Amerika
Mearsheimer’dan Venezuela, Grönland ve NATO değerlendirmesi

Prof. Mearsheimer, ABD Başkanı Trump’ın Venezuela saldırısını “düpedüz emperyalizm” olarak değerlendirdi. Mearsheimer’a göre Trump’ın Grönland’ı işgal etmesinin önünde de herhangi bir engel yok. Ancak bu durumda NATO “eski halinin bir gölgesi haline” gelebilir.
Meşhur Uluslararası İlişkiler teorisyeni, saldırgan realizmin öncüsü, Chicago Üniversitesi profesörü John J. Mearsheimer, Glenn Diesen’ın Youtube programında ABD’nin Venezuela saldırısı, Trump’ın Grönland tehditleri ve ‘NATO’nun sonu’ tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Monroe Doktrini değil, emperyalizm örneği’
Trump’ın Venezuela saldırısının ABD’nin çıkarlarına uygun olup olmadığı tartışan Mearsheimer, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Amerika’nın Batı Yarımküre’deki çıkarlarından bahsederken, Monroe Doktrininin dayandığı temelleri anlamak önemlidir. Monroe Doktrini, diğer büyük güçlerin ordularını Batı Yarımküre’den uzak tutmak ve ABD’yi burada hakim kılmak üzerineydi. Ancak bu son Venezuela operasyonunun Monroe Doktrini ile hiçbir ilgisi yok. Çünkü şu anda Çin’in ya da Rusya’nın Venezuela ile askeri bir ittifakı ya da oraya askeri güç konuşlandırma gibi bir tehdidi yok. Dolayısıyla bu operasyon Monroe Doktrininin özündeki büyük güç rekabeti ile ilgili değil, bence bu eski usul bir emperyalizm örneği. Bu ABD’nin Venezuela’nın siyasetini yönetmekle ilgilendiği bir vaka. Eğer ABD Başkanı Trump’ı dinlerseniz, onun en büyük endişesinin Venezuela’daki petrolü kimin kontrol edeceği üzerine olduğunu görürsünüz. Çünkü o Venezuela petrolünün Amerika’nın petrolü olduğunu düşünüyor ve nasıl kullanılacağına kendisinin karar vermesi gerektiğini savunuyor. Bu düpedüz emperyalizmdir ya da yeni sömürgecilik. Bunun Monroe Doktrini ile bir alakası yok.”
ABD’nin Latin Amerika’da eski bir müdahale tarihi olduğunu hatırlatan Mearsheimer, Trump’ın eylemlerini geçmişe nazaran bu kadar “küstah” yapan şeyin ise onun diplomatik bir dille ya da liberal söylemlerle eylemlerini meşrulaştırmaya, haklı çıkarmaya çalışmaması olduğunu söylüyor: “Trump açık bir şekilde Venezuela’yı biz yöneteceğiz, Venezuela’nın petrolü bizim petrolümüz diyor. Daha önce ABD Batı Yarımküredeki emperyalist müdahalelerini liberal ya da idealist söylemlerle gizlemeye çalışırdı. Trump buna ihtiyaç duymuyor.”
‘Grönland’ı işgalde zorlanmaz’
Trump’ın Grönland’ı ilhak etmesine şaşırmayacağını söyleyen Mearsheimer, yeni yönetimin askeri güç kullanımına odaklandığını belirtiyor. Trump’ın göreve geldiğinden beri 7 ülkeye saldırı düzenlediğini, ancak oralarda kalmadığını daha çok “iğne batırma” yöntemiyle bombalayıp, saldırıp geri çekildiğini ifade eden Mearsheimer, “Venezuela’da da devlet başkanını kaçırıp, yerine başkan yardımcısını atayıp sorunu çözeceklerini düşünüyorlar” diye belirtiyor. Grönland’a gelince, ABD ordusunun orayı ilhak etmekte zorlanmayacağını söyleyen Mearsheimer, Avrupalıların buna direniş gösteremeyeceğini, zaten Trump’ın Avrupalılara saygı duymadığını vurguluyor. Dolayısıyla Trump’ın kendisi için ‘ucuz’ ve kolay olduğunu düşündüğü bu ilhaka girişmesinin yüksek ihtimal olduğunu düşünüyor.
‘Liberal uluslararası düzene ölümcül darbe’
ABD’nin ve Avrupa’nın İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ve Gazze’deki soykırım eylemini desteklemesinin liberal uluslararası düzene “ölümcül bir darbe” vurduğunu söyleyen Mearsheimer, Trump döneminde yapılan diğer eylemleri de soykırıma destekle beraber düşündüğümüzde, liberal uluslararası düzenin ne kadar büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunun görülebileceğini belirtiyor.
Avrupa’nın neden Trump’a karşı gelmediği sorusunu tartışan Mearsheimer, bu soruya şu yanıtı veriyor: “Öncelikle Avrupalılar ABD’nin Avrupa’da kalmasını istiyor bu yüzden iyi ilişkiler kurmak için uğraşıyorlar. Avrupalılar, ABD’nin askeri varlığını Avrupa’dan çıkarması ya da NATO’dan kopması gibi tartışmalar karşısında dehşete düşüyor. ABD’yi Avrupa’da tutmak ve NATO’nun bütünlüğünü korumak istiyorlar. Bunun yolunun da Trump’ı yatıştırmaktan geçtiğini düşünen Avrupalı liderler, bu yüzden Trump onların karşı olduğu bir şey yapsa bile onu destekliyorlar, diz çöküyorlar. Ancak anlamadıkları şu; Trump bir zorba ve zayıflık gösterirseniz sizi tokatlar ve küçümser.
‘NATO isim olarak kalsa bile, etkisini kaybeder’
Ukrayna’da yaşananları ve Grönland’ın olası işgalini birlikte düşündüğümüzde bunun NATO ittifakını temelden sarsacak bir kombinasyon olabileceği argümanını tartışan Mearsheimer’a göre şöyle bir argüman öne sürülebilir: “İttifak belki isim olarak kalabilir ancak etkisini kaybedecektir ve 1949-2025 arasındaki görünümüne sahip olamayacaktır. Bu durumda NATO eski halinin bir gölgesi haline gelebilir ve bu durum tamamen mahvolmasına yol açar.”
Mearsheimer, Avrupalıların bunun olmaması için umutsuzca her şeyi yapacağını düşünüyor. Bu yüzden Mearsheimer’a göre, Trump Grönland’ı işgal ederse Avrupalılar gururlarını bir kenara bırakıp buna gerçek anlamda bir tepki göstermeyeceklerdir.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









