Bizi Takip Edin

Rusya

Medinskiy: Ukrayna’ya esir takası ve ateşkes içeren bir muhtıra sunduk

Yayınlanma

Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinskiy, İstanbul Çırağan Sarayı’nda Ukrayna heyetiyle yaklaşık bir saat süren müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya esir takası, ateşkes ve insani konuları içeren kapsamlı bir muhtıra sunduklarını belirtti. Teklifler arasında en az 1000 esirin takası, 6 bin Ukraynalı askerin cenazesinin iadesi ve cephenin belirli bölgelerinde geçici ateşkes yer alıyor.

Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinskiy, İstanbul Çırağan Sarayı’nda Ukrayna tarafıyla gerçekleştirilen ve yaklaşık bir saat süren müzakerelerin ardından açıklamalarda bulundu.

Medinskiy, Rusya’nın Ukrayna’ya esir takası, ateşkes ve çocukların durumu gibi bir dizi “pratik meseleyi” içeren somut öneriler sunduğunu bildirdi.

Görüşmelerde, her iki taraftan 25 yaş altı en az 1000 askerin takası ve Rusya’nın 6 bin Ukraynalı askerin cenazesini tek taraflı olarak iade etmesi gibi konular ele alındı.

Rusya’dan kapsamlı ateşkes muhtırası

Medinskiy, görüşmelerde Türk tarafına iki bölümden oluşan bir muhtıra ilettiklerini belirtti. Rus heyeti başkanı, “İlk bölüm, gerçek ve uzun vadeli bir barışa nasıl ulaşılacağıyla ilgili. İkinci bölüm ise tam teşekküllü bir ateşkesin mümkün olması için atılacak adımları içeriyor. Hatta ikinci bölümde, bu yolda mı yoksa şu yolda mı gidileceğine dair seçenekler de mevcut. Muhtıra oldukça ayrıntılı ve tarafımızca iyi çalışılmış durumda. Bu nedenle Ukrayna tarafı incelemek üzere aldı. İnceleyip cevap verecekler, biz de bakacağız,” dedi.

Pratik konulara da değinen Medinskiy, önemli insani adımlar attıklarını vurguladı.

Medinskiy, “İlk olarak, tek taraflı olarak Ukrayna tarafına 6 bin ölmüş Ukraynalı askerin dondurulmuş cenazesini teslim ediyoruz. Bizde saklanıyorlardı. Mümkün olan her şeyi yaptık, kimliklerini tespit ettik, DNA testleri yaptık, kim olduklarını belirledik. Tamamen organize bir şekilde. Gelecek hafta bu cenazeleri Ukrayna tarafına teslim edeceğiz ki onları insanca defnedebilsinler. Onların tarafında herhangi bir [takas teklifi] olup olmadığını, cenazeleri olup olmadığını henüz bilmiyoruz,” diye konuştu.

En büyük çaplı esir takası konusunda anlaştıklarını belirten Medinskiy, “Tüm ağır yaralılar ve ağır hastalar ‘hepsi hepsiyle’ prensibine göre takas edilecek. Bu, bizim tarafımızdan insani bir jesttir. Aynı formülle, ‘hepsi hepsiyle’, 25 yaş altı genç askerler de takas edilecek. Bu durumda toplam takas tavanı her iki taraftan en az bin kişi olacak. En az bin. Belki daha fazla olur. Şu anda bu rakamlar netleştiriliyor,” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, tarafların büyük siyasi kararları beklemeden ağır yaralı askerlerin takası için listeler oluşturacağı daimi tıbbi komisyonlar kurulması konusunda anlaştıklarını da ekledi.

Medinskiy, bu tür takasların düzenli olarak, çalışma düzeni içinde gerçekleşeceğini kaydetti.

Kısa süreli ateşkes teklifi

Medinskiy, Ukrayna tarafının sık sık ateşkes gerekliliğinden bahsetmesi üzerine somut bir öneride bulunduklarını açıkladı:

“Bizim tarafımızdan sunulan son teklif ise, cephenin belirli bölgelerinde iki-üç günlük somut bir ateşkes yapılması oldu. Bu, şimdi askeri uzmanlarımızla Ukraynalılar tarafından ele alınacak. Kısa süreli ateşkes neden yapılıyor, insansız hava araçları vesaire devre dışı bırakılarak? Komutanların askerlerinin cenazelerini toplayabilmesi için. Hava sıcak. Gri bölgede sağlık açısından elverişsiz bir durum var. Salgın tehlikesi bulunuyor.”

Rusya ordusunun ilerlediğini ve gri bölgede Ukrayna askerlerinin cenazelerinin çok daha fazla olduğunu belirten Medinskiy, “Bu nedenle, ölenlerin cenazelerinin toplanması ve hemen orada, Hristiyan usullerine göre karşı tarafa defnedilmek üzere teslim edilmesi için bir imkân yaratmak istiyoruz. Böyle bir teklif geldi. Ukraynalı askerler bunu en kısa sürede değerlendireceklerini vaat ettiler,” dedi.

Rusya’nın Ukrayna için hazırladığı ateşkes memorandumunun tam metni yayımlandı

‘Çocuk kaçırma iddiaları PR’

Çocuklar konusunun da müzakerelerde gündeme geldiğini belirten Medinskiy, bu konudaki iddialara sert yanıt verdi.

Rus heyeti başkanı, “Son zamanlarda ne duyduk? Önce bir buçuk milyon Ukraynalı çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Sonra 200 bin Ukraynalı çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Şimdi resmi rakam 20 bin çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Biz her zaman bunu belgelemeye çalıştık. Gösterin, hangi çocuklar bunlar, bize [bilgileri] verin. Ebeveynlerin başvuruları. Kim bunlar? Listelerde yoktu. Sadece boş rakamlar,” şeklinde konuştu.

Medinskiy, Rusya’da çocuk hakları ombudsmanının sürekli çalıştığını ve zor durumda kalan çocukların tahliye edildiğini, ebeveynleri veya akrabaları bulunduğunda aileleriyle kavuşturulduğunu ifade etti.

Gerçek rakamların farklı olduğunu savunan Medinskiy, şunları söyledi: “Nihayet tam bir liste aldık. Gördüğünüz gibi, burada bir buçuk milyon ya da 20 bin değil, 339 soyadı var. Her biri üzerinde çalışacağız, zira gerçek rakam aslında şu: Son zamanlarda tüm benzer başvuruları istisnasız değerlendiriyoruz. Çocuk hakları ombudsmanlığımız 101 çocuğu iade etti, Ukrayna tarafından ise 22 çocuk geri döndü, çünkü orada da aynı durum söz konusu, bizim çocuklarımız da çatışma bölgesinde kalıp ebeveynleriyle temaslarını kaybedebiliyorlar.”

Ebeveynler veya yasal temsilciler (teyze, büyükanne, büyükbaba) bulunur bulunmaz aile birleşmesinin sağlandığını vurgulayan Medinskiy, “Bu 339 soyadlık liste, çocuk kaçırma konusunun maalesef Ukrayna makamları tarafından merhametli Avrupalılara yönelik bir PR olduğunu bir kez daha gösteriyor. Biliyorsunuz, sanırım Wag the Dog filmini izlemişler. Hatırlıyor musunuz? Gözyaşı döktürmek istiyorsanız, terk edilmiş bir çocuğu gösterin, daha iyisi kediyle bir çocuğu. İşte onu gösteriyorlar,” dedi.

Medinskiy, gerçekte onlarca çocuktan bahsedildiğini, bu çocukların kimse tarafından kaçırılmadığını ve kaçırılmış tek bir çocuk olmadığını ifade etti.

Yetkili, “Askerlerimiz tarafından hayatları pahasına kurtarılan, çatışma bölgesinden risk alarak çıkarılan, götürülen çocuklar var. Ve biz ebeveynlerini arıyoruz. Ebeveynleri ortaya çıkarsa onları iade ediyoruz. Ve aslında onlarca çocuk var,” diye ekledi.

Bu 339 kişilik listedeki çocuklardan kaçının gerçekten Rusya’da, kaçının Donbass ve Novorusya topraklarında olup hiçbir yere kaybolmadığının araştırılması gerektiğini belirten Medinskiy, “Sıklıkla bazılarının Avrupa’ya gittiği ortaya çıkıyor, zira yakın zamanda benzer bir listedeki 150 çocuk Almanya’da bulundu. Ancak iddialar Rusya’ya yönelikti,” değerlendirmesini yaptı.

Rus askerlerinin Berlin’deki Sovyet askerleri gibi davrandığını söyleyen Medinskiy, “Hatırlayın, Berlin’in merkezinde ateş altından Alman bir kızı çıkaran Çavuş Masalov’un canlı bir anıtı var. İşte bizde de aynı şey oluyor. Bunu sorumlulukla söylüyoruz. Ve bu utanç verici PR kampanyasının elbette sona erdirilmesi gerekiyor. Her çocuk mutlaka ebeveynlerine kavuşacak, tüm aileler birleşecek. Hem o tarafta hem de bu tarafta bunun için çalışıyoruz. Bu bir onur meselesi,” diyerek sözlerini tamamladı.

Rusya

Çin ve Rusya’dan 2030 hedefli yapay zeka adımı

Yayınlanma

Rusya ve Çin yüksek mahkemeleri, yargı süreçlerinde yapay zekanın ortaklaşa kullanılması ve adli işbirliğinin güçlendirilmesi için süresiz bir anlaşma imzaladı. Rusya’da mahkemelerin yüzde 95’ine 2030 yılına kadar yapay zeka sistemleri entegre edilecek; Çin’de ise yılda 45 milyon davanın görüldüğü yargı ağı algoritmalarla destekleniyor.

Rusya ve Çin, yargı sistemlerinde yapay zeka teknolojilerinin ortaklaşa kullanılması ve adli işbirliğinin genişletilmesi konusunda uzlaştı.

Rusya Yüksek Mahkemesi Başkanı İgor Krasnov, Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkanı Cang Cün’ün davetiyle Pekin’e giderek iki ülke yargısı arasındaki işbirliği anlaşmasını yeniledi.

Krasnov, çarşamba günü gerçekleşen görüşmede bu tür temasların taraflar arasında eşgüdüm sağladığını belirterek imzalanan belgenin ilişkileri niteliksel açıdan yeni bir aşamaya taşıdığını ifade etti.

Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkanı Cang Cün ise Moskova ile Pekin arasındaki bağların çalkantılı dünyada dengeleyici bir güç niteliği taşıdığını dile getirdi; suçla ortak mücadele ve adalet alanındaki deneyim paylaşımında önemli başarılar elde edildiğini kaydetti.

Süresiz olarak imzalanan yeni metin; 1998 ve 2006 yıllarındaki işbirliği anlaşmaları ile 2018 tarihli mutabakat zaptının yerini alıyor.

Belge uyarınca taraflar deneyim, analiz ve içtihat paylaşımına gidecek, yargı idaresi ile insan haklarının korunması başlıklarında ortak çalışmalar yürütecek ve Şanghay İşbirliği Örgütü, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği ile BRICS gibi uluslararası platformlarda adımlarını koordine edecek.

Belge kapsamındaki talep ve temasların uluslararası adli yardım niteliği taşımadığı da kayda geçirildi.

Yargıda yapay zeka entegrasyonu hız kazanıyor

Görüşmelerde adalet sistemlerinin dijital dönüşümü öne çıkan başlık oldu. Ziyareti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in belirlediği yakınlaşma çizgisinin doğal bir adımı olarak nitelendiren Krasnov, ticari, ekonomik ve teknolojik ilişkilerin zirveye ulaştığı bir ortamda yargı organlarının vatandaşların ve iş dünyasının haklarını hızlı ve adil biçimde koruma güvencesi sunması gerektiğini belirtti.

Krasnov, Çin Yüksek Halk Mahkemesinin eylül ayı başında yayımladığı yargıda yapay zeka kullanımına dair yasal düzenleme belgesine de değindi.

Rus yargısının başındaki isim, bu adımın üretken yapay zeka servislerinin denetimsiz gelişim dönemini sona erdirdiğini ve teknolojinin kişisel güvenlik üzerindeki sınırlarını çizdiğini savundu.

Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkanı Cang Cün, ülkesinde mahkemelerin yılda 45 milyon dosyaya baktığını ve yargıç başına yaklaşık 400 dosya düştüğünü bildirdi.

Cang, son iki yılda farklı kademelerdeki mahkemeleri yapay zeka destekli tek bir ağ altında toplamayı başardıklarını aktardı.

Rusya Yüksek Mahkemesinde ise Yargı Yetkinlikleri Merkezinin yürüttüğü Yargı Sürecinde Yapay Zekanın Uygulanması Konsepti uygulanıyor.

Karar alma süreçlerinde yargıcın belirleyici rolünün korunması dahil olmak üzere Rus belgesindeki temel ilkelerin Çin’in uygulamalarıyla büyük ölçüde örtüştüğünü dile getiren Krasnov, daha önce Rus yargı sisteminde beş ayrı yapay zeka modelinin devrede olduğunu açıklamıştı.

Rusya’nın hazırladığı plana göre 2030 yılına kadar mahkemelerin yüzde 95’inde karar taslaklarının hazırlanması ve risklerin tespiti amacıyla yapay zeka ağları devreye alınacak.

Nihai kararın yargıçta kalacağı bu sistemle adalete erişimin kolaylaştırılması, şeffaflığın artırılması, rutin süreçlerin otomatikleşmesiyle iş yükünün hafifletilmesi ve insan kaynaklı hataların azaltılması hedefleniyor.

Rus mahkemelerindeki algoritmalar gelen evrakın kaydı, belgelerin incelenmesi, dava kategorisi ile görevli mahkemenin tayini ve mevzuata uygunluğun denetlenmesi gibi görevleri üstlenecek.

Sistem ayrıca dosyaları karmaşıklık düzeyine göre sınıflandıracak, materyalleri indeksleyecek ve dosyaları iş yükü ile uzmanlık alanlarına göre yargıçlar arasında paylaştıracak.

Krasnov, Pekin temasları sırasında Çin Yüksek Halk Mahkemesi bünyesinde 2019 yılında kurulan Akıllı Mahkeme Laboratuvarını inceledi.

Bu birim, Yüksek Halk Mahkemesi, Çin Yargı Büyük Veri Araştırma Enstitüsü ve yazılımları geliştiren iFlytek, Tencent ve Alibaba gibi teknoloji şirketleri arasında koordinasyon sağlıyor.

Yüz milyonlarca hukuki belgeden oluşan bir veri tabanı üzerinde çalışan laboratuvar, dosyaların otomatik taranmasını, özet çıkarılmasını, mevzuat taramasını ve emsal kararların derlenmesini sağlayan yapay zeka platformunun işleyişini yürütüyor.

Sistemler aynı zamanda ses tanıma teknolojisiyle duruşma tutanaklarını hazırlıyor ve karar taslağı şablonları üretiyor.

Algoritmaların kendi başına hüküm kurması ya da yargıcın yerine geçmesi etik kurallar gereğince yasaklanmış durumda.

Ancak kurulan uçtan uca denetim sistemi nedeniyle yargıçlar algoritmanın tavsiyelerini gerekçesiz biçimde göz ardı edemiyor.

Büyük veri analizine dayanan sistem bir yargıcın vermeyi tasarladığı kararın ülke genelindeki yerleşik içtihattan belirgin biçimde saptığını belirlerse yargıç kendi kararında ısrar edebiliyor.

Fakat bu durumda yargıcın karara neden katılmadığına dair ayrıntılı yazılı gerekçesini dijital yargı yönetimi sistemine kaydetmesi zorunlu tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Moskova’dan ABD’ye şartlı yeşil ışık: Taviz yok, teklife açığız

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’li temsilcilerin getireceği teklifleri ekonomik açıdan faydalı olması halinde değerlendirebileceklerini ancak hiçbir siyasi taviz vermeyeceklerini açıkladı. Oslo’daki Ukrayna müzakerelerine katılan ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un 21 Ekim’de Petersburg’a geçmesi bekleniyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner’dan gelecek ekonomik ve finansal teklifleri değerlendirmeye açık olduklarını, ancak bunun karşılığında herhangi bir siyasi taviz verilmeyeceğini açıkladı.

Diplomatik hizmete yeni başlayan üniversite mezunlarıyla bir araya geldiği toplantıda konuşan Lavrov, Rusya’nın temel yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi:

“Ne teklif edeceklerini göreceğiz. Bize ekonomik ve finansal açıdan yarar sağlayan bir öneri getirirlerse neden olmasın? Ancak bu, bizim açımızdan hiçbir siyasi taviz verilmeden ve bizi tüm küresel meselelerde ‘kurtaracak’ bir siyasi yakınlık beklenmeden yapılmalı. Yalnızca kendimize güvenmeliyiz.”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da daha önce yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD’li müzakereciler arasında yakın zamanda bir görüşme organize edilmesini umduklarını kaydetmişti.

Amerikan tarafıyla temasları her seferinde çok önemsediklerini belirten Peskov, arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını aktardı.

Witkoff Oslo müzakerelerinin ardından Rusya’ya geçiyor

Lavrov’un bu çıkışı, Ukrayna’daki savaşı sonlandırma amacıyla Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenen yeni müzakere turu sırasında geldi.

20 Ekim’de başlayan temaslara Witkoff’un yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb katıldı.

The New York Times gazetesi, ABD heyetinin Oslo’daki temaslarda Ukrayna liderini Rusya ile bir uzlaşıya varmak adına toprak tavizlerini kabul etmeye ikna etmeye çalışacağını yazdı.

Müzakerelerin ardından basın toplantısı düzenleyen Norveç Başbakanı Støre ise Witkoff’un 21 Ekim Çarşamba günü Rusya’yı ziyaret edeceğini ve temaslarını Petersburg kentinde sürdüreceğini bildirdi.

Moskova yönetimi çatışmanın barışçıl çözümü konusunda müzakerelere hazır olduğunu yineliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile görüşmelerin İstanbul mutabakatları temelinde yürütülebileceğini, ancak tarafların Moskova ile Washington arasında Anchorage’da varılan uzlaşıları, temas hattındaki askeri durumu ve Rusya’nın daha önce ilan ettiği koşulları dikkate alması gerektiğini ifade etmişti.

Trump: Ukrayna anlaşma istemek zorunda, yoksa sonuç kötü olacak

Donald Trump, Ukrayna ve Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin savaşı sonlandırmayı ve Putin ile bir anlaşmaya varmayı “istemek zorunda olduğunu” söyledi. Trump, bunun gerçekleşmemesi durumunda Ukrayna’daki tablonun çok daha kötüleşeceği uyarısını yaptı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Ukrayna bu savaşı bitirmeyi bizzat istemeli, Zelenskiy bunu bitirmek istemeli; eğer bu olmazsa, bence sonuçlar çok kötü olacak” dedi. Kiev yönetiminin bir barış anlaşmasına ilgi göstermesi gerektiğini savunan ABD Başkanı, ABD ile Avrupa’nın Kiev’e destek için “büyük bir servet harcadığını”, Avrupa’nın ise “bundan artık gerçekten yorulduğunu” dile getirdi.

Rusya’yı “dev bir ülke” olarak tanımlayan Trump, cephedeki ağır kayıplara rağmen Moskova’nın “sınırsız insan kaynağına” sahip olduğunu, bu durumun Rus birliklerinin taarruzunu sürdürmesini sağladığını söyledi. ABD Başkanı, Rus ordusunun şimdiden Ukrayna topraklarının önemli bir bölümünü kontrolü altında tuttuğunu belirtti.

Trump, Rusya’nın Ukrayna’daki sivil hedeflere yönelik şiddetlenen bombardımanlarına dair de konuştu. BM verilerine göre yalnızca eylül ayında 328 Ukraynalı sivilin yaşamını yitirdiği ve 2 bin 105 kişinin yaralandığı saldırılara değinen Trump, savaşta çoğunlukla askerlerin öldüğünü savundu. Trump, “Şehirlerde sivillerin vurulduğu yerler var ama ölenler çoğunlukla genç askerler” dedi.

ABD’nin Ukrayna’ya çok şey verdiğini yineleyen Trump, buna karşılık “pahalı dizel yakıt dışında” hiçbir şey elde edemediklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Dört AEB ülkesinden rapor: Ermenistan’ın ayrılığı GSYİH’yi yüzde 15 eritebilir

Yayınlanma

Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan, AB ile yakınlaşan Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılması halinde karşılaşacağı ekonomik faturayı ortak bir raporla çıkardı. Değerlendirmede Ermenistan’ın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 15,6 küçüleceği ve birlikle olan ticaretinin yüzde 55’ten fazla azalacağı hesaplandı.

Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan, Avrupa Birliği ile yakınlaşan Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliğini askıya alması halinde karşılaşacağı ekonomik sonuçları inceleyen kapsamlı bir rapor hazırladı.

Rus hükümetinin paylaştığı belgede, Erivan yönetiminin Brüksel’e entegrasyon adımlarının yaratacağı ticari ve hukuki riskler ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Dört ülkenin 29 Mayıs 2026 tarihli ortak bildirisi doğrultusunda şekillenen çalışma, AEB üyesi devletlerin liderlerine sunulmak üzere Avrasya Ekonomik Komisyonu’na iletildi.

Milli gelir yüzde 15,6 eriyebilir

Raporda yer alan projeksiyonlara göre Ermenistan’ın birlikten ayrılması, ülke ekonomisinde sert bir sarsıntı yaratabilir.

Uzmanlar, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 15,6, yani yaklaşık 4,6 milyar dolar küçüleceğini öngörüyor. Tüketimin yüzde 14,6 daralacağı hesaplanırken, enflasyonun baz seviyeye kıyasla 14,9 yüzde puan yükseleceği tahmin ediliyor.

Ticarete yönelik risklerin boyutu da raporda geniş yer tutuyor. Ermenistan’ın birlik ülkeleriyle yürüttüğü toplam ticaret hacminin yüzde 55’ten fazla gerileyeceği hesaplanıyor.

Özellikle ihracat cephesinde kaybın yüzde 65’i aşabileceği, ithalatın ise yarı yarıya düşebileceği belirtiliyor.

Gümrük kapıları ve kontroller geri dönüyor

Üyeliğin durdurulması halinde Ermenistan, AEB dışındaki üçüncü ülkelere uygulanan gümrük rejimine tabi tutulacak.

Bu durum, gümrük beyannamelerinin, fiziki kontrollerin, tarifelerin ve çeşitli kısıtlamaların yeniden devreye girmesi anlamına geliyor. Ayrıca Ermenistan tarafından düzenlenen ürün uygunluk belgelerinin geçerliliği sona erecek; ihracatçıların bu belgeleri diğer AEB ülkelerinden temin etmesi gerekecek.

Tarım ürünlerinde de sağlık, veterinerlik ve bitki sağlığı kontrolleri istisnasız uygulanacak.

Göçmen işçiler haklarını kaybedecek

Belgede Ermeni vatandaşlarının çalışma koşullarının ağırlaşacağı açıkça vurgulanıyor.

Ermenistan’dan gelen işçiler için kota sınırlamaları ile çalışma izni veya patent alma zorunluluğu geri getirilecek.

Birlik anlaşması kapsamında sağlanan sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik hakları, hem işçiler hem de aileleri için tamamen yürürlükten kalkacak.

Ayrıca Ermenistan, kamu ihalelerindeki ulusal muamele ayrıcalığını, ithalat gümrük vergilerinin ortak paylaşımındaki payını ve AEB’nin serbest ticaret anlaşması yaptığı pazarlara ayrıcalıklı erişim hakkını yitirecek.

Süreç Astana’daki zirvede başladı

Söz konusu raporu hazırlama kararı, Mayıs sonunda Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde alındı.

Dört ülkenin liderleri, Erivan’ın AB rotasını birliğin ekonomik güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendirerek çalışmanın Aralık ayındaki Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısına yetiştirilmesini istemişti. Liderler o dönemde Ermenistan’a hızla referanduma gitme ve tercihini netleştirme çağrısı da yaptı.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de dile getirdiği gibi iki birliğe aynı anda üye olmanın imkansızlığını kabul etmişti.

Buna karşın Paşinyan, halk oylamasına gitmeden önce AB’ye resmi başvuru yapılmasını ve adaylık statüsü alınmasını savunuyordu. Paşinyan 24 Ağustos’ta resmi başvuru hazırlıklarının başladığını duyurmuş, gerekli reform takvimi belirlendikten sonra referandumun pratik bir anlam kazanacağını söylemişti.

Putin: “AB hakkınız ama AEB ile zorlaşır”

Putin, 1 Eylül’de Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın AB’ye yönelme hakkı olduğunu teslim etti ancak bu adımın AEB içindeki işleyişi zorlaştıracağını belirtti.

Referandum çağrısını yineleyen ve çıkacak her sonuca saygı duyacağını söyleyen Putin, başka bir ekonomik birliğe katılım yasasını onaylamanın fiilen “AEB’den çıkış dilekçesi” vermek anlamına geldiğini ifade etti.

Paşinyan ise aynı temasta, Avrupa entegrasyonu yasasının kabul edilmesiyle birlikte referandum fikrinden fiilen vazgeçtiklerini aktardı.

Ermenistan Başbakanı, sivil toplum girişiminin parlamento tarafından reddedilmesi durumunda halk oylamasına ihtiyaç duyulacağını, ancak vekillerin tasarıyı doğrudan onayladığını dile getirdi.

Ermenistan Parlamentosu AB’ye katılım sürecini başlatan yasayı 26 Mart 2025’te kabul etmiş, Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan da düzenlemeyi 4 Nisan’da imzalamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English