Bizi Takip Edin

Rusya

Kremlin: İran’ın kaderine sadece kendi halkı karar verir

Yayınlanma

Kremlin, ABD’nin İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılarını “bölgedeki gerilimin yeni bir tırmanışı” olarak nitelendirerek kınadı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın “rejim değişikliği” çağrısına yanıt vererek, İran’ın kaderine yalnızca kendi halkının karar verebileceğini belirtti.

Kremlin, ABD’nin 22 Haziran’da İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerine yönelik saldırılarını “bölgedeki gerilimin yeni bir tırmanışı” olarak nitelendirerek kınadığını açıkladı.

Vedomosti gazetesinin aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da “rejim değişikliği” yapılması gerektiği yönündeki açıklamasına da yanıt vererek, bir ülkenin yönetiminin kaderine üçüncü devletlerin değil, yalnızca o ülkenin halkının karar verebileceğini vurguladı.

Trump’tan ‘rejim değişikliği’ çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Siyasi olarak ‘rejim değişikliği’ terimini kullanmak doğru değil, ancak mevcut İran rejimi İran’ı yeniden büyük yapamıyorsa, neden rejim değiştirilmesin?” ifadelerini kullanmıştı.

Kremlin Sözcüsü Peskov, bu açıklamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Trump arasında bir temasın, devlet başkanlarının bunu uygun görmesi hâlinde mümkün olabileceğini ancak şu an için bu yönde bir plan bulunmadığını ekledi.

‘Bölgede yeni bir gerilim tırmanışı’

Peskov, düzenlediği basın toplantısında ABD’nin saldırılarını kınadıklarını belirterek, “Bu, bölgedeki gerilimin yeni bir tırmanışıdır ve elbette bunu kınıyor, bu konuda derin üzüntümüzü ifade ediyoruz,” dedi. Sözcü, çatışmaya katılanların sayısının arttığına dikkat çekti.

Saldırıların nükleer tesisler üzerindeki sonuçlarının ve radyasyon sızıntısı tehdidi olup olmadığının henüz netleşmediğini belirten Peskov, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) şu an için radyoaktif kirlenme belirtisi tespit etmediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da 22 Haziran’da yaptığı açıklamada, egemen bir devletin topraklarına yönelik saldırıların, BM Şartı ve Güvenlik Konseyi kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğunu vurguladı.

Bakanlık, radyolojik nitelikte olası ciddi sonuçlar konusunda uyarıda bulunarak, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) ve UAEA’nın denetim sisteminin itibarına önemli ölçüde zarar verildiğini belirtti.

İran’dan misilleme yemini

İran-İsrail savaşı, 13 Haziran’da İsrail’in İran’a saldırması ve Tahran’ın misilleme saldırıları başlatmasıyla tırmanmıştı. ABD’nin 22 Haziran’da çatışmaya dahil olmasıyla kriz yeni bir boyut kazandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde, Washington’un saldırılar nedeniyle bir yanıt alması gerektiğini söyledi.

Pezeşkiyan, ABD’yi nükleer program müzakereleri sırasında barışçıl çözümden bahsederken samimiyetsiz davranmakla suçladı.

Tesnim ajansının haberine göre, İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, ABD’nin saldırıları ve İsrail’e verdiği destek nedeniyle cezalandırılacağı sözünü verdi.

İran’a destek sinyali

Sözcü Peskov, Rusya’nın İran’a ne gibi bir yardımda bulunabileceği sorusuna, bunun Tahran’ın ihtiyaçlarına bağlı olduğu yanıtını verdi.

Peskov, “Arabuluculuk çabalarımızı teklif ettik. Bu somut bir adım. Pozisyonumuzu açıkladık, bu da İran tarafına yönelik önemli bir destek göstergesidir,” diye konuştu.

Rusya, Çin ve Pakistan, BM Güvenlik Konseyi’ne sundukları ortak karar taslağında İran’a yönelik saldırıları kınadı.

Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 19 Haziran’da yaptığı bir açıklamada, Moskova’nın Tahran’a hava savunma sistemleri alanında işbirliği teklif ettiğini ancak o dönemde İran tarafının ilgi göstermediğini belirtmişti.

İki ülke arasında ocak ayında imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın savunma alanıyla ilgili maddeler içermediği, ancak taraflardan birine saldırı olması durumunda diğerinin saldırgana askeri veya başka bir yardımda bulunmamasını öngördüğü biliniyor.

Peskov ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının Rusya-ABD diyaloğunu etkilemeyeceğini belirterek, “Bunlar bağımsız süreçler,” diye ekledi.

İran ABD’yi vurursa İngiltere ne yapacak?

Ukrayna’da esir takası devam ediyor

Peskov, başka bir konuda ise Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik uzmanlar düzeyinde çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Moskova ile Kiev arasında İstanbul’da yapılan ikinci tur müzakerelerde varılan anlaşmaların uygulandığını belirten Peskov, esir ve hayatını kaybeden askerlerin cenazelerinin takasının devam ettiğini söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı, 2 Haziran’da Türkiye’de yapılan görüşmelerde Ukrayna’ya 6 bin askerin cesedinin teslim edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını doğrulamıştı.

Taraflar ayrıca tüm ağır yaralı ve hasta esirler ile 25 yaş altı genç askerlerin takası konusunda da mutabık kalmıştı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English