Rusya
Lavrov: Rusya için göçmen sayısını azaltmak kârlı değil

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Özbekistan ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, ülkedeki işgücü açığı nedeniyle göçmen sayısını azaltmanın Rusya’nın çıkarlarına hizmet etmeyeceğini belirtti. Lavrov, kalkınma planlarının gerçekleşmesi için göçmen işgücünün önemine dikkat çekerken, göçmenler arasında suç eğilimlerinin oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Özbekistan ziyaretinin ardından düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki işçi göçmenlerin sayısını azaltmaya yönelik tedbirlerin Rusya’nın çıkarlarına uygun olmayacağını, ancak “suç eğilimlerinin” oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
TASS ajansının aktardığına göre Lavrov, mevcut işgücü açığı göz önüne alındığında, işçi göçmenlerin sayısını azaltmaya yönelik tedbirlerin Rusya’daki kalkınma planlarını “daha az gerçekçi hale getirebileceğini” kaydetti.
“Ancak sorunun ikinci kısmı da Rus yasalarına uyulması ve işçi göçmenler arasında suç eğilimlerinin oluşmasına izin verilmemesi,” diye belirten bakan, “Bu tür vakalarla karşılaşılıyor,” diye ekledi.
Geçen yılın mayıs ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Özbekistanlı mevkidaşı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı görüşmelerin ardından, Moskova’nın Taşkent ile tüm güncel göç konularında işbirliğine hazır olduğunu belirtti.
Putin, Rusya’da bulunan yaklaşık 1 milyon Özbekistan vatandaşına insana yakışır çalışma koşulları sağlanacağını vaat etti.
Rusya İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılının başından bu yana kolluk kuvvetleri 1374 sahte göç belgesi vakası tespit etti.
Bu rakam, 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 41,6 daha yüksek.
Şubat ayında İçişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gorovoy, şu anda Rusya topraklarında yaklaşık 670 bin yasa dışı göçmen bulunduğunu söyledi. Bunların büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.
2024 baharından bu yana Rusya’da göç politikasında yeni bir sıkılaştırma dalgası başladı.
Bir dizi Rusya oblastı, göçmenlerin eğitim ve sağlık alanlarındaki görevlerde çalışmalarını yasaklamak dahil olmak üzere göçmenlerin çalışmasına kısıtlamalar getirdi.
Ayrıca, 5 Şubat 2025’ten itibaren Rusya’da “kontrol altındaki kişiler sicili” adı verilen bir içişleri veri tabanı faaliyete geçti.
Bu veri tabanına Rusya’da yasa dışı olarak bulunan yabancıların bilgileri kaydediliyor.
Sicilde yer alan yabancılar için özel bir sınır dışı etme rejimi uygulanıyor ve belirli hak ve özgürlüklere kısıtlamalar getiriliyor.
Örneğin, evlilik akdi yapma veya feshetme, araç kaydı yapma ve kullanma yasakları bulunuyor.
Yabancılar ve belgesiz göçmenler, Rusya’daki kalışlarını 30 Nisan’a kadar yasallaştırmak zorunda, aksi takdirde ülkeyi terk etmek durumunda kalacaklar.
Fakat 21 Nisan’da Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı, Rus tarafıyla yapılan görüşmeler sonucunda bu sürenin 10 Eylül’e kadar uzatılacağının vaat edildiğini bildirdi.
1 Nisan’dan itibaren göçmen çocukları okula kabul edilmeden önce Rusça bilgisi testine tabi tutulmaya başlandı. Sınav sözlü ve yazılı formatta yapılacak.
Birinci sınıf öğrencileri istisna tutulacak; onlar için sadece sözlü kısım uygulanacak.
Çocuk testi geçemezse, eğitime kabul edilmeyecek. Sınava üç ay sonra tekrar girilebilecek.
Rusya
İran riyali ABD baskısı karşısında tarihi dip seviyeye geriledi

İran riyali, ABD yönetiminin devreye soktuğu kapsamlı ekonomik baskı ve tecrit adımlarının ardından serbest piyasada dolar karşısında tarihi dip seviyeye geriledi. Washington yönetimi Tahran’ın ana limanlarını, ticaret ortaklarını ve petrol ihracatını hedef alırken BAE de mali işlemleri askıya aldı.
İran ulusal para birimi riyal, Washington yönetiminin ekonomik baskıyı artırmasının ardından serbest piyasada dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.
Bloomberg’in serbest piyasa verilerine dayandırdığı habere göre, İran’daki serbest piyasa döviz kurlarını izleyen Bonbast internet sitesinde riyal, 23 Ağustos Pazar günü, 21 Ağustos Cuma günkü kapanışa kıyasla yüzde 4,6 değer kaybederek 1 dolar karşısında 1 milyon 992 bin riyal seviyesine indi.
Bir diğer gayriresmi izleme platformu olan TGJU ise pazar günü kurun 1 dolar karşısında 2 milyon riyal sınırını aştığını, ancak seans kapanışına doğru bir miktar gerilediğini bildirdi.
İran para birimi üzerindeki baskı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Tahran’a yönelik “benzeri görülmemiş bir ekonomik tecrit” sürecinin başladığını duyurmasının ardından hız kazandı.
Washington yönetimi; Tahran’ın kalan az sayıdaki ticaret ortağına yönelik tehditler savurarak, Basra Körfezi’ndeki ana limanlarını abluka altına alarak ve ülkenin en kritik döviz kaynağı olan petrol ihracatını kısıtlayarak İran’ı tamamen yalnızlaştırmayı hedefliyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkenin ham petrol ihracatının “neredeyse tamamen durduğunu” açıkladı.
Bununla birlikte Tahran’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ikinci bir duyuruya kadar İran ile yürütülen tüm mali operasyonları askıya aldığını bildirdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen stratejiye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Amacımız, İran tamamen yapayalnız kalana dek onu ayakta tutan bütün ekonomik damarları kesmektir” ifadelerini kullandı.
Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü şafak vakti itibarıyla İran için ekonomik bir “D-Day” (Normandiya Çıkarması) başladığını belirterek, bunun bir hasma karşı bugüne kadar organize edilmiş en büyük finansal taarruz olduğunu söyledi.
İran’ın ekonomi gazetesi Donya-e Eqtesad’da yer alan bilgilere göre riyaldeki sert düşüş; döviz transferlerindeki aksamalar ve ihracattaki gerilemenin, ithalat talebindeki artış ve yükselen enflasyon beklentileriyle aynı döneme denk gelmesinden kaynaklandı.
İran petrolünün büyük kısmını satın alan Çin ise ABD’nin Tahran üzerindeki ekonomik baskısının sonuç vermeyeceğini savunarak anlaşmazlığın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlete ait İttilaat gazetesinde yayımlanan yazısında çok kutuplu mekanizmalara işaret etti.
Arakçi, “Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS grubu gibi yapıların, güç tekelini kırmak ve daha adil bir uluslararası düzene ilerlemek adına etkili araçlar olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak İran’ın bu fırsatları azami ölçüde kullanma kararlılığında olduğunu vurguladı.
İran riyali, Ortadoğu’daki gerilime paralel olarak şubat sonundan bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart ayı sonunda ABD’nin İran petrolünün satışına kısmen izin verme kararı almasıyla riyal yüzde 6,7 değer kazanarak 1 dolar karşısında 1 milyon 559 bin seviyesine yükselmişti.
Ancak nisan ayı sonunda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine para birimi 1 dolar karşısında 1,8 milyon riyale gerileyerek o dönemin en düşük seviyesini görmüştü.
Haziran ayı ortasında İran ve ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Söz konusu mutabakat, ateşkes sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılmasını öngörüyordu.
Buna karşın taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar devam etti. Sürecin ardından Tahran yönetimi, Washington’ın taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürdü ve ABD bölgeye müdahalesine son verene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın süreceğini, savaş nedeniyle “tek bir damla” petrolün dahi geçişine izin verilmeyeceğini ilan etti.
Rusya
Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.
İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.
İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.
Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.
Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.
Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.
Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.
O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.
Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.
Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.
Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor
Rusya
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.
S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.
Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.
S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.
Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.
Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.
Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.
Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.
İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.
Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor












