Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Adalet Bakanlığı, Trump’a yönelik cinsel saldırı iddialarını içeren belgeleri yayınladı

Yayınlanma

ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein tarafından tanıştırıldıktan sonra Başkan Donald Trump’ın kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia eden bir kadınla yapılan FBI görüşmesini yayınladı.

FBI’ın soruşturmacılarla yaptığı görüşmelerin özetine göre, kadının temel iddiası, Trump’ın kendisine oral seks yapmaya zorlamaya çalıştığı sırada penisini ısırması üzerine Trump’ın kendisine vurduğu yönünde.

Bu üç dosya, Demokratların, bakanlığın Trump’a yönelik cinsel saldırı iddialarını içeren materyalleri kasıtlı olarak saklayıp saklamadığını araştırdığı bir dönemde yayınlandı.

Trump, Epstein iddialarıyla ilgili herhangi bir suç işlediği iddialarını reddetti ve bu iddialarla bağlantılı olarak herhangi bir suçla itham edilmedi.

Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt, iddiaları “kapsamlı bir suç geçmişi olan, ne yazık ki rahatsız bir kadının, hiçbir güvenilir kanıtla desteklenmeyen, tamamen asılsız suçlamaları” olarak nitelendirdi:

“Bu suçlamaların tamamen asılsız olduğu, Joe Biden’ın adalet bakanlığının dört yıl boyunca bu suçlamalardan haberdar olduğu ve hiçbir şey yapmadığı gerçeğiyle de destekleniyor, çünkü Başkan Trump’ın kesinlikle hiçbir yanlış yapmadığını biliyorlardı. Sayısız kez söylediğimiz gibi, Başkan Trump, Epstein Dosyalarının yayınlanmasıyla tamamen aklanmıştır.”

Ağustos ve Ekim 2019 tarihleri arasında hazırlanan dosyalarda, adı gizli tutulan kadın, 13 ila 15 yaşları arasında Epstein’in onu New York veya New Jersey’e götürdüğünü ve “çok yüksek bir binada, devasa odalarda” Trump ile tanıştırdığını iddia ediyor.

Kadın, Trump’ın, “kendisinin erkek gibi [boy-girl] olmasından hoşlanmadığını” söyledi. Röportaj notlarında bunun “erkek fatma” anlamına geldiği yorumlanıyor.

Kadın, başka insanların da orada olduğunu söyledi, fakat kim olduklarını hatırlayamadı.

Röportaj notlarına göre, Trump onlardan odadan çıkmalarını istedi, sonra, “Küçük kızların nasıl olması gerektiğini sana öğreteyim,” gibi bir şey söyledi.

Trump daha sonra pantolonunun fermuarını açtı ve kadının başını “penisine doğru” eğdiğini hatırladı. Kadın, “onu ısırarak parçaladığını” söyledi. Buna karşılık, Trump’ın saçını çekip kafasının yan tarafına yumruk attığını söyledi.

Kadın, Trump’ın, “Bu küçük orospuyu buradan çıkarın,” dediğini hatırladı. O anda, insanların odaya geri girdiğini söyledi.

FBI mülakatlarında olayın nasıl sona erdiği veya kadının bu durumdan nasıl kurtulduğu hakkında bilgi yer almıyor.

Mülakatlardan birinde kadın, avukatlarla çalışmaya başladığını ve “ajanların çıkar çatışması olabileceğine karar vermeleri durumunda, bekleyen hukuk davası hakkında açık olmak istediğini” açıkladı.

Kadın, kendisinin veya yakınlarının bir dizi tehdit içeren telefon aldığını, bunlardan birinin bir iş arkadaşının telefonuna bırakılmış ama kendisine yönelik bir mesaj olduğunu söyledi.

FBI’a, bu telefonların Epstein ile ilgili olduğunu düşündüğünü söyledi ve “Eğer Epstein değilse, belki de ‘diğeri’dir,” diye fısıldadı. Ajanlar kimi kastettiğini sorduğunda, görüşme notlarına göre Trump dedi.

Son görüşmede, ajanlar Trump ile ilgili iddialarını tekrar sordu ve belgede onun “mevcut ABD başkanı” olduğunu belirtti.

Görüşme özetine göre, kadın “bu noktada, bu konuda hiçbir şey yapılamayacağına dair güçlü bir olasılık varken, bu bilgiyi vermenin ne anlamı olacağını” sordu.

Trump, 2016 başkanlık kampanyası sırasında ortaya çıkan birçok kadının suçlamaları da dahil olmak üzere, daha önce de cinsel saldırı ve cinsel taciz iddialarıyla karşı karşıya kalmıştı.

Temsilciler Meclisi Gözetim ve Hükümet Reformu Komitesi, Epstein ile ilgili belgelerin kamuoyundan uygunsuz bir şekilde gizlenip gizlenmediğini araştırıyor.

Komitenin üst düzey üyesi Demokrat Robert Garci geçen hafta yaptığı açıklamada, “Son birkaç haftadır, Gözetim Demokratları, 2019 yılında bir mağdurun Başkan Donald Trump’a karşı yaptığı cinsel saldırı iddialarının FBI tarafından nasıl ele alındığını araştırıyor,” demişti.

Adalet Bakanlığı, bu açıklamaya yanıt olarak sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Denetim Demokratlarının “radikal anti-Trump tabanından öfke yaratarak halkı yanıltmayı bırakması gerektiğini” belirterek, “HİÇBİR ŞEY silinmedi,” dedi:

“Dosyaları kurbanların kimlik bilgilerini gizlemek veya kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri gizlemek için geçici olarak kaldırırsak, bu belgeler derhal çevrimiçi olarak geri yüklenir ve kamuya açık hale gelir. Bir belge aşağıdaki kategorilerden birine girmediği sürece, TÜM ilgili belgeler sunulmuştur: yinelenenler, gizli olanlar veya devam eden federal soruşturmanın parçası olanlar.”

Belgeler, Trump yönetiminin, ocak ayı sonunda yaklaşık 3,5 milyonunu yayınladığı dosyaların işlenişi konusunda eleştirilerle mücadele etmeye devam ettiği bir dönemde ortaya çıktı.

Bazı kayıtları sakladığı yönündeki suçlamaların yanı sıra, bakanlık, kurbanların kimlik bilgilerini uygunsuz bir şekilde ifşa ettiği ve bazı erkeklerin isimlerini sansürlediği için milletvekillerinin eleştirilerine de maruz kaldı.

Çarşamba günü, bir Temsilciler Meclisi komitesi, Bakan Pam Bondi’yi Epstein dosyalarının işlenişi hakkında ifade vermesi için mahkemeye çağırmaya karar verdi.

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English