Bizi Takip Edin

Amerika

Mahkeme, ABD’nin BM Raportörü Albanese’ye yönelik yaptırımlarını durdurdu

Yayınlanma

ABD’de federal mahkeme, Birleşmiş Milletler Raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımların uygulanmasını geçici olarak durdurdu. Yargıç Richard Leon, yaptırımların doğrudan Albanese’nin İsrail’e yönelik eleştirilerini hedef aldığını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti.

ABD’de federal bir hakim, Çarşamba günü aldığı kararla, Trump yönetiminin Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımları uygulamasını geçici olarak engelledi.

Çalışmaları son dönemde İsrail ordusunun Gazze’deki soykırımına odaklanan Albanese, 2025 yılından bu yana ABD yaptırımlarıyla karşı karşıyaydı.

Bölge Yargıcı Richard Leon, Temmuz 2025’te yürürlüğe giren tedbirlerin, Albanese’nin İsrail’i eleştiren konuşmalarını doğrudan hedef aldığını belirtti. Leon, bu durumun muhtemelen Birinci Değişiklik kapsamındaki ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiği sonucuna vardı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin açıklama taleplerine henüz yanıt vermedi ancak daha önce yaptırımları “yasal ve uygun” olarak nitelendirmişti.

Bakanlık sözcüsü Şubat ayında yaptığı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, uzun süredir rolüne uygun olmadığını gösteren taraflı ve kötü niyetli faaliyetlerini kınamaya ve bunlara karşı çıkmaya devam edecektir. Bu davanın kendisi temelsiz bir hukuk savaşıdır ve Albanese bir utanç kaynağıdır” ifadelerini kullanmıştı.

İtalyan hukukçu Francesca Albanese, 2022 yılından bu yana Filistin toprakları için BM Raportörü olarak görev yapıyor. İsrail’i Gazze’de “soykırım” yapmakla ve insan haklarını ihlal etmekle suçlayan Albanese, aralarında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu bazı İsrailli yetkililerin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yargılanmasını tavsiye etmişti.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 2025 yılında yaptırımları açıklarken, Albanese’nin “pervasız bir antisemitizm sergilediğini, terörizme destek verdiğini; ABD, İsrail ve Batı’ya karşı açık bir nefret beslediğini” iddia etmişti.

Rubio ayrıca, raportörü ABD ve İsrail vatandaşlarını “soruşturma, tutuklama, gözaltına alma veya yargılama” çabaları kapsamında UCM ile doğrudan iş birliği yapmakla suçlamıştı.

Albanese’nin eşi Massimiliano Cali, Şubat ayında kendisi, eşi ve çocuğu adına dava açarak yaptırımların ifade özgürlüğünü çiğnediğini savunmuştu. Eski Başkan George W. Bush tarafından atanan Yargıç Leon, 26 sayfalık gerekçeli kararında Rubio’nun ifadelerine dikkat çekti.

Yargıç Leon kararında, “Eğer Albanese bunun yerine ABD ve İsrail vatandaşlarına karşı UCM eylemine karşı çıksaydı, 14203 sayılı Başkanlık Kararnamesi kapsamında hedef alınmayacaktı. Dolayısıyla Albanese’nin yaptırım listesine alınmasının etkisi, onaylanmayan bir ifadeyi ‘cezalandırmak’ ve bu yolla ‘bastırmak’ olmuştur” dedi.

Leon ayrıca, ABD dışında ikamet etmesine rağmen Albanese’nin Birinci Değişiklik talebinde bulunabilmek için ülke ile yeterli “önemli bağlara” sahip olduğunu kaydetti.

Raportör suçlamaları reddediyor

Albanese’nin muhalifleri onu İsrail konusunda Hamas’ın söylemlerini tekrarlamakla suçlarken, raportör terör gruplarına destek verdiği iddialarını reddetti ve İsrail’e yönelik eleştirilerinin antisemitizmle eş tutulmasını kabul etmedi.

Reuters’a verdiği mülakatta Albanese, “Bu tür suçlamalar, Yahudileri en az Filistinliler veya kendi vatandaşları kadar önemseyen kişiler tarafından konfeti gibi etrafa saçılıyor. Antisemitizm gerçektir ve İsrail devletine yönelik meşru eleştirilerle hiçbir ilgisi yoktur” dedi.

Yaptırımların hem kişisel hem de profesyonel yaşamını önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Albanese, süreçteki zorlukları şu sözlerle aktardı:

“Etkinliklere katılırken kimliğimi gizlemek zorunda kalıyorum; otel şirketi bir ABD kuruluşuyla bağlantılıysa rezervasyonumu reddediyorlar. Bu çok utanç verici ve aşağılayıcı. Kredi kartı sahibi olamamak, borç almak zorunda kalmak, birikimlerime ve kazancıma erişememek, üstelik artık çalışamıyor olmak… Çünkü ödemeyi nasıl alacağım? Bu gerçekten talihsiz bir durum.”

Amerika

SpaceX hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybetti

Yayınlanma

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri, şirketin tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurmasının ardından bir günde yüzde 10 değer kaybetti. Şirketin piyasa değeri yaklaşık 225 milyar dolar gerilerken, en az 20 milyar dolarlık tahvil ihracıyla köprü kredinin kapatılması hedefleniyor.

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybederek 166,17 dolara geriledi.

The Wall Street Journal gazetesinin aktardığı gelişmeyle birlikte, şirketin piyasa kapitalizasyonu yaklaşık 225 milyar dolar azaldı.

Bloomberg’in haberine göre SpaceX, 22 Haziran’da tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurdu. Şirketin, mevcut bir köprü krediyi kapatmak amacıyla en az 20 milyar dolar değerinde borç senedi ihraç etmesi bekleniyor.

Sürece yakın bir kaynağın aktardığı bilgilere göre, aralarında Goldman Sachs Group Inc. şirketinin de bulunduğu aracı bankalar, pazartesi günü yatırımcılarla telefon konferansları düzenleyecek. Bu görüşmelerin ardından, vadeleri 5 ila 30 yıl arasında değişen tahvillerin satışının gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

SpaceX’in tahvil ihracına ilişkin hazırladığı ve Bloomberg tarafından incelenen memorandumda şirketin hedefleri şu ifadelerle yer aldı:

“Misyonumuz, evrenin gerçek doğasını anlamak, bilincin ışığını yıldızlara yaymak ve yaşamın birden fazla gezegende var olması için gerekli sistem ve teknolojileri yaratmaktır.”

Haziran ayında gerçekleştirdiği halka arz sürecinde 85 milyar dolardan fazla kaynak yaratan SpaceX’in piyasa değeri, halka arzın ardından 2,9 trilyon doları aşmıştı.

Bu yükselişle bir süreliğine Microsoft ve Amazon’u geride bırakarak dünyanın en değerli ilk dört halka açık şirketi arasına giren SpaceX’in piyasa değeri, o dönem ulaştığı haftalık zirve noktasına göre yaklaşık 550 milyar dolar gerilemiş oldu.

İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak

Okumaya Devam Et

Amerika

Kolombiya Devlet Başkanı: İsrail seçimlere müdahale etti

Yayınlanma

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu savunan Petro, oyların tüm sandıklarda yeniden sayılmasını talep etti.

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Petro, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu ve bunun sisteme dışarıdan müdahale edildiğini gösterdiğini savundu.

Petro, yazılımın güvenlik açığına ilişkin ilk uyarıyı 2018 yılında yaptığını belirtti. Danıştay’ın o dönem aldığı karar uyarınca yazılımın kamuya açık bir sistemle değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Petro, uzman denetimi talep ettiğini ancak seçim kayıt yetkilisinin buna izin vermediğini söyledi.

Kolombiya Devlet Başkanı, “Bugün Ulusal Seçik Kaydı’na ait birkaç sunucunun IP adreslerinin değiştiğine dair kanıtımız var. Bu, yazılımın ele geçirildiği ve sandık verilerini başka birinin kaydettiği anlamına geliyor. Dünyada bunu yapabilecek tek ülke İsrail devletidir” ifadelerini kullandı.

Petro, seçim yazılımına yönelik uzman incelemesi yapılmasını ve tüm sandıklardaki oyların yeniden sayılmasını talep etti.

Halka sükunet ve soğukkanlılık çağrısında bulunan Petro, vatandaşların gerçek iradesini yansıtan titiz ve doğru bir sayım yapılmasını sağlamak gerektiğini vurguladı.

İlk sonuçlara göre Kolombiya’da sağcı aday De la Espriella başkan seçildi

BlackCore soruşturmaları

Seçimlere müdahale iddiaları daha önce İsrailli BlackCore şirketine yöneltilmişti. Reuters’ın Mayıs ayı sonunda bildirdiğine göre Paris Savcılığı, mart ayında yapılan yerel seçimlerde Boyun Eğmeyen Fransa partisinden üç adayın mağdur olduğu müdahale vakasına ilişkin soruşturma başlatmıştı.

Fransa’nın yabancı müdahaleyle mücadele birimi Viginum, söz konusu operasyonun arkasında kendisini “etki, siber teknoloji ve teknoloji alanında elit şirket” olarak tanımlayan İsrailli BlackCore’un bulunduğu sonucuna varmıştı.

Viginum, 12 Haziran’da yaptığı açıklamada BlackCore’un başka ülkelerdeki benzer operasyonlarla da bağlantılı olduğunu bildirdi. Birim, şirketin 2025 yılında İskoçya seçimleri ve New York belediye seçimleri sırasında da faaliyet gösterdiğini, ayrıca Angola ve Togo’da “dijital müdahale” operasyonları yürüttüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Küresel tahmin piyasaları devasa boyutlar kazandı

Yayınlanma

İnsanların gerçek dünyadaki olayların sonuçları üzerine bahis yapmalarına olanak tanıyan tahmin piyasaları, son birkaç yılda popülaritesinde patlama yaşadı.

Görünüşe göre pek çok kişi, seçimler, Kuala Lumpur’daki hava sıcaklığı ve Elon Musk’ın bir hafta içinde ne sıklıkla tweet atacağı gibi konularda bahis yapmak için can atıyor.

Kalshi, ABD tahmin piyasasının %90’ından fazlasını kontrol ediyor ve yıllık geliri 1,5 milyar doları aşıyor.

Pew Araştırma Merkezi’nin dijital varlık şirketi The Block’tan elde ettiği verileri analizine göre, Kalshi ve diğer büyük oyuncu Polymarket’e bakıldığında, bu iki şirketin toplam küresel işlem hacmi şu şekildeydi: Eylül 2025’te 4,5 milyar dolar; Nisan 2026’da 24 milyar dolar civarında.

Kalshi ve Polymarket’in milyonlarca kullanıcısı var fakat sadece çok küçük bir yüzde büyük kazanç elde ediyor.

Örneğin Wall Street Journal’ın yaptığı bir analizde şunlar ortaya çıktı:

  • Polymarket’in kârının yüzde 67’si, hesapların sadece %0,1’ine gidiyor.
  • Ortalama bir Polymarket kullanıcısı 1 ile 100 dolar arasında para kaybetmiş. En alt %10’luk dilimdeki kullanıcılar ise kişi başına yaklaşık 4.000 dolar zarar etmiş.
  • Şirketin açıklamasına göre, para kazanan her bir Kalshi kullanıcısına karşılık 2,9 kâr etmeyen kullanıcı düşüyor.

Bu kadar yüksek bir hacmi görmezden gelmek zor. Wall Street Journal’a göre, yatırımcıların ilgisi Kalshi’nin değerlemesini aralık ayındaki 11 milyar dolardan yaklaşık altı ay sonra 22 milyar dolara çıkardı.

The Information’a göre ise, 2024 yılında 350 milyon dolar değerinde olduğu bildirilen Polymarket, son zamanlarda 15 milyar dolarlık bir değerlemeyle fon toplamak üzere görüşmeler yapıyordu.

Morning Consult’un bir araştırmasına göre, ortalama tahmin piyasası kullanıcısı genç kesime ağırlık veriyor ve kullanıcıların %71’i erkek. Pew’e göre spor, kripto para ve siyaset en popüler konular.

Yatırım şirketi Bernstein, tahmin piyasasındaki işlem hacminin 2030 yılına kadar yıllık 1 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor

Öte yandan tahmin piyasalarında hâlâ “içeriden bilgi ticareti” (inside trading) en önemli kapı olarak görülüyor. 

Örneğin bir ABD Ordusu Özel Kuvvetler askeri, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalama planlarına ilişkin gizli bilgilerini kullanarak Polymarket işlemlerinden 400 bin dolar kazandığı iddiasıyla yargılanacak.

Bir Google çalışanı ise, şirketin iç verilerine erişim hakkını kullanarak Google’da en çok aranan terimlere bahis oynadığı iddiasıyla yakın zamanda dolandırıcılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

Kalshi, işverenin videolarıyla ilgili bahisler yaptığı gerekçesiyle bir MrBeast editörüne 20 bin dolar para cezası kesti.

Ne var ki uzmanları ve kamuoyunu şüpheye düşüren şüpheli işlemler her zaman soruşturmaya yol açmıyor.

Örneğin Bloomberg, birbiriyle bağlantılı gibi görünen yeni açılmış birçok Polymarket hesabından yapılan ve zamanlaması dikkat çeken birkaç İran savaşı bahsinin 1 milyon dolar kâr sağladığını bildirdi.

Hem Kalshi hem de Polymarket, içeriden bilgi ticareti yaptıkları gerekçesiyle kullanıcılara para cezası verdi ve hesaplarını dondurdu.

Kalshi ise yakında hassas işlemler yapabilmek için kullanıcıların işveren bilgilerini paylaşmalarını zorunlu kılacak.

Gelgelelim eleştirmenler bunun yeterli olmadığını söylüyor. Bir grup Demokrat senatör, tahmin piyasalarını düzenlemekten sorumlu federal kurum olan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonunu (CFTC), izin verilen bahis türlerini sınırlayarak içeriden bilgi ticaretiyle mücadele etmeye çağırdı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English