonra bunu tekrar yapmak zorunda kalacağımız” bir liderin gelmesini istemediği için ABD’nin “onlarla birlikte çalışarak doğru seçimi yapmalarına yardımcı olacağını” vurguladı.

Zelenskiy’e “anlaşma yap” baskısı

İran en önemli odak noktası olmaya devam etse de, Trump Ukrayna’daki savaşla ilgili müzakerelerin devam ettiğini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’den duyduğu hayal kırıklığını bir kez daha dile getiren Başkan, “Zelenskiy harekete geçmeli ve bir anlaşma yapmalı,” dedi.

Öte yandan Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşı sona erdirmek için müzakereye hazır olduğunu düşündüğünü söyledi.

Trump, “Putin’in bir anlaşma yapmaya hazır olduğunu düşünüyorum,” dedi.

Zelenskiy’in barış anlaşmasının önündeki engelin ne olduğu sorulduğunda, Trump ayrıntılara girmeyi reddetti, fakat Ukrayna liderinin müzakereye yeterince istekli olmadığını savundu.

Trump, “Onun engel olması düşünülemez. Elinde kart yok. Şimdi elinde daha da az kart var,” dedi.

“Anthropic’i köpekler gibi kovdum”

Trump, Pentagon ile Anthropic arasında, AI girişiminin orduya teknolojisine sınırsız erişim izni vermeyi reddetmesi nedeniyle giderek daha tartışmalı hale gelen anlaşmazlığa da müdahil oldu.

Başkan, “Anthropic’i kovdum. Anthropic’in başı dertte çünkü onları köpekler gibi kovdum, çünkü bunu yapmamalıydılar” dedi.

Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth’e desteğini de vurguladı ve şöyle konuştu:

“Pete’in ne kadar iyi iş çıkardığını ve ordunun ne kadar iyi olduğunu görüyorsunuz. Yani muhteşem bir ordumuz var. Tüm dünya, ilk dönemimde orduyu kurduğumu ve ikinci dönemimde onu kullandığımı görüyor.”

Amerika

Kaliforniya Demokratları “milyarder vergisi”ni kabul etti

Yayınlanma

Kaliforniya Demokratları, milyarderlerin servetine vergi getirilmesini öngören kasım ayı referandum tasarısını destekledi.

Kaliforniya örgütü bu kararla, tasarıya karşı çıkan Vali Gavin Newsom ve nüfuzlu sendikalara karşı çıktı.

Partinin yönetim kurulu, tasarıyı destekleme ve tarafsız kalma yönündeki önceki oylamaların başarısız olmasının ardından, az farkla tasarıyı destekleme kararı aldı.

Üç kaynağa göre, Temsilci Maxine Waters, San Diego’da düzenlenen yönetim kurulu toplantısına katılarak, 40 Numaralı Önerge’nin kabul edilmesi için kilit öneme sahip “evet” oylarını vermeye teşvik etti.

Önerge, daha önce parti içindeki üst düzey seçilmiş yetkililerden çok az destek almıştı; bunlara Kaliforniya Kongre heyeti üyelerinden sadece biri olan Temsilci Ro Khanna da dahildi.

Verginin savunucuları, başlangıçta partinin desteğini almak için gereken yüzde 60 eşiğini az farkla aşamamışlardı ama daha sonra desteği garantilemek için birkaç oy daha topladılar. Milyarderlere yönelik tek seferlik yüzde 5’lik vergiyi önceleyen sendika SEIU-UHW, bu sonucu, sıradan Demokratların “ilerici” önerinin arkasında birleştiğinin kanıtı olarak hemen değerlendirdi.

SEIU United Healthcare Workers West Başkanı Dave Regan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bu destek, Kaliforniyalı Demokratların milyarder vergisi konusunda birleşik olmadığı yönündeki düşünceyi ortadan kaldırıyor; birleşmiş durumdalar. Anketler, kayıtlı Demokratların yüzde 80’inden fazlasının sağlık krizimize yönelik bu kritik çözümü desteklediğini gösteriyor ve şimdi Kaliforniya Demokrat Partisi, bu destekle söz konusu güçlü desteği resmen benimsemiştir.”

Her iki taraf da hafta sonu yapılacak oylama öncesinde destek toplamak için yarışa girdi ve kendi tezlerini güçlendirmek amacıyla destek açıklamaları ve anketler yayınladı.

POLITICO ile paylaşılan ve muhalefet tarafından kullanıldığı belirtilen bir belge, farklı parti üyelerinin nasıl oy kullanabileceğini ve kimlerin ikna edilebileceğini ayrıntılı olarak ortaya koydu.

Waters’ın desteği, Vermont Senatörü Bernie Sanders’ın daha önceki desteğine ek olarak, parti aktivistlerini canlandırmış görünüyordu.

Bir katılımcıya göre, bazı aktivistler oylama sırasında Waters’ın adını haykırdı.

Parti ayrıca, 40 Numaralı Önerge’yi zayıflatmayı amaçlayan ve iki milyarderin desteklediği iki önlemi reddetme kararı aldı.

Servet vergisi, sendikalar arasında bölünmeye yol açtı. Kaliforniya Öğretmenler Birliği ve diğer güçlü grupların muhalefetini çekti.

Bunun bir nedeni, okulları finanse eden zenginlere yönelik gelir vergisinin süresini uzatma çabalarını karmaşıklaştırmasıydı ki bu önlem de kasım ayında yapılacak oylamada yer alacak.

SEIU-UHW, servet vergisini federal sağlık hizmetleri fon kesintilerini telafi etmenin bir yolu olarak sundu.

Fakatr muhalifler, bu tek seferlik verginin, ultra zengin sakinleri ve onların vergi gelirlerini eyalet dışına sürmek de dahil olmak üzere istenmeyen sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıda bulundu.

Muhalefetin bir kolunun sözcüsü Evan Westrup, oylama sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Vali Newsom, Demokrat Vali Adayı Xavier Becerra, Kaliforniya Öğretmenler Birliği, Kaliforniya Profesyonel İtfaiyeciler Birliği, Kaliforniya Aile Planlaması Dernekleri ve daha pek çok kuruluş, 40 Numaralı Önerge’ye karşı birleşmiş durumda; çünkü bu önerge bütçemiz, ekonomimiz ve geleceğimiz için zararlı. En büyük zorluklarımıza karşı akıllı ve kalıcı çözümlere ihtiyacımız var; sağlık hizmetlerini, eğitimi ve kamu güvenliğini yetersiz bırakan, güvenilmez ve denenmemiş planlara değil.”

Okumaya Devam Et

Amerika

Chevron CEO’su Wirth: İran savaşı enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bıraktı

Yayınlanma

Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bir yapıya sürüklediğini, petrol ihracat rotalarındaki risklerin genişlediğini belirtti. Wirth, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki tıkanıklıkların küresel stokları erittiğini söylerken, ABD’nin üretimi artırarak dengeyi desteklediğini ifade etti.

Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarında yarattığı etkinin durumu “biraz kırılgan ve belirsiz” hale getirdiğini söyledi.

Wirth, Cuma günü Fox News sunucusu Maria Bartiromo’ya verdiği ve Pazar günü “Sunday Morning Futures” programında yayımlanan röportajda, petrol ihracatına yönelik tüm transit yollarında, özellikle de Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de risklerin bulunduğunu belirtti.

Wirth, talebin “oldukça güçlü” olmasına rağmen bazı “zorlukların genişlediğini” kaydetti. Küresel çapta hem stratejik hem de ticari stokların çekildiğine dikkat çeken Wirth, “Durum biraz kırılgan ve belirsizliğini koruyor” dedi.

ABD üretimi artırarak yanıt verdi

Sektörün bu süreçte “iyi iş çıkardığını” dile getiren Wirth, petrol üretimi konusunda ABD’nin “çözümün bir parçası olmak için devreye girmesinin” büyük rol oynadığını vurguladı.

Wirth, “Uzun vadede sistemde bazı değişiklikler göreceğinizi düşünüyorum” diyerek Akdeniz’e uzanacak bir boru hattı geliştirilmesine dair yapılan tartışmalara atıfta bulundu.

Bu boru hattı planı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasına ve dünya petrolünün yaklaşık yüzde 5’inin mahsur kalmasına neden olan Husilerin Kızıldeniz ablukasına bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

Wirth, çatışmada enerji varlıklarının hedef alınmasının talihsiz bir durum olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu durum, enerji sisteminin küresel talebi karşılama kapasitesini zayıflatıyor. Piyasaların ne zaman yeni bir dengeye ulaşacağı, bu kapasitenin ne kadar hızlı toparlanacağına bağlı olacak.”

Petrol üreticileri, Suudi Arabistan üzerinden geçecek ve Kızıldeniz’deki Husi ablukasını baypas edecek bir boru hattı kurmayı değerlendiriyor. Bu güzergah, Suudi Arabistan’ın Yenbu kentinden başlayıp Mısır’daki Süveyş Kanalı’na ulaşıyor; ardından Afrika’yı Ümit Burnu üzerinden dolaşarak Asya’ya uzanıyor.

Kpler ham petrol analizi başkanı Homayoun Falakshahi, geçen ay el-Cezire’ye yaptığı açıklamada, buradaki asıl zorluğun küresel talebi karşılamak için yeterli petrolün kanaldan yeterince hızlı geçip geçemeyeceği olduğunu belirtti.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana gaz fiyatlarının fırlamasına yol açtı. AAA verilerine göre ABD’de ulusal ortalama gaz fiyatı Pazar günü 4,10 dolara ulaştı; bu rakam savaş başladığındaki seviyeden 1 dolardan fazla yüksek.

Kapalı rafineriler yeniden gündemde

Beyaz Saray’dan bir yetkili geçen hafta The Hill’e yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin kapalı petrol rafinerilerini, özellikle de Venezuela petrolünü işlemek üzere inşa edilen St. Croix rafinerisini yeniden açmayı değerlendirdiğini doğruladı.

Politico’ya konuşan üç sektör yöneticisi ise Beyaz Saray’ın Virgin Adaları’ndan Kaliforniya’ya kadar uzanan rafinerilerin yeniden açılmasını görüştüğünü aktardı.

St. Croix rafinerisi, Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) petrol sızıntılarının ve hava kirliliğinin “halk sağlığı için yakın risk” oluşturduğu gerekçesiyle 60 günlük kapatma kararı almasının ardından 2021’de süresiz olarak kapatılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI liderliği Anthropic’e kaptırdı

Yayınlanma

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, bireysel kullanıcılara yönelik sohbet robotlarına ve yan projelere odaklanması nedeniyle yapay zeka sektöründeki liderliğini rakibi Anthropic’e kaptırdı. Anthropic’in yazılımcılara yönelik Claude Code aracının elde ettiği başarı şirketin gelirlerini artırırken, OpenAI ise ChatGPT’deki büyümenin yavaşlaması ve başarısız projeler nedeniyle pazardaki konumunu geri kazanmaya çalışıyor.

Yapay zeka sektöründeki hızlı yükselişin öncüsü olan ABD merkezli OpenAI, liderliği Claude isimli yapay zeka modelini geliştiren rakibi Anthropic’e kaptırdı.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde “OpenAI Yapay Zeka Sektöründeki Tacını Nasıl Kaybetti ve Onu Geri Almak İçin Nasıl Mücadele Ediyor? başlığıyla yayımlanan haberde, ChatGPT’yi geliştiren şirketin pazardaki birinciliğini yeniden elde etmek için yoğun bir çaba sarf ettiği kaydedildi.

Haberde, ChatGPT’nin kullanıcı sayısındaki artışın yavaşladığı belirtildi. Bazı büyük yatırımcıların büyüme hızına kıyasla yüksek seyreden harcamalardan endişe duyduğu, diğer yatırımcıların ise tercihlerini Anthropic’ten yana kullandığı aktarıldı.

Anthropic’in gelirlerinin ve piyasa değerinin, yazılımcılara yönelik Claude Code aracının yakaladığı başarı sayesinde OpenAI’ın göstergelerini geride bırakarak 1 trilyon dolara yaklaştığı bildirildi.

Gazete, Anthropic’in sonbaharda halka arz gerçekleştirme planlarını hızlandırdığını yazdı.

Yayınlanan materyale göre OpenAI’ın yaşadığı sorunların temelinde, şirket yönetiminin yapay zeka pazarının gelişim yönünü yanlış değerlendirmesi yatıyor. OpenAI CEO’su Sam Altman, daha fazla kullanıcının sohbet robotuna abone olacağı beklentisiyle başlangıçta ChatGPT’ye yatırım yaptı.

Ancak Claude Code’un başarısı, yazılım geliştiricilerine yönelik araçlar pazarının çok daha kazançlı olduğunu ortaya koydu.

OpenAI bu süreçte video üretme aracı, tüketici cihazları ve mikroçiplerle ilgilenirken, Anthropic yazılımcılar arasında popülerlik kazanan bir kodlama aracı geliştirdi.

Yazılımcı aracındaki yetersizlikler süreci olumsuz etkiledi

WSJ’ye konuşan kaynaklar, OpenAI’ın yazılımcılar için geliştirdiği ilk ürün olan Codex’in erken sürümünün yavaş ve kullanışsız kaldığını değerlendirdi.

OpenAI yeni modeller yayımlayarak, ürünlerini değiştirerek ve bir “kodlama ninjası” ekibi kurarak rakibini yakalamaya çalıştı.

Ancak şirket yönetiminin, Meta’nın yetenekli çalışanları kendi bünyesine katma girişimlerini püskürtmek ve Microsoft ile bozulan ilişkileri düzeltmek gibi başka sorunlarla ilgilenmek zorunda kaldığı, aynı zamanda Sora dahil olmak üzere başarısız projelere kaynak harcadığı aktarıldı.

Bu esnada Anthropic, kendi yönetimini dahi şaşırtan birkaç aylık bir büyüme performansı sergiledi.

ChatGPT’nin büyümesi ise Google’ın sohbet robotunun popülerlik kazanmasının ardından yavaşlama gösterdi.

OpenAI, yıl sonuna kadar haftalık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaşma yönündeki şirket içi hedefini gerçekleştiremedi.

Mart ayında şirket çalışanlarının yönetime, “Bizden çok daha küçük bir şirket olan Anthropic neden sürekli olarak teknik ve kültürel standartları belirliyor, biz ise sadece bunlara yanıt vermekle kalıyoruz?” ve “Anthropic’in gelirlerinin bizimkileri aşması halka arz planlarımızı nasıl etkileyecek?” sorularını yönelttiği ifade edildi.

Kısa süre önce şirketten ayrılan Fidji Simo, OpenAI’ın ikincil görevlerin peşinden koşarak yolunu kaybettiğini, araştırma ve ürün konusunda liderliği rakibine bıraktığını belirtti.

Simo, Anthropic’in “ekonominin büyük bir bölümünü o kadar hızlandırdığını ki bunun kendileri için bir uyarı sinyali olması gerektiğini” vurguladı.

OpenAI kaybettiği konumunu geri kazanmak için birtakım adımlar atıyor.

Şirket, Codex’i ChatGPT ve internet tarayıcısıyla entegre eden bir “süper uygulama” ile yazılımcılar arasında ilgi gören yeni GPT-5.6 Sol modelini kullanıma sundu.

OpenAI ayrıca Amazon ile bir anlaşma imzalayarak ilk Gelir İdaresi Başkanını (CRO) işe aldı.

Teknoloji devlerinin yapay zeka yatırımları artıyor

Financial Times (FT) gazetesinin şirketlerin gelir raporlarına dayanarak aktardığı bilgilere göre Google, Amazon, Microsoft ve Meta, yapay zeka alanındaki yatırım miktarını 2023 yılından bu yana belirgin şekilde artırdı.

Şirketlerin toplam harcamaları 1,1 trilyon dolara ulaştı.

Şirketlerin verilerine göre yapay zeka yatırımları, özellikle bulut bilişim sektöründe gelir artışını hızlandırmaya başladı.

Google, Amazon ve Microsoft, OpenAI ile Anthropic’ten yapay zekayı sistemlerine entegre eden kurumsal şirketlere kadar geniş bir kitleye işlem gücü satan bulut birimlerinin büyüme kaydettiğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English