Bizi Takip Edin

Rusya

Lavrov: İran-İsrail ateşkesinin kalıcılığını konuşmak için erken

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batı’nın Ukrayna’ya yönelik yaklaşımlarının sürekli değiştiğini ve bunun ilk planlarının başarısızlığını gösterdiğini söyledi. Lavrov, Moskova’nın ilişkileri yeniden kurmak için Batılı ülkelerden teklif bekleyeceğini belirtirken, İran-İsrail ateşkesinin kalıcılığı konusunda ise temkinli konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Primakov Okumaları uluslararası forumunda yaptığı konuşmada, Batılı liderlerin Ukrayna konusundaki yaklaşımlarının sürekli değiştiğini ve bunun ilk planlarının başarısızlığını yansıttığını ifade etti.

Lavrov, Moskova’nın ilişkileri düzeltmek için Batı’dan teklif bekleyeceğini belirtirken, İran ile İsrail arasındaki ateşkesin kalıcılığı hakkında kesin yorum yapmak için henüz erken olduğunu vurguladı.

Batı’nın sloganları ‘stratejik yenilgiden’ koşulsuz ateşkese evrildi

Lavrov, askeri müdahalenin başlangıcında Batı’nın “Rusya’ya savaş alanında stratejik bir yenilgi yaşatma” gerekliliği konusunda histerik bir şekilde bağırdığını hatırlattı.

Zamanla bu sloganın değiştiğini ve “Rusya, Ukrayna’da kazanmamalı” şeklinde ifadelere dönüştüğünü belirten Lavrov, gelinen noktayı şu sözlerle özetledi:

“Şimdi ise ön koşulsuz derhal ateşkes talep ediyor, rica ediyor, hatta yalvarıyorlar. Bu, Vladimir Zelenskiy’in birkaç yıl önce savaş alanında stratejik yenilgi sloganı altında yaşarken ve çalışırken kategorik olarak reddettiği şeyin ta kendisi.”

Bakan, Batı’nın strateji ve taktiğinin fiyaskosunun aşikâr olduğunu ancak “Avrupa’nın hâlâ çabalamaya devam ettiğini” kaydetti.

Avrupa müzakere istiyor

Mayıs ayında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Kiev ve müttefikleri tarafından önerilen 30 günlük ateşkesin ardından Avrupalı ülkelerin İstanbul’da yapılması muhtemel Rusya-Ukrayna müzakerelerinde temsil edilmek istediklerini bildirmişti.

Barrot, Moskova’nın ateşi kesmeyi reddetmesi durumunda ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya üzerindeki baskıyı artırmasını ve geniş çaplı yaptırımlar uygulamasını beklediklerini ifade etmişti.

Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump, defalarca yeni Rusya karşıtı yaptırımlardan kaçındığını, bunun sebebinin ise anlaşmaya yakın olduğuna inandığı barış görüşmelerini tehlikeye atmamak olduğunu belirtmişti.

20 Haziran’da Trump, Senatör Lindsey Graham’ın Ukrayna ziyareti sırasında Rusya’dan gelen enerji kaynaklarına yüzde 500’lük ikincil gümrük vergisi getirilmesini öngören bir yasa tasarısını senatoda ilerletme niyetine ilişkin açıklamaları üzerine, ifadelerin daha dikkatli seçilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise 10 Haziran’da yaptığı açıklamada, Avrupa ile gelecekteki anlaşmalar için herhangi bir ortak zemin bulunmadığını söylemişti. Peskov, bunun nedenini Avrupa’nın “şimdilik savaşa odaklanmış olması” ve Rusya ile ortak zemin arama niyetine dair sinyal vermemesi olarak açıklamıştı.

‘Hatalarını anladıklarında tekliflerle gelsinler’

Lavrov, mevcut “uluslararası küstahlık” sona erdiğinde Rusya’nın ilişkileri yeniden kurmak için Batılı ülkelerden teklif beklediğini de dile getirdi.

Birçok ülkenin kendi halklarının zararına olacak şekilde Rusya ile ilişkilerini kestiğini ve devasa mali ve itibari kayıplara uğradığını savunan Lavrov, “Bırakalım onlar, hatalarını anladıklarında bize gelsinler ve tekliflerini söylesinler, biz de kendi çıkarlarımıza göre karar veririz,” diye konuştu.

İran, Rusya’dan ne istedi?

‘İran-İsrail ateşkesi için konuşmak erken’

Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Lavrov, İran ve İsrail arasında varılan ateşkesin sağlamlığı hakkında nihai sonuçlar çıkarmanın bu aşamada erken olacağını söyledi.

Gelen bilgilere göre ABD’nin İsrail’i ateşkese ikna ettiğini, Katar’ın da Tahran ile müzakerelerde benzer bir rol oynadığını belirten Lavrov, ateşkes ilanından sonra her iki taraftan da roket saldırılarının devam ettiğine dair haberler geldiğini vurguladı.

Lavrov, “Şu anda olan bitenin tam bir resmini oluşturmak çok zor, bilgiler parçalı geliyor. Aceleci değerlendirmeler yapmamak gerek,” ifadelerini kullandı.

Moskova’nın gerilimi düşürmeye yönelik her türlü adımı desteklediğini ve uzun vadeli bir ateşkes umduğunu belirten bakan, “Ama biz barıştan yanayız,” diye ekledi.

24 Haziran’da Türkiye saatiyle 08.08’de ABD Başkanı Donald Trump, İran ve İsrail arasındaki ateşkesin yürürlüğe girdiğini duyurmuştu.

Trump, bu açıklamadan önce tarafların “tam bir ateşkes için tam bir anlaşmaya” vardığını söylemişti. İran medyası da ateşkesin yürürlüğe girdiğini doğrulamıştı.

Ancak İsrail saatiyle 10.58’de Savunma Bakanı İsrail Katz, İran’ın ateşkes anlaşmasını iki balistik füze fırlatarak ihlal ettiğini açıkladı.

Katz, İsrail ordusuna “İran’ın ateşkes ihlaline, Tahran’ın kalbindeki rejim hedeflerine yoğun saldırılarla kararlı bir şekilde yanıt vermesi” talimatını verdiğini duyurdu.

Rusya

Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.

İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.

Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.

Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.

Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.

Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor

Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.

Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.

Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.

Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.

Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.

Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.

Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.

Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.

Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.

Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.

Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.

Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.

İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.

Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi

Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.

Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.

Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.

Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.

Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.

Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.

Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.

Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.

Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.

Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Yayınlanma

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.

Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.

Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.

Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.

Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor

Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.

Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.

İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.

Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English