Bizi Takip Edin

Diplomasi

Kafkasya’nın makus talihinde yeni fasıl: J.D. Vance’in Bakü ve Erivan çıkarmasından notlar

Yayınlanma

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı J.D. Vance arasında imza edilen Stratejik Ortaklık Şartnamesi, iki devlet arasındaki münasebetleri kuru bir iyi niyet beyanından çıkarıp, kurumsal ve sarsılmaz bir “akid” seviyesine yaşıdı. Bu belge, sadece iki ülkenin birbirine yakınlaşmasını değil, bölgenin NATO eksenininin stratejik yörüngesine kesin bir giriş yapmasını simgeliyor. Bakü’deki Amerikan elçiliğinin de ifade ettiği üzere; Washington, Güney Kafkasya’nın uyuyan devasa potansiyelini bir “kuvveden fiile çıkarma” azmiyle hareket ediyor.

İmzalanan şartname, iki ülke arasındaki işbirliğinin sadece bugününü değil, gelecek on yıllarını da tanzim eden bir belge hükmünde. Belgenin temel sütunları arasında “egemenliğin ve toprak bütünlüğünün” karşılıklı olarak kayıtsız şartsız tanınması yer alıyor. Bu durum, bölgedeki “donmuş ihtilaflar” devrinin kapandığının en üst düzeyden tescili.

Ulaştırma hatlarının geliştirilmesi ve stratejik sektörlerde ortaklık kurulması gibi maddeler, metnin sadece kağıt üzerinde kalmayacağının, sahada devasa bir şantiye yükseleceğinin ve Amerikan sermayesinin Güney Kafkasya’ya hücumunun habercisi.

Lojistik ihtilal: Orta Koridor ve “Trump Rotası”

Şartnamenin somut maddeleri, bölgesel bağlantı yolları üzerine. Burada iki devasa proje ön plana çıkıyor: Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru (Orta Koridor) ve kısa adıyla TRIPP (Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası).

Orta Koridor; Çin’den başlayıp Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya uzanan, Rusya’yı tamamen “baypas eden” bir ticaret şah damarı. 2025 yılı verilerine göre, bu güzergâhtaki yük akışı 2024 yılına nazaran %62 oranında devasa bir artış göstererek 4,5 milyon tona ulaşmıştır. Batılı lojistik şirketleri için bu yol, Rusya üzerinden geçen “Kuzey Yolu”ndan çok daha kârlı ve güvenli bir alternatif hâline geldi. Öyle ki, Çin’den çıkan bir yükün bu güzergâhla sadece 12 günde Avrupa’ya ulaşması hedefleniyor.

Bu devasa ağın en kritik halkası ise Ermenistan topraklarından geçecek olan 44 kilometrelik Zengezur Koridoru. 8 Ağustos 2025 tarihinde Beyaz Saray’da bizzat Donald Trump’ın arabuluculuğuyla sağlanan anlaşma neticesinde, bu koridorun yönetimi 99 yıllığına ABD’ye devredilmişti. “Trump Rotası” olarak adlandırılan bu güzergâh, Nahçıvan ile Azerbaycan ana karasını birbirine bağlayarak Türk cumhuriyetlerinin coğrafi kopukluğuna son verecek veyahut da Rusya’nın güneyden kuşatılmasına neden olacak. 1991’den bu yana rayların söküldüğü bu atıl hat, şimdi bir Amerikan şirketinin kontrolünde, kârın %30’unun Ermenistan’a, %30’unun Azerbaycan’a ve %40’ının ise Amerikalı işletmeciye gideceği bir mülkiyet yapısıyla yeniden inşa ediliyor.[1]

Amerikan sermayesinin Kafkasya’ya hücumu

Şartnamenin iktisadi boyutu, alışılagelmiş ticaret anlaşmalarının çok ötesinde ya da Amerikan sermayesinin Bakü’ye hücumu olarak okunabilir. İki ülke arasında kamu ve özel sektör sermayesinin doğrudan katılımıyla “dijital dönüşüm” planlanıyor. Yapay zekâ, veri işleme merkezleri ve uzay sanayisi gibi ileri teknoloji alanlarında işbirliği öngörülürken, bu süreç ortak araştırma-geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri ve inovasyon platformlarıyla desteklenecek. Ayrıca, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi amacıyla başlatılacak teknik destek süreçleri, Azerbaycan’ın beşeri sermayesini de dönüştürecek.

Enerji güvenliği başlığı altında, Azerbaycan’ın arz güzergâhlarını çeşitlendirmesi ve maden kaynaklarının dünya pazarlarına transit geçişinin desteklenmesi, tek taraflı yaptırımlarla Rusya’dan aldığı petrol ve doğalgazdan büyük oranda vazgeçen Avrupa açısından da hayati. Savunma ve güvenlik alanında ise daha önce benzeri görülmemiş bir yakınlaşma söz konusu; savunma sanayisi ürünlerinin doğrudan satışı, askeri alanda ortak tatbikat ve çalışmalar, siber güvenliğin güçlendirilmesi ve insani mayın temizleme faaliyetleri, Azerbaycan ordusunun “NATO standartlarına” tam uyumunu hedefliyor.

Erivan’da nükleer kopuş: Metsamor’un sonu, Batı’ya bağımlılık

J.D. Vance’in Bakü’den bir gün önce Erivan’a yaptığı ziyaret, Rusya’nın Kafkasya’daki varlığına vurulan en ağır darbe. ABD ile Ermenistan arasında imzalanan sivil nükleer işbirliği anlaşması, Erivan’ın Rusya’yla alan bağlarını kökünden dinamitliyor. ABD, Ermenistan nükleer sektörüne 9 milyar dolara kadar yatırım yapmayı vaat etti. Bu yatırımın temel odağı, Sovyet döneminden kalan ve güvenlik tartışmalarının odağında olan Metsamor Nükleer Santrali’nin (VVER-440 reaktörleri) yerini alacak olan Amerikan tasarımı “küçük modüler reaktörler”dir (SMR).

Metsamor, Ermenistan’ın elektrik ihtiyacının %40’ını karşılıyor olsa da, Rus Rosatom şirketiyle yürütülen bu ortaklık artık Erivan için “stratejik bir yük” olarak anılmaya başlamıştı. Vance, Erivan’daki brifingde 5 milyar dolarlık başlangıç ihracatının ve 4 milyar dolarlık uzun vadeli teknik desteğin yolda olduğunu söylemişti.

Diğer taraftan Rusya’nın büyük umutlarla beslediği “Kuzey-Güney Koridoru” projesi, Zengezur’un Amerikan kontrolüne geçmesiyle adeta kadük kaldı. Moskova, başlangıçta bu koridorun kontrolünün kendi sınır muhafızlarında olmasını hayal etmiş, ancak 2025 Ağustos’unda Washington’da imzalanan o bildiriyle bu plan suya düştü.

Rusya’nın bugünkü mağlubiyetinin kökleri 2004 yılındaki Acaristan krizine ve sonrasındaki mütereddit tavırlara uzanıyor. 2004’te Saakaşvili’nin Acaristan’ı ele geçirmesine sessiz kalanlar, Batum’daki 12. Askeri Üssü’nü koruyamayanlar, bugün Karabağ ve Zengezur üzerindeki etkilerini de tamamen kaybettiler. Burası Gürcistan’ın güneybatısında, Türkiye sınırında yer alan özerk bir bölge. 1990’lardan 2004’e kadar bölgeyi yöneten Aslan Abaşidze, merkezi Tiflis hükümetinden bağımsız, Rusya yanlısı feodal bir yönetim kurmuştu. 2003’teki Batı destekli “Gül Devrimi” ile Gürcistan’da iktidara gelen Mihail Saakaşvili, 2004’te Acaristan üzerinde merkezi otoriteyi yeniden sağladı ve Abaşidze Rusya’ya iltica etmek zorunda kaldı.

Eğer Rusya o dönemde daha cevval bir diplomatik ve askeri hat izleseydi, bugün ne 2014 Meydan olayları yaşanır ne de Kafkasya bu denli Batı eksenine kayardı. 1940’ta İngiliz ve Fransızların Bakü’yü bombalama planları (Operation Pike) nasıl bir tehdit idiyse, bugün bölgeye yerleşen Amerikan özel askeri şirketleri de Rusya ve İran için aynı derecede “korkunç” bir güvenlik açığı.[2]

8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da atılan imzalar, 2026 yılının başında meyvelerini vermeye başladı. 224 kilometrelik Kars-Dilucu demiryolu hattının inşasına Kalyon İnşaat tarafından başlanmış, Azerbaycan ise Horadiz-Ağbend hattını tamamladı. Bölgeye yerleşecek olan 1000 kişilik Amerikan özel askeri gücü, muhtemelen çok daha büyük askeri üslerin, hava savunma sistemlerinin ve radar ağlarının öncüsü.

Moskovskiy Komsomolets‘te geçen aylarda yer alan; Rus siyasetçi ve diplomat Nikolay Platonkin’in ifadelerine başvurmak burada faydalı olabilir. Azerbaycan’ın Rusya’ya yönelik tutumunun yeni olmadığını, bunun on yıllardır süren ve Moskova’nın görmezden gelmeyi tercih ettiği bir politikanın sonucu olduğunu kaydeden Platonkin’e göre, Moskova ile Bakü arasındaki mevcut durum, “saygın bir ailenin reisinin aslında yıllardır gizli bir ikinci hayatı olan bir mafya lideri olduğunun ortaya çıktığı tipik bir Türk dizisi senaryosunu” andırıyor.

1998-2003 yılları arasında Rusya Dışişleri Bakanlığı’nda Ermenistan masası şefi olarak görev yapan Platonkin, Rusya’nın Azerbaycan konusunda Gürcistan’da yaptığı hatanın aynısını yaptığını belirtti.

Platonkin, “Aşırı milliyetçi Ebulfez Elçibey’in yerine Haydar Aliyev iktidara geldiğinde Moskova’da herkes sevindi. Ancak tüm bu süre boyunca Azerbaycan’ın dış politikası değişmez bir şekilde Rusya karşıtıydı. BDT içinde en başından beri iki grup vardı: Biri entegrasyonu isteyenler (Belarus, Ermenistan, Orta Asya), diğeri ise Rusya karşıtı olup Batı ile ilişkileri güçlendirmek isteyenler. Bu ikinci grup GUAM (Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan, Moldova) adlı birliği kurdu. Azerbaycan her zaman bu gruba dâhildi” dedi.

Platonkin’e göre Azerbaycan’ın bugüne kadar NATO’ya girmemesinin sebebi isteksizliği değil, Karabağ sorunu nedeniyle kabul edilmemesiydi. Diplomat, Bakü’nün Batı yardımıyla Hazar Denizi’nin enerji kaynaklarını Rusya’yı baypas edecek şekilde ihraç etmek için altyapı kurduğunu ve Rusya için hayati önemdeki Gebele Radar İstasyonu’ndan fahiş kira bedelleri talep ederek sonunda Moskova’yı oradan çıkmaya zorladığını hatırlattı.

Ermenistan’ın ise aksine her zaman sadık bir müttefik olduğunu savunan Platonkin, şu iddialarda bulundu:

“Ermenistan ile ortak hava savunma sistemimiz var. Ermeniler, borçlarına karşılık savunma sanayii tesislerini bize devretti. Ermenistan’ın tüm enerji sektörü Rusya tarafından özelleştirildi. Sovyet döneminde inşa edilen ve ülkenin elektriğinin yarısını üreten Ermenistan Nükleer Santralini Batı’nın kapatma taleplerine rağmen biz kurtardık. Hatta bir dönem Erivan’ın, Moskova’nın ödeme yapmadığı bir zamanda üssün kalması için Rus asker ve subaylarına kendi bütçesinden maaş ödediği dahi oldu.”

Zengezur koridorunun ABD kontrolüne verilmesi planının yeni olmadığını, 2001’de Key West’te dönemin liderleri Robert Koçaryan ve Haydar Aliyev arasında benzer bir planın imzalandığını ancak Rusya’nın bunu engellediğini iddia etti.

Platonkin, “NATO zaten Hazar’da. Azerbaycan askeri olarak Türkiye’nin bir parçası, Türkiye de bir NATO ülkesi. Bizde ise hâlâ ‘İngiltere Hazar’a sızmak istiyor’ diye mırıldanıyorlar. Çoktan oradalar! Azerbaycanlı işçilerin ülkelerine gönderdiği paralara Trump’ın Meksikalılara yaptığı gibi vergi koyalım. Bakalım o zaman bize nasıl davranacaklar” diyerek ekliyor.


Notlar:

[1] Dünyada demiryolu hatlarında raylar arasındaki mesafe standart değildir. 1435 mm (Standart Hat): Türkiye, Avrupa’nın büyük kısmı, ABD ve Çin’de kullanılır. 1520 mm (Rus Hattı): Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde (Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan vb.) kullanılır. Bu fark, trenlerin sınırlarda beklemesine ve vagonların tekerlek takımlarının (boji) değiştirilmesine neden olduğu için lojistik bir engel (darboğaz) oluşturur.

[2] 1940 İngiliz-Fransız Bakü Bombardıman Planı (Operation Pike): II. Dünya Savaşı’nın başlarında (Almanya’nın henüz SSCB’ye saldırmadığı, aksine saldırmazlık paktı imzaladığı dönem), İngiltere ve Fransa’nın hazırladığı gizli askeri plandır. Müttefikler, Sovyet petrolünün Nazi Almanyası’na akışını kesmek için Bakü’deki petrol sahalarını bombalamayı planlamışlardır. Almanya’nın Fransa’yı işgal etmesiyle plan rafa kalkmıştı.

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English