Asya
Hindistan Trump’ın hedefinde: Ülke ekonomisi ve Rusya’dan petrol ithalatı nasıl etkilenecek?

ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü, Güney Asya ülkesinin Rusya’dan petrol alımları nedeniyle Hindistan’a daha yüksek ticaret tarifeleri uygulanacağı konusunda uyarıda bulundu. Bu tarifelerin mevcut %25’lik tarifeye ekleneceği tahmin ediliyor.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Hindistan sadece büyük miktarlarda Rus petrolü satın almakla kalmıyor, satın aldığı petrolün büyük bir kısmını da açık pazarda büyük karlar elde etmek için satıyor” dedi.
“Rus savaş makinesi tarafından Ukrayna’da kaç kişinin öldürüldüğünü umursamıyorlar” diye ekledi.
Bu adım, iki ülke arasındaki ilişkilerde, özellikle de Trump ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasındaki ilişkilerde şaşırtıcı bir gerilemeyi temsil ediyor.
Gümrük vergilerinin artırılacağına dair endişeler piyasa duyarlılığını olumsuz etkiledi. Hindistan’ın önde gelen borsa endeksleri Nifty 50 ve Sensex salı günü düşüş yaşarken, Hindistan rupisi de zayıf bir seyirle açıldı.
ABD-Hindistan gerginliği, Rus petrolünden daha fazlasını içeriyor
Rusya’nın ham petrolü Hindistan için ne kadar önemli?
Enerji danışmanlığı şirketi Kpler’in verilerine göre, Rusya, Hindistan’ın 2025 yılında ithal ettiği yaklaşık 1 milyar varilin %37’sini sağlayan en büyük ham petrol tedarikçisi. Hindistan, 2021’den 2024’e ithalatı %14,5 artarak yaklaşık 1,7 milyar varile ulaşan dünyanın üçüncü büyük ham petrol ithalatçısı.
Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı, Rusya’nın Ukrayna müdahalesinden sonra, 2023’te keskin bir artış gösterdi.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü Trump’ın eleştirilerine yanıt olarak yaptığı açıklamada, “Hindistan, [Ukrayna’da] çatışmanın patlak vermesinden sonra geleneksel tedarik kaynakları Avrupa’ya yönlendirildiği için Rusya’dan ithalata başladı” dedi.
Bakanlığın açıklamasında, “O dönemde ABD, küresel enerji piyasasının istikrarını güçlendirmek için Hindistan’ın bu tür ithalatını aktif olarak teşvik etti” ifadesi yer aldı.
Ancak Barclays, geçen hafta yayınladığı bir notta, indirimli Rus ham petrol ithalatındaki artışın, Hindistan’ın 2024 yılında 186 milyar dolarlık ham petrol ithalat faturasında 7 ila 10 milyar dolar arasında tasarruf sağlamasına yardımcı olduğunu belirtti.
Petrol fiyatları, enerjiye bağımlı Hindistan’da enflasyon gibi önemli ekonomik göstergeleri etkileyerek derin bir etki yaratıyor.
Hindistan Petrol Bakanı Hardeep Singh Puri geçen ay, “Başbakanın taahhüdü Hindistanlı tüketicilere olduğu için, nereden gerekirse oradan alacağız” dedi.
Ancak Hindistan’ın alımlarını çeşitlendirdiğine dair işaretler var.
Barclays notunda, “Şu anda, Rusya’dan yapılan petrol ithalatındaki indirim, Hindistan’ın diğer seçenekleri keşfetmesi için yeterince azaldı. … Ocak-Haziran döneminde Hindistan’ın ABD’den ham petrol ithalatı yıllık bazda %51 artarken, Brezilya’dan ithalatı yıllık bazda %80 arttı” ifadesi yer aldı.
Hindistan’ın Rusya ile genel ilişkileri nasıl?
Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatı dışında da, son üç yıldır Moskova ile yakın ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürdü, hatta Ukrayna konusunda bazı Birleşmiş Milletler kararlarında çekimser kaldı. Modi, Ekim 2024’te BRICS zirvesi sırasında Putin ile yaptığı son görüşmede de dahil olmak üzere, Ukrayna’da barış çağrısında bulundu.
Modi, geçtiğimiz yıl boyunca çatışmaya karşı tutumunu sertleştirdi, Temmuz 2024’te Putin ile yaptığı görüşmede çocukların ölümünü kınadı ve ağustos ayında modern Ukrayna’yı ziyaret eden ilk Hindistan başbakanı oldu.
Yine de, Yeni Delhi ve Moskova’nın Sovyetler Birliği döneminden beri güçlü bağları var.
Enerji ticareti ve onlarca yıllık diplomatik ve kültürel ilişkilerin yanı sıra, Rusya, 2020 ile 2024 yılları arasında Hindistan’ın toplam silah ithalatının %36’sını oluşturan en büyük silah tedarikçisi olmaya devam ediyor.
ABD’nin gümrük vergileri Hindistan ekonomisini nasıl etkileyecek?
Amerika Birleşik Devletleri, 131,84 milyar dolarlık ikili ticaret hacmiyle Hindistan’ın en büyük ticaret ortağıdır. Bu ticaret hacminde Hindistan, yaklaşık 40 milyar dolarlık sağlıklı bir ticaret fazlasına sahip.
Trump’ın pazartesi günkü açıklamasında ayrıntılara yer verilmemesi nedeniyle, ek gümrük vergilerinin etkisinin ne olacağını söylemek zor. Ancak, elektronik bileşenler, tekstil, mücevher ve kuyumculuk gibi sektörlerin ağır darbe alacağı tahmin edilse de, mevcut %25’lik oran Hindistan’ın genel ekonomisine çok büyük bir zarar vermeyecektir.
Goldman Sachs ve Barclays, mevcut verginin Hindistan’ın gayri safi yurtiçi hasılası büyümesini yaklaşık 30 baz puan etkileyebileceğini belirtirken, Jefferies bu etkiyi 25 ila 40 baz puan olarak tahmin etti. Hindistan Merkez Bankası, ekonominin mevcut mali yılda %6,5 büyüyeceğini tahmin ediyor.
Barclays, “Hindistan ekonomisi nispeten kapalı ve büyümenin temel dayanağı iç talep” dedi ve ekledi: “Hindistan ve ABD ticaret anlaşması görüşmelerine devam ettiği için, Hindistan’a uygulanan nihai gümrük vergilerinin açıklanan %25’in altında kalmasını bekliyoruz.”
Trump’ın açıklamaları ABD-Hindistan ilişkileri için ne anlama geliyor?
Modi’nin bu yıl şubat ayında ABD’yi ziyaretinde, Trump’ın onunla ilişkisi diğer dünya liderleriyle olan ilişkilerinden en güçlüsü gibi görünüyordu. Ancak o zamandan bu yana ilişkiler giderek kötüleşti.
İki liderin yakınlığı, Washington’un nisan ayında Trump’ın kapsamlı “Kurtuluş Günü” gümrük vergisi açıklamalarının bir parçası olarak ülkeye %26’lık vergi uygulayacağını duyurmasının ardından yeni bir aciliyet kazanan ticaret müzakereleri için Hindistan açısından olumlu bir işaret gibi görünüyordu. Ancak ABD, Avrupa Birliği ve Japonya gibi önemli ortaklarıyla ve hatta rakibi Çin’le dahi anlaşmaya varırken, Hindistan ile müzakereler sonunda sonuçsuz kaldı.
ABD başkanı, geçen hafta Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, Hindistan’ın Rusya ile ne yapacağı umurunda olmadığını ve ölü ekonomilerini birlikte batırabileceklerini söyledi.
Hindistan hükümet yetkilileri başlangıçta yanıt vermedi, ancak pazartesi günkü açıklamada ülkenin ABD ve Avrupa Birliği tarafından “hedef alındığı” belirtildi. Açıklamada, Avrupa Birliği’nin geçen yıl Rusya ile hala önemli miktarda ticaret yaptığına ve ABD’nin Rus metal, kimyasal ve nükleer malzemelere bağımlı olduğuna dikkat çekildi ve “çifte standart” vurgusu yapıldı.
Yeni Delhi ile Washington arasındaki ilişkiler, öayıs ayında Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle zaten sarsılmıştı. Trump, iki nükleer silahlı ülke arasında ateşkesin sağlanmasında ticaretin bir koz olarak kullanıldığını söyledi. Ancak, Pakistan ile olan toprak anlaşmazlığını iç mesele olarak gören Hindistan, bu iddiayı şiddetle yalanladı.
Hindistan uzun yıllardır Çin’in etkisine karşı Batı tarafından etkili bir denge unsuru olarak görülüyor ve destekleniyordu. Bu durumun kısa vadeli gerginlikler atlatıldıktan sonra devam edeceği düşünülüyor.
Şubat ayında Hindistan ve ABD, işbirliğini sağlamlaştırmak amacıyla 10 yıllık bir savunma ortaklığı anlaşması imzalamayı planladıklarını açıklamışlardı, ancak anlaşma henüz kesinleşmedi.
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı









